
"Bilim" Arama Sonuçları

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, "Filistinliler topraklarını sattı" iddiasına ilişkin, "Filistinliler topraklarını satmadığı gibi Yahudiler topraklarına işgalci olarak girmeye başladığında fetvalar çıkartılmış ve 'Yahudi'ye arazi satmanın haram olduğu' konusunda yaygın bir kanaat oluşturulmuştur. 'Filistinliler topraklarını sattı' iddiası bir siyonist propagandasıdır ve vicdansızlıktır. Ne tarihi gerçekler ne vicdan ne de rakamlar bu iddiayı kabul etmemektedir." dedi.

Modernizmin, insanı, insan aklını ve bu çerçevede “bilimi” mutlaklaştırmasına/putlaştırmasına mukabil, postmodernizm hiçbir mutlaklık ve sâbite tanımama, bırakmama yaklaşımıyla hareket etmiş, hakikat fikrini yok etme ve sâbitesizliği temel dünya görüşü haline getirme çabası içine girmiştir.

Tarihî tercübe, "İsrail’de" hâkim trend haline gelen bu durumun, devletin ömrünü de kısaltacağını gösteriyor. “Nasıl”ını ve “niçin”ini görebilmek için, biraz tarih bilgisi yeterli. Nitekim aklı başında "İsrailli" tarihçiler ve sosyal bilimciler, göz önünde duran bu hakikati kendi toplumlarına duyurmaya çalışıyor. Ancak onların çabaları da gürültülü hezeyanların ve faşizm nöbetlerinin içinde kaybolup gidiyor.

Köklü Değişim Dergisi’nin yeni sayısı “Hakikatin Ölçüsü Bilim mi Vahiy mi?” başlığıyla okurlarıyla buluştu. Gündemdeki meseleleri dakik bir şekilde inceleyen, vahiy ve sünnet ışığında çözümler sunan Köklü Değişim Dergisi’nin yeni sayısında birbirinden değerli yazarların makaleleriyle “Din mi, Bilim mi?” tartışmalarına değiniliyor.

İktibas Dergisi canlı yayınına konuk olan Ankara Üniversitesi İlahiyat fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Koç, ahlak konusunu işledi, ahlak-iman ilişkisine dikkat çekti.

Farklı inanç grupları arasındaki gerçek hükmün kıyamet günü Allah tarafından verileceği hatırlatılmaktadır. Bir dinin inanç esasları ve öğretilerinin, rasyonel olmayan, akla ve bilime aykırı olan taraflarını ortak akılla bilmek ve belirlemek mümkündür. Ancak, din konusu bilim konularından farklı olduğu ve her dinde iman belirleyici bir role sahip bulunduğu için dünya hayatında, bir dinin hak olduğunu bilimsel kesinlikle ispat eden ve ortak aklın kabule mecbur olacağı bir ölçüt, bir kanıt, bir ispat aracı bulunamayacak, nihaî ve kesin hüküm âhirette Allah tarafından açıklanacaktır.

İran’da geçtiğimiz yıllarda benzer saldırılarla hayatını kaybeden 6 nükleer bilim insanında olduğu gibi Muhsin Fahrizade’ye yönelik saldırıda da şüpheler siyonist işgal rejimi üzerinde yoğunlaştı.

Son günlerde, ABD ve Fransa’da iki bilim adamının İslamcılık üzerine verdikleri iki söyleşide yaptıkları tahrifatlar, düz okumalar ve yanlış mukayeseler çok dikkat çekici. Bunlardan biri ABD kültür sermayesi ve akademik community’den/cemaatten konuşuyor diğeri de Fransa’dan.

Eşcinsel despotizmi bu. Hiçbir ideoloji bu kadar pervasız olmadı. Çünkü hiçbir ideoloji çocuklara kendini bu kadar rahat bir biçimde dayatmadı. Hiçbir ideoloji bu kadar “rafine bilim” yapmadı. Pedagoglar, tıpçılar ve psikiyatrları harekete geçirmediler. Aileleri yok saymadılar. Eşcinsel despotizmi ve eş cinsel ideolojisi geniş bir network ile çalışıyor. Bilim adamları, dernekler, yayın kuruluşları, sosyal medya ve ticari kuruluşlar bu network içinde yer alıyor.

Türkiye’nin yakın tarihi, Kemalist iradenin istek ve buyruklarına uygun olarak oluş(turul)muş bir tarihtir. Bu nedenle bu tarih, olayları, gerçek ve bilimsel olgulara uygun olmaktan öte, Kemalist iradenin belirlediği bir çerçevede ele almıştır.

2017 yılında hayatını kaybeden, Konya’nın önemli alimlerinden olan Ali Küçük Hoca, Ramazan ayına ilişkin verdiği bir sohbette bu mübarek ayı tayin edenin hilal olduğunu ve gök bilimleri hesaplarına itibar edilemeyeceğini belirtmiştir.Yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 2017 yılında Hakk'a irtihal eden Ali Küçük Hocaefendi, Konya’nın önemli din ve ilim adamlarındandı.

Birkaç aydır herkes ondan söz ediyor, tüm dünya onunla yatıp onunla kalkıyor. Tüm ülkeler amansızca onunla savaşıyor. Hakkında çok farklı yorumlar yapılıyor, bilimsel makaleler yayınlanıyor, Tv kanallarında artık sadece o konuşuluyor, farklı tezler ve komplo teorileri havada uçuşuyor. Peki gerçekte neyin nesidir, kökeni, varlık sebebi ve gayesi nedir? Ne yapmak istiyor, insanlığa vermek istediği bir mesajı mı var?Şimdi söz Koronavirüs'te. İşte yılın röportajı:

Gelen son dakika haberine göre, vaka sayılarıyla ilgili açıklama yapan Corona Virüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, “Tabloyu 4-5 gün daha korursak inişe geçeriz. Bunun için de özellikle pazara kadar evde kalmalıyız” dedi.

Türkiye'deki siyonist yahudilerin gazetesi Şalom, Türkiye'nin "modernleşmesinde" avrupalı yahudilerin katkılarını anlatan bir makale yayınladı: "Genç Türkiye’nin modernleşmesine hizmet eden Yahudi bilim ve sanat insanlarının katkıları yadsınamayacak ölçüde büyüktür."

İktibas Dergisi yazarlarından Hüseyin Alan’la “Siyerin Gölgesinde” kitap serisi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Alan, "Siyerle irtibatımızın zayıflığı yahut Kur’an varken siyere ihtiyacımızın olmadığı gibi bir düşünüş nebevi örnekliğe ve modele göre değil modern zihne, bilimsel bilgiye, hümanizm temelli eleştirel okumaya, tarihselciliğe, seküler veya çoğulcu bakışa vs dayanıyor. Esasta yanlış olansa budur" diyor.

Kalemder’in organize ettiği ve Sosyoder başkasın Prof. Dr. Sami Şener’in konuşmacı olarak katıldığı ‘Müslümanların Hayatında Sosyal Bilimlerin Yeri’ adlı konferans, 05 Ekim 2019 Cumartesi günü Kalemder konferans solununda yapıldı!

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi Dr. Eftal Yıldırım oruç tutmanın yararı olmadığını iddia etti. Yıldırım’ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Benim açımdan hekimler, doğru bildikleri bilimsel bilgileri aktarmak dışında bir tutum almamalıdır. Orucun, normal biyoritmi ve sağlıklı beslenme döngüsünü bozacağı, ancak bunun kişilerin kendi tercihleri olacağı ve sonuçlarına katlanacakları vurgulanabilir.”

İnsân’ın gözlem’ine, tecribe’sine dayalı olarak ortaya konan Bilim; Kâinât’ın Keyfiyyet’i, İşleyiş’i ile ilgili bir şeyler söyleyebilir. Velākin Kâinât’ın ve İnsân’ın ne içün var olduğu, Kim tarafından var edildiği ile ilgili bir Şey söyleyemez. İşde bu Ḣusûs’da Söz Sâhibi; sâdece, Kâinât’ı - Her Şey’i Yaratan ALLÂH’dır!..
Makaleler
Hava Durumu