AHLAK

Yasin AYDOĞAN


Bu hayatı idrak aşamasında, tüm kavramları temel referansımız olan Kitab-ı Mübinden almak bir kulluk mükellefiyetidir.
 
Bir kavram, eğer Şanı Yüce Rabbimizin inanç manzumemiz olan öğretisine-mesajına, istinad etmiyorsa o kavram güdük kalır.
 
Doğru anlaşılmaz, anlaşılamaz.
 
Bu açıdan ahlak kavramına anlam yükleyen-kazandıran, asıl-asal kaynağımız Kitab-ı Kerim üzerinden, mevzuyu anlamaya çalışacağız.
 
Ahlak, Arapça'da (noktalı ha ile) hulk kelimesi ile ifade edilir.
 
Hulk : iyi güzel ve doğru olan her şeyin ortak ismidir.
 
Halk kelimesi de yaratılış manasına gelir. Allah'ın yaratması.
 
Hilkat de aynı manada yaratılışı ifade eder.
 
Rabbimizin esma-ı, en güzel isimleri içinden bir mübarek isimdir, El Halık.
 
"O Allah'tır. Halık'dır(mutlak yaratıcı,)(Haşr 24)
 
El Halık : Yaratan, huy, tabiat, seciye veren, donatan, techiz eden, tezyin eden, kapasite yükleyen, kabiliyetler veren, hareket, eylem kabiliyeti-keyfiyeti ile var edendir.
 
Özetle ahlakı, insana hilkatin gereğini yerine getirmesi-getirebilmesi için peşinen ve meccanen verilmiş tüm güzelliklerin, iyiliklerin ortak adı olarak tesmiye edebiliriz.
 
Yani yaratılış da mevcud olan, potansiyel tüm fıtri özelliklerin gereğini yerine getirmek, yaratılışın potansiyel dinamiklerini açığa çıkarmak olarak tanımlanabilir.
 
İnsanlığın, iyi, doğru, güzel olarak kabul ettiği, üzerinde müttefik olduğu her tavır, davranış, eylem fiildir de denilebilir.
 
İnsanın bir amaca yönelik olarak, kendi arzusu ile iyi davranışlarda bulunarak kötülüklerden uzak olmasıdır.
 
İnsanın nefsinde yerleşen öyle bir hey'eti ilahidir(meleke) ki fiiller hiç bir fikri zorlama olmaksızın, düşünüp taşınmadan bu meleke sayesinde ve rahatlıkla ortaya çıkar.
 
Tabii büyük harflerle ya da altı çizilerek ifade edilmelidir ki burada beden ve ruh bütünlüğü çok önem arzeder.
 
Yani ahlakın temayüz etmesi beden ruh te'lifine(uyuşma-bütünlük) bağlıdır.
 
İnsan yaratılmıştır. Yaratılış amacına uygun bir hayatı yaşaması ilahi muraddır.
 
İşte Alemlerin Rabbinin potansiyel olarak insana yüklediği dinamikler-özellikler muvacehesinde bir hayat sürmesi ve bunu başarmak için çaba göstermesi gereklidir. Bunu başardığı oranda ahlakiliği tebarüz edecektir.
 
Her şeyin ahlakından bahsedilebilir.
 
İman ahlakı, eylem ahlakı, ictimai ahlak, siyasi ahlak, iktisadi ahlak, ticari ahlak, savaş ahlakı, eğitim ahlakı, mücadele ahlakı, bilgi ahlakı, ailevi ahlak, infiradi ahlak. 
 
Görüldüğü gibi ahlakı olmayan hiç bir şey yok.
 
Yaratılış-yaratış varsa, peşinen ahlakta vardır. Çünkü hulk hilkatin muktezasıdır.
 
İbn-i Sina bu manada der ki : Ahlak ikiye ayrılır. 1.İyi ahlak. Fıtri, doğuştan mevcud, var olandır.
2.Kötü ahlak. Arızi, sonradandır.
 
İnsandan sadır olan hiç bir olumsuz tavır, eylem, fiil, fıtri değildir. Sonradan arız olmuş, bünyeye girmiş bir arıza, hastalıktır.
 
Ki fıtrat tertemizdir. Bir altyapı olarak insana bahşedilmiş ve insanın temiz tutması emredilmiştir.
 
Kur'an kalem suresi 4.ayette Kutlu elçi Hz.Peygamber(a.s) için "Muhakkak sen büyük bir ahlak üzeresin" buyurur. Bu ayete muhakkak sen üstün, tebrike şayan, şaibesiz, lekesiz, pir-u pak, tertemiz, model, örnek, numune-i imtisal, bir hayat tarzına sahipsin manası vermekte hiç bir sakınca olmasa gerektir.
 
Bu beyanımızı bir diğer ayette takviye eder.
 
"Andolsun  ki Allah'a ve ahiret gününe umut besleyen ve Allah'ı sürekli hatırda tutan kimseler için Allah'ın Rasulünde en güzel örnek vardır."(Ahzab 21)
 
Yine ahlak hususunda rol model peygamberimizi dinleyelim.
 
"Müminler arasında, iman açısından en kamil-olgun olan ahlakı en güzel olandır. (Tirmizi)
 
"Güzel ahlak gibi bir şeref yoktur."(İbni Mace)
 
"Rabbim! Ahlakın en güzellerine varmak için bana yol göster."(Müslim)
 
"Ya Rabbi! suretimi güzel yarattığın gibi, siretimi de(ahlakımı) güzelleştir."(Ahmed b.Hanbel)
 
"Ben ancak güzel ahlakı(mekarim) tamamlamak için gönderildim" (Ahmed b.Hanbel)
 
Bu izahta geçen orjinal kavram olan mekarim: keremin çoğulu, keremler, iyilikler, faziletler, erdemler anlamına geliyor.
 
Dikkatimizi celbeden harika bir vurguya işaret edelim, Hz.Peygamberin ahlakta kemalini, onun düşmanları tarafından El Emin olarak isimlendirmeleri yeterli bir delildir.
 
Muhterem annemiz Hz. Aişe'ye peygamberin ahlakının nasıllığına dair tevcih edilen bir suale"O'nun ahlakı Kur'andır" cevabı bu hususu iyice pekiştirmektedir..(Müslim)
 
"Ahlak yolu pek dardır;
 
Tetik bas önü yardır."
 
Ahlakı, üzerinde hassasiyetle yürümek zorunlu bir yola benzetmiş şair Ziya Gökalp.
 
Modern dünyada etik kavramı ile tesmiye ediliyor ahlak.
 
Halkın kendi kendine oluşturduğu, hiçbir yazılı metne dayanmayan kanunlara "etik ilkeler" denir.
 
Bu tarifte de görüldüğü gibi fıtrata, hilkate atıf vardır. Ahlak, zaten var olan fıtri özelliklerin, kendiliğinden açığa çıkmasıdır. Ayrıca ahlakın oluşması için bir özel çabaya  da gerek yoktur.
 
Yeter ki insan fıtratın-fıtratının sesine kulak versin.
 
"Her doğan(mevlüd) islam fıtratı üzere doğar"(Buhari,Tirmizi,Ebu Davud) Nebevi beyanı da bu gerçeğe ışık tutar.
 
Vahyin ıstılahında ahlak, salih amellerin ortak adıdır.
 
Her salih amel, ahlakdır-ahlaktandır-ahlakidir.
 
Vahye kulak kesilmeyen bir insan, hilkatini kapsamlı manada vahyin kasdettiği ahlaka tahvil edemez-etmeyi başaramaz.
 
Çünkü din olmadan ahlak olmaz.
 
Ahlakın temeli dindir.
 
Ahlaksız kanun, dinsiz ahlak olmaz.
 
Onun için toplumlar imkanların azlığından, kısıtlı oluşundan değil, ahlaksızlıktan çökerler.
 
Bakınız yeryüzünde zulüm, küfür, şirk, nifak, isyan, tuğyan, cürm, fısk varsa, bu, insanın hilkatine yabancılaşması ya da kötü ahlaka mübtela olmasından mütevellittir.
 
Bu manada Allah'ın verdiği formata, hilkate, fıtrata aykırı yabancı her tavır ahlaksızlıktır. Çünkü Rabbimiz buyuruyor: “O halde sen yüzünü bir muvahhid olarak dine yönelt. Allah’ın insanları yaratmasında esas aldığı o fıtrata uygun hareket et..." (Rum 30) 
 
Ahlak, yok olmayan bir hazinedir.
 
Ahlakın temayüz ettiği bir toplum, istikbali hayrolan bir toplumdur.
 
Yaşadığımız dünyada, hüsn-ü ahlaka ne kadar da muhtacız.
 
Bakın ne çekiyorsak, ahlaksızlıktan çekiyoruz.
 
Güç ahlakı olmayınca, ahlaksız güce sahip olanlar, yeryüzünü nasıl da cehenneme çeviriyorlar.
 
Kur'an'ın yüzümüzü, tevcih etmemizi tavsiye buyurduğu, hilkate-fıtrata dönebildiğimiz gün, cemil ahlak egemen olacak ve arz cennete dönecek dünya yaşanabilir bir keyfiyeti haiz olacaktır.  
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

Makaleler

Hava Durumu


VAN