
"Abid" Arama Sonuçları

Şükrü Hüseyinoğlu'nun "Siyer mi Kur'an'a, Kur'an mı Siyere Tâbidir?" başlıklı kitabı Mütalaa Yayınları'ndan çıktı.

Mavi Marmara gemisine yapılan siyonist saldırıda inşaallah şehadetle Rabbine kavuşan Cevdet Kılıçlar'ın Halepçe katliamı üzerine Sirvan Abdussamid Abid ile yaptığı söyleşiyi dikkatlerinize sunuyoruz...

Burada bizi ifrat ve tefritten koruyacak yaklaşım, Kur’an’ın tek deği temel kaynak olduğu gerçeğinde ittifak etmek ve bir taraftan “tek kaynak” yaklaşımının getirdiği kaçınılmaz sığlık ve sapmalardan uzak dururken, diğer taraftan “temel kaynak” vurgusunun da pratikte karşılıksız kalmayacağı şekilde, Kur’an’la tüm kaynaklar, haberler, yorumlar üstü, asılların aslı, nihai hüküm mercii olarak olması gerektiği konumda irtibat kurmak gerekmektedir.

Makale serimizin bu dördüncü bölümünde, başlıkta sorduğumuz sorunun cevabını, Rasulullah (a.s.)’ın maddi durumu ile ilgili olarak Kur’an’ın ortaya koyduğu tablo ile başta bu makalemizin ana konusunu teşkil eden “Rasulullah’ın, bir Yahudi’ye borçlu olarak vefat ettiği” rivayeti olmak üzere rivayet kültüründe bu konuda çizilen tabloyu karşılaştırarak vermeye çalışacağız, inşallah.

Neticede tamamı İbn İshak’ın anlatısına dayanan söz konusu anlatımlarda yer aldığı gibi, hakem tayin edilen Sad b. Muaz’ın hükmünün “kabilenin yetişkin tüm erkeklerinin öldürülmesi” olması ve Rasulullah’ın da bu hükmü onaylaması gibi bir anlatı, Kur’an’ın hem genel/külli adalet ve merhamet ilkelerine, hem de bu konudaki cüz’i ifadelerine açıkça aykırıdır.

Her konuda olduğu gibi Siyer konusunda da temel kaynak Kur’an’dır, Kur’an olmak durumundadır. Kendisinde şüphe olmayan yegâne kaynak olan Kur’an, bu biricik niteliği sebebiyle her bilginin, haberin kendisine arz edilmesi gereken bir konumdadır. İlk neslin algısında aktif olan bu bilinç ve pratik, maalesef sonraki dönemlerde yitirilmiş ve devreden çıkmıştır. Aksine Kur’an naslarını rivayetler üzerinden anlama ve yorumlamaya yönelinmiştir.

Bu makalede biz, öncelik noktasında bu irtibat ve bağın mahiyetini anlamaya gayret göstereceğiz, inşaallah. “Siyer mi Kur'an'a tâbidir, Kur'an mı Siyer'e?” sorusunu şu konular üzerinden cevaplamaya çalışacağız...

Mavi Marmara gemisine yapılan siyonist saldırıda inşaallah şehadetle Rabbine kavuşan Cevdet Kılıçlar'ın Halepçe katliamı üzerine Sirvan Abdussamid Abid ile yaptığı söyleşiyi dikkatlerinize sunuyoruz...

Mavi Marmara gemisine yapılan siyonist saldırıda inşaallah şehadetle Rabbine kavuşan Cevdet Kılıçlar'ın Halepçe katliamı üzerine Sirvan Abdussamid Abid ile yaptığı söyleşiyi dikkatlerinize sunuyoruz...

Kuşatma altındaki Halep şehrinde bulunan On the Ground News muhabiri ABD’li Müslüman Bilal Abdülkerim’in Ceyş Halep (Halep Ordusu) emiri Ebu’l-Âbidle yaptığı röportaj yayınlandı.

Mavi Marmara gemisine yapılan siyonist saldırıda inşaallah şehadetle Rabbine kavuşan Cevdet Kılıçlar'ın Halepçe katliamı üzerine Sirvan Abdussamid Abid ile yaptığı söyleşiyi dikkatlerinize sunuyoruz...

Dünyanın dört bir yanındaki muhalif Özbeklere yönelik suikastların sır perdesi aralandı. İsveç’te Özbek alim Abid Nazar’ı vuran Rus tetikçi Yuri Jukovski, Özbek suikastlarını gerçekleştiren timin başında ‘Tigran Kaplanov’ kod adlı Ümid Aminov’un bulunduğunu itiraf etti. Türkiye’ye gelmeyi planlayan 15 kişilik suikast timi deşifre oldu

Her "tower" faciasında aklıma Ali Şeriati'nin “İslam Sosyolojisi Üzerine” kitabının sonunda yer alan "Evet kardeşim işte böyleydi" başlıklı yazısı geliyor. İhtişamlı binalar, isimsiz kurbanlar... Vahşi yükselme arzusu adına görkemli binalar, abideler yaygınlık kazanırken tükeniyor işçi varlığı. Taşeron firmalar isimsizlikle gelen riskleri azaltmıyor, çoğaltıyor. Aynı inşaat mekanizmasının siteler yoluyla ayrıcalıklı kesimleri toplumun genelinden yalıtmaya dönük faaliyeti, “kardeşlik” olgusunu besleyen etkileşim alanlarını yüksek duvarlarla bölmelere ayırıyor. Bu “insani” yabancılaşma karşısında kaygı duymamak imkânsız.

Ebu’l Yüsr Abidin ise hangi hakla ve ne hakla halkın mal ve mülkünün müsadere edileceğini ve devletleştirileceğini sorar. İtiraz eder. Bunun üzerine Nasır şu cevabı verir:” Mısır’da olsa bu fetva bana sadece bir tavuk parasına patlardı.” Maalesef acı ama gerçektir.

Mavi Marmara gemisine yapılan siyonist saldırıda inşaallah şehadetle Rabbine kavuşan Cevdet Kılıçlar'ın Halepçe katliamı üzerine Sirvan Abdussamid Abid ile yaptığı söyleşiyi dikkatlerinize sunuyoruz...

Dışarıda Suriye'de onlarca grubun olduğu havası veriliyor. Duvar yazılarına bakarsanız ve isimlere bakarsanız bu doğru. Ancak işin içine girirseniz farklı olduğunu anlarsınız. Bir sefer Suriye'de İslami bir hareket yoktu. Çünkü anayasanın maddesiyle islami çalışmalar yasaktır. Libya'da, Suud'ta ve kendilerini İslam!!! devleti sanan tüm ülkelerde İslami çalışmalar yasaktır. Çünkü o çalışmaları devlet yapıyor!!!. Dolaysıyla o çalışmaları yapanlar irhabidir-yani teroristtir.- Mutaterrife, aşırı- gidenlerdir. Suriyeli müslümanlar tarihin en büyük zulüm ve işkencesini yaşadılar. Buruç suresini onlar için okuyabilirsiniz. Onun için şu an Suriye'de ki mücadelenin eskilere dayanan yönü çok yoktur. Yeni oluşmuş ve ulemanın yönlendirdiği iki boyutlu mücadeledir. Birisi kültürel ve ilmi, diğeri de silahlı mücadele.

Fransa'da peçe yasağı, Yunanistan'da cami, İsviçre'de minare yasağı, Danimarka'da karikatür çirkinliği ve son olarak Almanya'da sünnet yasağı. Türkiye'ye her fırsatta demokrasi dersi veren Avrupa'da, söz konusu Müslümanlar olunca yasakların ardı arkası kesilmiyor. Sünnetin suç kapsamına alındığı Almanya'da, Müslümanlar karara tepkili. Köln Eyalet Mahkemesi sünneti yaralama suçu sayarak yasaklamasının ardından girişimlerde bulunan Müslümanlar bu yanlış karardan derhal dönülmesini istiyor.
Makaleler
Hava Durumu