Kemalist azgınlar İzmir’de de başörtülüye saldırmış
İstanbul’da Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu’nun gelini Z.D.‘nin yaşadıklarının bir benzerinin, İzmir’de Duygu Takım isimli genç öğretmenin başına geldiği ortaya çıktı.
Yorumlar (3)
Doğrudur yaparlar,
Allah affetsin biz de yapardık benzerlerini bir zamanlar.
Ortada kötüleme, değersizleştirme üzerinden geliştirilen bir savunma mekanizması var. Yani o insanlar aslında yanlış yaptıklarını vicdanlarının bir yerinde muhakkak hissediyorlar. Ancak bununla yüzleşmek istemiyorlar. Çünkü yüaleştikleri anda, hayatlarının dünya köşesinin tarumar olacağının oldukça farkındalar. Eee.ahiret te henüz yok ortada, görünmüyor(!) Dolayısıyla aynı tas aynı hamam daha gitgide hırçınlıklarına devam ediyorlar ve buradan bir itibar, bir şeref kazandıklarını sanıyorlar. Özünde kendileriyle kavgalılar ama yaşa(ya)madıkları huzurun esas sahiplerini düşman belleyip, onlara devamlı saldırıyorlar.Bunların genel psikolojisi bu.
Düşmanın bir başörtülüye sözlü ve fiili saldırıları ne kadar normalse; bir başörtülü olarak bizlerin fikir, düşünce, yazı ve yorumlarımıza dostlardan gelen sözlü ve fiili saldırılar o kadar üzücüdür.
“Düşmanın bir başörtülüye sözlü ve fiili saldırıları ne kadar normalse; bir başörtülü olarak bizlerin fikir, düşünce, yazı ve yorumlarımıza dostlardan gelen sözlü ve fiili saldırılar o kadar üzücüdür.” Sözü, ciddi bir çelişki barındırıyor. Benim bildiğim dostlar, düşmanca hareket etmezler. Düşmanca saldırıyorlarsa o zaman dost değillerdir. Ancak şu da unutulmamalı; saldırı varsa demek ki gelişme ve fayda da vardır. Zira meyvesiz ağacı kimse taşlamaz. Bu durumda üzülmek değil sevinmek lazım.
Bu ne yaman çelişki ya Rabbi...
Fikirsel tartışmaların saldırı olarak görülmesi, dostları fiili saldırıyla suçlamak ya da fiili saldıranları dost görmek ya da eleştirilenleri ağaca eleştirenleri de taşlayan/taş atan ve ağacı yıkmaya çalışan güruhlara benzetmek.
Sineleri bilen Allah ne yücedir...
