İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
GÜNCEL

Ergenekon’un hocası sahte peygamber

Son darbe andıcı, 28 Şubatçı zihniyetin uslanmadığını gösterdi. Andıçta 28 Şubat’ta kullanılan Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı’nın yerine kendisini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu ile şeyhlik iddiasındaki Ömer Öngüt ‘Hazır kıta elamanlar’ olarak yeraldı.

14 Haziran 2009 3 dk okuma 4,3B okunma
Ergenekon’un hocası sahte peygamber
100%

Genelkurmay Harekât Başkanlığı için darbe andıcı hazırlayanlanlar hükümeti yıkmak için sahte şeyhleri planlarına dahil etti. Andıç'ta 28 Şubat'ın aktörleri Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı gibi isimlerin nasıl kullanılacağına 'Hazır kıta isimler sahaya çıkarılsın' başlığı altında yer verildi. Plana göre, kendisini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu ve sahte şeyh Ömer Öngüt'e 28 Şubat sürecindeki gibi medyatik eylemler yaptırılacaktı.

ANDIÇ 28 ŞUBAT'IN KOPYASI

AK Parti Hükümeti'ni yıkmak ve Fethullah Gülen cemaatini baskınlarla silahlı bir terör örgütü göstererek Ergenekon soruşturmasının rövanşını almak için hazırlanan Albay Dursun Çiçek imzalı 'İrticayla Mücadele Eylem Planı' darbeci zihniyetin Türkiye'ye ikinci bir 28 Şubat sürecinin yaşatılacağını ortaya koydu. Hükümete, Gülen cemaatine ve Ergenekon soruşturmasına karşı yapılacakların tek tek sıralandığı andıçta, tıpkı 28 Şubat'taki gibi sahte şeyhlere de görev verildi. İhanet planında 28 Şubat'ın baş aktörleri Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı'nın yerini kendisini peygamber ilan eden İskender Evrenesoğlu ve Adapazarı'nda şeyh iddiasıyla etrafına cemaat toplayan Ömer Öngüt 'hazır kıta bekletilen elemanlar' olarak yeraldı.

HAZIR İSİMLER SAHAYA SÜRÜLECEK

Sahte peygamber Evrenesoğlu ile Ömer Öngüt'ün isimleri andıçın 4 numaralı maddesi 'Hazır kıta isimler sahaya çıkarılsın' bölümünde şöyle geçiyor: “İskender Evrenesoğlu, Ömer Öngüt gibi hazırda beklettiğimiz elemanlara medyatik eylemler ve söylemler yaptırılacak ve bu kişiler FG'ciler başta olmak üzere diğer irticai gruplarla özdeşleştirilerek, kamuoyunun tüm bu gruplar arasında benzerlik kurması sağlanacak.”

CEMAATLERLE PROPAGANDA

Darbe andıcında, 28 Şubat'taki gibi din üzerinden propaganda ve kaos ortamı oluşturma eylemleri Evrenesoğlu ve Öngüt'le sınırlı değil. Planda Nurettin Veren gibi isimlerin, TV programlarında Gülen cemaati hakkında istenilen temalar doğrultusunda açıklamalar yapmasının sağlanacağı belirtiliyor. Planda “Kurdoğlu cemaati gibi cemaatlere mensup TSK personelinin TSK ile ilişkileri kesilirken FG grubuna mensup oldukları için atıldıkları şeklinde haberler yaptırılması ve FG'nin yıpratılarak, kamuoyunda FG grubunun büyük yara aldığının düşünülmesi sağlanacaktır' deniyor.

Cennet bileti kesiyor

Evrenesoğlu, kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim. Devlet Planlama Teşkilatı'nda planlamacı iken birden eren, 'Allah ile konuştuğunu' iddia ederek sonra da peygamber olduğunu ileri sürün Evrenesoğlu Amerika'da yaşıyor. Türkiye'de yaşayanların 5 milyonu için Cennet'e, geri kalanı için Cehennem'e bilet kesen Evrenesoğlu, peygamberlik iddiasında bulunmasına rağmen Fatiha suresini bile okumaktan aciz bir kişi. 2000'de kurduğu sahte 'Universite of Allah' (Allah Üniversitesi) ile para karşılığı diploma dağıtan Evrenesoğlu'nun vaazları sürekli Nur TV'de yayınlanıyor. Evrenesoğlu'nun, 1989'de kurduğu Mihr Vakfı'na bağlı dergi, radyo ve televizyon kanalı bulunuyor.

28 Şubat'ın aktörleri Ergenekon tezgahında

Andıçta anlatılan psikolojik harekatın benzerini Türkiye, 28 Şubat sürecinde yaşadı. sahte şeyhler Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı'nın yaptıkları, 28 Şubat ekibi tarafından televizyon ekranlarına taşındı. Gündüz'ün Fadime Şahin'le Hüseyin Üzmez'in evinde basılması canlı yayınla ekrana getirildi. Ali Kalkancı ise sözde karısı olduğu iddia edilen Emire Kalkancı ile ekranlarda boy boy yer aldı. 28 Şubat sürecinde istenilen amaca ulaşıldıktan sonra tüm bu isimler ortadan kayboldu. Ali Kalkancı geçtiğimiz aylarda uyuşturucu imalatından tutuklandı. Kalkancı, Gündüz, Emire Ersoy ve Fadime Şahin'in 28 Şubat sürecinin aktörleri tarafından kullanıldığı, bütün bu organizasyonun Sisi lakaplı Seyhan Soylu tarafından yürütüldüğü Ergenekon soruşturmasında ortaya çıktı.

(Kaynak: Yeni Şafak)

Paylaş

Yorumlar (1)

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
Vedat Demiralay 11 Eylül 2025

Boykot; kime ,nasıl, neşekilde..!?
Boykot ;Asgari İnsani, Bizim İçinse İmani Bir Mükellefiyettir diyorsunuz.Doğru bir tesbit.Fakat boykot meselesi bence doğru bir tarif üzere oturmuyor.İşin sadece maddi boyutu,maddi boykot ön plana çıkarılıyor.
;-"Siyonazi çetesine mali destek verdiklerini alenen açıklayan kola markalarını, deterjan markalarını, fast-food ve kahve markalarını vb boykot etmeyenler, onlar eliyle soykırımcı işgal ordusuna maddi yardımda bulunmuş olmaktadırlar." Diyorsunuz ayrıca.
"-Bakınız sadece, Gazze soykırımının başat sorumlusu Amerikan emperyalizminin sembol markası malum kanlı içeceğe yönelik, satmama ve satın almama boyutuyla sıkı bir boykot uygulayabilsek, bu kanlı markanın Türkiye ve bölge ülkelerinde tutunma imkânı ortadan kalkacak olsa inanın ki bu soykırım devam etmez."
-"Sadece boykot konusunda devletler ve haklar üzerlerine düşeni yapacak olsa, ABD emperyalizmi ve siyonizmin Gazze’deki soykırımı sürdürme takati kalmayacaktır. Siyasi ve askeri fiili müdahalelerde bulunmaktan söz etmiyoruz bakın, sadece boykot sorumluluğu yerine getirilecek olsa, insanlık düşmanı soykırımcı emperyalizm ve siyonizm dize getirilebilecektir."...
diye devam ediyorsunuz..

Ayrıca Hayberin fethi sırasında hurma ağaçlarının kesilmesi meseleside öyle birgünde olan birşey değil,öncesinde 13 yıl boyunca kesintisiz olarak malları ve canları ile Mekkede cahili şirk düzenine karşı Rasulullah ve arkadaşlarının ambargoları ,boykotları söz konusu idi.Boykot bugün bizim yaptığımız gibi maddi değildi onların üretimine ticaretine değildi.Bunlarla uğraşacak bir güçleri yoktu,hatta içlerinde mal mülk sahibi olan müslümanlarda güçsüz hale gelmisti.Üstelik kendileri ambargoya maruz kalmıslardı.Boykot
Onların cahili din algılarına idi,şirk düzenlerine idi,Allah’tan başka ilahlaştırdıkları,rableştirdikleri,putlarına put düzenlerine idi.Cahili yaşantılarına,ahlaksızlıklarına,zulümlerine idi.Tağutlara idi....Bunun akabinde Allah cc Medine İslam devleti bahşederek müslümanlara güç otorite verdi.Ve bu güç sayesinde Mekke kervanları ,orduları cahili hertürlü fitne fesat odakları safdışı edilmisti.Medinedeki Yahudi pazarının yanına İslam pazarı kurularak ekonomileri bitirilmişti.Yahudi fitneleri bozgunculuğu onlara güç gösterilerek bertaraf edilmisti.Ve Hayberin önüne bu cehdin sonucu gelinebilmişti...

Elbette onların mallarını almayalım,almıyoruz elimizden geldiği kadar,fakat herkes cebindeki telefona,varsa arabasına yada evindeki beyaz eşyalara baksın kimin malı diye..vs...Birde sadece İsrail ve Amerikamı var emperyalist sömürgeci tağuti olan,İngiltere,Fransa,Çin,Rusya ...tüm dünya bunlar ve cahili düzenleri değersizlikleri (demokrasi,laiklik,liberalizim)tarafından işgal altında değilmi?Bütün İslam beldeleride buna dahil değilmi!?...Yani sadece bazı maddi malları boykot işi çözüyormu!?Birde bu boykota katılan müslümanların çoğuda nekadar bilinçli,çoğuda muhafazakar kirliliklerle malül değilmi?...
Temenniler biryere kadar iyidir.Halbuki bizim temennilerden ziyade kendi yapabilecegimiz örneklik ortaya koyabileceğimiz sahih pratiklere salih amellere ihtiyacımız var.Elbetteki bu örneklikleri,pratikleri,salih amelleri kitabımızdan ve Resullerin ortaya koydukları sahih örnekliklerden almalıyız.Cahiliyenin sistemiçi örneklikleri bize örnek olamaz.Amarika ile İngiltere arasındaki Boston çay partisi örneği gibi.Ayrıca bir kurtuluş gerçeklesecek imani bir değişim yaşanacak ,insanlık ve İslam beldeleri zulümden kurtulacaksa bu ancak bizim elimizle müslümanlar tarafından gerçekleşecek .Yoksa cahiliyeden kurtuluş beklemek bizim işimiz olmasa gerek.


Bütün Resuller ,uyuyan, kalpleri ölmüs toplumlara gönderilmisti.Tek hedefleri vardı Uyuyanları uyarmak ve diri bir toplum meydana getirmek.Mazlumların üzerlerinden ağırlıkları,zulümleri kaldırıp,en büyük zulüm olan kula kulluk düzenini red ederek,bir olan Allah’a kulluk düzenini ikame etmekti.
Allah Resulüde böyle bir cahiliye toplumunu uyarmak için gönderilmisti.

Resulullah ve arkadaşları
,Mekkeyi feth etmeden , kabede cismani putları kırmadan önce,kalplerdeki ve zihinlerdeki maddi,manevi cahiliye putlarını kırmıştı.Allah’tan başka sahte ilahlara,rablere beslenen sevgi,korku ,tazim putlarını kırmıştı,atalar dini putlarını kırmıştı... Dini Allah’a has kılma ameliyesi ancak bu putları kırarak gerçekleşiyordu.
Bu cehdin akabinde Medine İslam devletinin kapıları açılmış,İslam ve müslümanlar güçlü bir şekilde temsil edilip,yeryüzünde fitne kalmayıp din yanlız Allah’ın oluncaya kadar cehd edin ameliyesi ile tarihte yerini alıp ,tüm mazlumların umudu olmuşlardı...
Bugünde ,yarında ,Resullerin bu kutlu sünnetini yerine getirelim ,Rabbimiz yine bize bu zaferleri ,devleti,mazlumlara umud olma,tağutların,zalimlerin korkusu olma,yeryüzünün halifesi olma,varisleri olma şerefini bahşedecektir.
O zaman görün bakın yeryüzünün çehresi nasıl değişiyor,nasıl değişiyor insanlığın karanlıklar içerisindeki çağları.
Ümmet olarak yaşadığımız zillet bakın nasıl ortadan kalkıp ,izzetli bir yaşamın kapıları açılıp,Rabbimizin rızasına mazhar oluyoruz...
Bugün başta Gazze ve diğer mazlum coğrafyalara,beldelere yardım edemeyişimizin sebebi malesef,zihinlerdeki ve kalplerdeki bu maddi ve manevi putları kıramayışımızdır.Kur’an ve Resullerin yolunun terk edilmesidir...İçimizdeki putları kıramamaktan sebep,dışımızında putlarla,işgallerle çevrili olmasıdır.

İlgili Haberler

Tümü →

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.