İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
GÜNCEL

Bunu da mı görecektik!

Çankaya ilçesi sınırları içinde yer alan bu alışveriş merkezinin diğer birçoğundan bir farkı var: Bünyesinde bir ibadethaneye yer verilmiş. Lakin bu ibadethanenin ilginç bir tabelası var: Dua Odası

06 Ekim 2008 1 dk okuma 4,2B okunma
Bunu da mı görecektik!
100%

İslam ve Hayat

Ekonomik krizden söz edildiği, esnafın siftahsız günler geçirmekten şikayet ettiği bir dönemden geçiyoruz fakat kapitalizm çarkını döndürmeye devam ediyor. Küçük esnaf işlerin iyice durgunlaşmasından yakınadursun memleketin her bölgesinde devasa alışveriş merkezleri mantar gibi bitmeye devam ediyor. Ankara'nın Oran semtinde yeni açılan Panora Alışveriş Merkezi de bunlardan biri.

Panora Alışveriş Merkezi'ni haber konusu yapan ise alışverişin tekelleşmesi furyasının bir parçası olması değil. Habervaktim sitesinde yer alan habere göre, Çankaya ilçesi sınırları içinde yer alan bu alışveriş merkezinin diğer birçoğundan bir farkı var: Bünyesinde bir ibadethaneye yer verilmiş. Lakin bu ibadethanenin ilginç bir tabelası var: Dua Odası. Site, bu isimlendirmeyi şöyle yorumlamış: "Merkezin yöneticileri, Ankara'nın "tek CHP'li belediyesi" olan Çankaya sınırları içinde bulunduklarından olsa gerek, "mescid" ismini telaffuz etmekten bile çekinip "dua odası" (praying room) gibi "hıristiyanvari" ve "modern" bir isim koymuş ve yön levhalarını da böyle yazdırmışlar."

Kapitalizm bu: Bir taraftan alışverişi tekelleştiriyor, diğer taraftan da inanç ve ibadetleri anlamından saptırıp ifsad etmeye çalışıyor.

Paylaş

Yorumlar (2)

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
şahin Ö. 27 Mart 2018

Kültürel sömürge olmuş esaret altındaki zihinlerle ve kuşatılmış bir ruh hali ile asla bâtıl zâil edilip Hak ikame edilemez. (17/81)
atılan füzelerin üzerine “kemalizme teslim olun” diye yazacak kadar “ulusalcı, seküler ve İslam karşıtı bir konumda bulunan laik-kemalist ordunun İslam’ın son ordusu olduğunu” iddia ettiğinde, laik-demokratik politik duruş ve çizgisiyle “kendilerinin sırat-ı müstakim üzere olduğunu ve kendilerinden ayrılanların ise sırat-ı müstakimden saptıklarını”, “laiklikle İslam’ın bağdaştığını” iddia edecek, “1400 yıl önceki hükümlerin bugün geçerli olamayacağını ve İslam’ın güncellenmesi gerektiğini” söyleyebilecek kadar ölçüyü kaçırıp bu suretle İslam’ı da tahrif etmeye cüret ettiğinde, çoğunluk Müslümanlar susarak ya da memnun olarak onaylamış oluyorlar.
Bu sebeple “dindarım”, “beş vakit namaz kılıyorum” diyenlerin içindeki “laiklikle bir sorunum yok” diyenlerin oranı anketlere göre %67'lere ulaşmış bulunmaktadır. Müslüman olarak tanınan kesimlerde, “laiklik, demokrasi, liberal kapitalizm, kemalizm, ulusalcılık, muhafazakârlık, tasavvuf ve Osmanlı kültürü ile İslam’dan unsurlar da barındıran” “Statükonun dini” “Yerli-Milli Ilımlı İslam” hızla yaygınlaşmaktadır.
S. KUTUB; Namazda Allah’ın birliğine şehadet eden parmağım asla bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır". Elhamdülillah (ş.ö)
Allah (cc) razı olsun.

Rıdvan Dinçer 02 Nisan 2018

İslam’ı temsil hattının sahibi olması gereken en öncelikli hususun; İslam’a özgün kimlik ve kişilik ile, yerel ve küresel–zihinsel işgal ve esaretlerden- azade olmak ile olabileceğini, cahiliye ye sığınma görüntüsü verecek tarzda bir yol alışın ise özgün kimliği bozduğunu , bozacağını, bunun da davete muhattab kitlenin , zihinsel esaretinin yeni ve kalıcı işgale maruz kalmasına sebeb olduğu-olacağını- görmek ve görmüş olmak bizleri üzmekte. Aynı saffın –aynı hedefin,aynı yolun yolcuları olan müslümanlar’ın; laikler ,demokratlar, ulusalcılar, soyalistler, muhafazakarlar… ile, ‘’onlara sığıntı,, görüntüsü ve izlenimi oluşturarak –kullanılacak kavramlar,söylenilecek sözler ve davranışlardan kaçınmanın Müslümanların selameti ve ahireti için bereket arz edeceği inancındayım. Evdeki kardeşlerini yok sayıp cahiliye müntesiplerine prim vermenin ‘’yapışın sarılıp -tutunun Allah’ın ipine sakın dağılmayın – parçalanmayın,, uyarısını Müslümanlar olarak gözetmeliyiz. Dağılmışlığın ve parçalanmışlığın müsebbibi olmak- yanılgısından korunmak ve kurtulmak için -festekim keme umirt-emrince , yerel ve küresel–zihinsel işgal ve esaretten- azade olmanın önemine ve hayatiyetine, detaylı bir şekilde açılım yapılan bu yazının, uzun olsa da uzunluğu kadar fayda arz edici olduğunu paylaşmak istedim.
Allah razı olsun Mehmed abi.
Hakka tabi olanlara da selam olsun.

İlgili Haberler

Tümü →

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.