İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
Atilla AKSU
Atilla AKSU
04 Ekim 2013

İflas Eden ABD ile İlgili Bir Temenni

ABD’yi kuran beyaz adamlar bölgenin sahipleri milyonlarca Apaçi’yi katletti. Afrika’dan Amerikaya ulaşamadan yolda telef olan zenci sayısı milyon rakamın ulaşmakta. ABD’ye getirilenlere ise hayvandan daha aşağı muamelelerde bulunuldur. Sonra da ırkçılık adına diri diri yakıldılar.

04 Ekim 2013 3 dk okuma 1,3B okunma
100%

ABD iflas etti, üzülüyor muyuz? yooo

İyi mi oldu? Evet iyi oldu.

Daha beter olsunlar mı? Evet daha beter olsunlar, yiyecek ekmek bulma sıkıntısı dahi çeksinler, çeksinler ki yüzküsür yıldır Amerika kıtası başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde farklı ırk ve dine mensup halklara yaşattıkları acıların ne olduğunu az da olsa anlasınlar.

ABD'yi kuran beyaz adamlar bölgenin sahipleri milyonlarca Apaçi'yi katletti. Afrika'dan Amerikaya ulaşamadan yolda telef olan zenci sayısı milyon rakamın ulaşmakta. ABD'ye getirilenlere ise hayvandan daha aşağı muamelelerde bulunuldur. Sonra da ırkçılık adına diri diri yakıldılar.

ABD için bu yetmedi zulüm çevre topluluklar ve okyanus ötesine sıçradı. Bir kaçını yazalım;

* 1898 Meksika işgali
* 1898 1. Küba işgali
* 1921 Nikaragua işgali
* 1945 Japonya'nın Hiroşime ve Nagazaki kentlerine atom bombası atılır ve 250.000 kişi katledilir
* 1950-53 Kore işgali ve yüzbinlerce Koreli katledilir
* 1954 Guatemalalı katledilir
* 1955 Endonezya, Laos ve Kampoçya'da çok sayıda CIA operasyonu düzenlenir
* 1950-59 2. Küba işgali 60.000 kişi katledilir
* 1961 Domuzlar körfezi çıkarması yapılır
* 1965 Endonezya'da 1.000.000 kişinin katledilmesine öncülük edilir
* 1965 Dominik'te ABD paraşütçülerince 10.000 kişi katledilir
* 1975 Vietnam işgal bittiğinde milyonlarca ölü ve yaralı, yüzbinlerce sakat, onbinlerce tecavüz
* 1970-752 Kamboçya ve Laos 1.000.000 kişiyi katledilir
* 1973 Şili CIA darbesi ile 30.000 kişi katledilir
* 1973 Arjantin'de 30.000 kişi katkedilir
* 1983 Lübnan binlerce kişi katledilir
* 1983 Grenada yüzlerce kişi katledilir
* 1986 Libya bine yakın sivili katledilir ambargo uygular.
* 1989 Panama 5.000 kişi katledilir
* 1991 Irak 100.000 kişi direk ve dolaylı yolla katledilir
* 1991 Somali işgali
* 2001 Afganistan işgal devam ediyor. Yüzbinlerce insan öldü. Dünya'd tek skat bkanlığı Afganistan'da kuruldu. Uyuşturucu ekimi yapılarak hem Afgan hem dünya halkları zehirleniyor
* 2002 Guantanamo Küba Guantanamo üssünde bulunan kampta çok sayıd Müslüman en di işkenceleremruz kalıyor 
* 2003 Irak işgal sonucu milyonun üzerinde insan öldü. Yüzbinlerce çocuk yetim kaldı. Kurulan hapishanelerde Müslüman kadınlar tecavüzlere uğradı. Irak't bugün kaos devm ediyor. Patlatılan bombalar ile hafta da yüzlerce insan ölürken, hapishanelerde çok sayıda insan işkence görmekte....

Böyle bir devletten bahsediyoruz. Varlığını kan emiciliği üzerine kuran bir devlet. ABD işgaller ile dev ekonomiye ulaştı. Halkına yaşattığı müreffeh hayatın tamamında mazlumların kanı var. ABD halkı müreffeh yaşantısının bozulmaması adına kendilerini yöneten kan emicileri sürekli olarak iktidarda tuttu. Aktörler değişti ancak yüz yılı aşkın işgal politikaları değişmedi.

Gün oldu devran döndü. Varlığını işgal politikaları üzerine kuran ABD, özellikle Irak ve Afganistan işgallerine harcadığı paralar ile kendi ekonomisini yerle bir etti.

Bir örnek verelim; ABD'de ki bağımsız Stratejik ve Bütçe Değerlendirmeleri Merkezi (CSBA) 2008 yılında yaptığı araştırmada, ABD’nin Irak ve Afganistan işgaline 904 milyar dolar harcadığını rapora göre bu rakam 2018'e kadar 1.7 trilyon dolara ulaşabileceğini duyurmuştu.

Bugün ABD'de hayata geçirilmek istenen sağlık reformu sebebiyle ABD'nin iflas ediyorsa ABD’nin ne denli ekonomik açmazda olduğunu görmemiz, bunun tek sebebinin ise ABD'nin kan ve gözyaşları üzerine kurduğu politikalar ve bu politikaları oylarıyla destekleyen halk olduğunu bilmemiz gerekir.

ABD'nin batmasının en önemli sebeplerinden bir diğeri ise 2001 yılında ABD ekonomisine vurulan darbedir. Bunu da es geçmemek gerekir.

Son söz;

Allah hesap günü mazlumların hakkını zalimlerden ve onlara destek/yetki verenlerden muhakkak alacaktır. Bunun ekonomik krizlerde çekilen sıkıntılardan çok daha çetin olacağına da iman ettik. Ancak daha bu dünyada mazlumların hakkını zalimlerden alınıyor olması ise ayrı bir mutluluk veriyor.

Dileğim o ki ABD’yi yöneten ve onlara yönetme hakkı veren herkes içecek su bulmakta dahi sıkıntı çeksinler... 

Paylaş X Facebook

Yorumlar 1

H HÜSEYİN ALAN 01 Ocak 2012

BİR BİLGİ OLSUN

Bizim millet, devlet deyince Avrupa ulus devlet taklitçisi Tükiye Cumhuriyeti gibi bir devleti anlıyor. Tecrübesi de bu olduğu için olsa gerek, çoğu zaman İslam devletini de aynı biçimde, “tekçi” olarak düşünüyor ya neyse!

Amerika bu tür bir devlet değil. Neredeyse tüm işlerin özelleştirildiği, özel sektörün her alanı işlettiği bir devlet modeli. Ayrıca orası, çoğu işlerinde merkezden bağımsız, kendi işlerini kendileri finanse eden eyaletler topluluğu. Ara sıra onlardan da “iflas” edenler oluyor, kendi bütçelerini denkleştiremedikleri için!

Federal devlet denen ABD ise, ülke çapımda müzeler, anıtlar ve protokol gibi gibi kıytırık giderleri finanse eden dar bir bütçeye sahip. Bizdeki gibi maaş vereceği milyonlarca memuru, işletmek durumunda kalacağı çokça devlet daireleri falan da yok.

Bu nedenle devletin kepenk kapatması, iflasın sonucu değil, detay bir tartışmanın sonucudur. Obama, bir süredir rakipleri tarafından sıkıştırılıyor. Recep Tayyib’in başına gelenler gibi diyelim.

Peki bu defa olup biten ne o zaman?

Amerikanın gerçek sahibi olduğunu iddia eden cumhuriyetçi beyazlarla, Obama’nın da temsilcisi olduğu ve daha çok diğerlerini de kuşatan halkçı demokratlar arasında süregelen sistem içi normal bir rekabetten kaynaklanıyor.

Obama’nın seçim vaadi gereği geçen yıl kanunlaşıp bu yıl yürürlüğe giren “sağlık reformu” bu seferkinin kavgası! Cumhuriyetçiler diyor ki; bizim paramızla parasız, yoksul ve işsiz halkın sağlık harcamaları yapılamaz. Obama da diyor ki, eğer bunu yapmazsak, siz bu ülkede huzur bulamazsınız...

Tartışmayı tetikleyen bir önemli husus da, Obama’nın, ülkede yaşayan 40 milyon yabancı, kaçak, göçmen insana Amerikan vatandaşlığı verelim tezi.

Gerçekteyse bu tartışmalar, liberal-kapitalist ekonomik tezlerin tartışmasıdır. Demokrat ya da cumhuriyetçiler zaten liberaldir. Fark, uygulamadaki detaylardadır.

Bunu anlamak için ulus devlet formatıyla düşünmemek gerektiğini hatırlatmalıyım. Ama ömrü olanların yakında Türkiye’de de göreceği bir şey bu: Eğitim ve sağlık kurumları özelleştirilmek için hazırlanıyor. O aşamada parası olanlar ancak o hizmetlerden yararlanabilecekler. Olmayanlar mı? O zaman görecekler! İlla böyle mi olacak? Sistematik bir şey bu ve Türkiye son sürat o sisteme giriyor ya!

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Atilla AKSU — diğer yazıları

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.