Okuyalım ve utanalım
Ambargo nedeniyle evlerini onaramayan Filistinliler konaklamak için balçıktan ev inşa ediyor.
Ambargo nedeniyle yıkılan evlerini dahi onaramayan Filistinliler, çadırlarda ya da sokakta, insanlık dışı koşullarda yaşıyor.
Siyonist işgal rejiminin, Gazze Şeridi'ni hedef alan saldırılarının üzerinden 3 ay geçti. Ancak işgal çetesi, tüm tepkilere rağmen bölgeye yönelik ambargoyu sürdürüyor.
Gazze ise yokluğa terkedilmiş ve unutulmuş durumda.
Saldırılar nedeniyle bölgede yıkılan evler siyonistlerin uyguladığı ambargo nedeniyle onarılamıyor.
Filistinliler ise ya sokakta kalıyor ya da yardım kuruluşlarının sınırlı sayıdaki çadırlarında barınıyor.
Siyonist işgal rejimi, Hamas'ın çimentoyu askeri amaçla kullanacağını savunarak ambargoyu kaldırmazken, pek çok Filistinli evlerini kilden inşa etmeye başladı.
Balçık evlerin çatısı da tahta parçaları ve naylonla örtülüyor.
Bir evin maliyeti ise 3 bin dolar civarında.(İslam ve Hayat / Timeturk)
Yorumlar (2)
Ne yazık ki dile getirilen çözüm önerileri gerçeklikten oldukça uzak duruyor. ‘Bütün Müslümanlar tükürse İsrail’i sel alır’ gibi basitlik kokan ve işi kolay zannettiren fikir kırıntıları da başka bir vahamet unsurudur. ‘Müslüman ülkeler’ denilen ülkelerin çoğunun yöneticileri ve halklarının önemli bir kısmı Batı bağımlısı olduğu halde bu tür öneriler getirmenin hiçbir faydası olmayacaktır!
Selamun aleyküm
Kaleminize, yüreğinize sağlık üstadım.
Bu yapılması gerekenler ve keşkeler için sanırım müslümanların acilen sorumluklarını yerine getirmeleri şart. Çünkü sorumluluğunun farkında olmayan, istikametini bilmeyen, yolu tanımayan insanlar bu kulluk yolculuğunu başaramazlar. Bütün bunlar içinse islâm düşüncesi, farkındalık, irade terbiyesi, tarih bilinci, siyaset felsefesi, bilinç inşaası, mücadele azmi, kardeşlik ahlâkı, eleştirel düşünce, tevhide/ümmete/vahdete hizmet gibi hasletleri kuşanmak gerekmektedir. Umut etmek ve umudu hak etmek için çalışmak gerek. Bizler yaşadığı zamana tanıklık edemeyen acizleriz... Tarihe tanıklık etmekle, hayatın öznesi olmakla görevliydik oysa. Kendimizle birlikte İslamı da nesneleştirdik her geçen gün. Evrenselliği kuşanamadığımız, İslamiliği kavrayamadığımız içindir ki küresel köyde kayboluyor, varlık mücadelesine katılamıyoruz. Dinin, hakikatin, kültürün inşasına omuz veremiyor... Kültürün dinleşmesine, hakikatin gölgelenip perdelenmesine vesile oluyoruz yaşayışımızla... Tepkisel, günübirlik, lokal, yerel konu ve gündemlere ömrümüzü heba ediyoruz... Vesselâm
