İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
Ahmet ÖRS
Ahmet ÖRS
04 Şubat 2009

Davos Çıkışının Unutturduğu

Siyonist çetenin Filistin’deki işgalini tanımak ya da tanımamak meseleyi değerlendiren, net bir şekilde ortaya koyan bir ölçüttür. Kimse farklı analizler yapmaya kalkmasın.

04 Şubat 2009 2 dk okuma 3,9B okunma
100%

Başbakanın Davos’ta siyonist çetenin reisini paylaması kabul edilmeli ki önemli bir olaydır. Diplomasi kurallarını alt üst eden tavırları esasen başbakanın karakterine uygun davranışlar olarak çok da garip değildi ancak beynelmilel bir arenada ortaya konan tepki dünya gündemini sarsmaya yetti de arttı bile.

 

Acaba talih başbakandan yana olan tavrını sürdürüyor mu yoksa yaşananlar Allah’ın bir müdahalesi midir, bilemiyorum. Oy hesabı yapanlar için süreç fevkalâde başbakandan yana ilerliyor. Yıllardır konjonktür başbakanı kolladı, hakimiyetini artırdı, kollamaya da devam ediyor.

 

Peki Allah’ın müdahalesi nedir? İsrail-Suriye görüşmeleri Türkiye’nin Ortadoğu’da öncülüğünü yapmaya çalıştığı barış projesinin en önemli ayağı olarak görülüyordu. Üzerine vazifeymiş gibi -bilemiyoruz belki de vazifelendirilmişlerdir- siyonist çeteyi meşrulaştıracak barış görüşmelerine öncülük etmesi hükümet için tarihi bir hata olmuştur. Gazze direniş sürecinin sıcaklığı bu gerçeğin gözden kaçmasına neden oldu.

 

Arap ulusalcılığı kaygısı ya da zayıf toplumsal tabanını sağlama almak amaçlarıyla Esad rejimi yılardır Hamas, Hizbullah gibi siyonizme karşı mücadele eden İslami Hareketleri Suriye’de barındırıyor. Muhtemel bir İsrail barışında bu güçlerin Suriye’de barındırılmasına müsaade edilmeyecektir. Nitekim İmad Muğniye suikasti de birçok yazar tarafından gerçekleştiği dönemde bu çerçevede değerlendirildi.

 

Türkiye hükümetinin Suriye-İsrail barış görüşmelerine verdiği aşırı önem Gazze’ye düşen bombalarla boşa çıkınca birçok gelişme de önceden hesaplanmadığı şekliyle cereyan etti. Aldatılmışlık psikolojisini haddinden fazla yaşadığını gözlemlediğimiz başbakanın, hatasını anlayıp böyle bir girişimde bulunmaktan derin bir pişmanlık duyduğunu söylemesini bekliyoruz.

 

Allah’a şükür ki şimdilik Suriye-İsrail görüşmeleri donduruldu. İsrail’i tanımayan birkaç Arap ve İslam ülkesinden biri olan Suriye’yi böyle bir sürece sokmak ya da ona alet olmak başbakan ve hükümetin Filistin mücadelesi için büyük bir ihaneti olacaktı ama Allah onların oyunlarını bozdu, çabalarını boşa çıkardı.

 

Hükümetin siyonistleri tanıyan ya da tanımayı yaygınlaştıran tavırlarını görmeden Davos’taki -tek başına değerlendirildiğinde- herkesin takdir edeceği tepkiyi merkeze alarak siyasi analizler yapmak, İslami tavırlar geliştirmek son derece problemli bir tutum olacaktır. Vicdanların hassasiyetlerini takdir etmeyi somut sorumlulukları aşar bir tarzda yapmak hakikati gölgeleyecektir.

 

Siyonist çetenin Filistin’deki işgalini tanımak ya da tanımamak meseleyi değerlendiren, net bir şekilde ortaya koyan bir ölçüttür. Kimse farklı analizler yapmaya kalkmasın. Cesur ve kararlı bir şekilde “İsrail yok olmalıdır” diye haykırmadıkça vicdanın harekete geçmesinden başka bir şey olarak değerlendirilemeyecek davranışların avuntusuna teslim olarak yaşamak zorunda kalacağız.

 

Bütün gücümüzle süreci o noktaya doğru zorlamak boynumuzun borcudur. 

Paylaş X Facebook

Yorumlar 5

Ö özhan uçan 01 Ocak 2012

Hükümetin siyonistleri tanıyan ya da tanımayı yaygınlaştıran tavırlarını görmeden Davos’ta -tek başına değerlendirildiğinde- herkesin takdir edeceği tepkiyi merkeze alarak siyasi analizler yapmak, İslami tavırlar geliştirmek son derece problemli bir tutum olacaktır. Vicdanların hassasiyetlerini takdir etmeyi somut sorumlulukları aşar bir tarzda yapmak hakikati gölgeleyecektir.

çok doğru bir değerlendirme Allah razı olsun hocam

S sevde 01 Ocak 2012

Erdoğanın israil yok olmalıdır diyeceği bir günümü bekliyorsunuz.Siz bütün gücünüzle süreci o noktaya doğru zorlayacaksınız.Sizleri tanıdığım kadari ile böyle bir yapınız yoktu.Böyle bir umudun oluşması erdoganın çıkışından sonra oldu sanırsam.firaset gerçektende müminin yitik malıdır.Allah inşsallah müminlere feraset nasip etsin.(firaset; “hadiselere ve eşyaya iman nuruyla bakmak, perde arkasındaki gerçekleri görüp hissedebilmek demektir.” ...)

C cemil arslan 01 Ocak 2012

Değerli kardeşim, öncelikle gayet net ve objektif bir değerlendirme yapmışsınız. Önemli olan nokta; gayet tabii ki, sözlerden çok davranışlardır. İnşaallah bundan sonra da bu tür sözlerin ve sonuçta davranışların devamı gelecektir, diye temenni ediyorum. Aksi taktirde, yüksek sesle dile getirilenlerin, bağırıp çağırmanın çok fazla da ehemmiyeti kalmıyacaktır, saygılarımla...

Ş Şükrü Hüseyinoğlu 01 Ocak 2012

Evet, meselenin özü, siyonist gasbın meşru görülüp görülmemesidir. Tamamen gasba ve işgale dayalı emperyalist bir dayatmadan ibaret olan “İsrail”i tanımak, en büyük suç ortaklığıdır.

“Suriye-İsrail barışı” veya “İsrail-Filistin barışı” söylemleri, İslam toprağı Filistin’e yönelik emperyalist ve siyonist gasbı meşrulaştımaya yönelik işbirlikçi söylemlerdir.

Bir eve hırsız girmişse orada söz konusu edilebilecek yegane “barış”, hırsızın evi terk etmesidir.

S SÜLEYMAN DİLMEN 01 Ocak 2012

60 YILDIR EVİMİZE, NAMUSUMUZA TECAVÜZ EDENLERİ ALLAH KAHRETSIN
AMA BIZE DE DUSENI YAPMAYI SEYTAN UNUTTURMASIN
BASBAKAN IYI KONUSTU AMA IYI ÇALIŞACAK MI FILISTIN ICIN GORECEGIZ?
KONUSMASAYDI VE CALISSAYDI DAHA COK SAYGI DUYARDIK VE ONU DUAYLA ANARDIK HERHALDE
ALLAH BU KONUYA FERASETLE BAKMAMIZA VESILE OLAN AHMED ABI’DEN RAZI OLSUN

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Ahmet ÖRS — diğer yazıları

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.