
"Bolu" Arama Sonuçları

Hollanda’nın Algemeen Dagblad (AD) gazetesinin Hollanda Sığınmacı Kabul Merkezi Kurumu (COA) verilerine dayandırdığı haberinde, ülkede her gün bir refakatsiz mülteci çocuğun iltica merkezlerinden kaybolduğu öne sürüldü.

Tarihî tercübe, "İsrail’de" hâkim trend haline gelen bu durumun, devletin ömrünü de kısaltacağını gösteriyor. “Nasıl”ını ve “niçin”ini görebilmek için, biraz tarih bilgisi yeterli. Nitekim aklı başında "İsrailli" tarihçiler ve sosyal bilimciler, göz önünde duran bu hakikati kendi toplumlarına duyurmaya çalışıyor. Ancak onların çabaları da gürültülü hezeyanların ve faşizm nöbetlerinin içinde kaybolup gidiyor.

Hık demiş Hitler'in burnundan düşmüş Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın, şehirde yaşayan mültecilerin faydalandığı belediye hizmetlerine 10 kat zam yapılmasına ilişkin önergesi CHP ve İyi Parti’nin oylarıyla kabul edildi. Böylece insanlık düşmanı faşist Tanju Özcan'ın yalnız olmadığı, Bolu belediye meclisinin tam anlamıyla bir Nazi meclisine dönüştüğü ortaya çıkmış oldu.

Mültecileri "beka sorunu", hem de "gerçek beka sorunu" olarak görmek, kusura bakmasınlar ama zamane Bolu beyinin faşizminden aşağı kalır bir faşizm değildir. Hatta o ve benzeri küçük faşistlerin faşizmlerine gerekçe teşkil eden anaç faşizmdir.

Uluslararası Mülteci Hakları Derneği (UMHD), 9 ayrı STK’nın desteğiyle Çağlayan Adliyesi’nde Suriyeli mültecilere yönelik ayrımcı tutumda bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan için suç duyurusunda bulundu.

“Kıssa” kelimesi esas olarak “izlemek”, “izi tâkip etmek” anlamına gelmektedir. Istılah olarak kıssa: “Âdeta olaylara yeniden bir canlılık verilerek, tarihin derinliklerinde kaybolup unutulmuş veya bazı izleri insanlığın hafızalarında varlığını koruyabilmiş hâdiselerin, muhataplara, yalan ihtimali veya hayalin karışması mümkün olmayacak bir tarzda anlatılmasıdır.” Kıssa dilimize de girmiş bir kelimedir; “Kıssadan hisse” ve “bir kıssa bin hisse” gibi tabirler Türkçede sıkça kullanılır. “Kıssa”, edebiyatta “hikâye” anlamında kullanılır.

FETÖ’yle mücadele adına uygulanan ihraç-cezalandırma politikası bir ailenin daha azgın sularda kaybolup gitmesine yol açtı. İngilizce öğretmeni Uğur Abdurrezak, eşi ve 2 çocuğuyla Meriç’te boğuldu.

Çanakkale Savaşları Gelibolu Yarımadası Tarihi Alan Başkanı Kaşdemir, "Osmanlı İmparatorluğu'nun 141 şehrinden olduğu gibi Suriye'nin İdlib, Lazkiye, Bab, Halep ve Şam şehirlerinden gelen askerler de Çanakkale'yi canla başla savundu." dedi.

Venhar Kur'an Evi'nin 2014 yılı son Cumartesi oturumunun konusu "Futbol Dini". Futbol'a dair farklı bir bakış açısı ile bir okuma gerçekleştirilecek olan sohbetin konuşmacısı ise Metin Mavuşgil olacak... Programın ardından bir de belgesel film gösterimi olacak...

Profesyonel futbolun şike olaylarıyla kirlendiğini söylemek, bugüne kadar temiz olduğunu ifade etmektir ki, bu bu son derece yanlış ve aldatıcı bir yargıdır. Kitlelerin afyonu olarak egemenlerce özel olarak desteklenen, servetin tekelleştiren kapitalist bir sömürü sektörü olarak işlev gören, modern bir tapınma biçimi olan profesyonel futbol, tüm bunların yanı sıra hep bir kumar sektörü işlevi görmedi mi?

Türkiye'de futbolun çok önemli olduğunu söyleyen Slovakyalı futbolcu, "Türkiye'de futbol din gibi. Herkes futbolla ilgili herşeyi biliyor. Oynadığım ülkelere göre Türkiye en futbol sevdalısı ülke. Atmosfer ve insanların ilgisi gerçek dışı" diye konuştu

YGS'deki başörtüsü yasakçılarından sonra bir haber de Bolu'dan geldi. Bolu Köroğlu Devlet Hastanesi’nde Dr. Zeliha Asiltürk, başörtülü çalışmak isteyince görevden alındı.

Özgür-Der Sakarya Şubesinden Ali Ay kardeşimiz Sapanca'da yüzdüğü gölde boğulma sonucu vefat etti. Kardeşimizin cenazesi Bolu'nun Göynük ilçesinin Nazzanlar köyünde defnedildi.

Edremit Kardeşlereli Derneği, eğitimci yazar Ahmed Kalkan’ın Tevhid ve Şirkin Günümüze Yansıması adlı bir seminerine ev sahipliği yaptı. Dernek salonunda yapılan ve Edremit’li katılımcıların yanında, Gelibolu’dan bir grup umutlu dâvâ insanının da katıldığı toplantıda günümüz meseleri ışığında Müslümanların durumu ele alındı ve güncel olaylar yorumlandı.

Profesyonel futbolun şike olaylarıyla kirlendiğini söylemek, bugüne kadar temiz olduğunu ifade etmektir ki, bu ne kadar yanlış ve aldatıcı bir yargıdır. Kitlelerin afyonu olarak egemenlerce özel olarak desteklenen, servetin tekelleştiren kapitalist bir sömürü sektörü olarak işlev gören, modern bir tapınma biçimi olan profesyonel futbol, tüm bunların yanı sıra hep bir kumar sektörü işlevi görmedi mi?
Makaleler
Hava Durumu