Ulusalcıların Mumu Yatsıya Kadar Yandı!
“Ulusalcılık” adı verilen siyasi akımın paravan olarak kullandığı, istismar ettiği tek şey “vatan, millet, Sakarya” sloganları ve bu çerçevede AB karşıtlığı, anti-emperyalizm söylemleri değildi. Asıl mide bulandırıcı olanı, bir yandan İslam’ı ve onun değerlerini hedef alırken, diğer yandan AKP’ye muhalefet etmek adına açıkça din istismarına başvurmalarıydı.
Son dönem Türkiye siyasetinde nevzuhur bir akımın etkinliği göze çarpmakta. “Ulusalcılık” adı verilen bu siyasi akımın öne çıkan aktörleri ise cemaziyelevvelleri itibariyle kimi Maocu, kimi Türkçü, kimi Kürtçü, kimi sosyal demokrat siyasi bir geçmişe sahip bulunan ve birkaç yıl önceye kadar yan yana gelmeleri imkan dahilinde görülemeyecek olan kişi ve kurumlardan oluşuyor.
Sloganlar, nutuklar göz önüne alındığında, ilk bakışta anti-emperyalist, tam bağımsızlıkçı, ülkenin kaynaklarının talan edilmemesi ve toplumun sömürülmemesi için ortaya çıkmış yerli bir duruşla karşı karşıya bulunulduğu izlenimi veren bu siyasi akım için tüm bunların birer paravandan ibaret olduğunu, asıl amacın ve gösterilen refleksin asıl kaynağının ise 28 Şubat sürecinden çok tanıdık olduğumuz laikçi zorbalığa dayandığını anlamak çok güç değil.
“Vatan, millet, Sakarya” söylemleri, anti-emperyalizm, AB ve yabancı sermaye karşıtlığı ise, 3 Kasım 2002’de sandıktan büyük bir farkla çıkan ve laikçi zorbalık açısından “irticai” niteliği tartışmasız olan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)’nin AB’ye üyeliği temel politika olarak benimsemesi karşısında, yeni döneme uygun muhalefetin araçsal söylemlerinden ibaret sadece. Nitekim bunun böyle olduğunu, ulusalcıların cemaziyelevvelleri kadar güncel birçok gelişme de kanıtlamış durumda. AB karşıtlığını kimseye bırakmadığı halde AB’nin fonlarından yüzbinlerce euro bağış alan Çağdaş Eğitim Vakfı’nın yöneticisi olanlar, Erdemir’in özelleştirilmesinde “yabancı sermayeye hayır!” propagandasıyla Erdemir’i kapıp şimdilerde ise kendi bankalarını yabancılara satanlar, AKP’ye karşı anti-emperyalist söylemlerle manşetler atıp ardından da Bush’a gazetelerinde açık mektup yazan ve “AKP’yle değil ulusal güçlerle iş tut” diyenler…
Neyse ki şu cumhurbaşkanlığı sürecinde bunların “vatan, millet, Sakarya” sloganları başta olmak üzere, anti-emperyalizm, AB karşıtlığı, yabancı sermaye karşıtlığı gibi söylemlerinin jakobenizm ve laikçiliğin birer paravanı olmaktan başka bir anlam ifade etmediği net olarak ortaya çıktı da maskeler bir bir düştü.
O mitingleri hatırlayalım. Hani Kıbrıs söz konusu olunca meydana sadece birkaç bin kişi toplayanların (ki bu da “vatan, millet, Sakarya” edebiyatındaki samimiyetlerini belgeliyor!), konu eşi başörtülü bir cumhurbaşkanı seçilmesi olunca yüzbinleri meydanlara yığdıkları mitingler…
O mitinglerde yapılan konuşmalarda temel hedef neydi? ABD mi, AB mi, yabancı sermaye mi? Tabii ki hayır! Kutlu doğum etkinlikleri, başörtüsü, İslam hukuk sistemi. Şapka düşmüş “ulusalcılık” net olarak görünmüştü o mitinglerde. Eee, AB fonlarından beslenen Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Türkan Saylan’dan başka ne beklenirdi ki zaten…
“Ulusalcılık” adı verilen siyasi akımın paravan olarak kullandığı, istismar ettiği tek şey “vatan, millet, Sakarya” sloganları ve bu çerçevede AB karşıtlığı, anti-emperyalizm söylemleri değildi. Asıl mide bulandırıcı olanı, bir yandan İslam’ı ve onun değerlerini hedef alırken, diğer yandan AKP’ye muhalefet etmek adına açıkça din istismarına başvurmalarıydı. Daha önceleri cumhurbaşkanı olana dek Süleyman Demirel’in seçim meydanlarında yaptığı din istismarının aynısını şimdilerde bazı ulusalcılar yapıyordu.
1991 seçimlerinde Konya mitinginde, İnşirah Suresi’nde yer alan “Her zorluktan sonra bir kolaylık vardır” mealindeki ayet-i kerimeyi önce Arapçasından sonra da mealen okuyup, “İşte o kolaylık Doğruyol Partisi’dir” şeklinde propaganda yapan, cumhurbaşkanı olunca da 28 Şubatçıların en büyük destekçisi kesilip “Kur’an’daki ahkam ayetleri çıkarılıp yerine çağdaş hukuk kuralları konulmalıdır” zırvasını ortaya atan Demirel’in yolunu seçimlere kadarki dönemde laikçi-ulusalcı Deniz Baykal ve Doğu Perinçek gibi isimler sürdürdüler.
Alemlerin Rabbi yüce Allah’a, İslam’a, Hz. Peygamber’e ve Kur’an-ı Kerim’e, Salman Rüşdü’yü aratmayacak hakaretlerde bulunan Turan Dursun’un iftiralarla dolu kitaplarının yayıncısı olan Doğu Perinçek (İslami değerlere iftiralarla dolu söz konusu kitaplar halen Perinçek’in yayınevinin listesinde ve sitesinde yer alıyor) seçimden önce AKP’yi hadis okuyup Hz. Peygamber’in devrimciliğini yere göğe sığdıramayan konuşmalar yaparak vurmaya çalışıyordu.
İslami değerlerin açıkça hedef alındığı “cumhuriyet mitingleri”nin en büyük destekçisi CHP’nin başında bulunan Deniz Baykal da seçim mitinglerinde halktan partisi için dua talep ederek bu ikiyüzlülük kervanına katılıyordu. Ayrıca CHP’liler muhafazakar şehirlerde seçim öncesi başörtüsü dağıtıp oy avcılığı yapmaktaydı.
Netice: Seçimler oldu, ulusalcıların mumu yatsıya da kalmadan sonuçların belli olmasıyla sönüverdi. Demek ki toplum eskisi kadar kolay kandırılamıyormuş. Bu olumlu bir gelişme olarak kaydedilmeli.
Yorumlar 7
1- Akp hakkı mı temsil ediyor ?
2- Halk hakkı mı temsil ediyor ? (üstelik böyle bir halk)
3- Kur’an mevcut sistemle uzlaşmaya onay verir mi ki, sistem sorunlarını müslümanlarla aşsın?
4- Kur’an ve sünnet ışığında Tağut’u tanımlar mısınız ?
5- Vatan, millet , sakarya 'yla ilgili probleminizi açabilir misiniz?
6- Dışarıdan bir müdahaleyle bu oyuna son verildiğinde siz de dahil bugün zafer çığlıkları atanlar ölünceye dek bir daha böyle bir oyuna bulaşmayacaklarına dair Allah’a tevbe edecekler mi ?
7- İslami harekete ne oldu , seçim sonuçları neticesinde bundan böyle tatile mi çıktı?
8- Kur’an okuyor musunuz?
bugün akp ye oy veren ve zafer çığlıkları atan müslüman kardeşler utanç verici bir iş yapmaktadırlar, Allah’ın vadi haktır ve Allah vaadinden asla caymaz. selamlar
Selamun aleykum...
Şunu belirtmekle yetineceğim: Rabbime hamdolsun demokrasi tiyatrosunda rol almadım, Kur’an’da bildirilen ve Hz.Peygamber’in pratize ettiği Nebevi hareket metodundanb başka alternatifimiz olmadığının bilincindeyim. Seçimlerde oy kullanmadım, iki cihan saadetinin yüce Allah’ın dinini dosdoğru anlayıp yaşamakta ve çözümün Nebevi hareket metodunda olduğunu da birkaç ay önceki birkaç yazımda vurguladım. Diğer hususlarla ilgili yaklaşımlarımı zannediyorum yazılarımla dillendirmeye çalışıyorum. Bundan sonra da biiznillah dillendirmeye devam edeceğim.
Bu yazımda ise ne AKP övgüsü vardır, ne de seçimlerin sonuçlarından Müslümanlar adına bir sevinç. Sadece ulusalcılık adı altında yürütülen, İslami değerlerin hedef alındığı kampanyaların ve bu kampanyalarda sergilenen ikiyüzlülüklerin halktan destek görmemesi olumlanmaktadır.
Selametle. Yüce Allah’a emanet olun.
Öncelikle şunu belirteyim Rabbimin rahmet ve bereketi bütün müslüman kardeşlerimizin üzerine olsun.
Bu gün Ak Partiye oy veren bir vatandaş olarak utanç veriçi bir iş yaptığımı kesinlikle ve kesinlikle kabul etmiyor, insanların iradesine bu cirkin yaklaşımda bulunan vatandaşlarımızı da kınıyorum ve şuna inanıyorum müslümanın müslümandan başka dostu yoktur gerisi tefarüat. Şu an din üzerinden siyaset yapmayan dini inaçlarla insanların kandırmayan tek parti AKP dir. CENABI HAK YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN
yaşar eraslan bey, feveran etmeyi bırakıp şu yukarıdaki soruları cevaplasan daha ilmi, daha adil ve daha objektif bir yaklaşım sergilemiş olursun... kınama hadisesine gelince Kur’an’ın ifadesiyle iman edenler kınayıcının kınamasından korkmazlar... selamlar...
Fahri bey söylediklerinizde samimi olsaydınız sorularınıza siyasetle değil inançlarımızın kutsal değeri olan Kuranı Kerimle başlardınız.Kuran okumayı Elhamdüllah biliyoruz.
1. Zahiren imanlı olduğuna inandığım için Hakkı temsil edeçeğini ümit ediyoruz.
2. Peygarber efendimizin zamanında bile halkın tamamı Hakkı temsil etmemiştir.(bu hor gördüğün halkın içinden Hakkı temsil etmesi için kaç kişiye vesile oldun?)veya oluyoruz Birde kalkıp siyasetin Hakkı temsilden bahsedebiliyoruz.
3.Hiç bir oluşum Hakkın izni dışında olamaz.
4.İnsanı ALLAH’tan uzaklaştıran şeytan, insan ve cin şeytanlarının ortak adıdır.(Oysaki bu sorunun yukardaki yazı ile bir bağlantı kuramadım)
5.İkra.....................................................
Eyvah,eyvah Sakaryam,sanamı düştü bu yük?
Bu dava hor,bu dava öksüz bu dava büyük!.................................................
6.Eğer sence bu bir oyun ise (ama bu senin fikrin), oysa günahından tövbe eden o günahı hiç işlemiş gibidir.
7. Durmak yok yola DEVAM Allah’ın yardımıyla.
8. ......................................................................................................................................................
Yanlış fikir,düşünce ve fiillerden Allah’a sığınırım SELAM VE DUA İLE ..............
hayır artık toplum eskisinden daha da kolay kandırılabiliniyor. akp ülkeyi karanlıga götüren icraatlarıyla insanları kandırmayı basarabiliyor. ben hiç bir siyasi partiyi tutmuyorum sadece atatürkçüyüm ve onun izinden ilerleyecegim. ayrıca elhamdülillah müslümanım atatürkçü olmak demek dinsiz imansız olmak demek degil! ama siz bunu böyleymiş gibi gösteriorsunuz. bir müslüman olarak bize bu kadar zarar veren bir partinin savunuculugunu nasıl üstleniyorsunuz şaşıyorum
evet katılıyorum
