İçeriğe atla
19 Ağustos 2026 Künye RSS
İslam ve Hayat Bir Mekteptir — Âl-i İmrân 19
Son Dakika Din nedir? Kur’an’a göre Din ne demektir? (VİDEO) 08:06
Mustafa KOCAMAN
Mustafa KOCAMAN
15 Aralık 2007

İlkeleri, Tutarsızlığın Çamuruna Gömmek

Kurduğumuz yapılar sadece birer araçtır ve öyle de kalmalıdır. Hangi amaca hizmet ettikleri ise doğru tanımlanmalıdır. Bu tanım özünde yüce Allah’ın rızasını gözetmiyorsa, günaha bulaşması, zamanla da araçların amacın yerini alması doğaldır. Bizler için vazgeçilmez olansa Rabbimizin rızasına yakışır istikamet üzere örnekler ortaya koymaktır.

15 Aralık 2007 2 dk okuma 5,1B okunma
100%
Bugünlerde Zaman gazetesinin 1 milyon insana ulaşmayı hedefleyen bir kampanyası sürüyor. Bu amaçla gazetenin gönüldaşları daha fazla bir gayret içindeler. Onlardan biriyle geçen gün oturup konuşurken dikkatini Zaman’da yer alan faizli banka reklamlarına çektim. Böylesi reklamların nasıl olup da gazetede yer bulduğuna bir anlam veremediğimi söyledim.
 
Tabii olarak savunmacı bir refleks gösterdi. “Banka ya da benzeri reklam yayınlasak ne olur, buna mecburuz, gazetenin ayakta kalması lazım, her türden insan bizi okusun, bu sayede tirajımız artsın, gücümüz katlansın” şeklinde gerekçeler öne sürdü. Kendisi ne derse desin, doğru olanın kimse için yön değiştirmeyeceğini söyledim.
 
Ortada faizin haram olduğuna dair Rabbani bir ilke var. Ve bu haramın çiğnenmesinin açıkça Allah ve resulüne karşı savaş olduğu ilan ediliyor. (Bakara: 275-279)
 
Peki nasıl oluyor da bizler Rabbimizin bu konudaki açık ve net emrini bir kenara atıp da birilerinin ateşine odun taşır duruma düşüyoruz? Söz konusu gazete içki ( bira, v.s.) markalarının reklamlarını da yayınlar mı acaba? “Hayır” diyeceklerine eminim. Öyleyse banka reklamlarının yayınlanmasının nasıl bir farkı var? Ve niye bu reklamlar seneler evvel gazetenin kapısından içeri sokulmuyordu?
 
Haddi zatında reklamla amaçlanan yeni müşteriler kazanmak, dolayısıyla da sunulan hizmetin satın alınmasıdır. Zaman gazetesi okurları ilgili bankalara yöneldiğinde, bu harama vesile olanlar kendi paylarına düşecek günahların hesaplarını da yapmışlar mıdır acaba? Bahse konu sorular üzerine düşünmelerini dilerim.
 
Bu sadece Zaman gazetesinin düştüğü bir hata değil, reklamlarla da sınırlı bir alan değil. İslam’a duyarlı çevrelere hitap etme iddiasındaki diğer medya araçları (radyo, televizyon, v.s.) için de durum aynı maalesef. Dediğimiz gibi bu anlayış reklam politikalarında daha bir sırıtıyor.
 
Sorunun temelinde ise İslami ilkeleri el üstünde tutacak bir imani bakıştan yoksun olmak var galiba. Bakıştaki bu çarpıklık, tutarsızlığı beraberinde getiriyor. Sayılar, rakamlar öne çıkıyor. Değersizleşerek milyonlara ulaşmak bir marifet zannediliyor.
 
Son olarak şunu vurgulamak istiyorum:
Kurduğumuz yapılar sadece birer araçtır ve öyle de kalmalıdır. Hangi amaca hizmet ettikleri ise doğru tanımlanmalıdır. Bu tanım özünde yüce Allah'ın rızasını gözetmiyorsa, günaha bulaşması, zamanla da araçların amacın yerini alması doğaldır. Bizler için vazgeçilmez olansa Rabbimizin rızasına yakışır istikamet üzere örnekler ortaya koymaktır.
 
Selam ve dua ile…
Paylaş X Facebook

Yorumlar 1

P pınar dündar 01 Ocak 2012

Mustafa Bey öncelikle tüm yazılarınıza yürekten katılıyorum.Okuyan,düşünen ve bunu dile getirebilen insanların olması gerçekten çok güzel.
Zaman gazetesine küçük yaşlardan beri aboneyim.Ancak belirttiğiniz türden rahatsızlıkları ben de yaşıyorum.Tiraj uğruna harama girilmemeli,amaca giderken sırat-ı müstakim gözetilmelidir.Bir iş yaparken amaç da helal olmalı araç da.Bunlardan birine haram bulaşmışsa oturup tövbe istiğfar edilmelidir, ki medya yoluyla bu yanlışlıklar yapılıyorsa insanların hakkına girmek ve vebal altında kalmak da söz konusudur. İnsan ebediyet için yaratılmıştır.Ahiret vatanı dünya ise gurbetidir.Vatanı kazanmak varken gurbet çıkarlarına takılmak apaçık bir hatadır.Ortada her akıl sahibinin düşündüğünde anlayabileceği ayetler varken bu hataların yapılması insanların kendi kendilerini aldatmalarından başka birşey değildir.
Dünya malı için hiçbir zaman ALLAH denmemelidir.Dinin herşeyden pak kaideleri çıkarlar uğruna feda edilmemelidir.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Mustafa KOCAMAN — diğer yazıları

Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Ayrıntı için Çerez Politikası.