Gazze Gemilerine ve Direnişe Bin Selâm!
Gazze’de Davut’un attığı taşın mirasçısı onbeşinde delikanlılar Siyoniste taş taş, sapan sapan haddini bildirirken Talut misali; Calut’laşanları Direniş ve Hamas’a boyun eğdirirken İsabet ya Rabbi diyoruz taa gönülden
“Babalarını Fotoğrafından Tanıyan Çocuklar” ([1])
Seni Unutursam…
Seni unutursam ey Filistin!
Seni unutursam ey Gazze!
Karım kocasını unutsun!
Eğer seni yaşatmazsam yüreğimde
Eğer Direnişi baş sevincimden üstün tutmazsam
Çocuklarım babalarını unutsun, annem oğlunu!
Seni unutursam ey Kudüs!!
Elim ayağıma dolaşsın,
Ağzım dilim kurusun!
Dilim boğazıma tıkansın!
*****************************
Babasını Fotoğrafından Tanımak…
Direnişi bilmeyen Filistin’i ne bilsin ki Gazze’den haber versin!
İntifada’yı bilmeyene Gazze sorulursa şaşarım!
Sen bombalanırken bebeğim, Gazze'li küçüğüm,
Bizimkiler Tatile, Pazara, Yılık izne ve Bayram alışverişine çıktılarÇok yıldızlı otellerin süit odalarında tefekkür bile ediyorlar
Yardım etmek dururken, inan bana sizin için dua da ediyorlar
Mükellef sofralarda doyunca, sizleri hatırladıkları da oluyor inanın
Buralarda,
Çokları habersizken Gazze ve Filistin’den,
Marş nedir onu bile bilmezken adetâ insan, suretâ analar
Oralarda,
Analar ağıt yakmazlar çocuklara, eşlere, bırakıp da gidenlerine
Çünkü onlar bırakıp da gitmemişlerdir, direnişin mukavemetli analarına göre
Ayrılık türküsünü ise hiç bilmezler
Anaların yüreği özgürlük türküleri besteler Gazze’de
Hangi ananın kaç kuzusunu toprağa verdiği sorulmaz meselâ
Mutlaka her Gazze’li ev bir veya birkaç şehidle şereflenmiştir
Mutlu olmak için savaşın izin vermesini beklemezler onlar
Onlar, iyi olmayı, mutlu olmaya tercih edip yeğlemişler
Zira onlar mutluluğu ötelerde tadacaktır bî iznillah
Ve Filistinli çocukların kaderine, babalarını fotoğrafından tanımak düşüyor hep!
*****************************
Davut’un Mirasçıları…
Filistin!
En gamlı hayat hikâyelerini harmanlayan,
Küçük generallerin, varlıkları bile yasaklı olanların diyarı!
Direnişin mektepleştiği, acıların rahmet suretinde yağdığı bereketli diyar
Doğumla ölümün kardeş olduğu,
Ölümle doğumun aynîleştiği naif çizgidir Gazze!
Gazze
Tekbirler göğe yükselirken pak sinelerden
Tedbirlerin akla hayale gelmediği, rahmetin sığınağı, onurumuzun sancağı
Allah’a olan aşkın ve kulluk sevdasının taş toprak olup aktığı
Kokuşmuş, çürümüş ruhların karabasan olup kol gezdiği şehir
Kudüs!
İsrail’in yenilmezlik mitinin yerle bir edildiği
Bir örümcek yuvası gibi hoyratça parçalandığı
Delik deşik ve darmadağın edildiği
Ümmet’e cesaret ve onur kazandıran şehir
İsrail’in kollarında insanlık onuru çırpınıp can çekişiyorken
Gazze’li’nin elleriyle bir nesil, koskoca bir ümmet dirilmekte
Kan kusan silahlara karşı sapanların saz edildiği
Kurşunlara karşı taşların birer nota olup çorak gönüllere işlediği
Yüreklerimize oturan iflah olmaz acıların harmanıdır Filistin!
Gazze’de
Davut’un attığı taşın mirasçısı onbeşinde delikanlılar
Siyoniste taş taş, sapan sapan haddini bildirirken
Talut misali; Calut’laşanları Direniş ve Hamas’a boyun eğdirirken
İsabet ya Rabbi diyoruz taa gönülden
İsabet ya Rabbi diyoruz avurtlarımız şişerek
İsabet ya Rabbi!
*****************************
Ne Çıkar…
İntifada der ki, kalk vuruş ve diril!
Bu yol Cennet’e çıkar sen de bil!
Bir taş al ve at, olsun bir ebâbil!
Radyoları açtığımızda Direniş marşları çalsa
Televizyonlardan Şehadet eylemlerini izlesek onurla ve gıptayla
Gazetelerden Zafer yazılarını okusak doya doya
Dergiler çarşaf çarşaf Kutlu Mücadeleyi, Direnişi yazsalar
Efendiler oturup ağlayacaklarına bir şeyler yapsalar, çok şeyler yapsalar
Kuşaklar boyu süregelen bu trajedi bitse, itham edilmese insanlığın onuru
Yeryüzünün onuru sorulsa alçaklardan birer birer
Bismillah boylu direnişçiler, soylu delikanlılar dolaşsa bütün yeryüzünde ve Gazze sokaklarında
Utanç duvarı, utancından orta yerinden çatlasa
Çok mu?
Bir el sarılsa sapana
Bir diz yere çökse
Bir göz bulsa Siyonisti ve nişan alsa
Ve bir taş atılsa İşgalciye
Atası Davut gibi, Günahkâr alnından vursalar Yahudi’nin
Küfrün şakağını parçalasa, belini kırsalar
Zehra’nın Gözleri geri alınsa meselâ
Muhammed Durra’nın intikamı alınsa
Uzanıp kalsa o zalim boylu boyunca, ne çıkar
*****************************
Cennet Bahçesi ve Biz…
Gazze!
Göz bebeğimiz, ciğerparemiz!
Filistin Direnişçi anamız,
Gazze dikiş tutmayan yaramız,Nicedir tonlarca bomba yağar gökyüzünden
Bir kez daha vurulur kardeşlerimiz
Gel ey yüreğim seni Gazze’ye, Filistin’e götüreyimGel ey Gazze, Gel ey şanlı direniş
Götür beni yüreğime, dirilt beni ey
Yeryüzünün şahit olduğu en büyük kavga, en onurlu direniş sendedir!
Uzat ellerini, tut ellerimden ey Gazze, kaldır beni kaldır!
Ey! Peygamberler diyarı Filistin!
Ey! Allah’ın seçip bereketlendirdiği toprak ve onun şerefli kullarının vatanı Kudüs!
Ey! Cennet’e açılan direnişin bahçesi Gazze!
Ve sen ey Kudüs! Yıllarca adım adım yakılıp yıkılan, kirletilen bereketli topraklarımız!
Bugün direnişin çocuklarına beşik ve mezar oluyorsun.Sen kanatlarının altında cesaret ve özgürlüğü büyütüyor, büyütüyorsun.
Yazık ki topraklarımızdaki mescitler sırayla, işgal edilirken
Resmi ideolojinin koltuk değneği ve propaganda mekânı kılınırken
Küresel küfrün hoşgörü papazlığına teşne yapılırken
Mahyalar göklere asılıp, kâhyalar minbere dadanırken
Tağutlara dua edilir ve ucuz övgüler düzülürken
Allaha itaat ve ibadet dururken,
Devletin tanrılaştırıldığı, ibadetlerin adetleştiği zamanları yaşıyoruz
Gökyüzüne yükselen Tevhidî sedânın müezzini, minaresidir Gazze!
İşgalle ablukaya alınan, yıkılma tehditleriyle susturulmaya çalışılan
Avazı çıktığı kadar Allah’ı tekbir eden, Tekbiri çığlık çığlığa yücelten
Etrafı bereketlendirilmiş el Aksa’mızın toprakları mahzun!
Ey Gazze’li kardeşim!
Ölüm kusan semaların altında solarken bedenleriniz bir bir
Uçakları, roketleri ve namlularıyla lanetli kavmin çocuklarının,
Bizim topraklarımızda, eğitim uçuşu yaptıklarını biliyor musun?
O kırılası ayağıyla kutsal topraklarını çiğneyen siyonist askerlerin benim ülkemde tatbikat yaptığını biliyor musun?
Ey Gazze!İşgalci Siyonistler, muharref dinin fanatik teröristlerinin kurşunları senin kederli bağrına saplanırken
Kurşun yağmuruna tutarlarken kardeşim Muhammed Durra’yıVe babasının öldürülüşünü seyrettik hep acıyarak, içimiz burkularak,
Uzaklardaydık aslında biz, çok uzaklardaydık
Ve o an, içimizden bir şeylerin koptuğunu hissettik sanki
Fakat kopup giden bizdik aslında, kopan bizlerdikYüreklerimizde fırtınalar kopuyor, depremler oluyor lâkin
Sıcak odalarda, çocuklarımızın, eşlerimizin, arkadaşlarımızın yanında
Televizyonların karşısındaydık ve tartışma programlarını izliyorduk
Haberleri dinliyor, çekirdek çitliyor, mısır patlatıyor, meyvelerimizi soyuyorduk!
Sevdiklerinin acısı ile yüreğin dağlanırken senin,
Acıyan-kanayan yerimiz başka, acıkan yerimiz başka diyor ve mükellef sofralara oturuyorduk çoğunlukla!
Bu ne yaman çelişki değil mi?
Bu bir ihanet, bir gaflet, ruhsuzluk ve yüreksizlik değil mi?
Siyonistlerin vurdukları bizlerdik oysa, ölümsüzleşenler de sizlerdiniz, Sizler!
Heybesine taş dolduranlar beri gelsin
Kalpleri mühürlü olanlarsa, önce kendi zincirleriyle ilgilensin
Kur’an’da kördürler, sağırdırlar, dilsizdirler denilenler aramıza gelmesin
Karanlıklar içinde gaflet ve ihanetle yuvarlananlar bizden uzak dursunlar
****************************
Geliyorlar…
Ey Filistin’li ve Gazze’li kerdeşim!
Sen hep “Muhammed’in Ordusu gelecek, bizi kurtaracak” diyor, bekliyordun!
Bize umudu diri tutalım direnelim diyordun hep?
Rabbimiz sabredenlerle beraberdir, diyordun!
Hani neredeler?
Yoksa hiç gelmeyecekler mi?
Muhammed’in Ordusu yok mu? Öldüler mi?
Neden gelmiyorlar?
Neden gelip Siyonistlerden kurtarmıyorlar kıblemizi, mescidimizi?
Evet!
İnanıyorum, bir gün mutlaka Muhammed’in Ordusu gelecek!
Ve bitecek çektiğimiz acılar!
O gün geldiğinde, gökyüzümüzde beyaz güvercinler uçacak.
Onlar geliyorlar mı yoksa?
Direnişin ak alınlı yiğitleri mi geliyor?
Muhammed’in Ordusu mu geliyor yoksa?
Evet bu ses onların sesi! İzzet ve onurun sesi!
Bu ses onların gam yüklü sinelerinin, kahırlı ve fedakâr yüreklilerinin sesi!
Bu ses Müslümanların şeref ve namusunu koruyacak olan delikanlıların sesi!
******************************
Geri Döndük…
Bekle bizi Gazze’li kardeşim
Bizler Muhammed’in Ordusuyuz!
Hamas’ın askerleri, Direnişin Çocuklarıyız
El Aksa’da okunan ezanın cemaatiyiz
İntifada kıyamının arkasında saf tutanlarız
İşittik ve itaat ettik demeyi Kur’an’dan öğrenenleriz
İşgalci Siyonisti mitinglerde çok kere lanetlemişiz
Hamas’a selâm Dirinişe devam diyenlerdeniz
Zulme, işgale, teröre dur diyenleriz
Siyonistin, Emperyalistin, Kapitalistin karşısında dağ, dağ dikilenleriz
Yeryüzünün her bir karışında Allah’ın adıyla kıyam edenleriz
Biz Muhammed Ümmetiyiz!
Direne direne kazananlarız
Şahitler olup Şehitçe yaşayanlarız
Hakk’ın şahitleri, Adaletin bekçileriyiz
Saltanatı ve Sultanları reddedenleriz
Tekerlekli sandalyedeki onurumuz Şeyh Ahmad Yasin’in takipçileri ve mirasçılarıyız
Rabbimiz şahittir ki
Biz kardeşlerimize asla ihanet etmedik, etmeyiz
“Korkağın ayakları kaçmak içinse, Cesurun ayakları direnmek içindir” bilmekteyiz
Kaç kilitli demir kapılardan geçirseler de bizleri
Ağzımıza, dudaklarımıza kaç duvar örseler de birileri, susmayanlarız
Bedenlerimizi Siyonistlerin ensesinde patlayan canlı birer bomba kılması için Allah’a dua edenleriz
Özgür Kudüs’e ulaşıncaya kadar cihada azmedenleriz
Şehidlerimize, azizlerimize, yiğitlerimize selâm duranlarız [2]
Siperlerden ve cephelerden kaçmayanlarız
Hayatı İman ve Cihad’dan ibaret bilenleriz
“Lebbeyk” der ve Tekbir ederiz Allah’ı
Bismillah deyip çıkarız yola, dönmek yoktur bizde
Her hâl üzere Rabb’imize hamd edenleriz
Hakkın hatırını âlî bilir, hiç bir hatıra feda etmez, edemeyiz
“Biz Muhammed Ordusu’yuz geri döndük ve Kudüs yolunda ilerliyoruz”
“Bekle bizi ey İsrail beklediğiniz her yerde, bekleyin bizi İsrail beklemediğiniz her yerde”
“Ve rabbeke fekebbir”, “Nasrun minallah ve fethan garib”
[1] Gazze’nin, Ramallah’ın, El Halil’in, Batı Şeria’nın, Cebaliye’nin, Cenin’in, Nablus’un, Han Yunus’un, Rafah’ın, Beyt Hanun’un, Tulkarim’in, Beyt Lahim’in, Kalkilya’nın, Kudüs’ün, Doğu Kudüs’ün, Nasıra’nın, Hayfa’nın, Eriha’nın, sokaklarında onurumuza sahip çıkan ve izzeti şahlandıran yiğitlerimiz!, delikanlılarımız!..
[2] “Filistin’in kurtuluşu için mücadele yükünü omuzlayan ve Allah yolunda, Müslümanların izzeti için cihada azmeden azizlerimizin el ve pazularını öpeyim” (İmam R.H)
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
