İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
Süleyman DİLMEN
Süleyman DİLMEN
25 Eylül 2007

Davetin Önemi Üzerine

İslâm’a davet, İslâm ‘ın ele aldığı bütün konularda geçerlidir. Tüm hayatımız, davetin kapsamına girmektedir. Bu bakımdan İslâm davetinin geniş bir tatbikat alanı ve geniş bir muhatap kitlesi vardır. Davetin yapılacağı bu kitleye, yalnız gayrimüslimler değil, münâfıklar ve hatta müslümanlar da dahildir; kısaca tüm insanlık, davet faaliyeti ile karşı karşıyadır.

25 Eylül 2007 5 dk okuma 8,4B okunma
100%

Davet: İslâm dininin esaslarını anlatarak, insanların onu benimsemelerini ve dinin koyduğu esaslara göre yaşamalarını sağlama çabası olarak ifade edilebilir.

İslâm'a davet, İslâm 'ın ele aldığı bütün konularda geçerlidir. Tüm hayatımız, davetin kapsamına girmektedir. Bu bakımdan İslâm  davetinin geniş bir tatbikat alanı ve geniş bir muhatap kitlesi vardır. Davetin yapılacağı bu kitleye, yalnız gayrimüslimler değil, münâfıklar ve hatta müslümanlar da dahildir; kısaca tüm insanlık, davet faaliyeti ile karşı karşıyadır.
En güzel örnek Allah rasulu (sav), Hayber fethi öncesi kılıcıyla savaşa hazırlık yapan Hz. Ali(r.a)’ya ilişkin              
“ Yavaş ol ey Ali, vallahi senin elinle bir kimsenin hidayet bulması güneşin üzerine doğduğu herşeyden daha hayırlıdır.” (Buhari, Cihad 4/58, Müslim, F.sahabe 2406), buyuruyor.
Bir ayette ise Rabbimiz(c.c)
" İndirdiğimiz o açık açık âyetlerimizi ve doğruyu -biz, kitapta insanlara onu pek açık bir sûrette bildirdikten sonra- gizleyenler (yok mu?) İşte onlara hem Allah lânet eder ve hem de lânet etmek şânından olan herkes lânet eder." (2/ Bakara, 159)
Bu hadis ve bu ayet bize Davetin öneminden çarpıcı vurgularla bahsetmektedir. Ancak çoğumuz, İslam’ı yaymak için ciddi gayretler sarfetmiyor.
Sarfetmeye çalışan samimi müslümanların da malesef çoğu, davetin usulunden/ yönteminden habersiz. Halbuki bizi samimi Müslümanlardan yapan, öncelikle Rabbimizin rahmetiydi. İnsan, allah’ın rahmetiyle imana gelebilmesinden ümit kesilmeyecek kadar büyük bir yatırımdır. Birçok ayet bunu haber veriyor. Mesela bir ayette:
“Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı tutunun ve birbirinizden kopmayın. Ve Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayın: Siz birbirinize düşman iken kalplerinizi nasıl uzlaştırdı da O'nun lütfu ile kardeş oldunuz; ve ateşli bir uçurumun kenarında (iken) sizi ondan (nasıl) korudu. Bu şekilde Allah mesajlarını size açıklar ki hidayet bulasınız. (3/ Ali imran, 103)
Aynı surenin bir sonraki âyetinde kullanılan emir kipinden, Allah’ın üzerimize yüklediği davet sorumluluğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır:
"Sizden öyle bir topluluk bulunsun ki (onlar herkesi) hayra davet etsin, iyiliği emredip kötülükten sakındırsın. " (3/ Ali imrân, 104)
Hz. Peygamber (s.a.s.) de: "Sizden her kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin; gücü yetmezse diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin ki bu, imanın en zayıfıdır. " (Müslim, İman, 78)
buyurarak davet görevinin imanla ilişkili bir husus olduğunu belirtmiştir.

Bulaştığımız yahudilik özelliklerinden biri de şüphesiz, tebliğ görevini terketmektir.
Bunu aşağıdaki hadiste görmek mümkün.
Rasulullah (a.s.)‘dan şöyle rivayet olunuyor:
"İsrâiloğulları arasında zulüm yaygınlaştığı zaman onlardan biri, diğerini bir günah işlerken görür ve önce o işten sakındırırdı. Fakat ertesi günü, o adamla oturup kalkabilmek, yiyip içebilmek (menfaat sağlamak) için gördüğü kötülükten sakındırmazdı. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak onları birbirine düşürdü ve haklarında: İsrâiloğulları'ndan olup da küfredenlere Dâvûd'un da, Meryemoğlu İsa'nın da diliyle lânet olunmuştur. Bunun sebebi, isyan etmeleri ve ifrata sapmaları idi. Onlar, işledikleri herhangi bir fenalıktan birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Yapmakta devam ettikleri (o hâl) ne kötü idi! (5/ Mâide, 78-79) âyetlerini indirdi. Evet, siz de, ya zalime engel olursunuz ve onu hakka çekersiniz; ya da bu durum sizin başınıza da gelir. " (İbn Mâce, Fiten, 20; Tirmizî, Tefsîru Sûrati'l-Mâide, 7)


Davet faaliyetinin müspet netice vermesi için, bu işin plânlı, programlı, metodlu ve muntazam bir şekilde yapılmasının gerekli olduğu, şüphe götürmez bir gerçektir. Davetçi, gayesine ulaşabilmek için sıhhatli ve doğru olan usûl ve metodlara başvurmak zorundadır. Şayet metod, hatalı ve uzaklaştırıcı ise sadece dâvânın yüceliği yetmez. Bu bakımdan davette metod, davetin önemli bir parçası sayılmalıdır.
"(İnsanları) rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et. Onlarla mücadeleni en güzel (yol) hangisi ise onunla yap. " (16/ Nahl, 125);
 "Ehl-i kitap ile ancak en güzel (metod) hangisi ise onunla mücadele ediniz. " (29/ Ankebût, 46);
"De ki (habîbim:) işte bu, benim yolumdur. Ben (insanları) allah'a (körü körüne değil) bir basîret üzere davet ediyorum. Ben de, bana tâbî olanlar da (böyleyiz). " (12/ Yusuf, 108)

İslâm davetinin ilk tatbikçisi ve rehberi olan peygamber efendimiz (s.a.s.) de yaşayışı, davranışı ve sözleriyle davet faaliyetinde metodun önemini vurgulamış, bu konuda en güzel ve en geçerli örnekleri vermiştir. Çevreye davet için görevli olarak gönderdiği ashâbına(selam üzerlerine olsun):
 
" Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz. " (Buhârî, Cihâd, 164)
Buyurmaktadır.

Peki, günümüzde kaç İmam, anne, baba vs. Bu ayetleri uygulamaya geçirmiş?

Cevabımız: tabiiki çok az, bunun nedenlerinden en önemlisi dinimizi: atalardan olduğu şekliyle/ yanlış olma ihtimalini (Kur’an ve sahih sünnetle) ölçmeksizin öğrenmemizdir.
Onlarca cemaatin hakkın kendisinde olduğunu iddia ettiği bir dönem de hepsi hakkı söyleyemeyeceğine göre; –aralarındaki tezatlıklar malumunuzdur- tek çare İlk Kur’an nesline dönmektedir. Onların temel kaynağı: Allah’ın kitabıydı. Allah rasulu (s.a.s) ise bunu en güzel yaşayan ve tebliğ eden kişiydi. Onun da uyduğu tek ölçü: şüphesiz Kur’andı. (Bkz: 46/Ahkaf9, 6/En’am50, 53/Necm3)
Anlaşılması kolay kılınmış (54/17) hayat kılavuzumuz (17/9) Kur’an, Allah rasulleri Harun (a.s.) ve Musa(a.s.)’a, insanlar üzerinde Rablik ve İlahlık taslayan azgın Firavun'a bile yumuşak sözle daveti ulaştırmayı öngörmüştür:
20/ TAHA 23-24:
İkiniz birlikte doğruca Firavun'a gidin; çünkü o gerçekten her türlü ölçüyü aşmış bulunuyor!
Ama onunla yumuşak bir dille konuşun ki, o zaman belki aklını başına toplar, yahut [böylece, en azından kendisine] gözdağı verilmiş olur.”

Demek ki rabbimiz çok azgın bile olsa muhatabımıza tebliğ yaparken yumuşak konuşmamızı istiyor. Lütfen bu ayet üzerinde kafa yoralım.

Bir hadisle ilk yazımızı bitirelim. İnşallah sonraki yazımızda tebliğde yöntem üzerinde duracağız.
"Kim, bir hidayete davette bulunursa, o hidayete uyanların elde ettiği mükafatın tamamına, çağıran da erişir." (Müslim, İlim 16; Tirmizî, İlim, 15)
Rabbim bizleri, Rasulullah (a.s)ın müjdesine erişenlerden, tebliğini güzel yapanlardan ve değerlerini güzel savunanlardan eylesin.
Tebliğ üzerine faydalandığım ve okunmasını tavsiye ettiğim eserler:
·         Hz. Muhammedin Hayatı Ve İslam’a Daveti, Celaleddin Vatandaş, Pınar Yay.
·         Kur’anda Tebliğ ve Eğitim Psikolojisi, Mehmet Şanver, Pınar Yay.
·         Rasûlullah'ın İslâm'a Davet Metodu, Ahmed Önkal
·         Yürek Fethi, Mustafa İslamoğlu, Denge Yay.
·         Yoldaki İşaretler, Şehid Seyyid Kutub, Pınar Yay.

Yapıcı eleştirilerinizi beklerim: [email protected]

Paylaş X Facebook

Yorumlar 5

U uğur KÖKCÜ 01 Ocak 2012

Selamların en güzeli Esselami aleyküm Süleyman kardeş, ellerine ve yüreğine sağlık güzel bir yaz olmuş. Rabbim hakkı ile istifade eden samimi kullarından eylesin AMİN. bizim en büyük sorunlarımızdan biri de ne istediğimi net olarak bilemememizdir. Davet ile uğraşanlar kardeşler bile yöntem farklılıları yüzünden bir araya gelememektedirler. Bu durum çok üzücü bir durumdur. Rabbim basiret nasip etsin. Bizler yine de senin yazında da belirrtğin gibi nahl suresi 125. ayette olduğu hareket etmeye çalışacağız inşaallah. Davetçiler şunu çok iyi biliyordurlar ki, her insana aynı reçete ile gidilmez. mümkün olduğu kadar elimizde doktor misali reçeteler olmalı. karşımızdaki insanla konuşmaya başaladan önce o insanın fikri biyografisi hakkında bilgi sahibi olmaya, onu anlamaya çalışmalıyız. bu yapmadan direkt olarak yargılamaya kalkar isek O insan bu durumdan rahatsız olur ve O insanın intiharına (mecaz anlamda) sebep olabiliriz. bir daha bizimle bir araya gelmek istemez. Adeta bizi gördüğü zaman yolunu değiştirmek ister. ve bizim de O insana bir daha ulaşmamız imkansız hale gelir.
Selam ve dua ile...

İ İRFAN MEKTEBİ 01 Ocak 2012

SÜLEYMAN KARDEŞİM DİLİNE SAĞLIK DAVET YÖNTEMİNİ ÇOK GÜZEL İFADE ETMİŞSİN . GÜNÜMÜZDE UNUTLMAYA YÜZ TUTMUŞ Bİ KONUDA YAZMIŞSIN ÇOK İSABETLİ OLMUŞ .KENDİMİZİ BU KONUDA ÇOK GELİŞTİRMEMİZ LAZIM .ALLAH KOLAYLIK VERSİN .

H hayrettin küçük 01 Ocak 2012

İslama davet konulu yazınızı çok beğendim bu kadar önemli bir konu bu kadar güzel anlatılır devamını bekliyoruz saygılar ....Allah tüm müslümanları korusun

B Burhanettin Öztaş 01 Ocak 2012

S.a Süleyman kardeşim önemli bir o kadarda muztarip olduğumuz bir konuyu hakkıyla dile getirmişsin.Esasen bu yazıyı daha önce okumuştum ancak bir satırda olsa yorum yazmak bence yazının son noktası olsa gerek.Noktayı koyan arkadaşlarımızdan Allah razı olsun... Davette yapmış olduğumuz ince ama göze batan hatalar İslamı da derinden sarsmakta,yapılmış olan hatalrın yada devam etmekte olan günahları ‘neden’ kavramının içine sokuşturmakta üzerimize yok.Akabinde bireysel verilen tepkiler bireysellikten çıkıp bir gruba mal edilmeye çalışılıyor ki buda doğaldır.Çünkü her fert bağlı bulunduğu grubu temsil eder,yapılan bireysel hatalar kişiye değil gruba mal edildiği için özellikle davet üzerine daha çok bilgi alımında olmalıyız ki zarar gören biz olsakta ayakta olan onlar olsun...VESSELAM...

M mustafa çavdar 01 Ocak 2012

sağol hocam ne kadar iyisin
daha hala davet metodunu benimseyen arkadaşlar varmış
kusura bakma varmış dedim
davet edenler KURANA değil de cemaatlarına, guruplarına çağırıyorlar
inanki o kadar duygulandım ki
haydin KURANI KERİMİN rehberliğinde davet edelim
yaşayarak
ALLAHa emanet olun

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Süleyman DİLMEN — diğer yazıları

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.