İktibas’tan ezber bozan Obama yorumu
İktibas Dergisi Mayıs sayısında Türkiye’nin bölgeye ve halkı Müslüman ülkelere karşı üstlendiği misyonla, ABD yeni başkanının Ankara ve İstanbul ziyaretinin bütünleşen amaçlarına dikkatleri çekiyor.
İslam ve Hayat
İktibas Dergisi Mayıs sayısında Türkiye’nin bölgeye ve halkı Müslüman ülkelere karşı üstlendiği misyonla, ABD yeni başkanının Ankara ve İstanbul ziyaretinin bütünleşen amaçlarına dikkatleri çekiyor. Bu bağlamda bu ziyaretin Obama’nın etnik kimliği ve magazinsel boyutu dışında ciddiyetle ele alınamadığının altını çize İktibas, yine de bu ziyaretin ilgililerinin zihin kirliliğini, bilinç körelmesini, akıl tutulmasını göstermesi bakımından öğretici olduğu üzerinde duruyor.
Kavram olarak "ulu'l emr" konusu ele alınmış. Müslümanların, kendilerinden olan, kendilerine ait bir yönetim mercii demek olan ulul emre itaatin Allah'ın emri olduğunu belirtilmiş.
Atasoy Müftüoğlu, "Bulanık Kavramlar, Bulanık Yaklaşımlar" başlıklı yazısında, bulanıklaştırılmış kavramlar üzerine kurulu batı medeniyetinin, aynı kavramlarla Müslüman zihinleri nasıl da bulanıklaştırdığına, sömürgecilerin bütün direniş hareketlerini fanatizm/terörizm olarak tercüme ettiklerine, İslam'ın, eylemden bağımsız bir inanç sistemine dönüştürüldüğüne dikkat çekiyor.
Mehmed Durmuş, basından taradığı yazılardan hareketle Obama'nın Türkiye ziyaretinin siyasî amaçlarını irdeledi. Obama yönetimindeki yeni ABD'nin Türkiye'ye yüklediği yeni rolü, 'model ortaklığı'nı kaleme alırken, Hüseyin Alan, Nisan ayının gelenekselleşmiş gündem maddesi olan 'kutlu doğum' etkinliklerinin modernizm ve tüketim toplumu ile ilgisini kuruyor. Kur'an'ın mübelliği, Allah'ın son elçisi Muhammed (sav)'in rasûl/nebî portresinden neredeyse hiçbir kesit içermeyen 'kutlu doğum' etkinlikleri, Peygamber (a.s)'ı tamamen nesneleştirmekte, peygambersiz bir din ve siyasetten tamamen arındırılmış bir İslam projesinin en önemli aracı olarak işlev görmektedir.
Hikmet Ertürk, Hicret'in öncelikle nefislerimizdeki her türlü gayri İslami anlayış ve duygulardan arınmak, amellerimize yerleşen gayri İslami davranış ve alışkanlıkları terk etmek anlamına gelmesi gerektiğini söylerken, Muhammed Celil, insanın 'kendisi' olmasının, kendisine ait fikirleri taşımasının, kişiliğinin gelişmesi anlamına geldiğini belirtiyor.
Mustafa Bozacıoğlu, her türlü şirke, günaha ve tembelliğe karşı duvarlar örmemiz gerektiğini ama tebliğ görevimizi yaparken haksız ve gereksiz yere -kendimizi insanlara kapatmak gibi- kendimizi bağlayıcı, kısırlaştırıcı duvarlar örmekten kaçınmamız gerektiğini kaydederken, Arif Kaya ise 'uzun lafa ne hacet...' diyerek, ufuk açıcı birçok örnekle, hayatı anlamlandırmamıza katkıda bulunuyor.
Bu sayıda çeviri ve sanat edebiyat bölümünde başörtüsüne ilişkin yazılar var. Mektuplar bölümünde, Mehdi, Mesih ve diğer bazı -sözde- kıyamet alametleri ile Allah'ın, insanların kalplerini mühürlemesinin ne anlama geldiğine dair soruların cevaplarını okuyabilirsiniz. Gündem bölümünde ise yine önemine inanılan alıntı yazıları bulabilirsiniz.
Ayrıca okumanın bir ibadet olduğu, okumalarımızı nitelik ve nicelik olarak artırmamız gerektiği vurgulanırken bu okumaların birlikte okumalara da dönüştürülmesi gerektiği belirtiliyor.
Bu konu ile ilgili bölüm şu şeklide anlatılıyor:
"Okumak bizler için ibadettir. Okumalarımızı nitelik ve niceliği ile artırmalıyız. Bununla beraber, okumanın sadece kitaplarla olmadığını da sizler çok iyi bilmektesiniz. Hayatı ve siyaseti İbrahimî bir bilinçle okumak, dinimizin bir parçasıdır. Öte yandan, kâğıda dayalı okumalarımız elbette dergimizle sınırlı kalmamalıdır. Hep birlikte okumalarımızı çoğalt-malı ve en önemlisi de birbirimizle selamı yaymalı, istişareyi çoğaltmalı, kardeşçe ilgilerimizi yoğunlaştırmalıyız. Edindiğimiz ilmi, başkalarına da ulaştırmanın gayretini göstermiyor-sak, bir kuru emekten öte gitmiyor demektir.
Bizler tevhid dininin ödünsüz takipçileri olmaya Rabbimiz izin verdiği müddetçe devam edeceğiz. Salâtımız, ibadetlerimiz, yaşamamız ve ölümümüzün sadece ve sadece âlemlerin Rabbi Allah için olmasından asla taviz vermeyeceğiz. Sizlerin de aynı azim ve kararlılığı bizimle paylaştığınızı, bizim yanımızda olduğunuzu biliyor ve öyle inanıyoruz. Öyleyse hep beraber, inandığımız doğrulara sahip çıkmaya devam etmeliyiz.
Bir sonraki sayımızda, Rabbimize şükrümüzü artıracak daha güzel haberlerle buluşmak, Müslümanların hayatın öznesi olduğunu görmek umuduyla sizleri Allaha emanet ediyor ve esen kalın diyoruz.’’
İrtibat İçin:
Tel : (0312) 435 37 60
