İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
İslam BAŞARAN
İslam BAŞARAN
28 Temmuz 2013

İ’tikaf İbadetiyle Şuurlanmak

İ’tikâf, kulluk bilincini muhkemleştirmek için günümüzde Mü’minlerin mutlaka değerlendirmesi gereken büyük bir fırsattır. Mü’minin/davetçinin insanlara faydalı olabilmesi ve topluma yön verebilecek donanımı kazanması için i’tikaf nimetinden faydalanması gerekir.

28 Temmuz 2013 2 dk okuma 4,8B okunma
100%

Ramazan ayı, aynı zamanda bir i'tikaf ayıdır.  Hz. Peygamber (s), bu ayın son onun gününde itikâf niyetiyle mescide girerek bu süreyi mescidde ibadetle geçirirdi. Her zamankinden daha fazla Kur'ân okur ve dua ederdi. Hz. Peygamber'in eşleri ve diğer Müslümanların eşleri ise evlerinde i'tikafa girerlerdi.

Hz. Peygamber  i'tikafı önemseyerek hiç terketmediği halde; günümüzde Müslümanlar bu konuya oldukça uzak kalmaktadır. Hatta i'tikaf adeta unutulmaya terk edilmiş bir ibadettir de diyebiliriz. 

Bakara 125 ve 187.  ayetler bu ibadetin varlığını bildirmekte ve Allah Rasulü'nün hayatında da  önemli bir yer edindiğini görmekteyiz.

Allah’ın razı olduğu, nimetlendirdiği kullardan olmamız için bizler için de güzel bir fırsattır Ramazan ayı. Hz. Peygamber'in bu terk edilen sünnetiyle yeniden dirilmeye, var olmaya yönelebiliriz.

İ’tikâf; şuurlu bir arınma, yeniden dirilme çabasıdır. Dünyayla ilişkileri asgari düzeye indirerek kişinin kendisiyle baş başa kalması, daha fazla ibadete yönelerek, dua ederek günahlarının bağışlanmasını umması ve Allah’a daha çok yaklaşmasıdır. Buradan da, tüm hayatı ibadet kılacak bir donanım kazanmaya çalışmasıdır.

Bizi etkisi altına almaya çalışan nefsani eğilimleri mutlaka denetim ve konrolümüz altına almamız gerekmektedir. Dünya sınavını kazanabilmemiz için bu şarttır. Dünya hayatında şeytan ve dostları binlerce yol deneyerek bizi Allah'a karşı sorumluluklarımızdan alıkoymaya çalışmaktadırlar. Bu güçlü çağrılara ciddi bir direniş kapısı olarak, i’tikaf ibadetini yerine getirmeye çalışmalıyız. 

İ’tikâfın en önemli amacı; her ibadetin gayesi olan Allah'ın rızasıdır. Bu temel hedefin gerçekleşmesi için mü’minlerin/davetçilerin bu sayılı günlerde dünya meşgalelerinden kendini uzaklaştırarak Rabbleri ile başbaşa kalmayı başarması gerekir.  

Hiçbir şey, Allah’ı zikretmekten daha lezzetli değildir. Zikr; Kur’an okuma, Kur’an’ı düşünme, anlama ve gereğince yaşayıp ahkamını topluma hakim kılma çabasıdır. İ’tikafa giren Müslüman, kâmil manada bu sünneti ihya etmek istiyorsa, Kur’an’ı mealiyle birlikte ve tefekkür ederek okumayı artırmalıdır. 

İ’tikâf, kulluk bilincini muhkemleştirmek için günümüzde Mü'minlerin mutlaka değerlendirmesi gereken büyük bir fırsattır. Mü’minin/davetçinin insanlara faydalı olabilmesi ve topluma yön verebilecek donanımı kazanması için  i’tikaf nimetinden faydalanması gerekir.

Bir müslüman kendini değiştirmediği müddetçe bir başkasını düzeltemez. Kendini değiştiren bir insan toplumu değiştirir. Değişmezse insan, değişmez toplum.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

İslam BAŞARAN — diğer yazıları

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.