Katırların Sırtında Umud’a Kan, Toprağa Can Düştü…
‎İster Doğu deyin, ister Kürdistan deyin, ister Güneydoğu deyin; yıllardır bölgede süren savaşta, binlerce insanın ruh dünyası, umutları, hayalleri ve hayatları tarumar oldu. Yüzlerce insan kirli bir savaşa, kirli emellere ve ideolojilere kurban edildi. İnsanca yaşamaktan başka ne talebi olmuştur bu mazlum insanların. Daha kaç mazlumun ölümüne seyirci kalacağız… Düşen her güne ölümler eklemekten usandık. Bağımıza, bahçemize, köyümüze insanımızı gömmekten bıktık.
Katır sırtında umud taşırken, vicdansız insanlarla insansız uçakların birleşip öldürdüğü mazlum köylülere..
Umutlara kan, toprağa can düştü
karanlığın şafağa gebe olduğu bir anda
üzerimize yağdı
vicdansız kurşunlar.
şafağı sıcak bir çorbayla geçirmeye ramak kala
tarumar oldu düşlerimiz,
umutlarımız,
yarınlarımız.
lalezarlar misali kırk canımız solduruldu bir solukta.
erimez karların üzerine
birden uzandı onlarca gencimiz.
radarlara yakalandı
terör simgesi denilen puşularımız.
dertli dünyamıza
bir gece ansızın yağdı bombalar.
ellerimiz ve yüreğimiz
sınır boylarında
katır sırtlarında üşüyorken
ilmek ilmek nakşedildi gençliğimize ölüm
nasılda umudumuzu bağlamıştık
bir iki depo kaçak mazota.
sırtımız karanlığa
yüzümüz şafağa dönüktü.
allaha emanetti çocuklarımız,
annelerimiz, yaşlılarımız
defterlerimiz, okulumuz, düşlerimiz.
nereden gelecek gelsin ölüm,
biz yaşarken ölmüşüz.
dağlarımızda acılarımız,
dillerimizde ağıtlarımız var
ılık bir çorbayı kaçak mazotla elde etmeye çalışırken
radara yakalandı ekmeğimiz.
mazota karıştı kanımız.
kanlarımız mazota karışınca
gençliğimiz toprakla buluştu.
Sıcak bir ekmek için çıktığımız yolculuğumuz
çileye gebe,
matemli bir doğuma dönüştü
al kanlar içindeki gencecik cansız bedenlerimiz
karların üstünde
kalın battaniyelere sarıldı.
çileli bir bedenle uzandık
yıllarca üstünde yürüdüğümüz topraklara.
Irak vuslatsız firaka dönüştü.
ey dünya duy artık sesimizi
aşımıza kanımız,
ekmeğimize acımız hep karışıyor.
ağlamaktan yoruldu gözlerimiz
kalmadı akacak gözyaşımız
oluk oluk kanımız fırat gibi,
dicle gibi akıyor mezopotamya’ya.
lal oldu dillerimiz ey dünya,
lal oldu yüreğimiz
sabah kahvaltısında
kaçak bir çayı içmeden daha
ansızın insansız uçaklarla
vicdansız yürekler birleşip
akşamdan bombalar yağdırdılar üzerimize…
Yorumlar 22
bu tarz durumlarda sağ duyumu bir tarafa bırakıp, insanlığım en derinlerinden gelen bütün haykırışlarımı yazmak istiyorum... Sözlerle kendimi ve içinde bulunduğumuz bu durumu hafifletmek için bağırıp çağırmak değil bu haykırışlar... Daha ziyade, insanımızı bu hale koyan ve Hükümet sözcüsünün tabiriyle '' hata '' diye nitelendirilen bu katliamın, sahiplerinin yüzüne bir tükürüştür... Yıllarca, ötekileştirilmiş olan KÜRT halkı ve Kürdistanımız, bu gün yine kan revan içinde kaldı... Üstelik sözde Terörist!!e benzetildikleri için... Siz hem doğu bloğunu istihdam etmeyin, hem onları ötekileştirin, hemde alternatif para kazanma yolları bulunca da, geçtiği yerleden ve taktıkları puşulardan ötürü terörist !! diye zannedip!! bomba yağdırın... Çok Afedersiniz yapılan bu '' hayvanca '' sözde hatanın, bir karşılığı olsun dillerimizde... Yıllarca hep sustuk her türlü zulme... Alıştırdılar bizi sessiz ve sakin kalmaya... 35 tane genç öldü.. Anneleri, babaları olan, hayalleri ve sevgileri olan, aşkları ve idealleri olan gençler..! Sözlerin tükenmesi gereken yerdeyiz... Sadece lafzen (bed)dua etmiyecem bu defa... sistemi görüp, adaletsizliklerini ve zulümlerini kafamızın bir köşesine yazmamız ümidi ile...
Ey
Yeryüzünün
Bütün
Mazlumları;
Bugün
KÜRTÇE
ağlayın..
(!)
Bir Kerbela ezgisini hatırladım bu acıyı içimde bastırmaya çalışırken...
Ağla yüreğim ağla yas günü bugün
TSK, TSK! Nasıl kıydın bu canlara?
bu acının sorumlusu tc ve pkk dır.ikisininde ortak bir amacı var. o amaca hizmet ediyorlar.arada olan mazlumlara oluyor.ben bu işin içinde pkk nın parmağınında olduğundan adım gibi eminim.yapacağımız iş kürtçe ağlamak degil,müslümanca mücadele etmektir.bu olayad kürt kimligini degil,müslüman kimligimizi öne çıkarmalaıyız.yoksa oynanan bu kirli oyuna bizde hizmet etmiş oluruz.kürtlük veya türklük müslüman için bir anlam ifade etmez.müslümanlar olarak ırkçılığın dayatıldığı bu ortamda söylemlerimizi daha dikkatli olarak ifade etmeliyiz.mevcut sorunu ne pkk çözer,nede tc.aksine bu iki cenah varlıklarını bu sorunun sürmesinden alıyor.bu mazlumların öldürülmesinde çok kirli hesap ve oyunlar var.zalimler öyle azgınlaşmışki,menfaaetleri için yapmayacağı hiç bir şey yok.rabbim o bölgedeki mazlumları bir an önce bu iki beladan kurtarsın.
mehmet kardeşe
bunca acının icinde “söylediğimiz ey yeryüzünün bütün mazlumları bugün kürtçe ağlayın” böyle mi yorumluyorsunuz Allah aşkına
Allah razı olsun kardeşim! Yüreğine sağlık.
"Ülkeye egemen olan sistem, devlet ve siyasi iktidar, bölge halkını, bir yandan kapitalist ekonomik uygulamalarla fakir ve işsiz bırakmakta, adaletsiz gelir dağılımı ve seksen yıldır sürdürülen Kürt bölgelerine yönelik bilinçli ihmal sebebiyle geçimini temin için gerekli vasattan mahrum hale düşürmektedirler. Diğer yandan, uyduruk sınırlarla parçalanan akraba ailelerin birbirleriyle ticaret yapmak zorunda kalmalarını da “suç” sayma utancını üzerlerinde taşımaktadırlar. Üstelik bu zorlama uyduruk “suç”un, hangi amaçla yapıldığı spekülasyona açık bir katliamı, yani gerçek suçu örtmek için istismar edilmesine de seyirci kalmaktadırlar. Ayrıca bütün açılım, adalet ve özgürlük vaadlerine rağmen siyasi iktidar, on yıldır Kürt sorununun sistem içi çözümüne dair ciddiye alınacak somut adımlar atmakta sürekli ayak sürüyerek, silahlı çatışmaların önünü kesecek ya da taraftar bulmasını engelleyecek seviyede gasp edilmiş temel hakların iadesine dair ciddi bir gelişme sağlamayarak, bütün bu zulümlerin banisi askeri vesayetin her seferinde kendisini yeniden üretmesine sebep olan basiretsizlikler göstererek bugünkü katliamların sürmesine de yol açan şiddet ve çatışma zeminini açık tutmuştur. Bu sebeple de kınanmayı, uyarılmayı hak etmektedirler.
Bizler bu ülkenin Müslümanları olarak, adil şahidlik sorumluluğumuz gereğince, devletin ve hukuk tanımaz silahlı güçlerinin bu tür hukuksuzluklarına, katliamlarına karşı mazlum halkın ve zalimce ihlal edilen temel haklarının yanında yer alıyor, katilleri ve onların bu suçlarını örtme telaşıyla “özrü kabahatinden büyük” çelişkili açıklamalar yapmalarını yeterli sayıp hesap sormayan siyasileri protesto edip kınıyoruz. İktidarı, haklara saygı, hukuku ikame konusundaki vaadlerinde samimi ise, laf ve mazeret üretmek yerine, bu katliamın sorumluları hakkında soruşturma açmak ve cezai müeyyideleri uygulamak üzere icraata geçmeye çağırıyoruz.
İnşallah, Kürdüyle, Türküyle, Arabıyla, bütün bölge halklarının, İslam kardeşliği hukuku çerçevesinde kucaklaşıp, Allah’ın ipi/“hablullah” olan Kur’an’a topluca sarılarak, ümmeti vahiyle yeniden inşa ederek, bütün bu zulümlere kesin son verecek İslami adalet sistemini birlikte oluşturacaklarına olan umudumuzu bu vesileyle bir daha beyan ediyoruz. Bütün bu zulümlere, adaletsizliklere yol açan, kapitalist seküler ulusalcı sistemlerin tarihin çöplüğüne atılacağı bu köklü inkılap süreci sonunda, inşallah sahici ve bütüncül bir adaleti gerçekleştirecek Allah’ın hükümleriyle hükmedildiğinde, hiçbir ayrım gözetmeden Allah’ın bütün kullarına bu imtihan dünyasında kendilerini özgürce gerçekleştirebilmelerinin adalet vasatı sunulmuş olacaktır. Sömürü ve her türlü zulmün sona erdiği bu adalet sisteminde, insanca yaşama imkanı ve beş temel emniyet, ayrımsız olarak bütün insanların, herhangi bir talebe bile gerek kalmadan, son derece doğal bir biçimde ve kendiliğinden verilen temel hakları olacaktır.
Bu adalet sistemine ulaşabilmek için, mazlum, fakir halkların, fıtri, insani ve İslami temelde buluşarak, bugün yapılan zulümlere, adaletsizliklere, sömürülere karşı dayanışma içinde olmaları, zalimlerden hesap sorarak adaleti ikame etme çabası göstermeleri ve bu dayanışma zemininde ümmet olma bilincini yeniden üretmeleri zaruri bir gerekliliktir. İşte bu bilinçle ve adil şahidlik sorumluluğumuz gereğince mazlum Kürt halkına yönelik her türlü baskı, asimilasyon, hak ihlali ve ısrarla sürdürülen katliamları bir daha protesto ediyoruz."
serhat kardeşe
evet bunca acının içinde müslümanca ağlamaktır.kürtçe degil.çünkü kürtçe ağlamak sorunu çözmez.türkçe ağlamakta çözmez.
TC devletinin tarihi masum sivilleri katletmekle meşhurdur. sözlerim belki kimilerine karamsar gelebilir ama bu ne ilktir nede sondur.bu şiddet politakası dün de vardı bugün de var yarın da devam edecege benziyor. TC devleti zafer sarhoşluğuyla kürt sorunu şu ana kadar her türlü şiddeti kendine meşru görerek afganistandaki nato askerlerini arattırmayacak bir katliam gerçekleştirdi.önceki gece şırnak’ın uludere ilçesine bağlı ortasu köyünde 35 sivilin hayatına kıyarak,tarihin sayfalarına kara bir leke olarak ğeçecektir.hükümet ve tsk ise her saldırıların ardından olduğu gibi kendilerinin bile inanmakta güçlük çektiği açıklamalarla yetindiler.bu masum köylü ne yaptı ki? bu ölüm fermanı onlar için uygun görüldü,milletin vekili iddia eden beyler geçen gece keyif çatarken,kimisi evinde bekleyen çocuklar için kiminin evlilik öncesinde biriktirecek bir kaç kuruş hayaliyle çıktığı evinden hükümetin ve tsk ortak işbiliğiyle bu insanların hayatına kıydılar.bakıyorumda bu millettenin kürdünden türkünden vs aldıkları oylarla başa gelen sözüm ona beyefendiler tc’nin kuruluşdan bu yana varolan bu sorunlara nasıl bir çözüm buluruz derdinde olacakları yerde kasalarına nasıl bu milletin parasını aktarırızın derdindeler,bunun tipik bir örneği geçenlerde gecenin bir vaktinde sözde bu milletin meclisinde maaşlarımızı nasıl artırabiliriz endişesine girme telaşındalar.inanıyorum ki bu zulüm üstünde siyaset yapanlar birgün en bu zulmün bedelini ödeyeceklerdir.inşallah bunların uykularının kaçmağı dileğiyle...
ÖLÜM VE HAYAT ARASINDAKİ ÇİZGİ BU KADAR İŞTE UZUN MEŞAKATLİ BİR YOLDAN GELİP EVDE SICAK BİR ÇAY İÇMEK VARKEN DAHA SICAK VE ACI OLANLA KARŞILAŞMAK VARMIŞ. ZALİMLER GEÇİT VERMEDİ ONLARKİ ADALET DİYE BAĞIRIYORLAR NERDE ADALET...
ÖLEN KİMMİŞ NERELİ YAŞI NEDİR SORAN KİM ÖLEN İNSANLIK MAKİNA, DEVLETTİ..
ÖLEN SENDİN SEN EY İNSAN NE CANLIYA NE DE ÖLÜYE SAYGI KALDI BU YERDE..
EĞER İSTERSEN ADİL BİR YER BİRAZ DÜŞÜN TAŞIN SEN AKILLI YARATILDIN...
BİZİM YÜREĞİMİZ ACILI GÖLÜMÜZ NEFRETLE KAPLANMIŞ ZALİMLER ZULÜM SÜRDÜKÇE BİZ SUSMAYACAĞIZ YETER ARTIK MASUMLAR ÖLMESİN
katledilen çocuklar ve ailerinin durumu üzmüştür,ama, orada ne işleri vardı iyi oldu geberdiler diyen uluşçu ırkçı zihniyetinde olanlar bizleri fazlasıyla yaralamıştır.
böyle düşünenler zaten müslüman olamazlarda insan olamaz
KÜRDİSTANIN BAĞRINDA YAPILAN BUNCA KATLİAMA SESSİZ KALMAYARAK DUYGULARINI ŞİİRİNE KATAN VE BU ZÜLME ŞİİRİNİ ŞAHİT TUTAN HEWAL aLLAH SENDEN RAZI OLSUN...
duygusal olarak meselelere yaklaşmak, katırların üstünde umud taşımak, kaçakçılıkla geçinmeyi bir tas çorbaya denk kılmak...olayı duygusallaştırmada baya yeteneklisiniz. lakin olaylara duygusal yaklaşmak insana dogru kararlar kazandırmaz
İnşaallah mazlum olan halk bir gün bilinçlenir de müstekbirlere KurAn ile karşı çıkma anlayışı oluşur.
sayın KONYALI
meselelere duygusal yaklaşmak ne demektir. bunca insanın katliamı ve acıları ortadayken ne yapmamızı beklersiniz. her gün dogdugunuz topraklara acılar nakşediliyor, insanlar ölüyor, insana saygı sıfıra iniyor, cesetleriniz katırların sırtında adeta odun taşınır gibi taşınıyor, bedenleriniz molozun taşındıgı traktörlere yıgılıp götürülüyor...
hayatlarının baharında sizin gündüz yürümeye çekindiğiniz kürdistanın dağlarında çocukların gecenin karanlıgında bir parça ekmeğe mahkum eden zihniyetlerin oluşturdugu bunca acıyı siz yaşamış olsaydınız bunları insafsızca bize yöneltmezdiniz.
şunu söyleyeyim ki insansız ucaklar ne ise vicdansız insanlar da odur. ve sizi vicdana çağırıyorum. eger acıları yürekte berkitip yaşamaksa duygusallık ben duygusalım. eger ağıt yakılan hanelere kulak vermekse duygusallık ben duygusalım. eger ölen onlarca binlerce ailenin acısını yürekte yaşamaksa duygusllık ben duygusalım.
keşke gidebilseydiniz kürdistana. keşke bir tas sıcak çorbanın nasıl kazanıldıgını nelere rağmen bir ekmek parası ve karın tokluğuna yaşanıldıgını. gidin görün orada insanca kalmanın ne demek oldugunu ve bunca zülüme ve insanlık dışı muameleye ragmen insanlıktan çıkmamanın ne oldugunu gidin görün...
gidin görün bahçelerine gömdükleri cenazeleri. her sabah o bahçedeki gençlerin cenazesiyle yüzleşmenin ne oldugu gidin sorun analara.
gezin dağlarını yaylalarını ve görün oranın bombalarla tarumar olmuş ekolojik dengesini. gezerken çocukların yüzüne ve gözlerine bakın. içimde geçerken size anlatamadığım tüm duygularımı size o çocukların gözleri anlatacaktır. tabi anlayabilene
sayın KONYALI sizi kürdistana bunları görmeye bekleriz. tüm masraflarınız bizdendir. canınız canımızdır. endişe etmeyesinizdir. size hiçbir zarar gelmeyecektir.
sevgili maksutçum,yıllardır rejimin milliyetçi kimliğini üstünden atamayanlara,özelliklede insani ilişkilerde küçük bir empati kurmaktan mahrum olanlara senin söylemlerinin bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum. bunca ölümü sıradan görenlerin bir gün buna benzer bir belayla karşılaşmayı kendilerinden uzak görmesinler.herhalde bu tür insanlar natonun afganistan ve benzeri yerlerindeki saldırılarınıda doğal karşılamakta,birilerini duygusallıkla eleştirenler bakıyorumda adamda hiç duygu diye bir şey kalmamış sen en iyisi psikolojik bir tedavi gör hastalığın büyümeden.
ey niwiskaré dılxemgin
iro roja gırané
iro roja dayıkané
iro roja belengazané
lı welaté me
lı asimana da
mırın dıbaré
ser ciwané me
niwisqare dılzâr
bejé iro
deng bıdın dengé hemu mezluma
bıra ew xainé xunqar zanıbın
roja mexşere niziqé
JI BO XAİNE XUNQAR BİJİ CEXENNEM
JI BO XUNXARA XER WEQT CEXENNEM
ben kürtlerle aynı ekmeği bile paylaşırken bir tek kürtçe kelime bile bilmeyen bir türküm!!türkmüşüm yani öyle diyorlar.ağıtları anlamam ama acıyı hissederim.deprem olur ağlarım.ölmesi gereken onca insan varken ekmeklerine acı bulaşan insanlara ağlarım.kürt çocuklara hergün türküm,doğruyum dedirten sisteme karşı gelirim..türkçe değil kürtçe değil sadece ağlarım..acının,ağlamanın,mutluluğun,kardeşliğin dili,ırkı,memleketi yoktur iyi bilirim!
slm nasil oluyorda sen konyali kardesimize garanti veriyorsun hangi anlayisin urunu bu Allaha sirk kosmak gunahlarin en buyugudur Allah affetsin
Gözlerimizdeki ve sinemizdeki umut karanlıgı aydınlıga çewirecektir. Sen kardelenler gibi temiz ve cefakar kardesim umutsun
Kirlenmiş dünyanın kirlenmiş yerli işbirlikçileri bu kirli savaşın tarafıdır ve devamından yanadır.Mazlum halk ise bu sürecin masumları,kurbanlarıdır.
Kirlenmişlik her türlü zulme kapı açar ve bu zulmün nereden ne zaman geleceği kime isabet edeceği belli olmaz.
Rabbim tüm mazlumları,mahrumları Kitabıyla buluştursun hikmet ve feraset versin.
dostum yüreğine sağlık. bende bir alıntı ile duygularınıza eşlik ediyorum:
Ben Selim Encü’yüm; kırk yaşına dört çocukla gircektim, karlar üzerinde kırk parça olsun istemezdim bedenim, ciğerime çektiğim cigaram ciğerimle beraber bir kayanın altında kaldı...
Ben Osman Kaplan’ım; babamın oğluyum, gözü pek, alnı ak… Her bir yaşım bir tesbih tanesi gibi savruldu Roboskî’nin katalarına, ben böyle ölmemeliydim…
Ben Hüsnü Encü’yüm; otuz yıllık ömrümün bakiyesi, yanan bir ceset kokusu…
Ben Nadir Alma’yım; babamdan kalma bir işim vardı, kaçakçıydım, tütün içerdim, mezarıma çiçek ekin…
Ben Celal Encü’yüm; Nadir’le iyi arkadaştık, aynı tütünü içer aynı takımda top oynardık, aynı bombadan yedik, mezarlarımız yan yana olsun…
Ben Mehmed Ali Tosun’um; beni beyaz kefene sarmayın, beyaz karın üzerinde donarak öldüm, ama siz anama öyle söylemeyin…
Ben Fadıl Encü’yüm; üç gün aradılar beni, vücut parçalarım bulunamıyor...
Ben Hüseyin Encü’yüm; bacağım yok, kan kaybından öldüm, ruhum santim santim, gram gram çekildi, nasıldı anlatamam size…
Ben Adem Ant’ım; katırı kiralamıştım mahçup oldum…
Ben Şirvan (Şêrvan) Encü’yüm; Şêrvan aslan yürekli demek, Şêrvanlar hep böyle mi ölür?
Ben Abdulselam Encü’yüm; mühendis olacaktım, beni bombalayan pilot’un ben yaşında bir oğlu varmış, mühendis olacakmış, hayırlı olsun…
Ben Nevzat Encü’yüm; benim de hayallerim vardı, bombaladılar…
Ben Cihan Encü’yüm; askerin biri “bu son kaçağınız” demişti, sonumuz oldu…
Ben Bilal Encü’yüm; ölüm sırasını vermeden duran, bir battaniyeye gençliğimi sarmışlar...
Ben Şivan Encü’yüm; Şivan Perwer’in “Helepçe”sinde bir “ax hawar! hawar! hawar!” var ya o benim işte…
Ben Orhan Encü’yüm; medyanın 12 saat görmediğiyim, ben bir operasyon kazasıyım, özür dilerim…
Ben Özcan Uysal’ım; her parçam bir tabutta, bu tabut konvoyundaki hangi tabut benim?
Ben Salih Encü’yüm; sizin hiç çocuğunuz bombalandı mı? Babamınki bombalandı, kahroldu!
Ben Şerafettin Encü’yüm; bir kız seviyordum, söyleyemedim…
Ben de Şerafettin Encü’yüm; otopsi raporu öyle diyor, öbür Şerafettin’den iki kere daha şanslıydım; ben ondan daha kolay öldüm, üstelik sevdiğim kız da seviyordu beni…
Ben Seyithan Enç’im; beni hatırlayın…
Cemal Encü’yüm; babam yanmış elbiselerimden tanımış beni, parçalarımı çuvala koymuş; Ceylan’ın annesi gibi…
Ben Vedat Encü’yüm; üç gün sonra on sekizime girecektim, akan kanım buz kesmiş, ölmüşüm…
Ben Selahattin Encü’yüm; saatim kolumla beraber kayboldu bulursanız kardeşime verin…
Ben Mahsun Encü’yüm; masumum ben, beni öldürün!
Ben Hamza Encü’yüm; beni sevdiğimin gamzelerine gömün…
Ben Aslan Encü’yüm; ablamın bedenimin üzerindeki battaniyeyi öptüğü...
Ben Salih Ürek’im; beni bombalayan pilotun gözlerine bakmayı çok isterdim…
Ben Bedran Encü’yüm; gövdemin sağ üst parçasını bulmuş babam, bacaklarım “kök saldı” toprağa, “kökümüzü kurutamasınlar” diye…
Ben Yüksel Ürek’im; bir parçam traktör yükü! yaşımı biliyor musunuz siz!?
Ben Serhat Encü’yüm; Yüksel’le beraber geldik dünyaya, beraber gidiyoruz, hoşçakalın…
Ben Savaş Encü’yüm; 14 yaşındayım, ben gelmeden ömrüm kadar sürmüştü bu savaş, ömrüm boyunca da sürdü, ma êdî ne bese!?
Ben Erkan Encü’yüm; ‘asker görürsen korkma’ dedi annem, bomba düştü, çok korktum…
Ben Muhammet Encü’yüm; 13 yaşındayım, ayakkabının tekinin sahibiyim, eğer okulda adım okunursa hep beraber söyleyin 'ben burdayım..
Ben “aidiyeti bilinmeyen kol ve bacak”; bunun ne demek olduğunu biliyor musunuz…
…
İpekyol gazetesinden alıntı
BUGÜN DEVLET KENDİ GÖZÜNÜNÜN ÖNÜNDE NELER OLDUĞUNU BİLMEYECEK KADAR SORUMSUZ VE DUYARSIZ OLMUŞ DERECEYE GELMİŞ.BUGÜN ÜLKE OLARAK GELİŞİYORUZ İYİ GÜZEL AMA HER ZAMAN NEDENSE GELİŞMEYİ HAKEDEN O MASUM İNSANLARIMIZ BİRAZCIK HUZUR GÜVEN İSTERKEN SANKİ ÇOK ŞEY İSTEMİŞ GİBİ YA UNUTULUR YADA YAPILAN PLANLARA KURBAN EDİLİR.
allah sizden razı olsun çok güzel yazmışsınız
