Allah’ın Boyası Yeterlidir
Bunca silik renkler arasında, renksizleşen insana ve topluma yakışan tek boya Allah’ın boyasıdır… Başka her hangi bir boyaya ihtiyacı olmayan boya, Allah’ın boyasıdır…
“Allah’ın boyası ile boyanınız; boyası Allah’ınkinden daha güzel olan kim vardır? ‘Biz O’na kulluk edenleriz’, deyin.”(Bakara 138)…
Modern,Seküler hayatın etkileri her geçen gün renksizliğe,silikleşen kimliklere kaybolan şahsiyetlere sebep oluyor!…Bilinçli ve farkındalıkla yapılan fesadın yaygınlaştırma politikasında, Demokratik (!) söylemlerle ahlaksızlığın fuhşiyatın,edepsizliğin yaygınlaştırıldığı bir ortamda renk vermemek,tek renk(!) kalabilmek ancak sağlam bir kulp olan Allah’ın ipine sıkı sıkı sarılmakla mümkündür…
Global dünyada, Globalleşen sadece zulüm, edepsizlik, fesat ve fitnelerdir…Doğrular yerine yanlışlar,güzellikler yerine çirkinlik,ahlak yerine ahlaksızlık alkışlanır oldu!. Magazin haberleriyle beyinleri uyuşturulan kamuoyu ve özellikle de gençlerin meşgul edildiği konularla zamanlarını ve ömürlerini çalam hırısızlar, kimin hangi edep yeri gözüktü,kim kimi aldattı vb gibi abuk subuk şeylerle (Haber diyemediğim için bu tip saçmalıklara) beyinler adeta uyuşturuluyor…
İnanmasak da içerisinde yaşadığımız toplumun rengi bu!. Ve ne yazık ki renksizleşme çabalarına, kendini entelektüel ad eden muhafazakar kişiler ve muhafazakar(!) medya da katkı sağlıyor.Bilinçli ve ya bilinçsiz orasını Allah bilir…Tv kültürüne mahkum olmuş halk ve halkı yönlendirme de tvlerde boy gösteren ehliyetsiz insanlar!.
Müslümanların gözlerinin içine baka baka “Hoca” kılıklı insanlar yığınla izleyicinin karşısında zinaya geçit veren açıklamalar yaparken, , kopan alkış tufanının ne ile izahı var!. Hayret ki ne hayret… Bu kadar mı sürü psikolojisi Allah aşkına!...
Karşı taraftan ahlak,edep,ölçü renk beklemek ne kadar anormal ise, kendini bizim mahalleden sayanlarında ahlaksızlığa geçit vermeleri bir o kadar anormal… İnsan komplekslerden kurtulup “Kendi” olmadıkça şahsiyet kazanamaz!.. Ama kendini muhafazakar ad edip rengini başka yerlerden alan bu insanların verdiği zararı karşı taraf bile ver(e)miyor…Tüm bunlar ne uğruna?!.
İnsanın avazı çıktığı kadar bağırası,haykırası geliyor!.
Heyyy!. İşte duyun, eğer bizler Allah’ın boyasından vaz geçmemekle sizin katınızda gerici isek duyun ve bilin biz gericiyiz!. Sizin yanınızda gerici olmak bizim için bir şey ifade etmiyor,bizim adımız MÜSLÜMAN!.
Şayet modern,seküler boyalarla İslam’ın boyasını sentezlemek entelektüel olmanın adı ise,işte bilin biz entelektüel değiliz,olmayacağız!.
Şayet tesettür boyasını(ölçüsünü) modernistlerden almak çağdaşlık ise,işte var gücümüzle ilan ediyoruz biz çağdaş değiliz kardeşim!.
Şayet baba kız,ana oğul oturup birlikte aşk dizileri izlemek özgürlük ise alın başınıza çalın özgürlüğünüzü!.Biz böyle nefsin esaretinde bir özürlüğün talibi değiliz,hiç olmadık ta!.
Şayet tüm ahlak ölçülerini hiçe sayarak en olunmaz yerlerin gözükmesi,en olmaz mahrem konuların açıktan konuşulması çağdaşlık ise.Vallah’i biz çağdaş değiliz olmayacağız da!...
Renk körlüğü yaşayan toplum genelinin ahlaksızlığı, normal görmesinden daha büyük bir felaket olabilir mi?!..
Bırakın neslimizin yakasını. Mahvettiniz gençliği. Edep sizin yüzünüzden intihar etti!.. Tüm bunları ileri gitmek,çağdaş olmak adına ifsat ettiniz!..
Ekonomik meselelerde rengini kapitalizmden almak.
Siyasi meselelerde rengi Demokrasiden almak
Sosyal kültürde rengi Modernizm’den almak
Dünya’yı değerlendirmede rengi materyalizm’den almak
İbadi meselelerde de rengi İslam’dan almak, olsa olsa renga renk olmaktır…
Hakkın şahitleri topluma renk veremeyince batıl kendi rengiyle toplumu boyamaya devam ediyor…
Diğer yandan da başka bir felaket ile yüz yüze kalan gençliğin anası ağlıyor!.. Örneklik teşkil edemeyen biz büyükler gölge etmesek din adına başka ihsan istemeyecek gençlerimiz.
Dini duygularını istismar ederek,menkıbelerle dini hayatı efsanevi bir boyut oluşturarak, İslam’ı realite değil de, sanki ütopik uçuk kaçık masallar dini gibi tanıtan çoğunluklar!. Bir takım ritüellere mahkum,dini duyguların tatminliği gençliğin, halkın gerçeğe ulaşmasında ciddi engel teşkil ediyorlar!. Masallarla dini idame ettiren(!) topluluklar sayısal çoğunluğa erişseler bile topluma renk katabilirler mi? Rengi olmayan başkasına hangi rengi verebilir ki!.
Bir yandan seküler, modernist algılar diğer yandan dini menkıbe safsatalarıyla sözüm ona dini yaymaya çalışan zevatlar ve diğer yandan mehdi bolluğu!. Sömüren sömürene!. Diğer yandan tüm batıl yanlış İslam’i olmayan ritüellere ses çıkarmayan etkin, yetkin kanat önderlerimiz!.
Tüm bunlar Allah’ın boyasıyla boyanması,bezenmesi gereken gençliğin önünde ciddi engel teşkil ediyor.
Tevhid renginin adresi Kur’an ve sünnettir.. Tevhid renginin özelliği “Tekbir” renk olmasıdır. Alacalık kabul etmeyen tek renk olmasıdır..
Bunca silik renkler arasında, renksizleşen insana ve topluma yakışan tek boya Allah’ın boyasıdır… Başka her hangi bir boyaya ihtiyacı olmayan boya, Allah’ın boyasıdır… Ya Allah aşkına düşüncelerin renk renk olmasından ne zaman kurtulanacak!. Vahyin öğretisine ters düşen düşünceler aklın bir nevi putlaşması değil midir!?
Yorumlar 5
kar yağdıgında çevreye doğaya konut çatıları her yer tek renk bembeyez olmuştu.
teferkkür etmiştim işte Allahın boyası,hiç bir yer ve mekan farklılık göstermiyordu,hacc’da herkesin eşit olduğu gibi,işte vahdet işte tek ümmet ayet ayet gösteriyordu Rabbimiz.
Dua ettim Rabbime bu kar’ı kullarının üzerine bol bol yağdır hepsi tevhidte bir inanaçta bir olsunlar.
Allahın rengiyle boyansınlar.
Allah razı olsun abla yazınız tefekkürüme tevafuk oldu
İlyas kardeşim Allah sizden de razı olsun.. Teşekkür ediyor, Allah duanızı kabul etsin diyorum...
Allah’ımızın selamı üzerinize olsun Sabiha hanım. Allah’ın boyası ile boyanmak için ilk şart Kuran ile yoğrulmak olsa gerek. Bunun içinde sağlam bir alimın meal ve tefsir kitabı lazım.Ama sizin de bildiğiniz gibi piyasada bir sürü var. Geçenlerde Muhammed Esed in meal ve tefsir kitabını aldım.Atasoy hocamın tavsiyesi ile. Internet sitelerinde onun bir yahudi ajanı olduğunu iddia ediyorlar. Ben kitabın sağlamlığını anlayacak kapasiteye sahip değilim. Bu konuda Allah’ıma sığınıyorum.(yoksa tedbirimi almadan tevekkul mu ediyorum? ) Ikinci konu ise sünnet nasıl öğrenilir, nasıl uygulanır nedir ne değildir ? ( sünnet daha çok düşüncemidir,eylemmidir,taklitmidir yoksa şekilcilikmidir ? anlayamıyor isem ben biraz kalın kafalımıyım ? Bu kavramların içeriğini geniş manada idrak etsek kalbimiz mutmain olarak uygulayabilsek aşama katederiz herhalde ! Bir dahaki yazınızda bu konuları ele alır iseniz sevinirim. Selam ve dua ile
Ve aleykum Selam!.
Elbette ki Allah’ın boyasının birinci adresi Kur’an’ı kerimdir.
Bu konuda arapça bilmeyi önemsiyorum. Zira geçenlerde mealin birinde kafamızı karıştıran bir iki kelimeye orjinalinden baktığımızda çeviri hatasını görebilmiştik..
Bununla beraber kannatimce tek bir meal ya da tefsir ile yetinmek doğru olmayabilir..Kaynak olanlarda bile zayıf rivayetlerin varlığı bizi bu düşüncemizin sebebidir...
Ayrıca siyer ve hadis konusunda da yeterli bilgi sahibi olmak için çaba gerekiyor diiye düşünüyorum..Peygambersiz bir din algısı mümkün değildir. Ahzap 22. ayette “O’nda herşey için iman edene güzel bir örnek olduğu” beyan edilmiştir. Ayrıca bu konu ile ilgili başka ayetlerde mevcuttur..
Sünnet ellbetteki ruhsuz şekilcilikten ibaret değildir.ayrıca bazı ibadetler şeklen de aynıyla alınmak zorundadır.Örneğin Namaz gibi..Ama hiç bir ibadet ya da sünnet şekilden ibaret değildir..
sistemli ve aşamalı bir eğitim programı şart diye düşünüyorum ben.
Muhammed esed hocanın şu an elimde mekkeye giden yol adlı kitabı vardı.İnsanlar için karalama kampanyasından daha ucuz ne var ki!... Biz zahire bakmakla yükümlüyüz...
Sünnet üzerine bahsi geçen derinlikli yazı ise konunun uzmanlarının işi...
Selam ve dua ile..
Not: şehir dışındayım yorumunuzu görünce cevapsız kalmaması için yazdım. soruduğunuz noktalarda atladıklarımız varsa hoş görüle ..
Allah razı olsun çok Saygıdeğer Bacım...
En küçük bir rüzgarda dahi sonbahar yaprakları gibi sağa-sola savrulan milyonlarca insanın bulunduğu, ahlaki/vicdani/sosyal değerlerin acımasızca ayaklar altına alındığı, toplumsal değişme, sapma ve yozlaşmanın hemen her türlüsünün yaşandığı bir vasatta değişmeden kalabilmek, özünü koruyabilmek, Yüce Rabbimize teslimiyet gösterebilmek ve bütün bunları sosyalleştirebilmek çok ama çok önemli...
Yolun açık olsun, Rabbim ayaklarını kaydırmasın ve mükafatını ihsan eylesin...
