NATO’ya Kim “One Minute” Diyecek?
2001 yılından bu yana Afganistan’da “terörle mücadele” adı altında köyleri, kasabaları bombalayıp katliam üstüne katliam yapan NATO’nun destekçilerinden biri de, 1952 yılından bu yana NATO üyesi olan Türkiye’dir. Son gelen haberler, Afganistan’da bulunan Türkiye askerlerinin artık “operasyonlara” da dahil olmaya başladığı yönündedir.
Geçtiğimiz hafta Katar’da düzenlenen ABD – İslam Dünyası Forumu’nda onur konuğu olarak açılış konuşmasını yapan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan’ın, fok balıklarının avlanması karşısında ayağa kalkan insanlığın Gazze’de fosfor bombalarıyla katledilen çocuklar için tepkisiz kalmasını eleştirdiği ve ''Her alanda adaleti, barışı, hukukun üstünlüğünü ve barışı savunmalıyız. Dünyanın neresinde olursa olsun çocukların öldürülmesi, kadınların öldürülmesi, masum insanların katledilmesi, insan haklarının ihlal edilmesi ve insani değerlerin ihlal edilmesi altını çizerek ifade ediyorum eşit derecede kötüdür” sözlerini sarf ettiği gün (14 Şubat Pazar), işgalci ABD'nin insansız uçaklarla Pakistan’ın Veziristan bölgesindeki saldırısında 7, ABD güdümlü savaş ve işgal örgütü NATO’nun Afganistan’ın Helmand eyaletindeki saldırısında ise roketin bir eve isabet etmesi sonucu 12 Müslüman katledildi.
İslam Dünyası ile ABD arasındaki sorunların masaya yatırılması ve bu çerçevede diyaloğun artırılması iddiasıyla toplanan bir forumun gerçekleştirildiği gün, ABD ve müttefiklerinin Pakistan ve Afganistan’da çocuk ve kadınların da arasında bulunduğu 19 Müslümanın kanına girmesi ve buna karşılık forumda İslam dünyasının bu bölgesindeki Amerikan katliamlarının gündeme getirilmemiş olması düşündürücüdür.
Geçtiğimiz yıl Davos’taki Dünya Ekonomi Forumu’nda Siyonist işgal rejimi şefine karşı vicdan sahibi herkesin alkışladığı bir çıkış yapan Erdoğan’ın, orada sarf ettiği “One minute” cümlesiyle sembolleşen bu çıkışı daha sonra çeşitli platformlarda ve son olarak Katar’daki AB D-İslam Dünyası Forumu’nda da sürdürmesi takdire şayan bir tutum. Lakin “Dünyanın neresinde olursa olsun çocukların öldürülmesi, kadınların öldürülmesi, masum insanların katledilmesi ve insani değerlerin ihlal edilmesi”ne tepki göstermek gerektiğini ifade eden Erdoğan’ın son yıllarda özellikle Afganistan ve Pakistan’da kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce Müslümanın kanına girmiş ve girmekte olan ABD ve NATO’ya “One minute” demekten imtina etmesi açık bir tutarsızlığı ifade etmektedir.
İslam Dünyası ile ABD arasındaki sorunları konuşmak iddiasıyla düzenlenen bir forumda, Obama’nın İstanbul ve Kahire konuşmalarının diyalog adına olumlu ve cesaret verici mesajlar içerdiğini söyleyip de, aynı Obama’nın Afganistan ve Pakistan’da günaşırı akıttığı Müslüman kanlarını gündeme getirmemek ne kadar tutarlıdır?
2. Dünya Savaşı sonrası, ABD ve müttefikleri tarafından Komünist blokun yayılmasına karşı tedbir olarak kurulan (4 Nisan 1949) NATO, 1991 yılında Sovyetler’in çöküşü ve soğuk savaşın sona ermesiyle birlikte varlık gerekçesini kaybetmiş, fakat Amerikan emperyalizminin savaş örgütü olarak varlığının devamını sağlamak için yeni bir düşman konseptine kavuşturulmuştur. Bu yeni düşman “Köktencilik” adı altında İslam ve Müslümanlar olacaktı.
NATO, bu konsept değişikliğinden sonra tüm dikkatini İslam coğrafyasına yönlendirmiş ve 2001 yılındaki Afganistan işgaliyle birlikte fiilen İslam coğrafyasına yönelik Amerikan işgal politikalarına dahil olmuştur. 2001 yılından bu yana Afganistan’da “terörle mücadele” adı altında köyleri, kasabaları bombalayıp katliam üstüne katliam yapan NATO’nun destekçilerinden biri de, 1952 yılından bu yana NATO üyesi olan Türkiye’dir. Türkiye, 2001 yılındaki Afganistan işgaline NATO kapsamında dahil olmuş, o günden bu yana da özellikle Kabil ve çevresinde önemli bir rol oynamıştır. Son gelen haberler, Afganistan’da bulunan Türkiye askerlerinin artık “operasyonlara” da dahil olmaya başladığı yönündedir. Afganistan’daki ISAF’ın komutanı Stanley A. McChrystal, iki hafta önce yaptığı açıklamada, “Türk askerleri Afgan halkı için savaşıyor, onlara hizmet ediyor ve bunun karşılığında ne zengin oluyorlar ne bir şey kazanıyorlar” şeklinde övgülerini dile getirmekteydi.
Dört ay önce, Gazze katliamına tepki olarak Anadolu Kartalı Tabikatı’na katılmasına izin vermeyip, 28 Şubat sürecinden beri yol geçen hanı yaptığı Konya Hava Üssü’nü Siyonist işgal rejimine kapatan Ak Parti Hükümeti’nin, buna karşılık Afganistan ve Pakistan’da kan dökmeyi sürdüren NATO’nun Awacs uçaklarına aynı hava üssünü hiçbir zorluk çıkarmadan açması, yukarıda sözünü ettiğimiz tutarsızlığın acı sonuçlarından biri olmuştur.
Dışişleri Bakanlığı’nın konuyla ilgili açıklaması bile, bu konuda sergilenen işbirlikçi tutumun pervasızlığını gösterir nitelikteydi. Bakanlık, NATO makamlarının Afganistan'daki "operasyonlar" çerçevesinde Türkiye'den Awacs uçaklarının Konya Hava Üssü'nden geçici olarak yararlanması isteğinde bulunduklarını, kendilerinin de buna "ISAF operasyonuna yaptıkları kapsamlı katkılar çerçevesinde" olumlu cevap verdiklerini açıklamıştı.
Evet, İslam coğrafyasının bir bölgesinde ABD – İslam Dünyası Forumu adı altında bir toplantının düzenlendiği ve orada ABD Başkanı’nın Ankara ve Kahire’de verdiği “dostluk ve işbirliği” mesajlarına atıflar yapıldığı gün Afganistan ve Pakistan’dan gelen ABD ve NATO katliamı haberleri ABD’nin diyalogdan ve işbirliğinden neyi kastettiğini açıkça göstermiştir. Vicdandan, insani değerlerden söz edenlere düşen, bu kanlı oyuna karşı durmak ve mazlumların safında yer alarak zalimlere “One minute” demektir.
Yorumlar 12
kardeşim bu beklentin tevhid’e aykırı.ne olur onu gözbebeğimizden daha iyi koruyalım.selamlar
Gazzedeki zulme Tayyip “One minute” dedi, Afganistandaki zulmede Ahmedi Necad “One minute” desin.
Soru biraz kolay (ama tuhaf) olduğundan cevap vermek kolay oldu...
İlyas abi ve Ömer kardeş, espriyle karışık söylemem gerekirse, beni bir siz anladınız, siz de yanlış anladınız! Bu yazıda ne Erdoğan’dan NATO’ya karşı çıkış beklentisi var (kaldı ki bu olabilir de), ne de yazı “NATO’ya kim tepki gösterecek?” mesajı etrafında yazıldı. Yazıda, bugün birçok bilinç sahibi Müslümanın dahi Gazze konusundaki çıkışları sebebiyle neredeyse bayraklaştırdıkları Erdoğan’ın yönetimindeki Türkiye’nin, Afganistan ve Pakistan’da 9 yıldır Müslüman kanı döken NATO’ya olan büyük desteğine işaret ederek, zayıflayan hafızalarımızı bir soru işaretiyle tazelemek istedim, o kadar?
Aslında bu iş çok bilinçli yapılıyor.İşin nereye vaacağı çok düşünülüyor.Ak Partinin yada başkanının haması gazzeyi desteklemesindeki sebeplerden birisi hamasın seçimle iş başına gelmesi ve herşeye rağmen uluslararası zeminde meşriyetinin olması var.Yani amerika yada avrupa demokrasi tendanslı bu hareketi desteklemesede yöntemi kendi yöntemleri buda ak pati ve başkanının bunlar nezdinde elini güçlendiriyor.Söyleyecek sözleri oluyor yani.Yoksa afganistanda yada ırakta yada çeçenistanda şehid olanlarda müslüman.Ama sesleri çıkmıyor.Bırakın bizi İranın bile çeçenstana sesi çıkmıyor.İşte bu ulus kavramı böyle çirkin bişey.Ulusların çıkarı söz konusu ise Alalhın aytelerine rağmen hükümler verilebiliyor.O yüzde tokmak birilerinin elinde bu tarz şeylerde tek fayda belki halkı bilinçlendirmek için yazılabilir.
yazınızı okudum.Allah razı olsun.Rabbim ilminizi,amelinizi,gayretinizi,düşünme kabiliyetini ve sabr u metanetinizi artırsın..ARMANCA ME RIZA I İLAHİYE
Allah razı olsun hocam. geniş bakış açınızla bizlerin de görüş açısını genişletiyorsunuz.İnşallah bu çalışmalarınızın ecrini alırsınız.
nato meselesinin çözümü siyaset harici bir yolla pek mümkün gözükmüyor.Bu sorunun yalnızca halkın bilinçlendirilrek çözüleceği yok. Aslında anket yapılsa %90'ın üstün- de “nato’ya hayır” çıkar. Zaten insanlar yeterince bilinçli nato’ya karşı.Çoğunluk NATOya karşı olmasına Türkiye hala NATO’ya malesef üye. AKP’nin bunu çözmeye niyeti yok. Bir çözüm bulmak gerekli, fakat nasıl???
Allah aşkına, böyle bir karşılaştırma nasıl yapılabilir? Ömer Bitlis bey’e kim ‘one minute’ diyecek. Ahmedi Nejat başta ABD olmak üzere tüm zalimlere ve uşaklarına her zaman one minute diyor ve demektedir yani çizgisi bellidir. Bu’nu duyamayanlar da ya kulak sağlığı problemi yada yürek sağlığı problemi sözkonusu olabilir.
NE DERSİN BİRAZDA BİZE GÖREV DÜŞMEZMİ BAŞKALARINI ELEŞTİRMEK HAKSIZLIK DEĞİLMİ BUNCA YAŞANAN GELİŞMELERE RAĞMEN BİRİLERİNİ YÜCELTMEK DEĞİL YAPILAN BUNCAGÜZELLİKLERİ DİLE GETİRMEK VEDE ONE MİNUTE SAHİP ÇIKMAK SAVUNMAK DÜNYA NEZDİNDE YANKI UYANDIRIRKEN NEDEN GÖCÜNÜYOSUN KARDEŞ İŞİMİZ GÜCÜMÜZ YOKTA İLLAKİ YAPILAN GÜZEL ŞEYLERİ YOK SAYIP ELEŞTİRMEKMİ GEREKİR DAHA FARKLI GÜZELLİKLERDEN NE YAPILABİLİR NASIL AYDINLANABİLİRİZ BU TÜR KONULAR İLE AYDINLATSANIZA BİZLERİ.YOK CÜBBELİ DENİZ BAYKAL İLE İYİ ANLAŞIYO DOĞRU VİLLASININ ÖDEMESİNİ C.H.P YAPTI ACARKENTTEKİNİ YALAN DEĞİL ODA CEMAATİNE DENİZ BAYKAL NAMAZ KILIYO AMA GİZLİ KILIYO KILIFINI UYDURMUŞ CEMAATİNE ÖYLE DİYO GÜRSEL TEKİNLE SIK SIK BİRARAYA GELİYO NEAPALIM ŞİMDİ ONUN ARKASINA TAKILAN CAHİL SÜRÜLERE NEDİYELİM YANİGÜDÜLMEYİ HAK EDİYORLAR HAŞŞA BİR İLAH GİBİ GÖRÜYORLAR BİRAZDA BUTÜR KONULARI SIK SIK DİLE GETİRİN ÇOK TUHAFLIKLAR OLUYO İNANINKİ ÖNCE ŞEYHİNİ DÜŞÜN ÖNÜNE AL O DUANI ALLAHA ULAŞTIRIR İNSANLAR İSLAMDA OLMIYAN HIRISTIYAN ADETLERİNİ YAYMAYA ÇALIŞIYORLAR .MUTLAKA MEHMEDALİŞADOĞLU OKUYUNUZ GOOGLE DEN BAKINIZ AEO
Şükrü hocam öncelikle yazın için Allah razı olsun. Şuan Türkiye’nin şu durumda NATO’ya “One Minute” demesi çok zor. bu kadar dış borç varken ekonomik anlamda hemen hemen su durumda tamamen ABDye bağımlı bir ülkenin bağımlı olduğu ülkeye “One Minute” diyebilmesi için bi konumu olması lazım diye düsünüyorum. Fakat devlet bunu diyemiyorsa devlet NATO’dan çıkamıyorsa halkın karsı olması lazım. “One Minute” ı Türkiye halklarının demesi gerekiyor. Nerede “One Minute” düzenledeğimiz eylemlere konferanslara kaç kişi getirebiliyoruz. Önce kendi içimizdeki bazı şeyleri aşmamız gerekiyor artık. 200 yıl önce ne tartışılıyorsa hala aynı sorular gündemde müslümanlar içinde. örgütlü bir direnis olmazsa hedefe ulaşmakta imkansız hale gelir. Tabi örgütlü direniş için çabalarken Afganistanda Pakistandaki Filistindeki Çeçenistandaki gibi zulme uğrayan kardeslerimizi unutmamalıyız. Fakat hedefe ulaşmak için kitlesel bir şekilde sesimizi duyurmalıyız. Selam ile
Cuma Bey, ne yani bir yerlerde müslümanlar katledilecek, pek yakında katledecek canlı dahi kalmayacak, her gün binlerce ton bomba atılacak buna azda olsa ses çıkarmaya çalışanların susması, dilsiz şeytan olması istenecek. Bu şekilde düşünen müslümanların imanlarını gözden geçirmesini öneririm.
Bu şuna benziyor dışarıda adam boğazlanıyor, sen ise ben namazımı, nafilemi kılacam diyeceksin. Burada öncelik namaz kılmak mı olmalı, yoksa boğazlanan insanı kurtarmak mı. Tabiki boğazlananı kurtarmaktır.
Bir takım beyinsizlerin yaptıklarını örneklemişsin, tabiki onlarıda anlatmak gerekir ancak oralarda müslümanlar katlediliyor, ırzına geçiliyor. Bize de birşeyler yapmak düşüyor elbette,ancak o da gücümüz nispetinde olacaktır. Ne olabilir her ortamda mevcut AKP hükümetine doğru şeyleri hatırlatarak askerin NATO dan ve Afganistandan çekilmesini haykırabiliriz.Bu zülme ortak olmayı kabul edemeyeceğimizi haykırmalıyız.
‘Zalimler için yaşasın Cehennem’
hüseyin hocamın yazdıkları tabi ki doğru ,hatta eksiklerivar.bu ülkeyi bu hale getirenler ve ona detek olanlar ahirette ne yapcaklar acaba ? bir kaç şaplabanlıkla cahil halkı kandırabilirsin ama aydınları,kendini ben müslümanım diyen kardeşleri kandıramssın ey tayyip!
zalimlere cehennem nede yakışır .cehennemde san yerdım etsin obama,odun taşısın sana israil yahudiler,zıkkım olsun sana tekecilerin hakkını gaspettiğin hakları,bir övünüyorsunuz adaletliyiz diye adalet kim siz kimsiniz
bir adalet varsa Allah 'ın adaleti var siz zulmediyorsunuz bu halka,
