İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
Süleyman DİLMEN
Süleyman DİLMEN
24 Mayıs 2008

Fuhşiyyat Yayılıyor, Mücadele Etmeliyiz

Zinaya yaklaştıran birçok yol olduğu malumumuz. Ben bu yazıda daha çok gözü harama daldırmak tehlikesi ve buna karşılık gözü haramdan sakındırmak üzerinde durmak istiyorum.

24 Mayıs 2008 9 dk okuma 5,4B okunma
100%

Gerek cin, gerek insan şeytanlarından yüce Allah’a sığınır, çok merhametli, en iyi koruyucu Allah adına başlarım.

Neredeyse her gün okuduğumuz Asr suresinde anlatılan imanlı olma ve kalmanın gereği olarak birbirimizi uyarmalı ve kötülükten sakındırmalıyız.

“Asra yemin ederim ki
İnsan gerçekten ziyan içindedir.
Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.” (Asr Suresi)

“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Âl-i İmrân, 104  )

Ben de bu niyetle yola çıkarak yüce İslam ahlakının bel kemiğini oluşturan iffetli kalmanın gereklerinden biri olan zinaya yaklaşmamak bahsine değinmek istiyorum. Rabbim muvaffak etsin.

Zinanın çirkinliği ayan beyan ortada olduğu halde, onun bu kadar yaygınlaşması oldukça düşündürücüdür.

Hava sıcaklıklarının artmasıyla maalesef eski cahiliyyedekinden cok beter bir çıplaklık yine ortada. 

Zinaya yaklaştıran birçok yol olduğu malumumuz. Ben bu yazıda daha çok gözü harama daldırmak tehlikesi ve buna karşılık gözü haramdan sakındırmak üzerinde durmak istiyorum.

Lütfen Rasulullah’ın (s) isteği üzerine imanımızı yenileyelim.

Birbirimize hatırlatalım, özellikle de gözümüzü haramdan sakındırma gereğini, müminlere ya da mümin olmak isteyenlere, önce yakınlarımıza olmak üzere anlatalım.

Ben, Şükrü Hüseyinoğlu’nun tabiriyle “evlerdeki truva atı olan” televizyonu elhamdulillah evime sokmadım.
Çünkü reklam aralarında, haber sunumlarında bile aniden haram görüntüler yayınlanabiliyor. İnsanlar zamanla buna alışıyor. En kötüsü de harama bakmaya alışmak olsa gerek.

Çoğu zarar olan ve azıcık faydasını da başka yollarla edinebildiğim tv’yi o yüzden evime sokmadım. Tabi bizatihi tv makinesine karşı değilim, çok dikkatli olarak kullanılabilir belki. Ancak onunla yönlendirilmek istemiyoruz.

Gündemimizi Kur’an haberleri daha çok oluşturuyor bu sayede.

Mevzuya dönecek olursak, tv olmasa da özellikle yaz aylarında sokaklar, işyerleri, lise ve üniversiteler çıplaklıktan geçilmiyor.

Özellikle üniversiteler ilim, irfan yuvası olması gerekirken, adeta cehennemin bir şubesi olmak için yarışıyor.

Gecen sene umre ibadeti için gittiğim Haremi Şerif ve Mescidi Nebevi ve etrafında gözlerim bayram etmişti.

On dört gün bir tane saçı veya orası burası açık bayan görmedim elhamdülillah.

Bu bize ne katıyor. Bana Kur'an'ın manalarına daha yoğunlaşma ve günahlarımı fark etme imkanı oluşturdu. Tabi bu günahlara hüngür hüngür ağlayarak gönülden bir tevbe etme imkanı sundu.

Şimdi zinayla ilgili ayeti kerimelere geçelim:

"Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur." (İsrâ,  32)
  
Dikkat edersek direkt olarak zina değil zinaya yaklaşılması söz konusu ediliyor. Zinaya giden yol kapatılıyor.

Bu bize, zinaya yaklaşanın, zinaya düşme tehlikesinin korkunç boyutlarda olduğunu göstermesi bakımından pek manidardır. Zinanın çirkin bir hayasızlık ve çok kötü bir yol olduğunun belirtilmesi de zinanın ne kadar büyük bir günah olduğunu ifade etmektedir.

"Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tabi kimseler yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz." (Nur Suresi, 30-31)

Gözleri haramdan sakındırma, Kur’an ve sünnete göre kadın ve erkeğin örtülmesi gereken uzuvlarına bakmaktan kaçınmak manasındadır.

Hâlbuki bugün Rabbimizin tesettür emrine tabi olmayan erkek ve kadınlar gün geçtikçe sınır tanımaz bir şekilde artıyor.

Şimdi çıplaklık ve medeniyet ayrılmaz ikili (!) olarak telakki ediliyor.

Hatta göbeği açık, mini etekli, dar elbiseli tesettürlüler (!) bile görüyoruz artık.

Allah azze ve celle birçok günaha dünyada ceza öngörmezken, zinadan caydırmak için zani(zina eden)lere acımaksızın yüz değnek vurulmasını emrediyor.

"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dininde (hükümlerini uygularken) onlara acıyacağınız tutmasın. Müminlerden bir gurup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.

Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenmez; zina eden kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenir. Bu, müminlere haram kılınmıştır." (Nûr, 2-3) 

Ahiretteki cezaya gelince, zina, Kur’an’ın ebedi ateşle tehdit ettiği dört büyük günahtan biri. (Diğerleri: Allah’a şirk koşmak, faiz alıp vermek, haksız yere adam öldürmek)

"Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttukları) başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahı(nın cezasını) bulur;

"Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve onda (azapta) alçaltılmış olarak devamlı kalır." (Furkân, 68-69)

"Tabiinin büyük müfessirlerinden Mücahid “Onlar zina etmezler. Kim bunları yaparsa cezasını bulur” (Furkan, 68) ayetindeki “يلق اثاما” kelimelerini “Cehennemde irin ve kandan bir vadidir” diye tefsir etmiştir. İkrime de “اثاما” “Asam” kelimesini “cehennemde zina edenlerin kalacağı vadilerdir” diye tefsir etmiştir.

"Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlerini kabul et ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir." (Mümtehine, 12)

Yukarıda zikrettiğimiz açık ayetlere rağmen Pak Nebi Rasulullah (a.s.) adına süslü hadisler uyduruluyor.
Maalesef bu hadisler birçok sahih hadise de aykırı -diğer hadisler aşağıda gelecek-

İşte çok güvenilir bilinen Kütübi Sitte'de zinaya yaklaşmamak konusunda hadis arayayım derken, karşıma adeta zinayı sıradan bir hata gibi gösteren şu uydurma olduğu çok açık hadisle karşılaştım:

"Bana Cebrail aleyhisselam gelerek "Ümmetinden kim Allah`a herhangi bir şeyi ortak kılmadan (şirk koşmadan) ölürse cennete girer" müjdesini verdi" dedi. Ben (hayretle) "zina ve hırsızlık yapsa da mı?" diye sordum. "Hırsızlık da etse, zina da yapsa" cevabını verdi. Ben tekrar: "Yani hırsızlık ve zina yapsa da ha!" dedim. "Evet", dedi, "hırsızlık da etse, zina da yapsa!" Hz. Peygamber (sav) dördüncü keresinde ilave etti :"Ebu Zerr patlasa da - başka bir rivayette ise burnu kırılsa da - cennete girecektir." (Kütüb-i Sitte No: 7, http://hadis.ihya.org/ksitte.php?ara=zina&t2=hadis)

Oysa Kur'an'a göre şirk sadece teorik bir şey değildir. Mesela Kur'an heva ve hevesine tabi olmayı, o şekilde bir hayat yaşamayı da şirk olarak nitelendirmektedir. (Bkz. Furkan Suresi 43. ve Casiye Suresi 23. ayetler) Zina, heva ve hevesin ilah edinilmesinin bir sonucudur.

Yukardaki rivayetin uydurma olduğunu söylerken tabiî ki nefsime göre hareket etmiş değilim. Hz. Aişe annemizin de uyguladığı ve uygulanmasını istediği hadisin Kur’an’a arzı usulü yani metin tenkidi usulüne tabi olarak bunu söylüyoruz.

Bunun yanında rivayeti başka rivayetlere arz etmek de başka bir hadis usulü tekniğidir. (Geniş usul bilgisi için Muhammed Gazali, Nebevi sünnet Ekin yay, M. Hayri Kırbaşoğlu, Alternatif hadis metodolojisi- Kitabiyat yay. Hz Aişenin sahabeye yönelttiği eleştiriler, İmam Zerkeşi, Kitabiyat yay. Başvurulabilir.)

İşte Kuranla uyumlu, zinaya yaklaşmayı men eden hadislerden sadece birkaçı:

"Ebu Umame (r.a.)’den rivayet edilmiştir:

”Genç bir delikanlı Peygamberimizin meclisine gelerek “Ey Allah’ın Rasulü ! Zina etmem hususunda bana izin ver!” dedi. Bunun üzerine orada bulunanlar “Sus, sus!” diye onu engellemeye çalıştılarsa da, Peygamberimiz (s) “Bırakın da yanıma gelsin!” dedi. Gencin yanına gelmesi üzerine de ona “Annenin zina etmesi senin hoşuna gider mi?” buyurdu. Genç “Hayır! Allaha yemin olsun ki (hoşuma gitmez) Allah beni sana feda kılsın” karşılığını verdi. Hz. Peygamber “(Sen nasıl istemiyorsan) diğer insanlar da annelerinin zina etmelerinden hoşlanmazlar. Peki kendi kızının zina etmesi senin hoşuna gider mi?” buyurdu. Genç ““Hayır! Allaha yemin olsun ki (hoşuma gitmez) Ey Allahın resulü! Allah beni sana feda kılsın” cevabını verdi. Peygamber as bu kez “Sen hoşlanmadığın gibi diğer insanlar da kızlarının zina etmelerinden hoşlanmazlar. (Söyle bakalım) kız kardeşinin zina etmesi senin hoşuna gider mi?” dedi. Genç buna da “Hayır istemem ey Allah’ın Rasulü! Canım sana feda olsun. Tabii ki bunu da istemem” dedi. Hz. Peygamber’in “İnsanlar da kız kardeşlerinin zina etmesini istemez. Peki teyzenin zina etmesi senin hoşuna gider mi?” buyurması üzerine, yine “Canım sana feda olsun ey Allah’ın Rasulü! Bunu da istemem” cevabını verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber “Diğer insanlar da senin gibi, teyzelerinin zina etmelerini istemez” dedikten sonra mübarek elini onun omzuna koyarak “Rabb’im! Bu kulunun günahlarını bağışla, kalbini her türlü kötülükten arındır, Onu zinadan koru!” diye dua etti. Bundan sonra hiç kimse bu gencin kadınlara dönüp baktığını görmedi.” (Ahmed b. Hanbel, Taberani)

Zina eden kimse zina ederken mu’min olarak zina etmez. Hırsızlık yapan kimse hırsızlık yarken mümin olarak hırsızlık yapmaz. İçki içen kimse de içki içerken mü’min olarak içmez. (İbn Ebi Şeybe, Buhari, Müslim, ayrıca; Muttefekun Aleyh Hadisler, Hüner Yayaınları)

"İbn Mesud (r.a.)’den, Hz. Peygamber (s)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:
Nebi (sav)den “En büyük günah hangisidir” diye soruldu. Cevaben “Allah seni yarattığı halde, ona eş koşmandır.” Buyurdu. Ben “sonra hangisidir?” diye sordum. “seninle yemek yer (yemeğime ortak olur) korkusuyla çocuğunu öldürmendir” dedi. Ben yine “sonra hangisi” dedim. Buyurdu ki: “Komşunun hanımıyla zina etmendir”. Allah bunu tasdik etmek için “Onlar ki, Allah ile beraber başka bir ilaha ibadet etmezler; hak bir sebep olmadıkça Allah’ın haram kıldığı cana kıymazlar ve zina etmezler” ayetlerini indirdi." (Ahmed b. Hanbel, Abd b. Humeyd, Buhari, Müslim, Tirmizi, İbn Cerir, İbn Münzir, İbn Ebi Hatim, İbn Merduye, Beyhaki)

"Yine Hz. Peygamber (a.s)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Yedi zümreyi Allah gölgenin olmadığı (kıyamet) gününde kendi gölgesinde gölgelendirecek.
Adil imam (idareci, devlet reisi).
Allah azze ve celle’ye ibadet ederek yetişen genç.
Kalbi mescidlere asılı (mescidlerde namaz kılmaya düşkün) olan adam.
Allah için birbirini seven, bu yüzden bir araya gelip, ayrılan kişiler.
Güzellik ve zenginlik sahibi bir kadının davet ettiği ve “Ben Allah’tan korkarım” diyerek bu daveti reddeden adam.
Sadaka veren ve sadakasını sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek derecede gizleyen adam.
Yalnızken Allahı zikredip, gözlerinden yaş döken adam." (Buhari, Müslim)

Yukarıda hatırlattığımız ayet ve bu hadisler açıkça ortaya koymaktadır ki bir Müslüman, Müslüman ismini taşımaya devam etmek istiyorsa zinaya giden yolalrdan uzak durur, zinadan ateşten kaçar gibi kaçar. İnşaallah biz de onlardan oluruz. (Bkz. Furkân, 68 -69)

Bilindiği gibi Yusuf (a.s.) iffeti için zindanı tercih etmişti. Şu ayetler bunu bize haber veriyor: 

"Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi, kapıları iyice kapattı ve "Haydi gel!" dedi. O da" (Haşa), Allah'a sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz!" dedi.

Andolsun ki, kadın ona meyletti. Eğer Rabbinin işaret ve ikazını görmeseydi o da kadına meyletmişti. İşte böylece biz, kötülük ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için (delilimizi gösterdik). Şüphesiz o ihlaslı kullarımızdandı." (Yusuf Suresi, 23,24)

(Olumlu- olumsuz yapıcı eleştirilerinizi beklerim: [email protected] )

Paylaş X Facebook

Yorumlar 22

Y Yasir Gündüz 01 Ocak 2012

s.a süleyman abi,
bize bu konu hakkında bilgi veren ve ayetlerle de desteklenmiş bu güzel yazı için teşekkür ediyoruz
Allah Razı Olsun...kendine iyi bak

R ramazan 01 Ocak 2012

Allah Razı Olsun. Burada yazılanları bilenler varsa dahi hatırlatmak gerek, birbirimize sıkça hatırlatmalıyız...

O Orhan ALBAY 01 Ocak 2012

Selamün Aleyküm,
Kardeşim önce ellerine sağlık çok güzel olmuş.
Konuyu ayet ve rivayetlerle beslemen çok güzel olmuş.
Bunları kaynak belirterek vurgulaman yazının doğruluğunu pekiştirmiş.
Günümüz öyle bir hal haldıki yazında da bahsettiğin gibi kapalı bir bayan bile artık
gösterilmeyecek yerleri göstermekte, İnşallah yazılarının devamı gelir.
Bahsettiğin konuyu birde İnternet alemindeki zina olaylarına yer vermen belki farklı bir bakış açısı yaratacaktır.
Saygılarımla
Orhan A.

M Mustafa ERKAN 01 Ocak 2012

Girizgahınızdaki hislerinizle aynı hisleri aynı dönemde yaşıyor olmamız büyük tevafuk. Umreden yeni geldim ve inanın aynı şeyleri çok yoğun şekilde hissettim. Ve Ülkemde yapılmış büyük tahribatı farkettim. Allah düşünce ve hissiyatımızı işgal eden, böylesi manzaralardan ve İmanımıza bir bıçak gibi saplanan kadın çıplaklığından bizleri ebediyen muhafaza eylesin. Toplumumuza da iman bilinci ihsan eylesin. Allah hissiyatınızı artırsın.
Böyle samimi, yürekten çıktığı belli olan yazılarınızın devamını nasip etsin. Kaleminizin kuvvetini tezyid etsin.

A Ali 01 Ocak 2012

Devir hızını her konuda artırarak ilerliyor. Güzellikler de heryerde, çirkinlikler de. Çirkinlerin de en çirkinleri etrafımızda. Dışarı çıkmak mı çıkmamak mı karar vermek çok zor. Namazımızı, sadakamızı sıla-i rahimimizi, Kuran okumalarımızı, tefekkürümüzü kalkan edebilmeliyiz.

"Mü’min bir kimse beş şiddetin arasında kıvranmaktadır:
1. Kendisini kıskanan bir mü’min
2. Kendisinden buğzeden bir münafık
3. Kendisiyle dövüşen bir kafir
4. Kendisini dalâlete götüren bir şeytan
5. Kendisiyle çekişen bir nefis."

Allah cc Davut as’a buyurdu:
Ey Davut kulum! Arkadaşlarını şehvetlerin yemesinden korkut ve sakındır. Çünkü dünya şehvetleriyle ilgili bulunan kalblerin akılları benden perdelidir. Yani beni görmez.

İsa as:
Görmediği, gaib bir vaad için, hâzır şehvetini terkedene cennet olsun!

Peygamberimiz sav cihaddan gelen bir kavme:
“Sizlere merhaba! Siz en küçük cihaddan en büyük cihada döndünüz.” Denildi ki: “Ey Allahın Resulü! En büyük cihad da neymiş?”
Buyurdular: “Nefisle cihad etmektir.”

A Ali 01 Ocak 2012

İhya-i Ulum’id-din den alınmıştır.

E Emre 01 Ocak 2012

Gündemi yakaladığın ve bu gündemin bam teline vurucu nitelikte yazdığın bu güzel yazı ve yaptığın ikazlardan dolayı Allah senden razı olsun kardeşim. Rabbim gözlerimizi ve gönüllerimizi ifsat eden, maneviyatımızı zedeleyen bu tür fiillerden bizleri korusun.

Sokakların bir mezat olduğu günümüzde Rabbimiz nefsimizle girişeceğimiz cihadda bizleri galip eylesin.

SAĞOL KARDEŞİM....

K Kadir Yiğit 01 Ocak 2012

Abi, Allah senden razı olsun.Gercekten benım ve benım gıbıler ıcın cok onemlı bır konuya parmak basmıssın.Bu gunlerde gercekten havanın da etkısıyle adım bası acık sacık kızlar goruyoruz.ıster ıstemez aklımız bakma dese de gozumuz bakabılıyor.ben de bu konuda dıkkkat etmeye cakısıyorum ancak nefsımıze uydugumuz anlar da oluyor.senın yazını da okuduktan sonra da daha dıkkatlı olmaya karar verdım. insallah yazdıkların ve bıldıklerım bundan sonrakı zamanlarda hıc aklımdan cıkmaz.benım ve benım gıbıler ıcın dualarını eksık etmezsen cok sevınırım.

B burhaneddin öztaş 01 Ocak 2012

Esselemün aleyküm;
sevgili Allah dostu bir o kadarda adını andığımda Kur’an ve Allahı hatırladığım mahşerde de yanında haşrolmayı ümid ettiğim kardeşim. Çok önemli bir konuya temas etmişin. Zina hakkında çok şey yazılıp çizildi ancak okunduğu zaman kafanda soru işareti bırakacak tek nokta görmedim hakkıyla herkese tavsiye edebilirim bu yazıyı. Akla takılacak soru işareti yok. Emeğine yüreğine sağlık.. Yazılarının devamı temennisiyle.. Rabbime emanet ol

S Süleyman dilmen 01 Ocak 2012

Aleykum esselam,
Allah cümlemizden razı olsun inşallah. Her İnfak kendi cinsinden olmalı şiarınca bilgimizden infak etmek istedik. Dualarınızla beni çok sevindirdiniz. İnşallah Peygamberleri örnek alıp, Kur’an’a ve sahih sünnete göre amel ederiz. Söylediklerimiz sadece yazıda, ya da sözde kalmasın. Burhaneddin kardeşimin duası için estağfirullah demek istiyorum, bizim hatalarımız çok inşallah Allah’ın rasulleri ile ve son nefesine kadar hayatını imanına şahid kılmış dava şehitleriyle birlikte haşrolunuruz..

A aydın aydın 01 Ocak 2012

Zina,Hırsızlık ve Şirk konusunun geçtiği,nakledilen hadis konusunda söylenilenler,yazınız ile amaçladığınız her şeyi de öldürecek düzeyde...

Bilinirse,Günah-ı Kebair de dahil bütün fiiller “ef’ali mükellefin” kapsamındadır...Ef’ali Mükellefin olmak için de “müslüman olmak” şarttır...Kafirler, Ef’al-i Mükellefin’den değillerdir.Çünkü,onlar müslüman değillerdir.Onların mükellef oldukları ilk ve tek şey “iman” etmeleridir.İman etmeden ,cennet ya da cehennem için onlara bir başka teklifimiz yoktur ve olamaz.

Şirk konusu,hemen akledilmeli ki.“Kafir olma” ile aynıdır...Kişi,kafir oldu mu, tekrar iman etmeden ef’al-i mükellefin’den olmaz.Dolayısıyla,Hadis’in hedeflediği mananın,kişiye,zina ve hırsızlığı teşvik değil, şirke girmenin,kafir olmanın ve müslüman olmamanın dehşetini tehdit etmek olduğunu akletmek,zor olmasa gerektir.

Bir başka hadis’de..“Kişi kafir olmadan zina etmez” buyurulmaktadır.Yani,kişi,zina etmesi için,önce dinden çıkar ve sonra zina eder....Yani,önce “şirk” koşar ve sonra zina eder...Dolayısıyla,bu her iki hadis de aynı anlama gelir.

Peki ama...Zina eden kişi...Zina ettikten sonra,“gusül abdesti” alır ve gelir bizim yanımızda “namaz”a durur.

Nasıl olur?...

Bu da olur!...Kişi,Kelime-i Şehadet getirince müslüman olur da o yüzden.

Yani,kişi,zina etmek için kafir olur.Kafir olarak zina eder...Sonra,Gusül abdesti alır.Namaz’a durur.Namazda Kelime-i Şehadet getirir ve hükmen “müslüman” olur.

Bu sözlerden “zinayı teşvik” çıkarılırsa..o zaman “küfr” ve “şirk” konusu çok basite alınıyor demektir.

Herkeslere selamlar.

U uğur kökcü 01 Ocak 2012

Selamünaleyküm kardeş, güncel bir konu ve her zaman ve her devirde maalesef şeytan ve askerleri tarafından güncel tutulan bir konu. İnşaallah biz müminler olarak İslamı bir heves olarak değil iman üzere yaşamayı öğrenirsek, o da ancak Kurani bilgi ve Paygamerimizi iyi tanıyarak mümkün, bu tuzaklara düşmemek adına Rabbimizin izni ile elimizden geleni yapmaya gayret ederiz.

Özde ben, genelde tüm müminler olarak çevremizden etkilenen değil, çevremezi etkileyen müminler olarak hayatımızı yaşamaya gayret etmeliyiz. Çünkü insan 2 türlü hayat yaşar. Ya etkileyen olarak ya da etkilenen olarak. Etki eden olamaz isek etki edilen oluruz.

Rabbim kendisine sığınan ve kendisinden şeytan ve şeytanlaşmış beyinlerden kounmaya karşı yardım isteyen kullanırını korusun. AMİN.

Rabbim tüm inananların hayatlarını ve bundan sonraki hayatlarını mübarek kılsın. AMİN.

Selam ve dua ile,

M Murat Eraslan 01 Ocak 2012

Selamun Aleykum
Öncelikle mümeyyiz bir akilla, yogunlasmıs buruk duygularla, hakkı ve sabrı tavsiyesiyle Suleyman kardesimizin bu salih amelinin buyuk karsılıklar bulması temennisi ile selamlar ederim...

Adeta gunesin yakıcı ozelligini insanların uzerlerindeki kıyafetlerin yok olusuyla daha cok fark ediyoruz su gunlerde. Şeytanın yazın gelmesi ile mesai saatlerini yükseltigi şu zamanlarda Rahmani kalkan olan euzu beymeleyi elimizden dilimizden kalbimizden bırakmamayı tavsiye eder, bir kac satır nacizane bir seyler soylemek isterim.

Suan da yasamakta oldugum ecnebi memleketi, batı-l-ın kalbi, karanlıgın dogduru yer olan bu topraklarda cıplaklıgın-cinselligin satısa cıkarılmasını gayet anlayısla karsılayabiliriz. cunki; ne kultur, ne edep, adet, ne medeniyet vs.lerin unutturulmak icin mucadele eden zavallıların insanlıktan cıkıp hayvanat alemi gibi bir hayat yasamaları bu toplumda yadırganacak bir durum olmaktan cıkmıstır...
Ama garip olan durum, bir zamanlar tasın topragın, agacların kusları islam oldugu toraklarımızda (soylediklerim hala islam tabiki) ne olduku bukadar cabuk zamanda ifsad oldu, butun manevi ve maddi duygularımızı kapının arkasına bırakı verdik? Ve simdi bu basit bir vakıayı nefse bir fırca atıpda duzeltecegimiz şeyi, çokca Allah a sıgınıyoruz, demekki samimi bir imana sahip olmamız gerekiyor...
Ne şeytanı gorelim nede besmele çekelim temennisi ile birbirimize cevremize bolca tavsiyede bulunarak bu cıplaklıgın kapatılması temennisi ile...
Rabbimin yar ve yardımcımız olması umudu ile...

Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman Allah size yaptıklarınızı haber verecektir.
5 Maide 105

S Sivaslı Serap 01 Ocak 2012

selamun aleyküm. gönderdiniz mailler için teşekkür ederim. ben de katılmak isterim ama pek vaktim olmuyor. fakat bugünki gönderdiniz konuyu malesef şu andaki çoğu kardeşlerimiz bilmiyor ve uymuyor. ben de kapalı bir insan değilim ama bazı değerlerin oldunu çok şükür unutmadım inşallah bi gün herkes hatırlar.es selamun aleyküm. esen kalın

A alperen 01 Ocak 2012

Sa abi yazı güzel olmuş eline sağlık.
Allah razı olmuş
Abi özellikle geleneksel zihni sınırları aşman taktire şayan
Kütüb-i sittede de yanlış olabileceği mesela

G gül 01 Ocak 2012

Selamun Aleykum Süleyman kardeşim..
Allah muvaffak etsin bilinç katıcı,hoş bir yazı olmuş.( bu vesileyle islamvehayat sayfasını da okumuş oldum) hani bazı konuların mevsimi olur.Bu da onlardan biri.ve ilk sıralarda yer alanı..
yazının muhteviyatı,konu başlığı,ayet ve hadislerle süslenmesi güzel..
kompozisyon değeri anlamında bakılrsa biraz eksiklikler var gibi.ya da bana öyle gelmiş olabilir..Özellikle giriş ve sonuç bölümler önemlidir yazının amacına ( anlaşılma ) hakkıyla ulaşması için..
Gayretin ve emeğin için Allah dilediğince razı olsun...
Allaha emanet ol...

S Seyma Emıralı 01 Ocak 2012

oncelıkle yazınızdan dolayı allah hayırlarınızı kabul eylesın. okuduklarımdan anladıklarım zınanın bıze medenı bır seymıs gıbı gosterılıp aslında bızdekı ahlakı ve Kur’an a karsı gelmemızı saglamaya calısıyorlar. Kur ana karsı gelmekse Allah a karsı gelmektır. Rabbım bızlerı bunlara uymaktan korusun yazılarınızın devamını dılerim

A Ahmet Yeter 01 Ocak 2012

S.A. Abi öncelikle Allah razı olsun. Ben senin samimiyetine gerçekten inanıyorum. Seçtiğin konunun gündeme getirilmesi ve konuşulması özellikle şu günlerde çok önemli. Yanlız yazarken neden konuşur gibi yazıyorsun yazı dili ile konuşma dili birbirinden çok farklı değil midir? ayrıca satır aralarında konuyla doğrudan ilgisi olmayan, ilgisi olsa bile söylenmesine gerek olmayan şeylerden bahsediyorsun. mesela kendinden bahsediyorsun bu da bazı okuyucuları sıkabilir. kendinden bahsetmeden, daha edebi ama anlaşılır bi üslüp her zaman daha erkileyici ve kalitelidir diye düşünüyorum. Uydurma olduğunu düşündüğün hadisin yorumu da beni tatmin etmedi açıkçası araştırıp sana dönerim inş. Hakkını helal et inşaallah. Haddim olmayan şeyler söylemiş olabilirim selametle...

S süleyman dilmen 01 Ocak 2012

Ahmet ve aydin beylere cevabimdir:
Öncelikle yorum yaptıklari icin Allah onlari hayirlarla karsilastirsin insallah.
söz konusu hadis uydurma dedim bunu sayfalarla da aciklasam inanmak istemeyen inanmaz, zinayi çirkin utanmazlik ve COK KOTU BİR YOL olarak gösteren Yüce Allah kelami kurandir,
YAZİ DA GECEN BİR BOLUMU BURAYA DA ALAYIM ZİRA TEKRAR HAYIRLI NİYETLERİMİZ İÇİN FAYDALIDIR.
"Ahiretteki cezaya gelince, zina, Kur’an’ın ebedi ateşle tehdit ettiği dört büyük günahtan biri. (Diğerleri: Allah’a şirk koşmak, faiz alıp vermek, haksız yere adam öldürmek)

"Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttukları) başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahı(nın cezasını) bulur;

“Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve onda (azapta) alçaltılmış olarak devamlı kalır.” (Furkân, 68-69)"
YAZİNİN OLMASİ gereken hacmini asmamak icin uzun yazmadim. Ancak ayet açiktır. Ayrica hadis tenkidi için de uzun açıklama yapmadim amacim zaten arastirilip öğrenilmesiydi, o yüzden de kaynak belirttim zahmet edip de okurlarsa öğrenirler ve Pak nebiyi (a.s) Kurana aykiri konusma (!) durumunda birakma isteyenlere prim vermezler. Zinayi hafife alanlara Allah agir ceza verecektir. Bunu akli selim sahibi her Kuran talebesi kolaylikla anlayabilir.
Ahmet kardeşin kendinden niye bahsediyorsun demesine gelince, ben kendimden değil umredeki manevi ortamdan bahsetmek için o ifadeleri kullandim. Açıkçası bu kendinden bahstmek midir, el,n,ze vicdaniniza koyun. Amaç ben şahid oldum, siz de gidin görün, manevi feyz alin ve Kuranin manlariyla orada tanişin mesajini vermek istemiştim Zira Kuran gözünü haramdan sakinanlara ve haramlardan uzak duranlara kendi nurlarini daha çok açar. Üslubuma gelince konuşma tarzi yazdiğim doğrudur, ben bundan çok da rahatsiz değilim, çünkü bu bilimsel içerikli akademik bir yazi değil, sadece bir köşe yazısıdır ve sınırları bellidir, bu şekilde yazdığım için memnun olanlar da var. ancak uslup konusunda zaafiyetlerim oldugu kesindir, buna acemilik denebilir ve bu yargilanmamali ıslah edilmelidir, uslubumuzu hakkıyla ıslah etmek isteyenlere gönlümüz açıktır vesselam veddua.

U uğur 01 Ocak 2012

gerçkten çok güzeldi.aslında herkesçe bilinen fakat gizli kalmış bu gerçekleri tekrar bzimle paylşmanız çok güzeldi.

N Nurg 01 Ocak 2012

Yazıyı okudum gayet başarılı bi yazı.Çok önemli bir noktaya değilinmiş.Özellikle bazı paragraflar da bu sınavlarla nasıl kör olduğumuzu,olması gereken bir şeyin nasıl bize unutturulduğu çok iyi anlatılmış.Paylaşım için teşekkürler..

N nuray 01 Ocak 2012

selam!lütfen müslüman erkeklerede söyleyin moda diye tesettüre uygun olmayan kıyafetler giymesinler.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Süleyman DİLMEN — diğer yazıları

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.