''NAMAZ BİR TEVHİD EYLEMİDİR''

İslam BAŞARAN


Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamd eder, O'ndan yardım diler, O'ndan affımızı isteriz. Nefislerimizin şerri ve amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah'ın hidayete erdirdiğini kimse dalalete düşüremez, Allah'ın dalalete düşürdüğünü de kimse hidayete erdiremez. Allah'ın birliğine, ortağı olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve resulü olduğuna şehadet ederiz. 1

Salat kelimesinin anlamı: Salat, İslam literatüründe en önemli kavramlardan birisidir. Tevhit dininin ve bir kimsenin hayatında namaz imanın dua, yakarış ve saygıya dönüşmüş bir şeklidir. Kulun Allah'a yakınlaşmasını sağlayan kulluğun belli bir şekil almış anlamıdır.

Salat, kelime anlamıyla dua etmektir. Bu kelime ayrıca rahmet, övgü, istiğfar (affedilme), yüceltmek ve tebrik etmek gibi anlamlarda da kullanılmaktadır.

Salat kavramı saliye fiilinden türemiştir. Saliye fiili, ateşe attı, ateşe girdi, cehenneme atıldı gibi anlamlara gelir. 'Saliye' fiili, 'salla' şeklinde söylenirse Allah'ın emrettiği bir ibadetle kendini ateşten  korumak anlamını kazanır.

Aynı kökten gelen Salat, ateşi giderici, cehennemden kurtarıcı ibadet demek olur.

Salat kelimesinin, uylukları hareket ettirme anlamındaki 'salvey' fiilinden geldiğide söylenmektedir.

Her iki kökü bir arada düşündüğümüzde Salat; belli bir takım hareketlerle Allah'a dua etmek ve bununla kendini ateşten korumak anlamı çıkar.

Salat, aslı dua olan özel bir ibadetin adıdır. Bu ibadete Türkçe'de, aslı Farsça olan namaz diyoruz.

Kur'an namaz ibadetinin üzerinde sık sık durmaktadır. Namazı emreden ayetler veya namaz kılanları öven ayetler, salat edin-namaz kılın şeklinde değilde Salatı ikame edin namazı yerine getirin, namazı ikame edenler şeklinde söylenmektedirler.

Bunun şüphesiz özel bir anlamı vardır. Namazın kılınması herhangi bir ibadetin yerine getirilmesi gibi olur. Ancak namazı ikame etme sözü, namazla hedeflenen bütün amaçların gerçekleşmesini namazın kişi ve toplum hayatında yapacağı düzenlemeyi kapsar. 2

Namaz nasıl olmalı veya Rabbimizin bizden istemişolduğu nasıl bir namazdır? Namazı eksiksiz bir şekilde kılmaya ve gereklerini gerçekleştirmeye çalışılmalı çünkü namaz insanı kötü alışkanlıklardan ve kötülüklerden alıkoyar. İşte namazın en sağlıklı etkisi de budur. Bu ibadet takva duygusunu uyandırır. Takva üzere kulluk yapan insan hem dünyada hem ahiretde kazanç elde etmiş olur. Allah'a ©'a kulluk yapan hoşnut olur.

Peygamber (a.s.)'e namaz sorulduğunda : Allah'ı (c)'ü görür gibi kulluk etmendir, sen onu görmüyor olsanda o seni görmektedir. 3  Namaz arınmaktır, kötülüklerden soyutlanmaktır. Bir rivayette de Resulullah (s) şöyle buyurmuştur : Namaz kılan, buna rağmen kendisini iğrenç işlerden ve kötülüklerden alıkoymayan birisinin kıldığı namaz, kendisini Allah'tan uzaklaştırmaktan başka işe yaramamıştır. 4

Bir rivayette daha Resulullah (s) : Müminin hayatında namaz kendi vucudunda ki başı gibidir. Namaz olmazsa dinin bedeni başsız kalır. Namaz, şirk ve küfür ile iman arasında ki ayrımdır. Onu terkedenlerin şirke ve küfre düşme tehlikeleri bulunmaktadır. 5 Bir diğer rivayette de : Küfürle iman arasında ölçü namazın terkedilmesidir. 6

Geçmiş toplumun nasıl namazı terk ettiklerini, namazlarını nasıl zayi ettiklerini Kur'an şöyle bildirmekte: İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem'in soyundan, Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail (Ya'kub)'un soyundan, doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir. Onlara, çok merhametli olan Allah'ın âyetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı. Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler. 7 Onlar hidayet üzereyken sonradan peygamberlerinin yolunu terk etmelerinden dolayı kınanmış ve bizlere örnek gösterilmiştir. Umulur ki öğüt alanlardan oluruz.

Namaz; Dinin direğidir şuurlu, bilinçli bir namaz algısı dine direkt, hayata nizam olur. Namaz arınmaktır, kötülüklerden soyunma, küfre kıyamdır.

Namaz; Kalp ile Rabb arasında bir bağdır. Kul ile Allah arasında bir buluşma ve yönlendirme vesilesidir.

Namaz; Günde beş vakit Kur'an okumaktır. Kur'an okumak yüce Alllah ile irtibat kurmaktır.

Namaz; İlahi bir eğitim metodudur. İnsana boyun eğmeyi, itaati, teslimiyeti ve nasıl bir hayata sahip olması gerektiğini öğretir.

Emreden ve hayata bağlay namaz. Hz. Şuayb (as) örnekliğinde Kur'an şöyle bildirir: Dediler ki: Ey Şuayb! Babalarımızın taptıklarını (putları), yahut mallarımız hususunda dilediğimizi yapmayı terketmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın! 8 diye Şuayp (as)'a cevap veren Medyen halkı, Şuayb (as)'a hak gözüyle bakınca  kendileriyle O'nun arasandaki farkın namaz olduğunu düşündüler. Kafirler kavimlerinde putlara, insan ve toplum ilişkilerine, ekonomiye, yönetime müdahale ettirmeme gayreti sarf ederek, Allah'ın elçisine zorluk çıkararak Allah' ve elçisine isyan etmişlerdir. İlahi inanç sisteminin ayakta durabilmesi için ticarette, her türlü mal alışverişinde, pratik hayatın her alanında, her türlü insan ilişkilerinde yüce Allah'ın hükümleri uygulaması için mücadele etmesi O'nun inancının gereğiydi.

Hz. Şuayb (as)'ın soydaşlarının benimsedikleri müşriklik, putpereslik, günümüz insanlığının bir bütün halinde benimseyip uyguladığı müşrikliğin, putperesliğin aynısıdır. Bunların hepsi, inanç ve ibadet ile yasayı ve insanlar arası ilişkileri birbirinden ayrı görürler. İnanç ile ibadetleri Allah a yöneltir, O'nun emirlerine uygun yapmaya çalışırken, yasalar ile insanlar arası ilişkileri Allah dışındaki kaynaklara dayandırarak, kendi direktiflerine göre düzenlerler. Özü ve kökeni itibari ile müşriklik ve putperestlik budur.

Şuayp (as) ve diğer peygamberlerin yaşantılarına baktığımızda namazın bir tevhid eylemi olduğunu görmekteyiz. Bizlerinde peygamberlerin örnekliği altında, cahiliye sistemlerinden sıyrılarak, onlar gibi namazlarına ve davalarına bağlı birer muvahhid miminler olmalıyız ki namazlarımız ile dosdoğru istikamet üzere olalım.

Ezan ile günde beş vakit, tevhide davet. Resululllah (s) kaza ümresinde Hz. Bilal'e kabenin üzerine çıkmasını, oradan ezan okumasını istemiş, kabenin üzerinden Hz. Bilal'in sesiyle Mekke halkını ezan ile tevhide davet etmiştir. Bu çağrı yüzyıllardır devam etmekte ve kıyamete kadar da sürecektir. İnsanlar zamanla bu çağrının mesajını hayattan bağını kopararak, anlamsızlaştırdı. Ezan; aslında tevhide davet, küfre meydan okuyuştur.

Her vakit ezanda ve namazlarımızda okurken; ''Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhü ve  Resulullah'' deriz, peki ama bunun anlamı ve hayattaki yeri nedir? Bunu inceleyelim inşallah.

La: Yoktur. Red ediyorum.

İlahe: Bütün ilahları, bütün tağutlar.kendisine ibadet edilen, dua edilen, yalvarılan, sığınılan, medet istenilen, kurban kesilen, adak adanan bütün mabudları.

İllallah: Hak ilah ve hak mabut olarak sadece Allah'ı kabul ediyorum. Ondan başkasına yalvarıp yakarılmaz, ondan başkasına dua edilmez, ondan başkasından medet bekleninmez, ondan başkasından medet istenilemez, ondan başkasına sığınılmaz, ondan başkasına secde edilmez, adak adanılmaz, kurban kesilmez ve bunlar dışında kalan hiç bir ibadet çeşidi ile ondan başkasına ibadet edinilmez, tapılmaz. La ilahe illallah, insan için yaşam ve mücadele ilkesi haline gelmiştir.

''Muhammeden abduhu ve  Resuluhu'' demek ise: Muhammed (s) O'nun kulu ve peygamberidir. İslam dininin temsilcisi olup risaletiyle ümmetine örnek şahsiyet olmuştur. Onun örnekliğini kabul eder,  Onun yolunu Rabbimizden dileriz.

Namazlarımızda okuduğumuz Kafirun suresi hak ile bağtılın ayrıştığını net olarak ortaya koymuş, Muvahhid müminlerin en temel ilkelerinden olmuştur.

De ki: Ey kafirler. Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma siz tapacak değilsiniz. Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim bana. 9 Bizler farkında olmadan Allah'a ne çok sözler veriyoruz ve buna benzer nice sözler daha. Allah © Kitabında kullarını söyle uyarmıştır: Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyi söylemek, Allah katında büyük gazaba sebep olur. 10  Artık verdiğimiz sözlerin farkında olmalı ve Allah'a verdiğimiz sözlere sadık kalarak namazlarımızın bilincinde olup, hayata yansıtmalıyız.

Namaz Kur'an okumaktır. İlk Kur'an nesli, Kur'an'dan uzun kısa tüm surelerden okurdu ve hayatına yansıtırdı. Bizler kısa sureler seçerek kolayımıza geleni tercih ettik. Seçtiğimiz kısa surelerin anlamını zamanla unutarak, hayattaki bağınıda kopardık. Böylelikle dünyevi hayata yön aldık. Namazlarımız seccadeden öteye geçmez hal aldı. Namazımız hayatımıza, bizlere müdahale etmeliydi.

Namaz aslında gün içerisinde beş vakit Kur'an okumaktır. Kur'an'dan kopuk kılınan namaz, Allah'tan kopuk bir namazdır. Namaz bizlere Kur'an'ı hayata geçirmeyi öğretir. Hayatımızın her alanında, fiillerimize nasıl yansıması gerektiğini bildirir. Namazda okunan surelerin bilincinde olmamak, hayata yansıtamamak namazdan gafil olmaktır. Nasıl ki Kur'an'ı arapça bilmeden, Arapça okurken anlamından gafil olunuluyorsa, namaz içerisinde bilinçsizce okunan surelerden de gafil olunmuş olunuyor. Namazdan gafil olmak ahirette hüsrana uğramaktır.

Namaz; akidleşme, Allah ile sözleşmektir. En dürüst insan yüce Allah'a karşı sözünü tutan insandır.

Namaz; Allah'a itaat, küfre kıyamdır. Cahili toplumdan ayrışmaktır. Rabbimizin emirleri şöyledir: Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin. 11 Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir. 12 Onlar (müminler) ki, namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yoluna harcarlar. 13 Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleştirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru namazı kılarlar, zekatı verirler, ma'rufu emrederler, münkerden sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah'a aittir. 14 Dosdoğru namaz dosdoğru yola iletir. ''Ayetleri bilip onları hayata yansıtmamak, ayetleri gizlemek (örtmek) değilmidir?'' Bu konuda yine rabbimizin buyruğu şöyledir: İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap'ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet etme konumunda olanlar lanet eder. 15

Namaz kılarken ''namazı kılıyor muyuz yoksa namaza kıyıyor muyuz'' diye bir daha namazımızı gözden geçirmeliyiz.

----------------------------------------------------------------------------------------         

DİPNOTLAR

1-Hutbetu'l hacce

2-H.K. ECE- İslam'ın Temel Kavramları S. 584-585

3-Buhari

4-ibn-i Cerir

5-Müslim, Ebu Davud, İbn-i Mace

6-Tirmizi

7-Meryem 58-59

8-Hud-87

9-Kafirun Suresi

10-Saff-2,3

11-Bakara/43

12-Ankebut/45

13-Enfal/3

14-Hacc/41

15-Bakara/159

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

Makaleler

Hava Durumu


VAN