Hakemlik Müessesesi Ümmetin Nesi Olur?
Hakem: “Sözlükte “hüküm vermek, menetmek” gibi mânalara gelen hükm kökünden türemiş bir isim olup örfte ve hukuk dilinde, aralarındaki uyuşmazlığı çözmesi için tarafların kendi ihtiyarlarıyla başvurdukları şahıs veya mercii ifade eder. Bir ihtilâfı bu şekilde hakeme götürmeye tahkîm denildiği gibi hakeme (çoğulu hükkâm) daha teknik bir terim olarak muhakkem adı da verilir.”
Bu çalışmamızın bir davet çalışması niteliğinde olması ve konunun da önemine binaen konsantremizi sağlayabilmek adına Allah’ın yüce hitabından biz müminler ile ilgili bazı ayetleri hatırlatmanın yerinde olacağı kanaatindeyiz.
Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler. (Enfal/2)
Bütün müminler kardeştir. O halde, [her ne zaman araları açılırsa] iki kardeşinizin arasını düzeltin ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki O'nun rahmetine nail olasınız. Hucurat 10
Yorumlar 11
Bunu okuyan bütün müslüman kardeşlerin, bu fikre taraf olacaklarına inanıyorum.Bunun için ilk adım ne olmalıdır.Birde hakemler nasıl belirlenecek, en önemlisi bu diye düşünüyorum.Saygılarımla.
"Müminler kardeşse onların aralarındaki sorunları düzeltmedikçe Allah’ın rahmetine nasıl nail olacağız!?
Resulullahın bize emanet olarak bıraktığı Kur’an eğer bizi tefrikaya yani ayrılığa götürüyorsa bizler okumalarımızı, amellerimizi gözden geçirip, Resulullahın nebevi metodunu yeniden yaşamımıza aksettirmemiz gerekmektedir.
Hucurat suresinde “Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin…” emrinin muhatabı kardeş olan müminler bizler değilsek, kimler olacaktır!? Halipürmelalimiz de ayeti kerimelerin açıklığı da ortada. Öyleyse artık “mümin kardeşlerin arası nasıl bulunup düzeltilir, dahası bu dağınıklık nasıl birleştirilir, bu birleşme nasıl korunur?” gibi soruları sormak kendisini mümin gören her kardeşin sorması ve ameli/fiili cevap araması gereken sorulardır. İşte bu soruları soran iki kardeşiniz olarak sizlere bir teklif ile geliyoruz. Gelin mümin kardeşler arasında bir hakemlik müessesesi kuralım. Gelin kardeşliğimizi perçinleştirip dosta güven düşmana korku salalım..."
Bu sözleri okuduğum zaman, uzun bir zamandır başımızda bulunan bir imtihanı düşündüm. Bu imtihanın bir Cemel’inin olacağı da muhakkaktır. Ve üzgünüm ki bu imtihanı, sevdiğimiz saydığımız,çok büyük sözler yazan söyleyen kardeşlerimiz de kaybetti. Özellikle de bu imtihan henüz devam ederken, birleşip Hakkı ortaya çıkarmamız gereken yerde bu yazılanların uygulamaya dökülmeden buraya yazılması doğrusu pek de işe yaramıyor.
Sorunuza/ teklifinize ben de aynı şekilde iade-i teklifle yaklaşmak zorunda kalıyorum. Çünkü ayrılığa düştüğümüz bir konuyu henüz açıklığa kavuşturmadan bu yazıyı burada görmek şaşırttı beni.
Eğer yazdıklarımızın arkasındaysak, yazdıklarımızı uygulamaya dökecek kadar samimiysek buyrun o halde;
Allah’ın rızasını kazanmak, zilletten kurtulmak ve yeniden izzete kavuşmamız için “ene”lerinden vazgeçip sorumluluklarını yerine getirmek üzere kendini vazifeli GÖREN BU MÜSLÜMAN KARDEŞLERİNİZİ,sorumlu olmaya davet ediyorum.İçimizdeki fitneleri dindirmeden uzaklara yetişmeye çalışan KARDEŞLERİMİZE sesleniyorum.İçimizdeki fitnelere ne yapıyoruz?Müslümanların zulmedeceği aklımın ucundan geçmezken fitne,dedikodu ve zulümle sıkıntı verdiğimiz müslümanlara olan tavrımız ne?Bu duyasrızlık ne? Onların başına gelen bizimde başımıza gelmezmi sanılıyor?Vallahide gelir billahide gelir.Çok sıkıntıya düşürülen yakinen tanıdığım bir ablamın bizzat bu duasına şahit olunca Rabbimden çok korktum.Bu yakın topluluk adına çok korktum.Buyrun sorgulayalım.Biz bu müminlere/mümineler için yaptık?Yüzmü çevirdik? Vebalı gibi uzaklaştıkmı? Yoksa kardeşçe yaklaşıp yardım elimizi mi uzattık?Bu yazıda yahut başka başka yazılarda söylenen bu sözler Allah katında yazılıyor.Allah ise yazdıklarımıza değil amellerimize bakacak.Yazılanlar hayata geçirilmedikçe hiç bir anlam içermiyor.O ablamın sözüyle ve duasıyla bitiriyorum
-Bir yerde bir olay olur ama herkes imtihan olur.Ve o herkes,tavrıyla kendi imtihanını hazırlar.Rabbim bana o günde adaletli ve merhametli olmamı nasip et!
Selamun aleyküm Vuslat rumuzlu kardeşim
Zannı galibem odur ki sizin kim olduğunuzu tahmin ediyorum.
Şuna inanın ki ben sizi hep olumlu olarak tanıyor ve hatırlıyorum, daha fazla yazıp kimliğinizi açıklamak istemiyorum.
Rumuz kullanmadan yazsanız daha iyi olurdu.
Değerli ve güzel insan Ahmed ağabeyim ilk adım olarak böylesine önemli bir meselenin gündemi işgal etmesine katkı sağlamalıyız. İnanıyorumki gündemdeki yeri pekiştikçe tahkim için daveti reddedilemeyecek güzel insanlara ulaşma hızı da artacaktır.
Değerli vuslat yorumundan yes’e kapıldığını anlamak güç değil bu yorumumdan da birileri sert olduğumu falan çıkartmasınlar şimdi(!) ancak biz şuan içimizdeki kanamaya bir dur demeye çalışıyoruz bu güzel çalışma ile. dolayısı ile oturduğu yerden işi akışına bırakıp zamana kapılanlardan olmamamız eylemsel olarak “kardeşlerinizin arasını düzeltin” emrini yerine getirmek adına hayırlı bir çalışmaya kalkıştık. Umudum odurki bu çalışmamız bereketlenecektir. Şimdi böylesine niyeti de eylemi de meşru olan bir çalışmaya isteyen destek olsun isteyen de köstek... Allah sabredenlerle beraberdir.
İlyas abi ben Vuslat Dursun, Venhar yazarlarından.Beni bir başkası ile karıştırdığınızı ama aynı olayları kastettiğimizi sanıyorum, bu doğrudur.Ayrıca hemen söyliyim değerli ablamız hiçbizaman hiçbiyerde rumuz kullanmaz, ne diyecekse açık açık söyler, yazmıştır da.
Şahin abi ben yorumumu köstek olma niyetiyle yazmadım.İçimizdeki meseleleri aşmadan derin yaraları sarmadan bir sonuca varılmayacağını yazdım.Değindiğim sizin duyarlılığınız değildir ümmetin duyarsızlık hastalığıdır.Tarihten okuduğumuzla bu suskunluk bile bizi cemele götürür.Rabbim calismaniza bereket katsin.
Zannımdan dolayı tevbe ediyor ve özür diliyorum
eyvallah vuslat dursun teşekkür ederim.
-Hakemlik Müessesesi Ümmetin Nesi Olur?
-Ümmetin değil ama bu kavmin olsa olsa fesi olur!
Selamlar.
Selamun aleykum;
İki güzel insandan bir güzel çalışma....
Allah razı olsun.
Bu dert ile dertlenen şahsiyetler olarak böyle bir sorunu gündeme getirmiş olmanızın yanında, problemlere yönelik yapıcı fikir ve düşüncelerinizin olacağını tahmin ederken, özelikle İlyas METİN ağabeyin yaşı itibari ile, aynı minvalde düşünüp ayrı yada beraber hareket eden, müslümanlar arasında, nefsani(kibir, hased v.s) olarak ortaya çıkan yada çıkacak sorunların çözüme kavuşturulmasında, sonuca etki edecek kararların verilmesinde faydalı rol alabileceği inancındayım....
Aleykum selam güzel kardeşim
Eyvallah; üzerime düşeni fazlasıyla yapmaya hazırım inşallah
