İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
Ziyahan ALBENİZ
Ziyahan ALBENİZ
15 Ekim 2008

Elleri Soğuyasıcalar!

Nihayet insan kanının devletin kırmızı çizgilerinden daha kırmızı olduğu anlaşılıyor. Bugüne kadar, hep “güvenlik kuvvetlerinin elleri soğumasın!” diyerek saklanılan, kollanan zalimler, yürekli ferahlatmasa da yüreklere su serperek, görevlerinden kısa bir süreliğine alındılar.

15 Ekim 2008 2 dk okuma 2,9B okunma
100%

“Ey iman edenler adil şahitler olarak Allah için adaleti ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızdan haberi olandır." (Maide:8)

Çok şükür, bugünleri de gördük.. Biraz şaşkınız, ama daha çok sevinçli. Nihayet insan kanının devletin kırmızı çizgilerinden daha kırmızı olduğu anlaşılıyor.  Bugüne kadar, hep “güvenlik kuvvetlerinin elleri soğumasın!” diyerek saklanılan, kollanan zalimler, yürekli ferahlatmasa da yüreklere su serperek, görevlerinden kısa bir süreliğine alındılar.

Olayı hatırlayalım... Hapishanede bir genç önce Jandarmalar, ardından da gardiyanlar tarafından işkenceye uğruyor.. Ve hayatını kaybediyor. Adalet Bakanı devreye giriyor ve maktulun ailesinden devleti, hükümeti ve şahsı adına özür diliyor!

Peki ya davanın gizlilik ile yürütülmesi karşısında ne yapacağız?

Biliyorsunuz ülkemizde yargı daha çok bir kargı (sivri uçlu bir mızrak) görevini görüyor. Davaların, yargıya intikali gerekçesiyle bir kargı göğüslerimize doğrultulup, bilgilenme, bilgi edinme ve kamuoyunu bilgilendirme hakkımız gasp ediliyor.

Peki ne olacak bunun sonunda? Adalet Bakanı'nın, hiç değilse, Bakan'ı olduğu kurumun ADINA yakışır bir tavır sergilediğini teslim edip, kendisine teşekkür ediyoruz.

Görevlilerin görevlerinden kısa bir süreliğine alınmaları değil, men edilmeleri; ve suçu kapsayan bütün ceza maddeleriyle yargılanmaları gerekiyor..

Bu kadar mı? Tabii ki hayır! Engin Ceber'in dağıtımını yaptığı Yürüyüş dergisinin, sokak satışında polisin açtığı ateş sonucu yaralanarak felç olan 17 yaşındaki Ferhat Gerçek davasının da üzerine gidilmeli, sorumlular hakkında gerekenler yapılmalıdır.

Adalet toplumsal yaşamın, birlikte yaşamanın önkoşuludur..

Yıllar önce yine devlet görevlileri tarafından vurularak öldürülen Uğur Kaymaz için yazdığım bir şiirle bitirmek isterim:

“umurunda olmalı acı

 umurunda olmalı yitirmesi rengini insan gözlerinin

 umarın da olmalı!

 SABUN KÖPÜĞÜ DEĞİL GÖZYAŞLARI!”

Paylaş X Facebook

Yorumlar 5

D düşmana inat ayakta duranlar 01 Ocak 2012

vaybe ziyahan albeniz her ne kadar kaysada ayakların düşmemek için tutunuyorsun avuçlarındaki son zeytin dalına, bırak bu yazıları devrimcileri savunmak senin işin değil, yalnışlarınız bu gün de değil dünde değildi, hz. muhammedin dağmadı ve yiğeni değilmiydi kılıçla islamı yayan arap topraklarında. sen gelecek kaygılarındaki maddesel çıkarlarına bak bunun için değiştirmedin mi tüm inançlarını. bırak devrimcileri biz savunalım sana zeval olmaz....

I iğdiş bedevi 01 Ocak 2012

biraz saygılı olmak yeterli.kimin neyi savunduğu sadece kendisini ilgilendirir.yazı insanlığa yapılan saldırı eleştirmiştir.insana yapılmış olan saldırıyı eleştirmek her düşüncenin hakkıdır.hiçbir düşüncenin tekelinde de olamaz

N Nejat Dost 01 Ocak 2012

böyle bir yorumun yayınlanmaması gerekirdi. Zira yorumcu fikir tartışması yerine saldırıyı tercih etmiş. Böyle bir aşağılama/uslup bize ait değil/olamaz. Eğer yazarla herhangi bir fikri ayrılığınız varsa bunu özel olarak halledin ve bu tür ortamlarda ondan bahsedin. Arkadan saldırmak devrimciliğe yakışmaz. Devrimciler yada bir başkası kimsenin tekelinde değil. İsteyen istediği doğruyu/kişiyi savunur istediği yanlışı ortaya koyar. Ama sizin yaptığınız gibi değil. Yorumcunun üslubunu bir devrimci savunucusuna(!) hiç yakıştıramadım. Ziyahan Albeniz’e önerim şu; bu yorumu hiç dikkate almasın. Zira bu uslupta hiç zeka karinesine rastlamadım.

E el fuser 01 Ocak 2012

Hah hah ha! Hatta hoh hoh ho... İnsanların hassas olduğu manevi duygularıyla uğraşmak mı devrimcilik? Keşke İslam konusunda bir şeyler söylerken Ali Şeriati gibi tarihsel materyalizm referanslı bir yazını okusaydık. Ama bu yiğenlerle, dağmadlarla zor gibi geliyor bana....

S Salfort 01 Ocak 2012

“düşmana inat ayakta duranlar ” imiş. Acaba düşmanın kim dostun kim? ne için mücade veriyorsun? mücadelene ne kadar sadıksın ?

Yazarla mücadele edeceğine yazdığı konuyla ilgilenseymiş “düşmana inat ayakta duranlar ” isimli arkadaş daha ahlaklıca olurmuş. Yazık ki kişiler kim olduklarını, nerede durduklarını ve ne için mücadele ettiklerini olaylar içersinde unutup herşeyi birbirne karıştırıyorlar.....

Mücadeleinin yeri saklanarak yazılara yazarlara karşılık vermek değildir.... Hoş bunu öğretecekde değilim

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Ziyahan ALBENİZ — diğer yazıları

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.