İnsanlığın Öğretmeni Şehid Gazze
Gazze, insaniyetin, izzetin, şahsiyetin tanıklığını yapıyor, kendisini ateşlere atarak insanlığı aydınlatıyor. İnsanlığın önünde sönmeyen bir meşaleye dönüşüyor.
Dünya karasal olarak 149 milyon kilometrekare. Gazze ise, yalnızca 365 kilometrekare. Dünyanın nüfusu 7 milyar, Gazze’nin nüfusu ise sadece 1 buçuk milyon. Bu rakamlara bakıp bir de bugün yaşanmakta olanları göz önüne getirince, şimdiye dek çokça olduğu gibi bir kere daha mânânın karşısında matematiğin acziyete düşüşüne tanık olmaktayız.
Gazze’nin dünya istikbarı karşısındaki onurlu duruşu, direnişi ve adanışı karşısında pozitif bilimlerin tüm verileri alt üst olmuş durumdadır.
Bugün matematiksel verilerin aksine tüm insanlık, 365’in 149 milyondan büyük olduğunu açıkça görüyor, teslim ediyor. Aynı şekilde 1 buçuk milyonun nasıl da 7 milyardan daha büyük olabileceğini hayretler içinde müşahade ediyor.
365 metrekarelik Gazze, 149 milyon metrekarelik dünyanın onurunu kurtarıyor. Hâlâ dünyada insan kalarak yaşanabileceğinin somut örnekliğini sergiliyor. 1 buçuk milyon Gazeli de, 7 milyarlık insanlık ailesine, teslimiyet karşısında direnişin, değersizleştirilme karşısında değerlere sahip çıkmanın, kimliksizleştirilme karşısında kimliğe sarılmanın, seyircileştirilme karşısında müdahil olmanın, onursuzluğa mahkumiyet karşısında insan onurunu tutup ayağa kaldırmanın unutulmayacak dersini veriyor.
Gazze ve Gazzeliler insanlığa öğretmenlik yapıyor, yerlerde sürüklenen insaniyeti yeniden diriltmek adına insanlığın önünde kararlılıkla yürüyor.
Gazze, mânâdan koparılmış, değersizleştirilmiş, kimliksizleştirilmiş, kişiliksizleştirilmiş, tektipleştirilmiş, seyircileştirilmiş insanlık ailesine mânâyı güçlü bir şekilde yeniden hatırlatıyor. Değeri, kimliği, kişiliği insanlığın gündemine taşıyor. İnsanın satın alınamayacak değerlere sahip olduğunu/olması gerektiğini tüm varlığını ortaya koyarak öğretiyor insanlığa.
“Reel politik”, “dünyanın gerçekleri”, “uluslararası dengeler” gibi kimliksizliğin, tavırsızlığın, taraf olamamanın/tarafını belli edememenin süslü fakat aşağılık jargonunu paramparça ederek, adeta bir maskeli balo salonuna dönüşen dünyada inandığı yolda yürümenin, duruş sahibi olmanın, güce karşı "söz"den yana olmanın dersini veriyor Şehid Gazze.
Gazze, tüm baskı ve dayatmalara karşın emperyalizmin kurgulayıp beslediği siyonist işgali ve işgalci siyonist çete devletini meşru kabul etmemekte direnerek, gasıp ve zalimlere teslimiyetin insanlığın kaderi olmadığını öğretiyor.
Her şeyin metalaştırıldığı, alınıp satılan bir metaya dönüştürüldüğü bir dünya kurgusunu, kararlı direnişiyle yerle bir ediyor.
Kudüs davasına sonuna kadar sadık kalan ve hem tüm Filistin'in hem de İslam ümmetinin yükünü omuzlamaktan geri kalmayan Şehid Gazze bu onurlu duruşunun bedelini ödeyerek “değer”in her türlü fiyatın üzerinde olduğunu öğretiyor.
Gazze, insaniyetin, izzetin, şahsiyetin tanıklığını yapıyor, kendisini ateşlere atarak insanlığı aydınlatıyor. İnsanlığın önünde sönmeyen bir meşaleye dönüşüyor.
Gazze, yıldırılamayan, sindirilemeyen şehadetiyle nicedir gündemlerden düşmüş/düşürülmüş bulunan mânâyı yeniden insanlığın gündemine taşıyor. Anlamsızlaştırılan, değersizleştirilen, metalaştırılan hayatı yeniden anlamıyla buluşturuyor.
Gazze şahid oluyor, Gazze şehid oluyor. 1 buçuk milyonluk Gazze, 7 milyarlık insanlık aleminin önünde kararlılıkla yürüyor. Şehid Gazze, insanlığa unutamayacağı dersler veriyor. Sahici öğretmenlere hayati derecede ihtiyaç duyduğu bu değersizlik çağında insanlığın önünde hikmeti yol azığı edinmiş bilge bir öğretmen olarak yürüyor.
Yorumlar 4
Sayın Hüseyinoğlu, hiçbir Coğrafya dersinde göremeyeceğimiz, hiçbir haritaya izi düşülmeyen acılardan bahsediyor, acılarımızdan...
Coğrafyası ile bütünleşmiş acılardan..
Ve bu acıları yaşayan bir halkın direnişiyle verdiği büyük bir dersten bahsediyor.
Aklıma Ece Ayhan’ın “Meçhul Bir Öğrenci Anıtı” şiirini getirdiniz.
O şiirde de Ece Ayhan Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusundan söz eder...
“Maveraünnehir nereye dökülür?” diye sorar..
Ölü nehir nereye akar?
Akdeniz nerde kan ağlar?
Şiirde, devam eder şair
"En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı
-Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir."
Selam ve dua ile!
mşl elıne kalemıne sağlık cok degerlı kardesım
Evet aklıma şeyh AHMET YASİN’in şikayeti geliyor; sadece beni ençok etkileyen şu cümleleri sizlerle paylaşmak istiyorum.Allah’ım Ümmetin suskunluğunu sana şikayet ediyorum diye başlayan ve duanın doruk noktası olan şu cümleleri; Bizler direndik, ileri atıldık ve kaçmadık. Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek. Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız! Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin! Temennimiz, Allah’ın emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır.! Umarız bizim aleyhimize olmazsınız! Allah aşkına, bari aleyhimize olmayın..!
İşte sözün bittiği yer; Allah gazzeli kardeşlerimizden razı olsun, onlar bizlere adanmışlığın nasıl birşey olduğunu hatırlattı. Hamasa binlerce selam olsun, o kutlu direnişe. Şükrü abi kalemine, yüreğine sağlık.
SELAM VE DUA İLE...
Gazze nin mezar taşına “insanlık öldü” diye yazın. Tarihin çok önemli bir dönemine şahit oluyoruz. İnsanlık bu günlerden utanacak ama vakit geçmiş olacak. Erken ve doğru davranamazsak bir sonraki her bir gün bizim için daha acı olacak. Herkes birşeyler yapabilir. Bir gece yarısı İsrailin tlf.kodunu ve sonra herhangi bir numarayı rastgele çevirdiğimizde karşımızda bir yahudinin olma ihtimali çok yüksek, daha önce tasarlayıp ing. çevirdiğimiz birkaç sözü söylememiz onu rahatsız edebilir. Ben denedim karşıma bir bayan çıktı beni anlayıp anlamadığından emin olamadım ama , gazze den filistinden kudusten bahsetim ve kapattı. Bunu devam ettireceğim. Yaygınlaştılırması için çaba sarfedelim.
