İçeriğe atla
02 Eylül 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
GÜNCEL

İKNA ODASIZ 28 ŞUBAT OLMAZDI TABİ

Bir süredir Türkiye'de yaşanmakta olan süreci, "Yeni 28 Şubat" olarak niteliyoruz, bilindiği gibi. Bu tablo, Adana'daki "ikna odası" zulmü ile hitama ermiş, tamamlanmış görünüyor.

02 Eylül 2026 3 dk okuma 15 okunma
100%

İKNA ODASIZ 28 ŞUBAT OLMAZDI TABİ

Şükrü Hüseyinoğlu / İslam ve Hayat

Bilindiği gibi 28 Şubat sürecinin özdeşleştiği zulüm uygulamalarından biri ikna odalarıydı. 

Allah'ın emri gereği başlarını örten kızların, okul kapılarında kurulan odalarda başlarını açmaya ikna edilmeye çalışıldığı meşum mekânlar...

Evet, 28 Şubat meşum sürecinin sembol zulüm uygulamalarından biri.

Bir süredir Türkiye'de yaşanmakta olan süreci, "Yeni 28 Şubat" olarak niteliyoruz, bilindiği gibi. Bu tablo, Adana'daki "ikna odası" zulmü ile hitama ermiş, tamamlanmış görünüyor.

Gazze soykırımı ve direnişi sürecinde Türkiye'de Gazze'nin gündemde tutulması için örnek bir mücadele ortaya koyduğuna şahit olduğumuz Fevziye Şenoğlu hocahanım, savcılığın talebi üzerine gittiği karakolda, başını açarak fotoğraf çekme talebiyle karşılaşmış, bu talebe tabii ki olumsuz yanıt verince de "ikna odası"na alınarak ikna edilmeye çalışılmış.

Meşum hadiseyi kendisi şöyle anlatıyor:  

"Selamün aleyküm, bu gün Pınar mahallesinde bulunan Şehit Mustafa Sarı karakolundan polis memuru aradı ve savcının resim istediğini söyledi gelip resim çektirmek zorundasınız dedi. Ben de NATO’ya hayır diyerek Gazze’nin sesi olmak isteyince yaşadığımız gözaltı süreci sonunda denetimli serbestlik ile bırakıldık biliyorsunuz bu gün de onbeş günde bir olan imza günü olduğu için imzaya gelince resim veririm dedim. 

İmza sonrasında karakolda resim vermek istedim polis memurlarının talebi tamamen kulluk haklarıma saldırı olarak karşıma çıktı! Benden istedikleri hem başörtülü hem de başörtümü açarak resim vermem gerektiği!!! Bunu duyunca deliye döndüm ve nasıl olur böyle bir şey isteyebilirsiniz dedim. Erkek memurun dediği bakın mahremiyet için size yardımcı olmak için bayan memur çağırdım dedi. 

Bunu asla yapmayacağımı söyledim bayan memur beni bir odaya aldı başınızı açın resim çekeceğim dedi ve beni ikna etmeye çalıştı. Bırakın bunu yapmayı bunun talebinin bile olamayacağını söylememe rağmen bayan memurun dediği savcı demişse bizim için iş bitmiştir mecbursunuz sözleri oldu. 

Ben dedim ben bu başörtüyü imamın gereği olarak örtüyorum dedim! Kapalı olarak resim çektirdim ne tutanak tutuyorsanız tutun dedim. Nur suresi birinci ayette içindeki hükümler farz kılınmış bir süredir diyen Allah, Nur 31. ayette de mümin kadınlara söyle gözlerini haramdan sakınsınlar, börtülerini yakalarının üzerine indirsinler ayetini okudum, bundan dolayı açık resim vermeyeceğimi başörtümü açmamak için geçmişte öğretmenlikten atıldığımı sazcıya Nur suresi 31. ayeti söylemelerini söyledim, öfkeyle karakoldan bu zulmü video çekerek dile getirip ayrıldım.

Bu yaşananlar 01.09.2026 19.30’a doğru gerçekleşti. Şu saat oldu aşırı öfke üzüntü içindeyim. 28 Şubat döneminde Adana Paksoy lisesinde edebiyat öğretmenliği yaparken başörtü yasağından dolayı öğretmenlikten atıldığım günler aklıma geldi!!!!

28 Şubattan ekmek yiyenlerin ve hala o günlerden beslenerek iktidarda olanların bu gün benden bu talepleri ve zorlamaları aslında zulmün devam ettiğini ve daha tehlikeli halde olduğunu gösteriyor!!!

Gazze’nin sesi olmak için gerek Ankara gerek Adana’da yaptığımız eylemlerden dolayı ve NATO’ya hayır dediğimizden dolayı terörle suçlanmaktan tutun hakkımda açılmış ona yakın dava var.

Hadi bunlar neyse de bizi yıldırmak için, Gazze dostlarını yıpratmak için birgün başörtünün açılmasının gündem olacağını düşünemezdim!!! 

Hele de eve gelince bu gün Gazze’de parçalanmış bedenleri toprak altından çıkarılan çürümüş bedenleri görünce daha bir öfke doldum! 

Bizler mazlum Gazze için kıblemiz aksa için bir taraftan elimizde ekmek yemek reçel salça vs. ürünler yapıp beş kuruş kârla satmaya çalışırken, bir taraftan Gazze için resim sergileri konferanslar seminerler basın açıklamaları vs. çalışmalar yaparak Gazze’mizin sesi olmaya uğraşırken, sesimizin bu şekilde kısılmaya çalışılmasını asla kabul etmiyoruz!!! 

Soruyorum: Siz kim oluyorsunuz??? 

Siz kim oluyorsunuz??? 

Bu ne cüret??? 

Bu nasıl akıl, bu nasıl zulüm! 

Acizane yaşamaya çalıştığım tevhit inancı üzere ilah olarak seçtiğim Allah’ın Kitabında farz olarak buyurduğu emri yerine getirmek için örttüğüm baş tacım başörtüme uzanan elleri kırarım!...

Kur’an eskimez pörsümez yeni hakikatleri yüzümüze haykırmaya devam ediyor! Ayet dedi ki: Allah’ın sınırlarını aşıp taşanlar tağuttur ve onları reddetmedikçe iman etmiş olmazsınız!!! İşte bu taşkınlar hem Gazze kırmızı çizgimiz derken Gazze’nin sesi olmak isteyen bizlerin başörtüsüne el uzatmaya kalkıyor! Bırakın bu elleri Allah’ın kırmasına Allah kökünden koparır! Tarih bunun örnekleri ile dolu! A.ksa Tu.fanı maskeleri düşürmeye devam ediyor elhamdülillah!!!"

Paylaş

Yorumlar (0)

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

İlgili Haberler

Tümü →

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.