İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
13 Ağustos 2010

Ercümend Özkan Farkı

Bugünlerde güçlü esen ve önüne geleni savurup götüren müesses şirkin ılıman rüzgârlarına karşı direnç gösterenler arasında Ercümend Özkan’ın rahle-i tedrisatından geçen insanların yoğunluğunu görünce, onun kıymetini bir kere daha takdir ediyoruz, bıraktığı mirasın önemini yeniden kavrıyoruz.

13 Ağustos 2010 2 dk okuma 11,2B okunma
100%

Tevhid akidesini gereği gibi anlayınız ve ona toz kondurmayınız. Şirk veya küfür niteliği taşıyan şeylerden onu titizlikle koruyunuz... Kendinizi kontrol ediniz. Demokratik, laik ve her tür sol pisliklerden temizleyiniz ve temiz tutunuz kendinizi. Allah önce akidesi temiz (kirlenmemiş) olanları sevmektedir. (Ercümend Özkan / Gençlere Tavsiyeler'den)

İstikamet üzere olmakla istikamet üzere kalmak arasındaki farkı iliklerimize kadar hissettiğimiz günler yaşıyoruz.

 

Müesses şirkin hasımâne yüzüne karşı dimdik ayakta duran nicelerinin, aynı şirk hısım kisvesiyle manevralar yaptığında duruş ve istikametlerini şaşırdıklarına tanık oluyoruz.

 

Kırk yıllık İslami uyanış sürecinde biriktirilen onca bilgi, bilinç ve argümanın, müesses şirkin birkaç hısımâne manevrasıyla yerle yeksan olduğunu, temel argüman ve iddiaların bir kenara terk edilip nöbet yerlerinden uzaklaşıldığını görüyoruz.

 

Bugüne kadar esen nice sert rüzgârlar karşısında ayakta kalmayı başarmış kırk yıllık birikime rağmen, şirkin ılıman rüzgârlarına karşı ayakta kalanların iki elin parmaklarını geçmemesi oldukça düşündürücüdür.

 

Gelinen bu içler acısı noktada, yaşadığımız coğrafya ve zaman dilimi açısından “istikamet üzere kalmak” denilince ilk elde aklımıza gelen, hep o yönüyle yâd ettiğimiz, gıpta ile andığımız Ercümend Özkan’ı (Allah’ın rahmeti üzerine olsun) bir kere daha hatırlamamak elde değil doğrusu.

 

İslami bilinçle donandığı 60’lı yılların başından itibaren müesses şirkin tüm hallerine karşı duruşunu muhafaza eden, şirkin hasımâne yüzüne olduğu gibi zaman zaman öne çıkan hısımâne yüzüne de asla meyletmeyen, tevhidî duruşunu hiçbir rüzgâra kaptırmayan bir istikamet öğretmeni olarak yaşadı ve öylece Rabbine yürüdü Ercümend Özkan.

 

Bugünlerde güçlü esen ve önüne geleni savurup götüren müesses şirkin ılıman rüzgârlarına karşı direnç gösterenler arasında Ercümend Özkan’ın rahle-i tedrisatından geçen insanların yoğunluğunu görünce, onun kıymetini bir kere daha takdir ediyoruz, bıraktığı mirasın önemini yeniden kavrıyoruz.

 

İslami bilinçle tanışmasında Ercümend Özkan’ın İktibas’taki yazıları ve “İnanmak ve Yaşamak” adlı ilk kitabının büyük payı olan biri olarak, onun bugünlere de etki eden istikamet eksenli duruşunun daha çok gündemleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 13

O Orhan Albayrak 01 Ocak 2012

Hem eline hem yüregine saglık kardeşim.Ama benim içim acıyor.Sanırım ekine kurt düştü.

I ilyas metin 01 Ocak 2012

Derdini anlıyorum kardeşim.sözü dinleyip en güzeline degil,en gürüne en güçlüsüne uyuluyor artık.Ercümend özkandan bahsedince yüzü gerilen suratı asılan nice arkadaşları var.Vay be dünyanın geçici heyacanları nice çınarları devirdi.
selamlar

A Adatepeli 01 Ocak 2012

Allah razi olsun Sükrü kardesim,

zeminin bugünlerde kayganlastigi bir ortamda Ercümend abiyi anmak onun istikrarini ve dik durusunu gündemlestirmek ne güzel, suan itibariyle gündemle ilgili kafasi karisik olan müslümanlara Ercümend abinin Tevhid konusundaki titizligini ve durusunu anlatmak gerekiyor...

Sükrü kardesim yazilarini/durusunu, Hüseyin Alan ve Mehmet Pamak abilerin yazilarini/duruslarini takdir ettigimi söylemek istiyorum Allah (c.c) yar ve yardimciniz olsun...

İ İSMİ MECHUL 01 Ocak 2012

müslümanların birbirlerini hayırla yad etmesi kadar güzel bir şey yoktur. Allah sizden razı olsun degerli kardeşim. Lakin yazı biraz eksik kalmış. duruşlarını bozmadan mücadelelerini halen hayatta veren diger agabeylerimizin de anılmasını isterdik. zira bugün halen yaşayan ahmet kalkan, hasan karakaya, mehmet pamak, beşir eryarsoy, kul sadi yüksel vb diger degerli buyüklerimiz de takdiri hakk ediyorlar. ve inanıyorum ki yüce Allah onları inşallah takdir etmiştir
bu vesileyle bizlerde bu büyük davanın yılmadan bozulmadan savunuculugunu yapan isimleri yad etmek istedik
birde abi fark ercümen özkan farkı degil fark mesajı hakkıyla anlayıp hayata aktarma farkıdır. yani fark insanda degil davadadır.
tekrardan ercüment özkan ve diger yazdıgımız isimleri hayırla yad eder rabbimizden onlara bol bol hayırlar ihsan etmesini dilerim
kadir şinaslıgınız içinde teşekkürler
tagutların sisteminde zorlugu rahatlıga tercih eden tüm yiğit kardeşlerimize selamlar
zindan bunların beni davet ettiklerinden daha hayırlıdır diyenlere ne mutlu

S sezai bünyamin 01 Ocak 2012

siz yazılarınızla sloganlarınızla değişim istiyorsunuz ve sistem ben değiştiriyorum diyor siz ise değiştirin ama benim oyumu beklemeyin diyorsunuz bu çelişki değilmi...
düşünün mekkede müslümanlar diri diri toprağa gömülen kız çocukları gündeme getiriyorlar ve darunnedve diyorki oylama yapalım ve müslümanlar biz istiyoruz ama oylamaya katılamayız diyorlar...
ucuz şirk-tevhid anlayışınadan uzaklaşalım..
müslümanlar sevinecekleri işi yaparken sistemin bayraktarlığını yapmadıktan sonra sorun olmaz yapılan birşeyle cennete yine yapılan başka birşeyle cehenneme sokulan anlayış ne kadar tutarlıdır...önemli olan hayatınızda sizi kuşatan ve mücadele ettiğiniz alandır...selam ile...

EDİTÖRÜN NOTU: Sayın Sezai Bünyamin, “ucuz şirk-tevhid anlayışı” ifadeniz açıkça hakaret içermektedir. Lütfen yorumlarınızda düşüncelerinizi ifade etmekle iktifa edin. Kimsenin kimseye hakaret etmeye hakkı yoktur.

E erhan 01 Ocak 2012

değerli kardeşim hüseyin,
bir gerçekliği böylesine güzel, içten ve yalın olarak tesbit ve teslim ettiğiniz için sizi yürekten tebrik ediyorum.
erhan aktaş

A Ahya Aras 01 Ocak 2012

Orhan kardeş, hiç için/içiniz/içimiz acımasın, ekinde kurt her zaman olur zaten. Olacaktır da, bitmeyecektir. Biz, ekinin kurtlardan korunabilen kısımlarına bakalım. Şu anda yeryüzünde ve bilhassa üzerinde yaşadığımız coğrafyada asla küçümsenmemesi gereken, Fetih suresinin ekin temsiline namzet ‘ekin’lerimiz var. Bundan dolayı rabbimize ne kadar şükretsek azdır.
İlyas kardeşimize de demek isterim ki, Ercümend Özkan ismi anılınca suratı asılan kimseleri çok dert etmeyelim. Onların da hakikati görmeleri için dua edebiliriz. Hakikatin gücü, bildiğimizden de kat kat daha fazladır. Sözü dinleyip, en güzeline uyanların sayısı emin olun ki çok fazladır.

A Ali Ruşen 01 Ocak 2012

Tevhid ve şirk anlayışının ucuzluğu nasıl olur bilmiyorum ancak herhalde ucuz söylemleri bırakalım denmek isteniyor. Böyle de olsa ve yanlış bir anlatım ve hatalı bir uslup kullanıldığı hüsn-ü niyetiyle yaklaşmaya çalışsak bile yine de bu tabir islami kişiliğe uygun bir tabir değil.
Tevhid ve şirk mücadelesi Hz.Adem’den beri varalon ve kıyamete kadar devam edecek, şirkin binbir kılığa girdiği bir mücadeledir. Hz.Nuh tam 950 sene bu gerçeği bıkmadan usanmadan toplumuna ulaştırdı. Bunun gibi resullerin tamamı bu gerçeği toplumlarına ulaştırdılar. Kimi bu yolda yurdundan çıkarıldı, kimi işkence gördü ve kimi de öldürüldü. Ancak hiçbiri ilahi yöntemin dışına çıkmadı. Uzlaşmadı ve uzlaşma tekliflerini reddetti. Hz.Peygamberin servet ve liderlik teklifine verdiği cevabı ‘bir elime ayı bir elime de güneşi verseler ben yine de bu davadan vazgeçmem’ şeklinde değil miydi? Vazgeçmesini istedikleri tek şey kendi inançlarına ve düzenlerine getirdiği eleştiri idi. Sen bizi reddetme biz seni kabul edelim beraberce yönetim ve zenginliği paylaşalım diyorlardı.
Tevhid bütün varlığın ve hayatın özüdür. Varlık ve hayat bu kavram üzerine kuruludur ve bu kavram üzere sona erecektir. Düşünce, duygu,kültür, medeniyet, ekonomi, ahlak, yasalar, eğitim, siyaset, değişim ve sabitlik,... Tüm hayatı ilgilendiren konular ya Tevhidi bir anlama sahiptir veya bugün adı ne olursa olsun şirki bir muhtevaya sahiptir. Dolayısıyla eğer değişim konusunu değerlendireceksek yine tevhide ve şirke göre değerlendirmek durumundayız. Tevhid nasıl bir değişim ister? Bir değişimin olumlu görünmesi tevihidi olduğu anlamına gelir mi? Tevhidin değişim yöntemi nedir? Allah’ın bir kavmi başka bir kavimle savması şeklindeki değişimle yeryüzünde düzeni sağlaması ile bir toplumun islami bir topluma dönüşmesi şeklindeki değişim aynı mıdır?

A Ali Rusen 01 Ocak 2012

Kuşkusuz şirkin de kendi içinde türlü türlü değişim ve dönüşüm şekilleri vardır. Zalim, baskıcı, zorba yönetimler sünnetullah gereği yerini görece daha iyi yönetimlere bırakırlar. Bu yasa tüm toplumlar için geçerlidir. Ancak tevhidi değişim başka bir şeydir. Tevhidi değişim bu genel değişim içindeki özel, nitelikli ve anlamlı bir değişimdir.
Bir örnekle açıklarsak bugün dünyada tesettür üzerinden bir değerlendirme mevcuttur. Bazıları İslami bir sembol olduğu için bunu yasaklamakta, bazılarıysa bireysel hak olduğu için serbest bırakmaktadır. Bu durumda müslümanlar bireysel hak olduğu için serbestliğini savunanlara elbette sempati duyacaklardır. Ancak bu liberal bir dildir. Liberalizm başörtüsüne de açıklığa da, eşcinselliğe de aynı gözle bakar ve hepsini bireysel hak olarak görür. Siz bir kere bu dili kullanmaya yöneldiniz mi sonra ne tevhid kalır ne de başka bir şey..
Dolayısıyla Şükrü Beyin yazısını -her ne kadar eleştirilecek başka noktaları olsa da- tevhid ve şirk ile ilgili getirdiği değerlendirmeden dolayı eleştirmek en hafif tabirle haksızlıktır. Bu kavramların gerçek değerini bilmemektir. Çünkü gerçekten şirk bazen suret-i haktan göründüğü için teşhisi ve ondan korunmak daha zordur. Ve bu konuda yazara katılmamak mümkün değildir. Şirkin ılıman rüzgarları ve hısımane şeklinde özgün bir ifadeyle dile getirilen tesbitler gerçekten yerindedir.

Selamlar

M m enes eşi fatma çınar 01 Ocak 2012

şirkle o kadar içiçe olmuş hayat lar varki onlara şirki tevhidi anlatmak onların anlamasını anlamak o kadar zorki inadı küfürle yaptıklarının dogru oldugunu savunmaları islam adı altında yaptıklarının en doğru olduğunu görmek benim canımı çok acıtıyor < onlar bilmiyor yarabbi< diyebilmeyi çok isterdim acaba bizler anlattığımızı yaşayamıyoruzmu ki örnek olamıyoruz yada çabuk pesmi ediyoruz hasan el bennanın cenazesini omuzlayıp cesaretle kaldıran kadınlar kadar olup cesaretle tevhidi anlatamıyoruz bir düşünelim bulunduğum ortamda gördüğüm kadarıyla çok zor çünkü geleneksel islam anlayışı insanları o kadar sarmışki çünkü onu yaşamak daha kolay geliyor insanlara hocalarının yap dediğini yapıyorlar yapma dediğini yapmıyorlar ne kadar kolay bir hayat öğrenme çabası yok araştırma hiç yok onların adına devlet düşünüyor zamanı gelince ben yaparım diyor hocaları anlatıyor onlar dinliyor soru sormayı bilmiyene bir şey anlatmak çooook zor soru sormayı hak aramayı istikamet ama dos doğru islam üzere olmayı rabbim nasip etsin

H hikmet erturk 01 Ocak 2012

Allah razı olsun kardeşim.Sizinde bu günlerde duruşunuzla müslümanlara örneklik teşkil ettiğinizi görüyorum.Allah karşısındaki esas duruşunuzu bozmamanız çok güzel.İnşallah bu samimiyetiniz yeni kardeşlerimizin etkilenmelerine sebep vede vesile olur.

F Filit 01 Ocak 2012

Bu gün İslam ümmetinin içinde bulunduğu bu çökmüş,parçalanmış halden nasıl kurtulunur.Müslümanlar ne zaman şerefli, izzetliydiler Hilafet varken o zaman yapılması gerekenlerin en önemliside budur hilafet için çalışmaktır.Peki bu çalışma tek bir kişi,ya da sadece alimlerin işimi.Tabikide değil bu bir kitleleşme işidir.Hz.Muhammed’in çalışma meetodudur.Yani İslam ümmetinin bu çökmüş hali bizi kalkınmanın tarifini bulma ihtiyacı doğuracaktır .Tabi bu tanım efradını cami ağ yarini mani olmalı bundan da öte bizi doğru kalkınmaya götürmeli.'Doğru Kalkınma’Takiyyuddin En Nebhani nin kitabı bize ışık tutacaktır.İşte hak ile batılın savaşında hakkın zaferi bu şekildegelecektir.

N nuri 01 Ocak 2012

okadar sarılmışız ki kimse yaptığının şirk olduğunu bile bilmiyor......Selam olsun...

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Şükrü HÜSEYİNOĞLU — diğer yazıları

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.