İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
Ahmet ÖRS
Ahmet ÖRS
08 Şubat 2009

İslam Devriminin 30. Yılı

Ali Şeriati’nin yüreğinde yeşerip siyasi önderlerinin çabasında büyüyen İslam devrimi için çok şeyler söylenebilir, söylendi ve söylenecektir.

08 Şubat 2009 2 dk okuma 4,4B okunma
100%

İran’da gerçekleşen İslam devrimi 30 yaşında. Dünyanın görüp göreceği en önemli olaylardan biri. İnsanlığın zulme başkaldırısına ve Müslümanların tağutlara meydan okumasına verilebilecek en muhteşem örneklerden biri.

 

Batı – Doğu sözde çekişmesinin ortasında bambaşka bir dünyanın işaret fişeği gibi gökyüzünü aydınlatan büyük patlama.

 

İslam devriminin modern çağlarda dinin toplumsal – siyasal hayatın dışında kaldığı tezini yerle bir eden tarafı her şeyin üstündedir.

 

Evet, din, yani İslam hayatın ortasındaki en dinamik güçtür, kitleleri harekete geçirme potansiyeli her zaman vardır, yeter ki inananları olsun.

 

30 yıl bir devrimin üzerinden geçen önemli bir süre. Az değil kesinlikle, çok fazla da sayılmaz.

 

Devrim yıllarının gençleri bugün epeyce yol aldılar, olgunlaştılar. Büyük acılarla sınandılar. Şah’tan sonra Saddam belasına, Amerika başta olmak üzere batının kuşatmasına, İslam dünyasındaki dışlamaya maruz kaldılar. Ama bütün sıkıntılara rağmen bugün gerçekte dünyada hangi iki kutuptan bahsedilebilir?

 

Büyük Şeytan Amerika ve yandaşları ile İran... Kim ne derse desin İslam’ın dinamize edebilme potansiyelinin temsilcidir İslam devrimi. Kuşatılma gerekçesi de budur.

 

30 yıllık süreçte olumsuz görüntüler, tecrübeler de oldu elbette, hem de çok. Gönül isterdi ki mezhebi bir imaj olmasın. Ama devrimi sürükleyen güç de mezhebi kökenlerinden besleniyordu.

 

Humeyni ve arkadaşlarının, mezheplerin yakınlaştırılması gayretlerini anmamak her zaman haksızlık olacaktır. Ancak mezhep-meşrep takıntısını aşmak buralarda da, başka yerlerde de mümkün olamadı yeterince.

 

 

İnşallah inançları Kur’ân’ın ilkelerinin şekillendireceği zamanlar gelecektir. Mezhepler akidenin, siyasal duruşların önüne geçmeyecektir. Ama bu son derece zor, bakalım…

 

İslam devriminin insanlığa kazandırdıkları her şeye rağmen ölçülemez değerdedir, vicdanlı, önyargısız kimseler bunu inkâr etmez.

 

Ezilen halkların kurtuluş umudunu Gazze ve Lübnan direnişleri nasıl yeşertiyorsa, İran’daki İslam inkılabı çok daha büyük motivasyon sağlamıştır.  

 

Mustazaf halklar zalimlerin boyunduruklarından kurtulabilir, her zaman. İran tecrübesi bunu göstermiştir.

 

Ali Şeriati’nin yüreğinde yeşerip siyasi önderlerinin çabasında büyüyen İslam devrimi için çok şeyler söylenebilir, söylendi ve söylenecektir.

 

İmtihan dünyasındayız, devrimin İslami niteliği zenginleşebilir, zayıflayabilir. Önemli olan ders alabilme potansiyelimizi korumaktır.

 

Karalama kampanyaları çok oldu İslam inkılabına karşı. Normaldir. Şeytan ve arkadaşları çalışıyorlar. İftiralar gırla gidiyordu.

 

Şimdi iftira atanlar Amerika’ya karşı başını dik tutan İran’ı övüyorlar. Ne güzel…

 

Biz zulme karşı ezilen halkların yanındayız. Küba’nın, Venezüela’nın, Bolivya’nın…

 

Müslüman olanların iki kere yanındayız.

 

Kompleksimiz olmamalı.

 

Yanlışları da doğruları da sakınmadan söyleyebilmeliyiz.

 

Sözümüz şudur: Zulme karşı omuz omuza!  

 

Mustazafların sesini yükselten nice yıllara!

 

Paylaş X Facebook

Yorumlar 3

E Emirhan UYGUR 01 Ocak 2012

S.a. İslam Devrimi,nasıl bir islami devrim ve Türkiye...!
Ama zor be hocam sizin sitenizde bile sayın Recep T.Erdoğanı yeni islam devrimi lideri ve akp’yide bunun öncüsü gibi gösteren bir portre hakim...
Ve 28 Şubat süresinde bu ülkeyi sevmekten başka suçu olmayan ve o zaman inanılmaz eleştridiğim Necmeddin ERBAKANI şimdi çok daha iyi anlıyor ve sizin yazınızın her ne kadar olayın dışında da olsa dolaylı olarak ilgili olduğu için aşağıdaki yazıları yazma ihtiyacı duyuyorum...
Lütfen ALLAH aşkına Fetullah Gülen ve Recep T.Erdoğanı ilahlaştıranlar karşısında birşeyler kaleme alında insanları biraz bilinçlendirin ve ayrıca yine siteniz yazarlarından Şükrü HÜSEYİNOĞLU ve Cemil ARSLAN’ı da günümüz türkiyesinde alenen ortada olan Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında türkiye,ortadoğu ayrıca islam coğrafyasınıda içine alan “light (layt) islam modelini” uygulamaya ve bunu yapılandırma görevini üstlenen AKP hakkında övücü yazılarını tasvip etmiyor en kısa sürede gerçek olan tek olan doğruları kaleme almalarını bekliyor saygılar sunuyorum. Fİ-EMANİLLAH
Selam ve Dua ile...

Ş Şükrü Hüseyinoğlu 01 Ocak 2012

Ahmet kardeşimizin isabetle belirttiği gibi gerçekten de İslam Devrimi’nin en önemli özelliklerinden biri, “din”e dair modern paradigmayı tamamen geçersiz kılmış olmasıdır.

Laisizmin mutlak galibiyetini ve bunun karşısında “Tanrı’nın ölümünü” ilan etmiş olan modern paradigma, İslam Devrimi’yle bir daha belini doğrultamayacak şekilde yıkıma uğratılmıştır.

Selam olsun bu şanlı devrimin önderlerine ve emekçilerine!

Bu arada, bu yazıya yorum yapıp benim AKP hakkında övücü yazı yazdığımızı öne süren Emirhan Uygur kardeşimize, bu izlenimi edinmesine sebep olduğunu düşündüğüm “Bir ayakkabı da Erdoğan’dan” başlıklı yazıyı mümkünse bir kere daha okumasını tavsiye etmek istiyorum.

H halit şimşek 01 Ocak 2012

İslam devrimin ülkemizde olmasını da çok arzu etmiştik ama o dinamik ve şehadet arzusu olamayınca asla mümkün olmayacak bir gerçek inkılap.
Laiklik dinine mensupların İslam devrimi olur mu kaygıları güderken görev yaptığım okulda Türkiye asla İran olamaz ve olamayacaktır gerçeğini ifade etmiştim. Rabbim nurunu tamamlayacağı büyük inkılaba bizi ulaştırsın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Ahmet ÖRS — diğer yazıları

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.