Asgari Ücret/tam Kölelik
Bugünkü iş ve işçi düzeni de geçmişte olduğu gibi “asgari ücret” karşılığında “tam köleliği” devam ettirmektedir. Toplumu, insanları geçimsizliğe, açlığa mahkum ederek köleliğe razı ediyorlar. Bu ise bir köleyi zincirlemekten daha kötü bir durumdur. Zincirlenmiş bir köle zinciri görür ve kırınca kaçabilirim düşüncesi taşır. Yoksulluk, açlık, geçimsizlik korkusu kırılamaz bir zincir hali alıyor.
Geçmişten günümüze kadar yoksulluktan zulüm gören nice topluluklar olmuş, olmaya da devam etmekte. İnsanlar yoksulluğa mahkum edilerek karın tokluğuna çalıştırılmış, köleliğe terk edilmiş, nice mazlum acı çekmiş, perişan olmuş, haklarından mahrum bırakılmıştır. Günümüz Karunları ve firavuni düzenler işbirliği içerisinde toplumu, insanları en ağır şartlarda çalıştırarak köleleştirip sömürmeye devam etmekte.Geçmişte nice yönetimler toplumu köleleştirerek insanları kendilerine itaat ettirmeyi başarmışlardır. Kölelik sistemi üzerinde saltanat kurarak toplumun kan emicileri olmuşlardır. Saltanatları uğruna nice insanlar zülme maruz kalmıştır.Bugünkü iş ve işçi düzeni de geçmişte olduğu gibi "asgari ücret" karşılığında "tam köleliği" devam ettirmektedir. Günümüz Karunları ve Firavuni rejim üç beş gram peynir, zeytin, birbuçuk ekmek hesabından asgari ücrete yılın ilk altı ayına % 4.1, ikinci altı ayına % 4.4, çalışan kölelere zam yaptı. Kölelikten emekli olana ise yılın ilk altıncı ayında % 2.85, ikinci altı ayda ise % 2.36 zam yaparak asgari ücrete simit fiyatında, sirke tadında zam yapmış oldu.Bu zamlarla birlikte maaşlar 800 ile 900 yüz lira civarında olmuş oldu. Bir aile bu maaş ile nasıl geçinir diye sorgularken, cevabı gayet açık olsa gerek. Karunlar ve firavuni düzen, ailede çalışmayan kalmasın mantığı sürdürerek insanların tüm sosyal yaşantılarını çalarak, kendi hayatlarına, yaşantılarına katarak saltanat sürüyorlar.Toplumu, insanları geçimsizliğe, açlığa mahkum ederek köleliğe razı ediyorlar. Bu ise bir köleyi zincirlemekten daha kötü bir durumdur. Zincirlenmiş bir köle zinciri görür ve kırınca kaçabilirim düşüncesi taşır. Yoksulluk, açlık, geçimsizlik korkusu kırılamaz bir zincir hali alıyor.Günümüz şartlarında asgari ücret 3 bin lira olmalıdır. Temel gıda ve temel ihtiyaçlardan tüketim KDV'leri kaldırılmalıdır. İnsanların geçimlerini kolaylaştırmak hakkın gereğidir. Toplumun, insanların emeklerini sömürücü değil, koruyucu olmayı yüce Rabbimiz emretmektedir.Geçmişten günümüze kadar her zaman insanların haklarından çok bahsedilmiştir. Bu kötü bir şey değil aksine güzel bir şey. Ancak zalimler insan hakları denilince önce kendi hakları, menfaatleri doğrultusunda hareket ettikleri için mazlumların haklarına hiç sıra gelmemiştir. Mazlumlar, zalimler tarafından ne verilmişse onu hak sanmış, ezilmiş, hor görülmüş, dışlanmış, sömürülmüş olarak yaşadı ve yaşıyor.Peygamberler, Allemlerin Rabbi olan yüce Allah tarafından haksızlığa, adaletsizliğe karşı tevhid ve adalet mücadelesi için gönderilmiştir. Allah’ın Peygamberi sömürücü kavme şöyle seslendi: "Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın." (Hud/85)İslam’ın korunmasını istediği beş husus: Din, Mal, Can, Akıl ve Nesil emniyeti kişi ve toplum hayatının temelidir. İnsan hakları denilen mefhum bu beş madde etrafında toplanmalıdır. İnsan doğuştan ve sonradan kazanılmış birtakım haklara sahiptir. Ona bu hakları vermemek zulümdür. Yüce Allah’ın adaletiyle adaleti sağlamamak, zulümdür.Kainatın sahibi yüce Allah, insanoğluna şöyle öğretti: Göğü yükseltti ve mizanı (adaleti) koydu. Tartıda taşkınlık edip dengeyi (adaleti) bozmayın.Tartıyı adâletle yapın, terazide eksiklik (haksızlık) yapmayın. (Rahman/7,8,9)
Yorumlar 9
Bugün le geçmişi kıyasladığımız zaman şöyle bir sonuca varıyoruz kanatindeyim.O da şudur:geçmişteki köleler köleliğinin farkıdadırlar.günümüzdekiler ise köleleliklerinin farkında değildir.Asıl problemin bu olduğunu düşünüyorum.Hele konu asgari ücret oldu mu çoğu bu konulara girmek istemez.Mâlum çoğuna kıyısından köşesinden bulaşır bu iş.Anlıyacağın İslam kardeşim zor konuya adım atmışsın.Rabbim yardımcın olsun.selam ve dua ile
Selamun aleykum
“Zalimleri bağışlamak yoksullara cefadır”
Kapitalizm her zaman sermayeyi ve sermayedarı korumuştur bu onun itikadıdır.
Bu sistemi hurdalığa atmak lazım ama beş para etmez ki
Uydurmayı tevili bırakın kardeş 3000 liraymış. atölyelerde asgari ücretli çalıştıran küçük dükkanlarda asgari ücretli çalıştıran iş sahibine ne kalıyor düzeni ormanı görmeden ÖLÇÜYÜ KURANA vermeden ölçü yapıp sonrada ayet veriyorsun KAPİTALİZM GİTMEDİKÇE TAĞUT BİTMEDİKÇE 5000 DE VERSEN ADİL DEĞİLSİN
sn. AYHAN bey
Toplum böyle diye bizlerde onlar gibi mi yapmalıyız? Bizlere sorumluluk düşmüyor mu.? Bu dünyada yaşadıklarımızdan hesaba çekilmeycekmiyiz.? Eğer yanımız da bir işçi çalışıyorsa bizler o insanın geçimliliğini karşılamakla görevli değilmiyiz.?
Bugün şartlar zor ama mazeret değil. Devlet, toplum bozulmuş bunun da sorumlusu insanoğlu. Toplum, Devlet bozuk deyip işin içinden sıyrılamayız.
Hakkı ayakta tutmak insanoğluna düşer. Kendi doğrularımıza sahip çıkmazsak, başka kişilerin doğrularını yaşarız.
Adaleti kim bozdu, sen, ben, insanoğlu bozdu. Bozduğumuz şeyi tamir etmek, tekrar adaleti sağlamamız için hakkın adaletini yaşamımıza hayata inşa etmeliyiz.
Bugün kapitalizmi ayakta tutan bizleriz. rağbet göstermeseydik bu kadar şımarmazdı.
hesap günün de yüce Allah’ın huzurunda hesabımızı nasıl vereceğiz. şartlar neyse ona mı uyduk diyeceğiz. Allah insanoğluna adaleti öğretti, insanoğlu menfaati uğruna adaletten saptı ve nizamı bozdu.
İslam’da adalet’in karşıtı zulüm’dür. Adalet aynı zamanda takvaya yakın olmanın şartlarındandır.
o zaman kardeş ayağı yere basan mefhumlarla anlat dini, 3000 lira yaptığın zaman asgari ücreti küçük atölyeleri küçük işyerlerini kapitalizmin kaplanı büyük fabrikalara yem yaparsın, onlar onu istiyor. tağut düzen in ALLAH ın indirdiğiyle hükmetmeyenler ve hükme razı gelenler oy verenleri uyarman küfür nizamının nasıl da küçük şeylerle sinek ilaçlamayla uğraştığını cemaatler grubları nasıl birbirine fitneye düşürdüğünden bahsetmek ayağı yere basmayan şeylerden bahsetmekten iyidir.
“(Şuayb) Onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: ‘Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyurdum ve size öğüt verdim. Artık kâfir bir kavme nasıl acırım!” (7/A’râf, 93). Eğer bizler de çevremizdekilere karşı görevlerimizi tam yaparsak, onlara Allah’ın istediği biçimde İlâhî mesajı duyurursak o zaman biz de hiç üzülmeyeceğiz. Son derece rahat olacağız. Ama bizler bu insanlara karşı tebliğ görevimizi hakkıyla yapamadıysak hem kendimize hem de onlara ağlayalım.
Emeği sömürmek: “İşçiye hakkını, teri kurumadan veriniz.” (İbn Mâce, hadis no: 2443) “Ben kıyâmet gününde üç kişinin hasmıyım. Bana verdiği sözden cayanın, hür bir kimseyi satıp hakkını yiyenin, bir işçiyi çalıştırıp hakkını tam olarak vermeyenin.” (İbn Mâce, hadis no: 2442)
“Sözü ve muâmelesi doğru tüccâr, kıyâmet gününde arşın gölgesi altındadır.” (İbn Mâce, Ticârât
Kardeşim Allah senden Razı olsun hatırlatmaların ve tebliğin için.
İşte tevhîd akidesinin gerçeği bunlardır. Ayrıca din, beşer hayatının tanzimi için teşrîi kanunları da tazammun eder. Dînin gayesi sadece ahlâkı güzelleştirmekten, vicdanî şuuru uyandırmaktan, ibadet ve inançtan ibaret değildir. Böyle bir din olamaz. Din, Allah’ın insanoğlu için tespit ettiği bir hayat programıdır, insan hayatını yaratıcının yoluna bağlayan ve Allah’ın kudret eliyle çizilen bir hayat nizamıdır.
Evet sanırım bu doğru bir tespit fakat isteyerek bu köleliği seçtiklerini sanmıyorum. Empati yapın; Siz işsiz kalsanız ve yapacak bir iş bulamazsanız ne yaparsınız? Komşularınıza.. vs. muhtaç olmamak için ‘en azından(-en azından tasavvuru bir mantık değil, çoğu zaman gerekliliktir.) ekmek alabilmeliyim’ mi dersiniz yoksa hiç bir iş yapmadan hayal kurmaya devam mı edersiniz?
Kölelik dar kalıplı ama çok anlamlı bir kavramdır. Biz müslümanlar, bu kavramı insanların geliri ile oranlamaktan ziyade daha çok fikirleri ile özdeşleştiririz. Örneğin, karunların sömürdükleri garibanlardan ziyade, asıl köle Karunların kendileridir diyorum. Sizden muhtevası daha ağır yazılar umuyorum, selamlar.
Ali Derda Kardeş Güzel Söylemiş. Ben bu tarz sitelerde yazarlık yapıp, pazar günü bile köle gibi çalışan, buna kendi hayatında dur demeyen, 1000 TL maasa razı olmus ve akıl veren insanlar goruyorum. Buna karsılık 3000-4000 TL kazancı olup, calıstıgı isyerinde maasını ve masasını tehlikeye atıp, Allah’ın ayetlerini patronlara ve isyerindekilere surekli teblig eden insan da tanıyorum hamdolsun. Dedigin gibi onemli olan bir yazıyı yazmak, okumak bir fikri kalıplastırmak, aldıgın ucret değil, zihniyetindir. Vesselam
