200. Sayısıyla Haksöz: Besleyen ve Beslenen Bir Irmak
Haksöz’ün yolculuğunu kendine yakınlık duyanlar açısından ben bir ırmağın yolculuğuna benzetiyorum: Besleyen ve beslenen bir ırmak. Haksöz derelerle, çaylarla beslenen, gittikçe çağıltısı gürleşen, etrafına bereketler saçan bir ırmak olmuştur.
Yorumlar 4
“Kur’an’ın Aydınlığına Doğru” şiarıyla yayın hayatını sürdüren Haksöz elbette aylık bir dergi olmanın ötesinde bir anlama sahip. Haksöz“ün üzerinde ısrarla durduğu ”Bilgi-İnanç-Eylem" bütünlüğünün önemi İslami kesimin yaşadığı tıkanıklıklar ve savrulmalar sonucunda daha bir belirginleşti. Haksöz’ün bir yapı olarak bu bütünlüğü sağladığını görmek gerekiyor. Haksöz’ü sürekli takip eden biri olarak; Haksöz’ün ne hiçbir pratik karşılığı olmayan entellektüel gevezelik içinde ne de sağlam bir sahih bilgi ve inanca dayanmayan bir eylem içinde olduğunu ben görmedim. Haksöz, Müslümanlar olarak öncelikle sağlam bir inanca sahip olmamız ve inancımızın “şahitliğini” yerine getirmemizin önemi üzerinde ısrarla durdu. Bunu öncelikle kendisi yerine getirdi. Ama buna rağmen çok haksız saldırılara uğramaktan kurtulamadı. Bizlere düşen ise Haksöz’ün de takipçisi olduğu ıslah çizgisini tüm zorluklara rağmen güçlendirmeye çalışmak olmalıdır. Başlangıç olarak Haksöz’e abone olunabilir...
Ahmet kardeşin Haksöz dergisini besleyen ve beslenen bir ırmağa benzetmesi çok yerinde bir tanımlama.19 yıldır aynı tevhidi çizgiyi korumuş, sadece korumakla kalmayıp çizgiyi kalınlaştırmaya yönelik paralel açılımlarda hergeçen gün ekin misali filiz vermekte. Tabii ki salt bir dergi çalışması olarak tanımlanamayacağı gibi akademik kaygılar içeren bir fikir kulübü de hiç olmadı.Ticari kaygıların güdülmediği aksine adanmışlığın büyütüp olgunlaştırdığı üretkenlikle mücadeleci yayın hayatı sürdürüldü.Bilgi ,inanç ve eylemin somutlaştığı bir okul/ekol oldu her zaman.Elbette ki tecrübesizliğin vermiş olduğu hatalar ,eksiklikler olmuştur ,olacaktır da pratiğin içinde olmak bunu gerektirir ayrıca hatadan ari olmak sadece Allah’a mahsustur.Ancak bu hata ve eksiklikler süreç içinde daha da büyütür ve olgunlaştırır.Üstelik yaşadığımız ülkede otuz yılı geçmeyen tevhidi bilinçlenme sürecini göz önünde bulundurduğumuzda , bu örnekliğin zor şartlar altında çoğu zaman el yordamıyla elde edilmiş tecrübelerin birikimi/bakiyesi olarak da görülmeli.Bu açıdan hem kıymetli hem de ciddi bir ıslah çabası çizgisinin yakalandığını belirtmeliyiz.Bu vesileyle Haksöz dergisinin ilkeli bir şekilde yayın hayatını devam ettirmesi kadar gönüldaşlarının da onu sahiplenmeleri,desteklemeleri hayati önem taşımaktadır.Allah , Tevhid ve Adalet çizgisini kavileştirenlerden eylesin .Amin.
Ahmet kardeşimin nitelikli kaleminden dökülen sözler, “Kur’an’ın Aydınlığına Doğru” şiarını sahiplenen herkesi daha bir cesaretlendiriyor, şevklendiriyor. Kendi tabiriyle “Haksöz’den beslendiğimiz” yıllarda İstanbul’da, birlikte pekçok olumluluğu paylaşmıştık. TOKAD seminerleri vesilesiyle Tokat’a gittiğimde açıkça müşahede ettim ki, oradaki kardeşlerimizle birlikte ortaya koydukları emekler “besleyen ve beslenen” ırmaklardan olmayı kavramış olanlara tanıklık ediyordu.
Allah hepimizi, onun edebi bir tarzda betimlediği ırmaklara akmayı nasip etsin
Haksöz dergisi benim zihnimde her zaman tavizsiz islami mücadelenin, bulanık zihinlerin netleşmesinde bir önderliğin, ve herkesin savrulduğu zamanlarda dik duruşun sembolü oldu. Emeği geçen arkadaşlardan Allah razı olsun. Desteğimizi kesintisiz sürdürelim, abone yapalım, abone bulalım. Allaha emanet olunuz...
