İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
Bayram KÜÇÜK
Bayram KÜÇÜK
30 Mayıs 2007

Müslüman Gençlerde Burç Sapması

İnsanı değerlendirme ve insan ilişkileri, burçlara, doğum tarihlerine, buradan yola çıkarak yıldızların hareketlerine ve kahve dibine kaldı! Burç falı hayatı etkileyen önemli bir etken halini aldı. Bir insanı tanımadan onun hakkında fikir yürütmek, nasıl bir kişiliğe ya da karaktere sahip olduğunu Ay ve yıldız hesaplamaları yaparak anlamaya çalışmak, açıkça gaybı taşlamaktır, insana dair mutlak bilinmezi bilme gayreti, gayb konusunda haddini bilmemektir.

30 Mayıs 2007 5 dk okuma 21,3B okunma
100%

MÜSLÜMAN GENÇLERDE BURÇ SAPMASI

 

Burçlar hakkında çok şey söyleniyor yazılıyor. TV’lerde programlar yapılıp gazete köşelerinde ve dergi sayfalarında insanların hayatlarıyla, karakteristik özellikleri ve geleceğiyle alakalı bir takım doğruluk payı olmayan şeyler söyleniyor. Gelin İsterseniz "Burç nedir?’" tanımıyla başlayalım.

 

“Güneşin bir yılda takip ettiği düşünülen yörüngenin içlerinden geçtiği, belli sembollerle gösterilen on iki takım yıldızdan her biri bir burcu teşkil eder. Gökteki sabit yıldızlar küresinin ve özellikle burçlar kuşağındaki farazî şekillerin milattan önce 3 binli yıllardan beri bilindiği tahmin edilmektedir.”

(Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, 6. Cilt, sh. 422)

 

On iki burç var ve her bir insanın bu burçlardan birine dahil olduğu öne sürülüyor. İnsanın karakterinin, kişisel özelliklerinin sahip olduğu burcun özelliklerine göre şekillendiği iddia ediliyor. Ve bu burçlarla yani “burç falıyla” gelecekten haber verme iddiasında bulunuluyor.

 

Neden insan bu gibi şeylere önem verir diye sorduğumuz zaman akla şunlar geliyor:

 

* Geleceğe dair endişeleri olduğu için gelecekte ne olacağını bilme merakı.

 

* Gündelik hayatta kendine olan güveni tazeleme, hayata dair güvenini yitirmeme çabası.

 

* Karşıdaki muhatabının karakteristik özelliklerini önceden bilip, onunla burcunun belirlediği ölçüler içinde iletişime geçmek düşüncesi.

 

* Çevresindeki insanlardan daha ayrıcalıklı ve üstün olma düşüncesi.

 

Gibi…

 

Son günlerde sıkça duyduğum, karşıma sıkça çıkan bir soru:  "Burcunuz nedir acaba?" sorusu. Arkadaşlarıma "Siz de bu soruya muhatap oluyor musunuz?" diye sorduğumda aşağı yukarı onlardan da aynı cevapları aldım. İş ortamlarında, kendi aralarında ve özellikle evlilik görüşmelerinde kızların sıkça sorduğu soruların başında bu geliyor: "Burcunuz nedir?"

 

Hatta bazı erkeklerin de burçlar üzerine konuşup, muhatabının burcunu öğrenmeyi tabir yerindeyse iş edindiğini görüyoruz. İnsanı değerlendirme ve insan ilişkileri, burçlara, doğum tarihlerine, buradan yola çıkarak yıldızların hareketlerine ve kahve dibine kaldı! Burç falı hayatı etkileyen önemli bir etken halini aldı. Özellikle kızlar, günlük burçları takip ederken yazılanlara inanıp, okudukları burç falının etkisinde kalarak, fal uymasa bile, bir müddet sonra farkında olmayarak hayatlarını ona göre uyarlamaya başlıyorlar. Bu sadece dini hassasiyeti olmayan kızlarda değil, dini hassasiyeti olan kızlarda da oldukça artmış durumda.

 

Sormadan geçemeyeceğim; geçmişte insanlar burçlarına göre mi eşlerini seçiyorlardı da, bu denli uzun ömrü birlikte geçiriyorlardı, birbirlerine hayatın en zor anında bile sadık kalabiliyorlardı? Tabii ki hayır! Şimdi tanışmalarda, konuşmalarda soruların ilki burçlarla alakalı oluyor. Ve karakteristik özelikler hiçbir dayanağı olmaksızın o derece kriterize ediliyor ki, bundan dolayı uyumsuzluk ve bencillik insanlar arasında arttıkça artıyor. Bu burç sapması, her geçen gün önceki zamana oranla daha fazla etkili olmaya başladı ne yazık ki.

 

Bir insanı tanımadan onun hakkında fikir yürütmek, nasıl bir kişiliğe ya da karaktere sahip olduğunu Ay ve yıldız hesaplamaları yaparak anlamaya çalışmak, açıkça gaybı taşlamaktır, insana dair mutlak bilinmezi bilme gayreti, gayb konusunda haddini bilmemektir.

 

İslam, bu tip batıl inanç ve yaklaşımları kesinlikle yasaklamıştır. Ama geleceğe dair birtakım analizler yaparak öngörülerde bulunmak olağan şeydir, hayatta da olması gereken düşünsel bir eylemdir.

Yüce kitabımız Kur’an, gaybı, yüce Allah'tan (c.c.) başka hiçbir kimsenin bilemeyeceğini, Peygamberlerin dahi, kendilerine vahyedilmedikçe gaybdan haber veremeyeceklerini şöyle bildirmektedir:

De ki: Göklerde ve yerde Allah'tan (c.c.) başka kimse gaybı bilmez.” (en-Neml, 27/65)

 

“De ki: "Size Allah'ın (c.c) hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmiyorum.’’ (el-En'âm, 6/50)

 

“Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları O'ndan başkası bilmez.” (Enam 59)

 

"Eğer gaybı bilseydim, daha fazla hayır yapardım" (el-A'râf, 7/188)

 

Bir de bu noktada güya cinleri kullanmaya çalışan ya da cinlerin kullandığı insanlar da söz konusudur. Bu, yüzyıllardır bazı insanların içerisine düştüğü bir sapmadır, ki geçmişte büyücü ya da gelecekten haber verdiğini iddia eden kehanet sahibi diye anılan kimseler daha çok bu yola başvurmuşlardır.

 

Yüce kitabımız Kur’an, cinlerin şöyle dediklerini haber verir:

“(Cinler, dediler ki): "Biz göğe dokunduk, onu kuvvetli bekçiler ve alevlerle dolu bulduk."

"Doğrusu biz göğün bazı mevkilerinde dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinleyecek olursa kendini gözetleyen parlak bir alev buluyor."

"Doğrusu biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?" (Cin, 8-10)

Rabbimiz, bu konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

"Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir ziynetle, yıldızlarla süsledik. Onu her inatçı şeytandan koruduk. Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar. Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır. Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder." (Sâffat, 6-10 )

 

''Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.’’ (el-Mâide, 5/90)

 

Ömürlük, yıllık, günlük burç falı, Kur’an’ın da tabiriyle fal okları ve bunları aracı kılarak gaybı bilme çabası bizi şeytani vesveselerin esiri yapar ve bizi gerçekleri görmekten alıkoyar. Muhakkak ki her insanın yapısı kişiliği yada karakteri farklıdır ama bunda, insanın yaşamış olduğu coğrafi şartlardan, iklim özelliklerine, aile yapısı ve eğitim durumuna varıncaya kadar bir çok etken vardır. Bunu ne burçlarla çözebilirsiniz, nede bununla geleceğe dair bilgiler elde edebilirsiniz.

 

Hayatta bizleri nelerin beklediğini yalnızca Allah (c.c.) bilir. Hayata bakışımızdan yaşam koşullarımıza ve kişiliğimizden, sağlığımıza kadar hiçbir şeyin değişmeyeceğine dair bir garantimiz yoktur. Bundan dolayıdır ki geleceğe dair bir takım hesaplarımızda, yapmak istediğimiz hayırlı işlerimizde, Allah’a (c.c.) dayanıp dua edip tevekkel olmalıyız. Karşılaşacağımız her zorlukta yada kolaylıkta sabretmemiz gerektiğini unutmamalıyız.

 

Batıl inanışlar bizi hüsrana götürür. Ye'se düşmemek, kaybedenlerden olmamak için atacağımız her adımda Allah’ı (c.c.) anmalıyız ve yalnız O’ndan yardım dileyip yalnız O’na hamdetmeliyiz.

 

 

Paylaş X Facebook

Yorumlar 11

F Fuat 01 Ocak 2012

erkek milletinin burçla falla işi olmazdı.. kız milleti sağa sola burcunu sorup sonra da sorduğu kişi hakkında sen şöle insansın,böyle insansın diye yuvarlak 2-3 kelime edince “vay beee” diyerek burçlara ilgi çekmeye çalışıyorlar, çekiyorlar da.. zaten başka muhabbet kalmamış burç aşağı burç yukarı..
bir gün ntv de okan bayülgenin programında uzaya çıkmış bir astronota burçları sordular. astronotun dediğine göre burçların dayanak noktası olan yıldızların belli tarihler arasındaki konumları gerçek dışı. yani burcunda yazıyor ki şu tarihlerde şu iki gezegen yakınlaşır, bu tarihte şu yıldız şuradadır, hepsi yalan, yıldızların yeri uzaktan ykaından tutmuyor bile.. yani astrologlar deli saçması yazılara dayanarak, astronomlar ise bu yıldızların gerçekten nerede olduğunu uydular yoluyla tespit ederek konuşuyor. astronomiyle uğraşan bilim adamları astrolojinin palavradan ibaret olduğunu her fırsatta dile getiriyorlar.
fala inanma falsız kalma lafını kim icad ettiyse başımıza çorap ördü gibime geliyor.

Y Yunus Emre 01 Ocak 2012

öncelikle bu güzel yazınız için teşekkür ederim...

ne var ki burçlar da birçok islam konusu gibi içi boşaltılıp batı bilimiyle/felsefesiyle dolduruldu... kızlarımız gazete burçlarını takip etmeye, insanımız tanışır tanışmaz birbirine burcunu sormaya başladı... hem de bilinçsizce!... ve bilinsizce takip edilen yazılar/yazarlar!... ve geçen ömürler...

geçmişte ibrahim hakkı hazretleri burçlarla bayağı ilgilenmiş. marifatname adlı eserinde burçların hikmetini anlatıyor. burç ilminde gerçekten “ilim” olarak öğrenmek isteyenlere tavsiyemdir. “bilim” öğrenmek isteyen moden insan, ilimden hikmeti alıp, yerine felsefeyi koyunca modernleşti! ve kavramların içini boşaltarak salt aklıyla doldurmaya başladı ne yazık ki...

burçların hikmetini, yıldızların hareketinden çözen islam alimlerimizin kitaplarını okuyup, günlük fal oyunlarıylburçlarla zamanlarımızı geçirmememiz temennilerimle...

böyle bir konuyu açıp, yapılan hataları hatırlattığınız için de bayram beye şükranlarımı arz ediyorum...

N nihal 01 Ocak 2012

tıpkı kızlar gibi erkeklerin de bir çoğu kendi burçlarını,arkadaşlarının burçlarını biliyo çünkü merak edip soruyo sonra da amaan bu deli saçması şeyleri kızlar sardı başımıza diyip sıyrılmaya çalışıyolar. bu tarz konulara merak duymak insanın fıtratında var ister kız olsun ister erkek.kaldı ki bunları saçma bulan erkeklern de napayım kız arkadaşlarımdan duyup gördüm bahanesinin arkasına saklanmaları da çok komik.burçalara inanmak değil asıl saçma olan burç fallarına,burçlardan yola çıkarak yapılan gelecek yorumlarına inanmaktır.

G geç bunları 01 Ocak 2012

geç bunları... geç bunları... daha önemli konular var... müslümanlar zulüm altında... ülkede dinle alakası olmayan adamlar islamı temsil ediyor diye yutturuluyor... bunlardan bahset...

F fatih 01 Ocak 2012

Bayram Kardeş,bu konuya parmak basman çok iyi olmuş.
Daha geçen hafta bir arkadaşımız evlilik için,bir kursta hocalık yapan ......x tasavvuf cemaatine mensup,“çarşaflı” bir bayanla görüşmüş.
Arkadaşımız,“Hz.Peygamber(s.a.v) ve Hz.Hatice’nin kurduğu gibi bir İslami hayat kurmaya hazırmısınız*”diye bir soru beklerken şok soru geliyor:
“BURCUNUZ NE?”
Tabii görüşmenin sonucunu sanırım tahmin ediyorsunuzdur.
AHLAKİ YOZLAŞMANIN SINIRI YOKTUR.

ALLAH İMANIMIZI KORUSUN...

I ilhan 01 Ocak 2012

bayram abi ellerine, diline ,gönlüne,imanına sağlık.
rabbim sen ve senin gibi abi,kardeşleri çok eylesin. Yazını çok beğendim.
allah’sız sistemin,allah’sız düzenin,düzenlerin yutturduğu oyunlardan biri burç muhabbeti...Herşeyi yaratan,gaybıda yaratan allah’ı unutturmanın bir yolu burç muhabbeti.Bnce merak edilmesi gereken tek gelecek, sonumuz. Kur’anda ve sünnette yaptğımız işlerin cezası ve mükafatı belli. Allah yolunda yürüyüp,onun gönderdiği peygamberin yaşadığı gibi yaşarsak,Dünyanın en güzel gülünden (peygamberimizden) bal alan arı olıp, şeytanın sizi çektiği o pis kuyunun kenarında uçuşan sinekler olmassak,burçlara bakmayın ben size söyliyim sonunuz cennet olur alla’ın izniyle. Gelin düşmeyelim bu pis bataklık kuyulara.
yorumumu efendimizin (s.a.v) başından geçen bir vakayla bitiriyorum.
Haber geliyor efendimize bir büyücü var herşeyi biliyor diye. peygamberimiz (s.a.v.) hz ömeride yanına alıp gidiyor gencin yanına. hz ömer soruyor aklımdan birşey tuttum bil baklım diye ve o genc biliyor. O anda efendimiz bağırarak ömer burayı şeytanlar bastı gidelim diyor....
Evet arkadaşlar Allah rasulünün yanından acele bir şekilde uzaklaştığı insandan günümüzde çok var ve bizler allah’n elçisinin yanından uzaklaştığı tipte insanların azından dökülecek kelimeleri dört gözle bekliyoruz. Allah rızası için kanmayalım bunlara. “şirk çölün ortasındaki bir taşın üstünde dolaşan karıncanın ayak sesi gibidir”(hadis) Rabbim bizi şirkten ırak eylesin s.a

Z zurcemal 01 Ocak 2012

Abi güzel yazmışsın, benim bildiğim bi burç var da kale burcu ama sen yinede güzel yazmışsın, sağol abi senin bana teşekkür etmene gerek oyk, sen yine yaz olur mu abi, Allaha emanet ol abi seninle tanışmayı cok isterim...

Z zehra 01 Ocak 2012

Doğrusu ben bu konuyu çok yerinde buldum Tabiiki başka önemli konular da var ama bunu ele almak iyi olmuş Bu yazıyla kendimin de yaptığı bi yanlışı anlamış oldum

A AYSE GÜZEL 01 Ocak 2012

S.A ABİ ALLAH RAZI OLSUN GERCEKTEN TOPLUMUN GENELİNİN BASİTE ALARAK İŞLEDİGİ BÜYÜK Bİ GÜNAHI ELE ALMIŞSINIZ..ŞİRKİN TA KENDİSİ OLAN BU KONU HİÇ DE BASİTE ALANICAK Bİ MEVZU DEGİL.EMİNİM Bİ ÇOK İNSAN BUNUN ŞİRK OLDUGUNU BİLMEDEN BU BÜYÜK GÜNAHIN İÇİNE DÜŞÜYOR. AÇIKLIK GETİRDİGİN İÇİN COK TESEKKÜR EDERİM.YÜREGİNE SAGLIK. ALLAH MUVAFFAK EYLESİN.

Z zülküf arslan 01 Ocak 2012

ağacından düşen yaprak nasılki rüzgarın ouncağı oluyorsa,

kurandan uzak ,kimlik müslümanlığında olanda ,böyle burcun ve büyünün ,büyülenmesinde güdülür,güdülür,güdülür işte....

Ş Şinasi ULUDOĞAN 01 Ocak 2012

Malum türksellin bir reklamı var “türkselle bağlan hayata ” diyor
Müslüman için hayata bağlanmanın ve ona tutunmanın yeğane yolu hiç şüphesiz yüce kitabımız Kur’an’ı Kerimden geçiyor.
Fala inanmak yada burçlardan destek almak yada bir takım olayları ona göre değerlendirmek asla Kur’ani değildir. Biz müminler gayba iman etmek zorundayız. Bu iman meselesidir. Gayba dair bilgilerimizin kaynagı sadece vahiydir. Bunun dışındaki tüm veriler zannidir ve asla mutlak anlamda delil olmaz olamaz. Dolayısıyla bu konularda duyarlılığını ortaya koyan kardeşlerimize teşekkür ederiz

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Bayram KÜÇÜK — diğer yazıları

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.