MAGAZİN MÜSLÜMANLIĞI!

Hızır YILDIRIM


      Niçin böyle bir başlık attım diye sorabilirsiniz!

      Kendini islama nispet edenlerde gariplik yaşanıyor; teferruatlarda gömülen müslümanlık çıkış arayamıyor, zira içerisinde bulunduğu durumun farkında değil. Özü kaybettik kardeşler...

      Allah Rasulu'nü (s.a.v.) Hira'ya çıkaran neydi? Hira'da ne işi vardı? Bu sorulara doğru cevap bulabilirsek, çıkış yolu  da bulabiliriz.

     Bir meslek sahibi olabilmek için; bir doktor, bir  mühendis,bir avukat,... vs.,  okumak, ancak  kurallara göre okumak gerekir. Nasıl ilköğretim eğitimi almadan lise okunamıyorsa, lise eğitimi almadan  üniversiteye girilemiyorsa, '' okumalarımız '' da sistematik, düzenli ve disiplinli olmak zorundadır.

     Dinini öğrenmek için neden kurallarına göre okumaz insan? Neden dinini kişilerden  öğrenmeye çalışır da kitaptan öğrenmez?  Çünkü ihtiyaç duymaz, nasılsa birileri ona, kendisiyle beraber olduğu taktirde  cennete götürme sözü vermiş! Ona bu sözü veren  şeyhini, hocasını, alimini sorgulamaz. Acaba kendisini nereye götürecek ? Cehenneme mi, Cennete mi?  Cehalet içerisinde olanı  anlıyorum da, tahsilli olanları anlamıyorum.

     İki şeyi iyi bildiğini zanneder bizim insanımız, dini ve doktorluğu. Biri candan eder , biri de ahıretten ...Oysa ki din, belli  bir temele göre okunarak öğrenilmelidir. Zira tevhid bilinmeden islam, Rab ve İlah kavramı bilinmeden tevhid anlaşılamaz. Tevhid bilinmeden şirk anlaşılamaz. Tağutu bilmeden siyaseti islama göre yorumlayamayız. İslam ahlakı bilinmeden nebevi yaşam içselleştirilemez...

      Boş bir kavanoz düşünelim deney için: elimizde iri taşlar, çakıl, kum ve su var.İlk önce iri taşları sonra çakıl, kum ve suyu koyarsak doğru işlem yapmış oluruz. İri taşları tevhid, rab, ilah,tağut ve şirk kavramı olarak düşünebiliriz, çakıl önce olursa veya kum önce konulursa  iri taşları koyamayız.

     Bu yüzden hayatımızda ilk önce iman esaslarının olması gerekiyor. Örnek verecek olursak: Şirk içerisinde olanın ameli boşa gider( Zümer 65).O halde  amellerin boşa gitmemesi için şirki bilmemiz gerekiyor.

     Bugün kendini islama nispet edenler  teferruatlar da boğuluyor.Örneğin  diş dolgusu ile tartışmalar, Resülün sümük ve idrarının  değerli olduğu, sakallı şerif ziyareti, türbe zirayetleri, giyim ile ilgili tartışmalar gündemimizi meşgul ediyor.

     Günümüz insanının Kitaba yaklaşımı  hep sevap kazanmak içindir. Mesela kişi hastalığı için doktora gidiyor, doktor onun hastalığı için reçeteye ilaç yazıyor. Hasta ilacı almayıp reçeteyi duvara asar da sabah aç karnına , akşam tok karnına okursa şifa  bulur mu? Komik değil mi?! Bizler de Kur' an' a aynı şeyi yapmadık mı? Yaldızlı kapta olan Kur' an hasta olduğumuz, kandillerde ve ölümlerde anlamadan okuduğumuz kitaba dönüştü.

      Allah Rasulu (s.a.v.), risalet verilmeden önce de güzel ahlâk sahibiydi. Güzel ahlâk insanı ''sorumlu insan'' yapar.Daima yaşadığı yerin iyiliği için çalışır. Rasulun o güzel ahlakıyla vahiy birleşti ve mükemmel bir insan modeli oluştu. Bizler de güzel ahlâklı olursak Rabbimiz bizlere çözüm yollarını  gösterecektir. Yeter ki sabırla ve tevekkülle bu yolda sebat edelim. Allah'ın yardımı bizlere de ulaşacaktır,  İnşaAllah.

     Bugün ümmetin sorunu nedir? Mehdinin gelmesi mi? Hz. İsa' nın gelmesi mi? Şefaat konusu mu? Namazı, orucu bozan haller mi? Faizli parasına fetva arayan mı? 
Ümmetin yararına olan konuları gündem etmemiz gerekiyor. Ailemizden başlayarak  kardeş olmak, Allah için sevmek, Allah için buğzetmek, güncel fıkıh üretmek yaşadığın bölge için, haramları iyi bilmek, helâl olanı üretebilmek...
Biz üretmeyi  unuttuk ve taklit ettik.

     Batılılar boş durmuyor ürettikçe üretiyor. Teknoloji proje üretiyor, fitne, zülüm üretiyor, çalışıyor . Adamlar bizim gibi boş durmuyor...

      Bir insanın Amerika, Rusya, Fransa, Mali, Çin ,...vs veya Mekke' de, Medine' de, Filistin de doğması avantaj getirmiyor. Bilakis müslüman coğrafyada doğmak daha riskli. Kafirin cehennemde yeri belli iken , bizlerden münafık çıkma durumu vardır. Münafıkların yeri ise  cehennemin en alt katıdır.

''Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.'' (Nisa 145)

     Müslümanlar,  Kur'an üzerinden hallerini sorgulamıyorlar, sanki müslümanlıkları, ahiretleri garanti ! Tabi olduğu liderin kendisini  nereye götürdüğünü araştırmıyor. ''Hocam bilir'' mantığı...  Halbuki Allah bizatihi kendisini muhatap alıyor.

YORUMLAR
  • HUSEYİN ŞAŞMAZ*UZUN   26-07-2017 14:35

    Bir meslek sahibi olabilmek için; bir doktor, bir mühendis,bir avukat,... vs., okumak, ancak kurallara göre okumak gerekir. Nasıl ilköğretim eğitimi almadan lise okunamıyorsa, lise eğitimi almadan üniversiteye girilemiyorsa, '' okumalarımız '' da sistematik, düzenli ve disiplinli olmak zorundadır. Dinini öğrenmek için neden kurallarına göre okumaz insan? Neden dinini kişilerden öğrenmeye çalışır da kitaptan öğrenmez? Çünkü ihtiyaç duymaz, nasılsa birileri ona, kendisiyle beraber olduğu taktirde cennete götürme sözü vermiş! Ona bu sözü veren şeyhini, hocasını, alimini sorgulamaz. Acaba kendisini nereye götürecek ? Cehenneme mi, Cennete mi? Cehalet içerisinde olanı anlıyorum da, tahsilli olanları anlamıyorum. İki şeyi iyi bildiğini zanneder bizim insanımız, dini ve doktorluğu. Biri candan eder , biri de ahıretten ...Oysa ki din, belli bir temele göre okunarak öğrenilmelidir. Zira tevhid bilinmeden islam, Rab ve İlah kavramı bilinmeden tevhid anlaşılamaz. Tevhid bilinmeden şirk anlaşılamaz. Tağutu bilmeden siyaseti islama göre yorumlayamayız. İslam ahlakı bilinmeden nebevi yaşam içselleştirilemez... *** KAİDE.ÖLÇÜ.İLK BAŞLANGIÇTA. «Ben sizi geride bırakıp gidince ne kötü olmuşsunuz» https://www.facebook.com/dusunceninokullasmasi/posts/1770152309941461

Diğer Yazıları

Makaleler

Hava Durumu


VAN