HAREMLİK SELAMLIK MI, YOKSA PARÇALANMA MI?

Şahin YETİK


Müslüman kardeşlerimizle cinsiyet ayırımı gözetmeksizin iş yapabilme, çaba ve gayretleri paylaşabilme adına hasılı Allah'ın rızasını arama adına atılan adımların haremlik selamlık mevzusu ile malesef sendeletiliyor olması bizi üzmektedir.

Sözgelimi müslüman kardeşlerimiz ve bacılarımız kendi şehirlerinde temelinde Yüce Allah'ın rızası gözetilerek kurulacak bir yapılanma için neler yapılabilir gibi özde biricik dinimiz adına çok güzel kaygılar barındıran bir sorunun istişaresi için bile, biz birbirlerinin velisi olması gereken mü'minler bir araya gelip görüşemiyorsak burada büyük sorunlar var demektir.

Hasılı, şahsım adına burada ya mü'minin tanımında bir hata yapıldığını ya da hata yapılmıyorsa -ki en çok bu seçenek üzerinde duruyorum- mü'minlere karşın bir güven zaafiyeti olduğundan bahsetmek istiyorum. Müslümanların hali hazırda bulundukları konjektüre bakılırsa, müslümanların erkek-kadın bir bütün güç olup dünya oligarşisi karşısında söz sahibi olmasının istenmediği açıktır.

Bu doğrultuda müslümanların aralarının açılması, güvensizlik duygusunun müslümanlar arasında yaygınlaştırılması ve müslümanların gitgide bireysel yalnızlığa itilmesi sonucu olarak yutulabilinir küçük parçalara ayrılması kaçınılmaz olmaktadır. Yüce Allah bizlere acısın ve bizleri korusun.

Hz. Peygamber'in (s) eşlerinin de dahil olmak üzere sahabe kadınlarının, sosyal hayatta ve mescitteki durumları gayet aşikar ve açık bir şekilde bizlere rivayetlerle aktarılmış olmasına karşın, sanki bu rivayetler yok hükmündeymişcesine müslüman kadınları ruhbanlaştırmak, sosyal hayattan el etek çektirmek üzere bazı mistik ve sufi gerekçeler ile çeşitli anlayışlar üretilmekte, adeta İslam'ın kadınlara verdiği haklar ve yükümlülükler geri alınmaktadır.

Tabii ki kadın-erkek ilişkilerinde ölçüler vardır ve Rabbimiz bu konuda sınırları belirlemiştir. Bu ölçülerle Müslümanlar birbirleriyle velayet bağlarına dayalı dayanışma ve çaba içerisinde olmalılar.

Ne yazık ki bu ölçülere ihtiyaç bırakmayacak derecede bir haremlik-selamlık anlayışı üretilmekte, ki, söz gelimi müslüman kardeşler birbirlerinin hanımlarının başlarına Allah korusun yolda birşey gelse tanımadan "Allah yardım etsin" deyip geçip gideceklerdir.

Rabbimizin belirlediği ölçüle riçinde mü'minler mücadeleyi birlikte omuzlamayı, velayet bağını hayat alanlarında kuvveden fiile dönüştürmeyi bilmelidirler. 

Ves selamu ala menittabeal huda.

YORUMLAR
  • Şahin YETİK   24-11-2017 10:38

    Bu habis durumun Müslümanları içten yok edebilecek bir fitneye dönüşmesinin en bariz yaşayan örneği ise Müslüman erkeklere hakaret edilircesine(ard) niyet okumaları ile sapık veya şehvet düşkünü konumuna sokulmalarıdır. Özellikle bazı abi ve ablalarımız tarafından bu niyet okumaları yapılarak güya tedbir alınıyor. Kime karşın ? Çarşıdaki, pazardaki pazarcıya, hiç tanımadığı eşarp aldığı manifaturacıya ya da kim bilir Müslümanlara karşın nasıl bir tavır ve düşünce içerisinde olduğu bilinmeyen bir satıcıya karşın mı ? Hayır bilakis bunlara sanki kırk yıllık dostuymuş gibi davranılır ve üç kuruşluk indirim için ne diller dökülürken, Müslümanlar Allah'a adanan, elinden, dilinden ve belinden emin olunan kişiler içinse, evlerin en arka odaları tercih edilmektedir. Öyleki, Müslüman kardeşler birbirlerinin hanımlarının başlarına Allah korusun yolda birşey gelse tanımadan "Allah yardım etsin" deyip geçip gideceklerdir... Söz konusu Müslümanlar, Müminler olduğunda adeta "şeytan"dan sakınılması gerekilirmişcesine kaçınılmakta perde arkalarına geçilmekte ve müslümanlara zımmen çok ağır hakaretler edilmektedir. Oysaki kalplerin derinliklerinde olanı açığa vurulsada vurulmasada bilen ve dilerse onlardan hesaba çekecek olan Allah iken biz nasıl bir role soyunduğumuzu çok iyi sorgulamamız gerekiyor kanaatini taşıyorum güzel insanlar. Ves selamu ala menittabeal hüda.

Diğer Yazıları

Makaleler

Hava Durumu


VAN