İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
İSLAM DÜNYASI

“Siyonist işgalciyi yeni bir bozgun bekliyor”

Lübnan Hizbullahı lideri Seyyid Hasan Nasrullah, Ramazan ayı vesilesiyle yayınladığı mesajda direnişçi kimliği ve direnişin geleceği üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Nasrullah, siyonist rejimi yeni bir bozgunun beklediğini ifade ett.

06 Eylül 2008 2 dk okuma 4,2B okunma
“Siyonist işgalciyi yeni bir bozgun bekliyor”
100%

Lübnan Hizbullahı lideri Seyyid Hasan Nasrullah, Ramazan ayının girmesi dolayısıyla İslâm ümmetine hitaben yayınladığı tarihi mesajında direnişçi kimliği ve direnişin geleceği üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına mübarek Ramazan ayının faziletlerine dikkat çekerek başlayan Seyyid Hasan Nasrullah “Öncelikle sizleri, genelde tüm müslümanların ve özelde Lübnanlıların Allah’a dönüş, tövbe, rahmet, marifet ve bağışlanma ayı olan bu mübarek ve büyük Ramazan ayını kutluyorum. Bu ay Allah indinde en faziletli aydır, bu ayın geceleri en faziletli gecelerdir ve günleri de en faziletli günlerdir" diyerek bütün müslümanları bu mübarek ayın bereketlerinden hakkıyla estifade etmeye çağırdı.

İnsanın Rabbini ve kendisini tanıması, dünya ve ahirette yapması gerekenleri, doğru ve mustakim yolu bilmesi ile meşru ve doğru hedeflere ulaşabileceğini belirten Seyyid Nasrullah, bir insanın şerri ve hayrı bilmesinin, dostunu ve düşmanını tanımasının, hayattaki hareket ve yöntemlerin de temel şartlardan olduğunu söyledi.  "Bilgi"den sonra önemli olan ikinci kısmın "iman" olduğunu vurgulayan Nasrullah “Bilmemiz yeterli değil. Bu bilginin iman derecesine yükselmesi gerekmektedir. Çünkü bilgi iman derecesine yükseldiği zaman bu bilgi bizlerde ve diğer insanların üzerinde görünmektedir” dedi.

Nasrullah üçüncü sırada da amelin önemini vurgulayarak "Bilgi, iman ve sonra da eylem. Üçüncü temel şart ise bilgi ile amel etmek ve gayret sarfetmektir” dedi. Konuşmasının devamında Hizbullah'ın savaş ve direniş meydanında var olmaya devam ettiklerini belirten  Nasrullah, Temmuz 2006 savaşında İsrail'in uğradığı yenilgi üzerine kurulan Winograd komisyonun raporuna dikkat çekerek “Bize karşı zafer kazanmaya güçleri yetmedi. Evet evleri ve köprüleri yerle bir ettikleri doğrudur. Fakat askeri zafer kazanamadılar. İsrailli siyasi ve askeri yetkililer Lübnan’a karşı yapılacak bir savaş sadece geniş kapsamlı ve büyük olduğu zaman kesin bir zafer elde edileceğinden söz ediyorlar. Bundan dolayı Barak, 5 tümen ile evden eve köyden köye her yerde bizimle savaşacağını ileri sürdü. Barak bununla bize karşı psikolojik savaş sürdürdüğünü düşünüyor. Lübnanlıları ve özellikle de güneydekili korkutmayı hedefliyor. Barak aynı zamanda siyonist rejimin halkına ümit vermeyi hedefliyor. Çünkü bu halk, siyasi ve askeri yetkililere karşı güvenini kaybetti” diyerek siyonist rejimin Hizbullah ve Lübnan halkına yönelik tehditlerinin boş olduğunun altını çizdi.  Seyyid Nasrullah, “Bir süre önce söylediklerimi bir kez daha tekralıyor ve hatırlatıyorum. Ben Allah’a tevekkülden sonra da reeldeki durum ve hislerime dayanarak diyorum ki, bu 5 tümen Allah’ın izniyle dağlarda, vadilerde, köylerde, yollarda ve Lübnan’ın her bir köşesinde yerle bir edilecektir” diyerek İsrail ordusunu gelecekte büyük bir bozgunun beklediğini belirtti. Seyyid Hasan Nasrullah Ramazan ayı içerisinde bir müjde daha vererek “Tüm dünyaya kendimizi savunacağımızı, düşmanımızı yeneceğimizi ve ordusunu yerle bir edeceğimizi söylüyoruz” dedi. (Vakit)
 

Paylaş

Yorumlar (2)

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
Hızır yıldırım 17 Kasım 2017

Allah razı olsun kardeşim. Savrulmak biz müslümanlarda olmaması gerekirken, dünyalık azıcık menfaatler bizleri izzetsiz bir alana sevk ediyor. İlkeli duruş sergiliyebilmek Allah’ın rızasını kazandırır. Bugün savrulanlar kuyuya bir taş atılması gibi geri de çıkaramıyorlar. Diğer yandaş medya liderin peşine takılmışlar nereye çekerse oraya gidiyorlar. Sorgulama yok, var bir hikmeti diye sıkı sıkı sağ tutmuşlar. Hamdolsun Allah’a ki biz bunlardan beriyiz. Celladına âşık bir toplum, mazlumken zalim durumuna düşmüşlerdir. Vesselam.

seko69 17 Kasım 2017

abi ağzına yüreğine sağlık. lakin bu analizi kim anlayacak? müslümanlar sistemden beslenir hale geldiler. çarkları öyle dişliymiş ki artık aykırı seslere ve doğrulara tahammülleri yok. saltanat hastalığına yakalanmış ve ölümcül boyutlara ulaşmış.. artık bu sistemden, bu saltanattan bu gafletten geri dönemezler. çünkü müslümanlar tabiri caiz ise Allaha, kurana, peygamberine ihanet ettiler. Allah böyle rezil bir topluluğa zafer bahşetmez.. dinden taviz, imandan taviz, hayattan taviz, kısaca sistemden beslenmek için bütün değerlerini yok sayan bir kitle var karşımızda.. ama sorsan onlara anlardan dindarı, müslümanı bulunmaz. öyle doğru işler yapıyorlar ki Allah onlardan razı olmuş durumda.. bu zilletin bir bedeli olacaktır. aklımızı başımıza almamız için de bir felaket kaçınılmaz.. bu felaket vatanımızdan mı edecek, bayrağımızdan mı edecek zaman gösterecek. bu işi Kuran çözer diyemiyorum çünkü hayatına kuranı aldığını söyleyen insanlar ve kitleler de (çoğunluğu öyle) ne yazık ki aynı hastalığa yakalanmış durumdalar. celladına aşık kitleler üretti iktidar. 15 yıldaki zulümleri görmeyen bu kitleler hala bir umut peşindeler. ama umutları basiretsizliklerinden dolayı gözlerini kör etmiş, kulaklarını sağır etmiş bir durumda. Allah sonumuzu hayr eyleye..

İlgili Haberler

Tümü →

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.