Sen hicret edersen…(Şiir)
Hüseyni kıyamın Zeyneplerinden olduğunu düşündüğüm ablama…
Sen hicret edersen...(Şiir)
Sen hicret edersen...
Sen hicret edersen yalnız kalır bu şehir...Güller umuda açmaz...Kuşlar uçmaz özgürce...Nehirler, fırat gibi derin bir sessizliğe bürünür...Günler akar bilinmezliklere doğru ...
Sen hicret edersen yetim kalır bu şehir...Barındırmaz geceler sokak çocuklarını...Ay yüzünü mehtabı seyredenlere göstermez...Söner bütün yolları aydınlatan ışıklar...Durur insanı insana kavuşturan yürekler...Sen hicret edersen mahzun olur bu şehir...Şafağa hüzün güneşleri doğar...Hazan yüklü yağmurlara gebe olur günler...Üşür sessizlikten yorulmuş maşuklar...Sen hicret edersen firak rüzgârlarına şahit olur bu şehir...Ayrılık, özlem, hasret dolaşır tüm kapılarda...Gelmez o zaman hasretle beklenen mektuplar...Kalır umutlar bir başka bahara...Beklemekten yorulsa da bir mahkûm,Gelen ya özgürlük olur ya ölüm...Sen hicret edersen ceylanları vurulanların yeri olur bu şehir...Narin ayaklarla gezemez artık Urfa'nın dağlarında...Vurulur Ceylan Önkol...Kalır geride parçalanmış bir beden...Ağlar yüreğinde ceylanının kaybetmiş mahzun bir ana...Sen hicret edersenBülbüllerin feryadının duyulduğu bir yer olur bu şehir...Acıya eşlik eder ezanlar...Ve duymaz artık güller bülbüllerin umut saçan davudi nağmelerini...Sen hicret edersenGözlerinde fer kalmayan çocuklarla dolar bu şehir...Mateme bürünür yürekler ve kan rengine bürünür yemyeşil, masmavi gözler...Umutla bakmaz gençler geleceğe...Göremez görünmesi gereken evrensel güzellikleri...Sen hicret edersenHayatın menba'ını kaybeden bir mecnuna döner bu şehir...Ne Leylalar bulunur ne de dağlar delinir o zaman...Heybeye acı, elem ve aşkı koyanlar çoğalır kızgın çöllerde...Sen hicret edersen İsmail Ensarların,Muhammed Salihlerin başının okşanmadığı,Yetimliğin acısının yüreklerde duyulduğu bir dünya olur bu şehir...Kutlu bir davanın şehidi olmaya ahdetmiş bir kardeşin olarakpapatyaların solmadıgı,kardelenlerin ölmediğierguvanların bitmediği bir diyara ben gidiyorkenSen;Ümitsizlere ümit,âşıklara maşuk,ceylanlara pınar,karanlığa çıra,acı dolu gecelere fecir,hazan yüklü bulutlara gökkuşağı,sessizliğe ses,firaka vuslat,mahkûmlara mektup,bülbüllere gül,gözlere umudun ışığı,gençlere yaren,Leylalara mecnun,heybeye ekmek, su olmak için kal bu şehirde...(Şiir: Mehmet Maksut)
Yorumlar (3)
eline yüreğine ve kalemine sağlık keko
Degerli kardeşim yazmış olduğunuz şiirinize Ablanız olarak Allah razı olsun diyorum.
selam
ey umudun çocugu
sensizligi yaşadım beton şehirlerde
geceme hüzün düştü sensizliginde
ne bitmez hasretlerdeyim
ne mengenelerde sıkışır yüregim
gecenin sessizliği sararken hüznümü
sen gelirsin çocuk yürek yangınıma
sarıverirsin ağrıyan yaralarıma
bir anne gibi bir bahar gibi
umut olursun sevda olursun
dava olursun gözlerime
ah lar çökerken nutkumun derinliklerine
sen umudun çocuğu
bahar gibi doğarsın yarınlarıma
sen yoksan yüreğim yok çocuk
sen yoksan yarınım yok
baharım yok
anlasana be çocuk
iki yürek değil atan tek yürek bilmişim
sen gidersen yüreğim gider
yürek olmayınca ne kalırki geri
eğer gideceksen çocuk
ya yüreğini bırak
ya benide götür...
Mehmet kardeşin yazılarını ve şiirlerini takip eden biri olarak ne yapmaya çalıştığını anlayamıyorum
editör: Bizde sizi anlamadık davetçi. Ne olmuş kardeşimize. eleştirileriniz varsa yazınız. yoksa böyle kapalı imalı ifadeler kullanmayınız. selametle
