TESETTÜR, KADININ DIŞARIDAKİ EVİDİR

Yasin AYDOĞAN


Yoluna her şeyimizi feda etmemiz gereken Kerim Kitabımız, kadının börtüsü ve nasıl örtüneceği-örtünmesi lazım olduğu hususunda gerekli ve yeterli açıklamayı, hepimizin bildiği Nur (31.ayet) ve Ahzab (59.ayet) surelerinin bahis mevzu ayetlerinde yapmıştır. Aslında islam kadına ev vermiştir. Kadını "ev"lendirmiştir. Ortü üzerinden kadını muhafaza etmiş, ortalıkta-ortada bir eşya gibi isti'mal edilmesini önlemiştir.

Cahiliye dönemi kadınının toplum içindeki konumunu-durumunu okuyanlar bunu bilir görürler. Modern cahiliye, küresel egemen mantık-mantalite, yani yaşadığımız dönemden çokta farklı değildi kadim cahiliye. Kadim cahiliye de kadını bir cinsel obje olarak görür, hoyratca isti'mal ederdi. Bugün de aynı. Sadece, bugün modern kavramlar üzerinden kadın onore edilmiş gibi kurnaz bir oyun sergileniyor. Kavramlar üzerinden değer veriliyor statüler kazandırılıyor gibi gösteriliyor-gösterilmeye çalışılıyor.

İslam, kadının o gün için gasbedilmiş tüm haklarını iade etti ve ona asli kimliğini kazandırdı, varoluş içindeki görevini hatırlattı. Örtü, kadının evidir. Tesettür, kadının dışarIdaki evidir. Mesture kadın, evi sırtında gezen kadındır. Onun için kadın, evini sırtında taşımalıdır. Evi sırtında taşımak yük müdür? Elbette hayır! Asıl yük, evsiz-korunaksız-barınaksız yaşamanın, sırtımıza vuracağı dayanılmaz yüklere hamil olma riskine açık bulunmaktır. Haliyle ev de kadının içerdeki örtüsü oluyor.

Şöyle formüle edebiliriz: Tesettür kadının dış evi, ev kadının iç örtüsüdür. Tüm insanlar, hatta canlılar için en emin olunan yer, hayat sürülen, yaşanılan mekan olan evdir, yuvadır. Evini sırtında taşıyan bir insan, her türlü tehlikeden emindir, güvendedir.

Bu manada kadın, evini daima sırtında taşımalıdır. Asla evinden çıkmamalıdır. Kadın evini sırtında taşıdımı, hayat yüzde yüz değişiyor. Kem gözler nazar edecek, hain eller uzanacak muhatab bulamıyor. Haliyle, fesada zemin kalmıyor, mazarrat ortadan kalkmış oluyor.

Evsiz yuvasız bir insan düşünün, böyle biri hayata ne kadar tutunabilir, ne kadar yaşam mücadelesi verebilir? Hatta evsiz yuvasız bir kadın düşünün, ne olur hali ve nasıl yaşar-yaşayabilir? Kime nasıl
güvenir-sığınır sığınabilir?

Günümüz cahiliyesi, kadını modaya müşteri kılarak, evsiz bırakmak için çalışıyor-çabalıyor.  Bakın  modanın hiçbir mod'unda eve-yuvaya rastlayamazsınız. Tüm kurgular,  evi  hayattan  kovan  dışlayan  bir muhtevaya sahiptir. Dolayısıyla  modern  cahiliye, kadının  evini çalıyor,  elinden  alıyor. Onun için cildinden geçiniyor, cinselliği üzerinden bir dünya kuruyor-kurmaya çalışıyor.

Hayata, göklerin yerin ve ikisi arasındakilerin sahibini dikkate almadan düzen vermeye çalıştığı için, her şeyi altüst ediyor, toplumun kıyametini koparıyor.

Kadın, evinden dışarıya çıksın mı çıkmasın mı, çıkabilir mi çıkamaz mı? gibi bir tartışmaya da gerek kalmıyor, çünkü sonuçta kadın dışarda olsa da evini sırtında taşıyor-taşımış oluyor. Evinde nasıl güvende ise dışarda taşıdığı evinde de emniyette oluyor.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

Makaleler

Hava Durumu


VAN