KİTLELERİN AFYONU: FUTBOL

Adem GEMİCİ


"Ve onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler. Boş yere söylenilen sözden ve işlerden sakınırlar." (Mu'minun Suresi, 3)
 
Rabbimiz olan ALLAH, mü'minlerin özelliklerini sayarken, bu ayette mü'minlerin boş ve yararsız işlerden yüz çevirenler olduğunu bize bildirmiştir. 
 
Futbol ve futbol taraftarlığı bu boş ve yararsız işlerin başta gelenlerinden bir tanesidir. İçi boş bir meşin yuvarlak, içi hava dolu bir top, 90 dakika boyunca içi boş bir meşinin peşinden koşan 22 kişi. 90 dakika içi hava dolu bir meşinin peşinden koşulması sonucu kopan kızılca kıyamet..artık bütün gündem odur. Artık unutulmuştur bütün cenazeler, ekonomik krizler, isyanlar, katliamlar, zulümler. Bir anda kitleleri uyuşturmak için bundan daha etkili bir ilaç asla bulunamazdı. Evet kitlelerin afyonu futbolizm.
 
Rahmetli Ali Şeriati şöyle der: "Tribünlerden gelen sesler, savaşan mazlumların sesini kısıyor ve bu sesi bastırıyorsa, futbol afyondur.." Evleri başlarına yıkılırken, tepesine bombalar yağarken tüm olup bitenlere karşı tepkisiz bir halk. İşte burjuvazinin istediği tam da budur! Bunu sağlamanın en iyi yollarından biri de kitleleri profesyonel spor müsabakalarının izleyiciliğine aşırı derecede bağımlı hale getirmektir. 
 
Özellikle tüm dünyada profesyonel futbola olan ilgi tam bir çılgınlık boyutuna ulaşmış bulunuyor. Çünkü kapitalist sistem kitleler üzerindeki tahakkümünü yalnızca zora dayanarak ilânihaye sürdüremez. Bu yüzden burjuvazi her zaman baskı araçlarından medet ummaz; bazen de kitlelerin ağzına bir parmak bal çalarak ve onların tepkilerini başka kanallara yönelterek, sistemin temellerini sarsacak inkılabcı bir çıkışı engellemeye çalışır. 
 
Nitekim 36 yıl boyunca Portekiz halkını nasıl yönettiği sorusuna faşist diktatör Salazar, “3 F ile: Futbol, Fado, Fiesta” cevabını veriyordu, yani futbol, müzik ve eğlence. Hatta Lizbon Stadyumunun inşasının, Salazar’ın, “bana on binlerce insanı uyutabileceğim bir beşik yapın” sözüyle başlatıldığı söylenir.. Evet hiç şüphe yokki her yaşam tarzı bir din dir.insanın hayatında gündemleştirdiği,önemsediği,ne varsa dini odur..işte bu yüzden milyonlarca insanın hayatında futbol ALLAH ın dininin çok çok önüne geçmiş kişinin üzüntü ve sevincini belirleyen uğraşlardan birisi haline gelmiştir.bu kimseler kendileri farkına vararak veya varmayarak çok dinli hale gelmişlerdir.gündeminin büyük bir bölümünü futbol,kalan bölümlerini nefsi arzular,kalan bölümlerininide dünya malı kaplar.eh vicdanları rahatlatmak içinde devre arası veya dizi filmlerin reklam arası alel acele kılınan namazlarda işin tuzu biberi olup yaşam bu şekilde sürüp gider.uyarmaya kalktığındada genellikle ben olaya o şekilde bakmıyorum cevabını alırız.bilinmelidirki olaylar bizim nasıl bakıp bakmadığımızla alakalı değildir.mesela bir cinayet işle ve sonrasında ben olayı öyle değerlendirmiyorum de.bu yapmış olduğun eylemin gerçeğini asla değiştirmez.kişi nasıl bakarsa baksın.
 
Evet futbol bir dindir dedik ve her dinin olduğu gibi futbolunda kuralları kavramları ve ritüelleri vardır. Stadyumlarda yani kendi deyimleriyle mabedlerde toplanmak cem olmak cemaat olmaktır. Zira bilirsiniz cemaatle ibadetin fazileti büyüktür.sonra sloganlar atılır en büyük takım bizim takım başka büyük yok işte buda Müslümanların tekbir ALLAHUEKBER yani ALLAH dan başka büyük yoktur demenin futbolcasıdır. Biz ALLAH'an başka büyük yoktur deriz futbol dininden olanlarsa kendi takımlarından başka büyük olmadığını haykırırlar.
 
Tribünde hep birlikte dalga halinde ayağa kalkıp oturduklarını görmüşsünüzdür.işte buda kıyamlarıdır. Maçlara biletlerini alarak ve klup lisanslı formalarını satın alarak zekatlarını vermiş olup mallarıyla takım yolunda cihad eder, biri takımlarına laf ederse yada başka bir takıma yenilirlerse satırlarla, sopalarla, palalarla ölmek ve öldürmek pahasına sokaklara dökülüp canlarıyla cihad ederler. 
 
Kulübe ihanet etmemek adına pazarlarda yada mağazalarda beşde bir fiyatına satılan formayı almazlar 5 katı ücret ödeyip klup lisanslı formaları tercih ederler.çünkü klup lisanslı formaların parası kluplerine gitmektedir .zaten zengin olan klup iyice zengin olurken futbol müridi asgari ücretli çocuğunun ayağındaki yırtık su alan ayakkabıyı düşünmeyip klubune yaptığı hizmetten memnun günlerini geçirmektedir. Genelde tribünlerde sanki başlarına gelecekten haberdar gibi şu yazar 'cehenneme hoşgeldiniz' Evet.. Hayatında futbol, ALLAH'ın dininden daha fazla yer kaplayanlar gerçekten cehenneme hoşgeldiniz. 
 
Yüzde 99 unun Müslüman olduğu iddia edilen bir ülkede sokaktan 100 kişiyi çevirip sorsak tağut nedir, şirk nedir, tevhid nedir yada ofsayt nedir, faul nedir, korner nedir acaba bu yüz kişinin büyük bir çoğunluğu hangi dinin kavramlarını bize doğru tefsir edebilir. İnanıyorumki yüz kişiden 99'u futbolun kavramlarının ne olduğunu anlatır bizlere. O halde halkın yüzde 99 u hangi dinden. Neresinden tutarsan bir çürümüşlük bir kokuşmuşluk.
 
Stattaki kameralara ‘kocacım merak etme ben mabeddede doğururum’ yazılı pankart kaldıran hamile kadını mı anlatayım, yoksa daha bikaç hafta önce Rizespor sürekli yenildiği için gidip "stada okuyan" şarlatandan mı bahsedeyim. Yoksa bir kardeşimize endişeli bir yüz ifadesiyle 'Bu akşam Fenerbahçe yenilse ne yapacağız' diyen nüfus kağıdının bir bölümüne dini islam yazan genci mi anlatayım. Tüm bunlar paganist yaklaşımlardır. Dünya dinlerine inanmak, insanı ilahlaştırmak. Bazen bir şarkıcıya, bazen bir futbolcuya, bazen hayatı haramlarla geçmiş bir mafya babasına hayranlık duymak.
 
ALLAH'ın diniyle uzaktan yakından alakası olmayan insanların sözlerini arabaların arkalarına yazıp, bu sağlığından bile haberdar olmayan haramzadelere hayranlıklar beslemek cahiliye içindeki bir toplumda yaşadığımızın en büyük göstegesidir. Bütün bunlar bir yana kendilerine yazık eden bu insanların en acınası tarafları da asgari ücretle geçinmeye çalışan futbol taraftarının 10 milyon dolar transfer ücreti alan futbolcunun aldığını az bulması ve bu konuda başkalarıyla tartışmalara girmesidir. Aylık kazançları milyon dolarlar olan, en iyi evlerde kalan, en lüks otellerde konaklayan, en pahalı otomobillere binen, hayatı zevk sefa içinde geçen ve taraftarın sağlığından ve varlığından haberdar olmayan futbolcular için para harcamak, tartışmalara, kavgalara girmek, gırtlakları patlatırcasına sloganlar atmak akılla ne kadar bağdaşır bir eylemdir?
 
Benim bildiğim zengin olanın fakire vermesi gerekir. Milyon dolarlık futbolcuların olduğu kulüp otobüsü geçerken onlara sevgi gösterisinde bulunmak için saatlerce yol kenarında bekleyen futbol dinine mensup insanlarla, 1 trilyonluk gavs hazretleri plakalı mersedesle geçerken şeyhe aşk çığlıkları atan tarikat dinine mensup insan aynı pagan zihniyetin ürünüdür.
 
Kendine saygısı olan bir insan ne futbolculara, ne şarkıcılara, ne de haramzade mafya babalarına asla tenezzül etmez. İnsanlara olan sevgimiz, muhataplarımızın ALLAH'ın sınırlarına ne kadar riayet ettikleriyle doğru orantılıdır. İnsanlara olan sevgimiz takvaları ile orantılıdır. Yaradılanı Yaratandan ötürü sevdiğimiz gibi, bazı yaratılanları da Yaratandan ötürü sevmemek şiarlarımızdan biridir. İyi bilinmelidir ki, kim izzet ve şeref arıyorsa izzetin ve şerefin tümü ALLAH'ın yanındadır.
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

Makaleler

Hava Durumu


VAN