
"(!)" Arama Sonuçları

Kısacası "yağsız süt" nasıl kapitalist tağşişin ürünü ise, "namazsız, tesettürsüz, cih@dsız, ahkâmsız İslam" da aynı kapitalizmin, Allah'ın dinini tahrif etme çabalarının bir neticesidir.

NATO üyesi Türkiye, bir süredir İsveç adlı alçak ülkenin NATO üyeliği konuusnda ayak diriyor imajı vermekte ve dahası bu konuda NATO'ya ve NATO'nun efendisi büyük şeytan ABD'ye efeleniyor görünmekteydi. Kaçınılmaz final dün Litvanya'daki finalde gerçekleşti ve Türkiye, İsveç'in NATO üyeliğine evet dedi.

Başlık olarak aldığımız ve konumuzu teşkil eden hadise gelince, sıhhati ile ilgili olarak yukarıda bilgi vermeye çalıştık. Yani 9 hadis kitabında bulunmadığını belirttik. Fakat bizi asıl ilgilendiren bu sözün içeriğidir. Geliniz birlikte ifadenin mutlak oluşundan hareket ederek bir takım düşman silahları ile silahlanmaya kalkalım, görelim karşımıza nasıl durumlar çıkacaktır...

Bakın yalnızca şu 2022 yılı içinde "sevgilileriyle" zina etmek için bulundukları otel, apart daire, günlük kiralık ev gibi fuhuş bataklıklarında pencereden, balkondan atılıp veya atlayıp ölen, "sevgilileri" tarafında silahla vurulup, bıçaklanıp vs katledilen onlarca genç kızın acı haberini okuduk. Hal böyle iken, bu Allah'sız, Kitap'sız tağut düzeni, 15 yaşındaki zani ve zaniyelerle değil, genç yaşta evlenenlerle uğraşmakta, şeytanın hizmetçiliğini yapmaktadır.

Fotoğrafta, İngiliz işgal kuvvetlerinin "İstanbul'a veda partisi"nden bir kare görülüyor. İşgal kuvvetleri komutanı Sir Charles Harrington tarafından Tarabya'da verilen bu "veda partisi"nde Kemalist kadroyu temsilen İ.İnönü de yer alıyordu.

ABD’nin New York Times ve Washington Post gibi önde gelen gazeteleri, haberlerinde Filistin’in aleyhine otosansür uygulamak ve siyonist işgal rejimi lehine dil kullanmakla eleştiriliyor.

İşgal Güçlerinin Geri Çekilmesi İle Afganlar Ne Kaybetti?! | Dr.İyad Kunaybi

AKP hükümeti, bir taraftan "naslara göre hareket ettikleri" gibi akıllara ziyan bir söylemle kapitalist düzenin bir aktörü olduğu ve 19 yıldır rantiyeye dayalı üç kağıt ekonomisi uygulamasını devam ettirdiğini perdelemeye çalışırken, diğer taraftan yeni adımlarıyla da açık şekilde nasların "Allah ve Rasulü ile savaşmak" olarak tavsif ettiği faize sığınmaktan kaçınmıyor.

Günümüz resmi ve sivil (!) din öğretimi ise, bütün bir toplum alenen bir ölmüşe tapınmaya teşvik ve tazyik edilirken, Allah'ın Kitabı'nın diğer farzlarını bile değil, ilmihal kitaplarının müstehap ve mekruh baplarını gündemleştirerek toplum gündemini manipüle etmekte, putperestliği teşhir ve telin etmemekle, onun açık işbirliğini üstlenmiş olmaktadırlar.

Esed rejimi Suriye Savaşı’nın başından beri yüzlerce hastaneyi yerle bir etti. İşte bu Esed rejimi, DSÖ tarafından yönetim kurulu üyesi yapıldı.

İktidar cenahının emperyalizm karşıtlığı (!) performansına, en son, Demokrat Parti’den ABD başkan adayı olan Joe Biden’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili olarak bu yılın Aralık ayında yaptığı açıklamaların şimdilerde gündeme gelmesiyle tanıklık ettik.

Söz buraya gelmişken şehirlerdeki olağanüstü albenili camileri gezen Mehdi (!) hazretleri, mimari, estetik ve görkemde camilerin yanında kümes gibi kalan ama aksine toplum hayatının kalbi işlevini gören banka şubelerini görünce sadece kafası karışmayacak, bütün duyuları allak-bullak olacaktır.

CHP'li Kırşehir Belediyesi, şehrin girişine M.Kemal'in dev bir posterini astı ve bu icraat (!) CHP medyası tarafından büyük bir hizmet olarak duyuruldu.

Suudli âlim Şeyh Ömer el-Muqbil, veliaht prens Muhammed bin Selman’ın reform(!) kapsamında çağırdığı yabancı şarkıcıların ülkede konser vermesini eleştirdiği için tutuklandı.

Malumunuz dün sözde ''Dünya Kadınlar Günü''ydü. Allah'ın dünyasında Allah'ın dediği olmalı hakikatinin hilafına dünyayı cehenneme çeviren, feminizm gibi batıl dinlerle güya kadına sahip çıkma adına onu daha fazla sömürüp metalaştıranlar lutfedip (!) senenin belli günlerini göz boyamak maksatlı kadınlara tahsis etmişler. Sitemiz yazarlarından Hasan Bakırcı'nın geçen sene kaleme aldığı makaleyi önemine binaen ve dile getirdiği hususlar itibariyle hala geçerliliğini korumasından dolayı yeniden dikkatlerinize arz ediyoruz.

Kültür ve Turizm Bakanlığının başvurusuyla "nazar boncuğu" internet ortamının vazgeçilmez unsurlarından olan emojilerin arasına dahil edildi. Bu gelişme iktidar medyasında Anadolu kültürünün önemli simgelerinden olan nazar boncuğunun emoji olarak kabul ettirilmesi büyük başarı" şeklinde verildi. Oysa nazar boncuğu denilen bu nesnenin, aslen cahiliye Arap kültürüne ait bir şirk nesnesi olduğu ve temime adıyla anıldığı biliniyor.

Siyonist işgal ordusu, Filistinlileri protesto gösterilerinden vazgeçirmek için Suudi Arabistanlı alimlerin (!) fetvalarından alıntılar yaptı. Suudi müftüsü Abdulaziz Al Şeyh de geçen Temmuz’da, İsrail’e karşı savaşmanın caiz olmadığı söylemişti.

Son 1 yılda onlarca kez Esed rejimi ve hâmisi Rusya'nın bombardımanına maruz kalan Suriye'nin İdlib kent merkezinin nüfusu ölümler ve göçler nedeniyle her geçen gün azalırken, kalanlar ise zor şartlar altında yaşıyor.

Kemalist “akıl” ve “bilimin” 1975 yılında keşfedip o yıldan bu yana kutlamalarla dünyaya, dosta-düşmana ezberlettiği bilimsel (!) icadı olan Ardahan’ın Damal ilçesindeki “Atatürk silueti” kabulü, işbu Kemalist putlaştırma ameliyesinin nasıl bir akıl dışılık ve hurafeciliğin temsilcisi olduğunu çok somut bir şekilde gözler önüne sermektedir.
Makaleler
Hava Durumu