İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
MEDYA

Yeni Şafak ve Zaman bunu da yaptı!

Yeni Şafak ve Zaman’ın da üyesi olduğu Basın Reklam Platformu’nun hazırladığı ve “farklı” olma iddiasındaki bu iki gazetenin de imza atıp yayınladığı ilanda şu ifadeler yer alıyor: “…yeni bikini modelleri ve dedikodular için, dünyanın hali ne olacak öğrenmek için, tatil yapmayan köşe yazarları için gazete okunur…”

03 Ağustos 2008 2 dk okuma 4,1B okunma
Yeni Şafak ve Zaman bunu da yaptı!
100%

İslam ve Hayat

Aslında bizi şaşırtmadılar. Çünkü özellikle de son bir kaç yıldır "ölçü"yü tamamen kaçırdıklarını, Hududullah gibi bir dertlerinin kalmadığını görmek zor değil. "Farklı gazete" sloganlarıyla yola çıkıp da cahiliye medyasından bazı siyasi-sosyal meselelere bakış dışında neredeyse faklarının kalmadığını herkes biliyor. Temel ölçüleri "köprüyü geçmek" olunca, bunun için feda etmeyecekleri ölçü bulunmadığını defaatle gösterdiklerini, köprü uzadıkça da ölçüsüzlüğün bu yayın organlarında yerleşik durum haline geldiğini müşahade ettik. Kendilerini o kadar kaptırdılar ki, yapılan tüm uyarılara, gelen tepkilere kulak bile asmadılar. Rabbimizin "Allah ve Rasulü ile savaş" olarak nitelediği faiz reklamlarını yayınlamaktan, "sevgililer günü" adlı modern hurafenin rüzgarına kapılıp ekler yayınlamaktan, "iddaa" adlı resmi kumar oyununun reklamlarını yayınlamaktan geri kalmadılar. Rabbimizin "gözleri haramdan sakınma" emri bu yayın organlarını neredeyse hiç ilgilendirmedi. Sayfalar boyu açık-saçık kadın fotoğraflarını bazen "reklam", bazen "haber" adı altında yayınlamaya başladılar bir noktadan sonra. 

Yeni Şafak ve Zaman şimdi de Hürriyet, Sabah, Akşam, Vatan, Milliyet gibi cahiliye medyasının yayın organlarıyla birlikte "bikini modelleri"nden, "dedikodu"lardan söz eden bir ilana imza atıp tam sayfa yayınlamakta bir sakınca görmedi.   

Yeni Şafak ve Zaman'ın da üyesi olduğu Basın Reklam Platformu'nun hazırladığı ve "farklı" olma iddiasındaki bu iki gazetenin de imza atıp yayınladığı ve reklam verenlere yönelik "Bir gazete yaz aylarında daha da çok okunur" mesajı taşıyan ilanda şu ifadeler kullanıldı:

"...Güneşin altında sere serpe gazete okunur... Açıklanan bilançolar için, transfer sezonu ve kupa kuraları için, olimpiyat haberleri için, yeni bikini modelleri ve dedikodular için, dünyanın hali ne olacak öğrenmek için, tatil yapmayan köşe yazarları için gazete okunur..."

Evet, Yeni Şafak ve Zaman'ın bu ilana imza atıp yayınlamasına şaşırmadık. Zira "köprü" henüz geçilmedi! Biz kendimizi bildik bileli de "köprü" hep vardı ve öyle görünüyor ki hiç bitmeyecek!

Şaşırmadıksa bu haberi niye mi yaptık? Belki bu tür şeylere hala şaşıran kardeşlerimiz bazı gerçeklerin farkına varır düşüncesiyle...

 

Paylaş

Yorumlar (18)

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
şerife kucur 04 Ağustos 2008

Selamünaleyküm.Degerli kardeşim müslümanın müslümanı eleştirmesi biraz tuhaf geldi bana.Neden dersen o kadar ahlaksızca yayın yapan gazeteler varken müsbet gazeteleri eleştirmek biraz haksızlık olmazmı? Zaten biz burada hata yapıyoruz .Müslümanlar birlik olabilseler öbürlerine meydan dar gelir.Biz bunu bir türlü başamadıl ama bir gün bu olacak inşaallah Allah ın izniyle.Allah c.c. yar ve yardımcımız olsun

İBRAHİM ETHEM ŞEKERLİ 04 Ağustos 2008

Sn. Şerife Kucur kardeşimiz,
Sizlerde ne güzel demişsiniz müslümanlar birlik olsa diye. Peki ne üzerine birleşeceğiz ?
Allahın indirdiği Kur’an üzerine mi yoksa köprü geçmek için kendimize uydurduğumuz din üzerine mi ?
Biz, her insana olduğu gibi yanlışlarını gördüğümüzde, günde 5 vakit beraber kıbleye dönüp de namaz kıldığımız arkadaşlara da doğruları anlatmak zorundayız.
Biz şahitleriz. Duyduğumuz ve gördüğümüz her şeye şahidiz.
İnsan bu dünya hayatında yalnızca yaptıklarıyla sorguya çekilmeyecek. Aynı zamanda yapması gerektiği halde yapmadıklarıyla da sorguya çekilecek.
Yüksek bir yerden aşağı düşmek üzere olan biri; görmemezlikten gelinebilinir mi ? sessizce durup beklenilebilir mi ? Biz çığlık atıyoruz, avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz ki tehlikenin büyüklüğünü farkedebilsinler.
Yoksa kimseyi karalamak bizlere yakışmaz.

YAHYA 04 Ağustos 2008

haberin kaynağı kimin yazdığı belli değil böyle bir beyanın olduğunu gösteren her hangi bir link bilgi yok. neye ve kimlere göre yapılan bir haber anlaşılması zor. zaten bu çarpık medyada kaç müsbet gazete varki onlarıda böyle karalarsak kimleri destekleyeceğiz

Ziyahan ALBENİZ 05 Ağustos 2008

Gerçekten ilginç.. ama haber değil! Kardeşlerimizin bu habere yaptığı yorumlar gayet ilginç. Yanlışları uyarma, iyiliği emredip kötülükten sakındırma sorumluluğunu nasıl olur da, müslüman müslümanı eleştirmemeli karşılığı ile engelleriz.
Peki ne yapacağız? Ortalıık toza dumana mı karışsın? İnsanları uyarmak biizm sorumluluğumuz değil mi?
Zaman ve Yeni Şafak beni hiçbir zamna şaşırtmadı. Onların anlayışları, hevalarını tanrı edinmeleri beni hiç şaşırtmadı, şaşırtmayacak da..
Sizce de artık yitik vicdanımız Ebu Zerr’i bulma zamanımız gelmedi mi?

Selam ve dua ile!

ali 05 Ağustos 2008

siz kendinize bakın.... haset etmeyin...

Orhan Albayrak 05 Ağustos 2008

Selam ve Sevgi ile
Degerli kardeşler haber uydurma değil bizatihi gerçektir inanmayan kardeşler 3 Ağustos tarihli yenişafak ve zaman gazetelerini alırlar ve kendi gözleriyle müşahede ederler tabiki gerçekten dogruyu ögrenmek istiyorlarsa Eğer gazeteleri temin edemiyorsanız bu gazetelere telefon ederek böyle bir ilan yayınlayıp yayınlamadıklarını sorunuz..Yahya beyefendiye duyrulur.Müslümanın hayata karşı bir duruşu vardır, uyması gereken ilkeleri vardır, benyaptım oldu anlayışı yoktur.Müslüman aksesuar degildir efendim,herşeyi evetleyen değildir efendim,İslam bir yaşam biçimidir ve hayatı tanımlama ve yaşama şekli verdır.Eğer iman iddiasında isek bu iddiayı yaşayayarak ispat etmek zorundayız. yoksa böyle bir imanın ne insanın kendisine nede çevresine faydası yoktur.Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun

mesut bilal 06 Ağustos 2008

cenabı Allah ıslah eylesin

turgut 06 Ağustos 2008

Değerli bir haber, teşekkür ederim paylaşıldığı için. Benim belirtmek istediğim baska bir konu var. DİNLER ARASI DİAOLG veya DİNLERİN KARDEŞLİĞİ. Bu konularda da Zaman Gazetesi ve sahibi Sayın Gülen’in takdire şayan çalışmalarını biliyorsunuzdur. Hatta bu kavramı ülkemize taşıyan bizzat Gülen’dir Peki kaçınız bu safsatanın gerçekte ne anlama geldiğini biliyor. Bakınız Hıristiyan bir yazar bu konuda ne diyor."Dinler Arası Diaolg bir yalandır. Amaç tek Tanrıya inancı vurgulayıp islamiyeti Hıristiyanlık altında yok etmektir. Çünkü islamiyet insani yani mantığa dayalı bir dindir. Özgürlükçüdür. Hıristiyanlık ise tam aksine kilisenin söz sahibi olduğu bir dindir"
HERŞEY AÇIK BENCE...

melek 26 Ağustos 2008

Kimsenin imani konumunu, düşüncelerini bilemezsiniz. Evet bu gazetelerin yaptığı yanlışlar vardır muhakkak ama sizin için saçma gelen bir kaç şeye takılıp bunlar hristiyanlığı yaymaya çalışıyor, islamiyeti yok etmeye çalışıyor gibi bir ithaf çok büyük bir iftiradır. Belki de haklısınız, bunlar onu yapmaya çalışıyor. Ama bir de yanıldığınızı düşünün, inançlı bir insansanız Allah rızası için yola çıkmış onca insanın kul hakkının hesabını nasıl vereceksiniz onu düşünün.
Kötü bilinmekle iyi bilinmez. İyiyi, doğrusunun ne olması gerektiğini gösterin. Onlar da kendilerince hizmet etmeye çalışıyor. Eleştirilerinizi uygun bir şekilde dile getirirsiniz, yaptıklarını değerlendirirsiniz. Ama bunlara şaşırmamak gerek, köprüyü geçinceye kadar bilmem ne vs. ifadeler dedikodudan, boş laftan başka birşey değil ve seviyeli insanlara yakışmaz.

hizbullah 30 Ağustos 2008

Allahın selamı hidayete tabi olanlara olsun..şahsen ben bu habere şaşırmadım..uzayda yaşamıyoruz neticede..zaman ve yenişafak gazetesi sadece giyim kuşam veya ahlaki anlamda nahoş olan sözler ve resimler yayınlamakla yetinen bir gazete deildir..Aynı zamanda kendisi gibi düşünmeyen, sesleri ve renkleri kendilerinden daha koyu olan müslümanlara ifitra atıp karalamayıda kendine vazife bilen gazetelerdir..Allah ıslah etsin diyorum...

Ziyahan ALBENİZ 02 Ekim 2008

Dinler arası diyalog mu?
Hak gelir batıl yok olur, arkadaşlar!
İbadet hürriyetlerini korumak, adaletli davranmak elbette ki bizim sorumluluğumuzdur; ama bu kardeşlik de neyin nesi?
Diyalogtan kastedilen nedir? Sınırları ziyadesiyle silik bir kavram değil mi sizce de?
Şahsen ben anlamadım. Anlayan beri gelsin!

Olcay Durgun 04 Mart 2017

Allah razı olsun sayın hocam,
Alıntılanan bölümde yok ama,yayınlanacak olan kitapda aşağıda paylaştığım, Erdoğan’a tevbe çağrısı yapan Mısırlı alimin video linki de eklenirse iyi olur zannımca..
Allah’a emanet olun, selamlar


https://youtu.be/hdzfAQFWyVY

Hızır 06 Mart 2017

Allah razı olsun hocam. Adalet vahiyden kopuk olursa veya laiklikle barışık bir hayat yaşarsa milli piyango, bankalar,vs.meşru hale gelecektir. Bugün tesettür modaya indirgenir. İçi boşaltılır.Rabbim kanaat önderleri ve alimlerimize basiret nasip etsin.

Ş. Hüseyinoğlu 06 Mart 2017

Manifesto niteliğinde bir metin. Allah razı olsun Mehmet abi. Okunmalı ve okutulmalı.

Mehmet Pamak 07 Mart 2017

Allah sizlerden de razı olsun Olcay, Hızır ve Şükrü kardeşlerim. Maalesef, okuyanlar zaten azdı, ancak giderek iyice yok olmaya doğru gidiyor. Çoğu kişiye Face-book ya da tviter da kısa mesajlar yetiyor. Allah’a emanet olun.

ilyas metin 07 Mart 2017

Selamun aleykum
Devletin dini olmaz diyenler devletin dininin demokrsai olduğundan hiç bahsetmezler
Devlet namaz kılmazmış (ağza bak hele) Namazı devlet başkanı kıldırır bunun için başkanın müslim olması gerekmiyor mu gafiller demek lazım.

Emeğine sağlık Mehmet abi Rabbimiz şahitliğini daim kısın ve ecrini versin

Çetin Yıldırım 08 Mart 2017

Bu makale uzun zamandan beri ‘gönüllü teslimiyete’ denk gelen müslüman mahallesindeki durumu çok iyi açıklıyor. İslamcılıktan Muhafazakarlığa evrilmenin halini yaşıyoruz. Din nasihattir, Mehmet Pamak’ın yazısını bu şekilde okunması gerekli. Hatırlatıyor. Kısaca ‘ey iman edenler yeniden iman ediniz’ diye. Allah razı olsun. Şu da bir gerçek ki müesses düzenin karşısında ‘siyasi hareket pradigması’ inşa edemediğimiz için İslami durşların evrilmesine sebep oluyoruz.

Muradi 08 Mart 2017

Devletin dini olmaz! diyenler, Allahu Teala’nın bir çok ayetinin de geçersiz olduğunu zımnen ilan etmiş oluyorlar. Bunlar modern hurafelerin etkisi altında kalmış, hak ve batılı birbirine karıştıran bir zümredir.

İlgili Haberler

Tümü →

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.