Kalb Sevmekten Yorulmaz!
Bir zoru başarıp kardeş olduk, hadi daha da zor olanı başarıp kardeş kalalım. Ve kardeşimize, dostumuza sevdiğimizi söyleyelim. Dostluk ve kardeşliğimizi sevgiyle sulayalım. Sulayalım ki hiç solmasın. Sulayalım ki, yeşeren filizlerden dev sevgi fidanlıkları oluşsun. Sulayalım ki, bitiveren dostluklar ve kardeşlikler yerine, birbirini Allah için seven gerçek sevdalılar oluşsun.
"İman etmedikçe cennete giremezsiniz.Birbirinizi (gerçek manada) sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız.” (Müslim-Tirmizi)
Hayatımız boyunca birlik,beraberlik,kardeşlik sloganları atmışız.Kardeşiz demişiz. “Müminler ancak kardeştir “ ayetini dillendirmişiz. Kardeş olmak zor, kardeş kalabilmek daha da zor bunu hiç hesaba katmamışız. Kardeş olmuşuz, arkadaş olmuşuz, dost olduğumuzu zannetmişiz.Dostum dediğimizi yeri geldiğinde bir kalemde atıvermişiz.
Oysa dost, güvendiğimiz dağ.
Ardından gidebileceğimiz kişi.
Sırrımızı paylaştığımız, dertlerimizle dertlenen, sevincimizle sevinen yoldaş.
Dost, her ne olursa olsun terk etmeyen!
Yarıda bırakmayan! Kullanmayan, kullandırmayan.
Dost unutmak sözünü literatüründen silip atan yürek.
Mücadele arkadaşımız. Simidimizin diğer yarısının sahibi.
Dost ayna, onda kendimizi gördüğümüz.
Hüzünlendiğinde akıttığımız göz yaşlarımızın sebebi.
Yalnızlığımızı kar gibi eriten, yüzümüze kapanmayan tek kapı.
Tutunduğumuz dal, bizi düzeltmek adına uyaran.
Omzu, başımızı koymaya her an hazır…
Evet uzar gider bu şekilde. Biz dost olduğumuzu, kardeş olduğumuzu iddia etmişiz ama gerçek manada sevmemişiz birbirimizi. Sevgi sloganları atarken de, dostum kardeşim diye başlayan edebiyatlarımızda bile sevgi kavramını hep unutmuşuz. Sevgi, sevgili, sevdiğim kişi diyememişiz. Belki de gerçekten yürekten sevmemişiz birbirimizi. Dostum dediklerimizle bir gün sonra düşman oluvermişiz. Kardeşim diye tanıttıklarımızı unutuvermişiz bir zaman sonra.Altını sevgi ile besleyemediğimiz dostcuk ve kardeşciklerimiz olmuş.
“Dostunu aşırı övme mutedil ol, bir gün düşmanın olabilir. Düşmanında da mutedil ol, bir gün dostun olabilir” sözünü unutmuşuz. Bir gün önce överek göklere çıkardıklarımızı ertesi gün işimize gelmeyince kafir, müşrik ilan etmişiz. Bir gün önce tanıştırırken kardeşim diye takdim ettiklerimizi, “o yaramaz adam” diye anar olmuşuz. Dostluklarımızı ve kardeşliklerimizi sevgiyle sulayamamışız. Sevgiyle yoğuramamışız. Sevgiyle şekillendirememişiz. Sevgiyle bakmamış ve gözlerinin içine bakarak “seni seviyorum kardeşim, dostum” diyememişiz. Her lafın başında peygamberi (sav) örnek edindiğimizi söyleyen, yazan, haykıran bizler onun sevgi çemberine yaklaşamamışız bile. Ondan öğrenmedik mi vefayı, kardeşliği, dostluğu, sevgiyi ? Ondan öğrenmedik mi sevdiğini söyleme gerekliliğini?
Peygamber (sav) mescidin kapısında bir sahabeyle oturur. Uzaktan geçen başka bir sahabeyi gösterir yanındaki:
“Ey Allah’ın Rasulü şu geçen sahabeyi ben Allah için çok seviyorum” der.
Allah Rasulü tebessüm eder, mübarek elini yanındaki sahabenin sırtına koyar.
“Çok güzel. Peki bunu ona söyledin mi?” der.
Sahabi şaşkın hayır manasında kafasını sallar iki yana. Allah Rasulü devam eder.“Git ve ona bunu söyle!..” der.
Koşar sahabi sevdiği dostuna yetişmek için, yakalar ve gözlerinin içine bakarak;
“Seni Allah için çok seviyorum ey arkadaşım” der.
Arkadaşı sevgiyle parlayan gözleriyle şaşkın bakar kardeşine ve cevap verir.
“Bende seni kardeşim. Bende seni Allah için çok seviyorum…”
Kucaklaşarak ayrılırlar.
Birkaç ay sonra Allah Rasulü mescide girerken aynı sahabiyle karşılaşır.Üzgün, bitkin ve ağlamaklı. Nedenini sorar can dostuna.
“Ey Allah’ın Rasulü. Geçenlerde sana gösterdiğim ve Allah için bu kardeşimi çok seviyorum dediğim dostum, kardeşim hakkın rahmetine kavuştu der.
Allah Rasulü sırtını sıvazlar bu üzgün adamın. Ve ağzından şu mübarek sözler dökülür:
“İyi ki ona sevdiğini söylemişsin….”
Peki biz birbirimizi sevdiğimizi söylemek için daha ne bekliyoruz? Tepemize bombaların yağmasını mı? Bacılarımızın ırzına geçilmesini mi? Yavrularımızın hunharca katledilmesini, kardeşlerimizin hapishanelerde çürümesini mi? Yada onun için okunan sela sesini mi? Birbirimizi sevdiğimizi söylemek için daha ne bekliyoruz? Onun toprakla hemhal olmasını mı?
Bir zoru başarıp kardeş olduk, hadi daha da zor olanı başarıp kardeş kalalım. Ve kardeşimize, dostumuza sevdiğimizi söyleyelim. Dostluk ve kardeşliğimizi sevgiyle sulayalım.Sulayalım ki hiç solmasın. Sulayalım ki, yeşeren filizlerden dev sevgi fidanlıkları oluşsun. Sulayalım ki, bitiveren dostluklar ve kardeşlikler yerine, birbirini Allah için seven gerçek sevdalılar oluşsun. Kardeşim, dostum dediklerimiz sevdiklerimiz olsun. Kalp sevmekten yorulmaz, birbirimizi Allah için sevelim. Bıkmadan, usanmadan, vazgeçmeden, karşılık beklemeden, şart koşmadan….
Hepinizi Allah için çok seviyorum. Sevgi ile kalın….
Yorumlar 10
SEVGİ İNSANIN HARCADIKÇA ÇOĞALAN TEK SERMAYESİDİR. SEVGİ OLMADAN HİÇ BİR ŞEY VAR OLMAZ.ÖYLE İSE VAR OLMASINI İSTEDİĞİMİZ HER ŞEY İÇİN ÖNCE İŞE SEVMEKLE BAŞLAYALIM. BAKINIZ YÜCE RABBİMİZ BİZ O KADAR GÜNAH İŞLEDİĞİMİZ HALDE BUNA RAĞMEN BİZİ NE KADARDA SEVİYOR RAHMETİ İLE KUŞATIYOR, ESİRGİYOR VE BAĞIŞLIYOR.İKİ MÜSLÜMAN BİR ARAYA GELMEYİ BAŞARAMIYOR NİYE ÇÜNKÜ SEVGİ VE KARDEŞLİK KALBEN DEĞİL LAFIZLARDA , KALBEN OLSA KARŞISINDAKİNE BUNU HİSSETTİRİR.VE GERÇEK KARDEŞLİK DE ZATEN DOĞAL OLARAK KENDİLİĞİNDEN ORTAYA ÇIKAR .ALLAH İÇİN SEVMEYİ BAŞARAMADIĞIMIZ SÜRECE VAHDET DE MEYDANA GELMEYECEKTİR. BÖYLE BÖLÜK PÖRÇÜK DARMADAĞINIK OLMAYA MAHKUMUZ. İNNE-MEL MU-MİNİNE İHVETUN '' ANCAK MÜMİN OLANLAR KARDEŞTİR'' MÜMİNLER BİR VÜCUDUN AZALARI GİBİDİR. VESSELAM
geçmişten günümüze hiç kimseyle anlaşamamış olanlar “kalp sevmekten yorulmaz” diyerek süslü cümleler kurmaktan çekinmiyorlar anlaşılan. selam ile...
Bismihi Teala
Bacım sizi yakinen tanıyan biri olarak yazdıklarınızla, eylemlerinize şahitlik ederim. Abdülkerim akrdeşimi de kınıyorum. Herhalde kalbi sevmekten yorulmuş olsa gerek. Bacım gibi haykırmanızı isterdim bu satırlarda. “EY KARDEŞLERİM SİZİ ALLAH İÇİN ÇOK SEVİYORUM” evet.sevgi yürek ister. Mükerrem bacı. Kardeş olduk ama kardeş kalamadık. Tekrar hoşgeldiniz.
selamun aleyküm.Mükerrem hocam siteye ilk giriyorum ve sizi görmek beni çok sevindirdi.Allah razı olsun yine yüreğinizi konuşturmuşsunuz.Gerçekten sevmesini bilmeyenler ancak burada başka isimlerle yazarak
elkeştirirler Allah hidayet versin onlarada bizede.Sevmek kavramını bu denli düşünmemiştim.Bu yazıyı okuduktan sonra altı arkadaşıma msj yazarak onları Allah için ne kadar çok sevdiğimi söyledim.Hocam ne güzel şeylere vesile ve örnek oluyorsunuz.İslami camiada sevilen sizin gibi bir mücahide hocamızın biz her zaman yanındayızAllah kaleminize güç ve ayaklarınaıza kuvvet versin...Kardeşinizi dualarınızda eksik etmeyin...Bende tüm alnı secdeye varanları Allah için seviyorum...fi emanillah.....
Mükerrem ablacığım Rabbim razı olsun. Sizi görmek bu sitede ne güzel. Safranboludan kucak dolusu selamlar. Sizi ve site okuru kardeşlerimi selamlarım.
keşke yazdıklarımıza inansak, keşke sadece laf gebeliği yapmasak. Ne zaman konuştuklarını yaşayan insanlar göreceğiz. Özledik çokkk özledik....
Gerçekten kalbi yürekten yazılmış bir yazı. ŞİMDİ DOĞRULMA ZAMANI" abla en kısa zamanda sakaryaya bekliyorum.Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun.
Bacım allah razı olsun. yine yüreğinizi dillendirmişsiniz. Rahmana emanet olun
ablacığım allah İçin sevmekten yorulunur mu? Biz yorulmadık. Allah için bizde sizi cok seviyoruz.
bacım kaleminize sağlık allah razı olsun. evet gerçektende kitabi bir kalp sevmekten yorulmaz.biz sevmekten usanmadık.ve Allah için sizi seviyoruz.vesselam
