
"Cinsel" Arama Sonuçları

Hayatın ve hayattaki tüm varlıkların yaratıcısı Rabbimiz, Kitab-ı Keriminde iki cinsiyetten söz ederken, sen kalkmış post-modern tuğyanın "cinsel yönelimler" şeklindeki sapkın söylemini dillendiriyor ve sapkınlıkları meşrulaştırmaya çalışıyorsun.

Beyazıt Meydanı’nda toplanan Müslümanlar, sözde “onur” pikniği adı altında eşcinsel sapkınlığa meşruiyet kazandırma girişimine geçit vermedi.

Postmodernist feminizm ne kadar çok insan varsa o kadar fazla kimlik vardır der. Böylelikle cinsiyetsiz bir toplumu kabul eder. Biyolojik bir cinsiyetten ziyade herkesin kendini hissettiği, kabul ettiği cinsel kimliğini merkeze alır.

Zaman zaman gençlerle sohbet etme fırsatı buluyorum. Benim için böyle anlar gençliğin ahvâlinden haberdar olabilmem açısından çok kıymetli anlar oluyor. Biliyor musunuz, gençlerimiz epeydir Müslümanca düşünme yetilerini kaybetmiş durumdalar, tıpkı çoğumuz gibi. Çünkü anlayabildiğim kadarıyla yoğun bir baskı altındalar. İnternetle birlikte zihinlerini günden güne Batı menşeli değer yargıları istila ediyor, bu istilaya karşı mücadele edip olması gerektiği gibi kalanlar da kınanıyorlar.

Her başörtülü, bilincinde olsun ya da olmasın Allah’ın emirlerine olan aidiyeti imgeler. Eşcinsellik ise başörtüsüne tamamen zıt bir kavram. Neden? Çünkü Allah’ın kelamından ilham almadığı gibi ona meydan okuyan bir tavır.

Eşcinsel despotizmi bu. Hiçbir ideoloji bu kadar pervasız olmadı. Çünkü hiçbir ideoloji çocuklara kendini bu kadar rahat bir biçimde dayatmadı. Hiçbir ideoloji bu kadar “rafine bilim” yapmadı. Pedagoglar, tıpçılar ve psikiyatrları harekete geçirmediler. Aileleri yok saymadılar. Eşcinsel despotizmi ve eş cinsel ideolojisi geniş bir network ile çalışıyor. Bilim adamları, dernekler, yayın kuruluşları, sosyal medya ve ticari kuruluşlar bu network içinde yer alıyor.

Radyo Denge'de, Osman Yıldız'ın hazırlayıp sunduğu Gündem Özel programında "Diyanet Başkanı'nın eşcinsel sapkınlığa tepkisi ve İstanbul Sözleşmesi" konuşuldu (VİDEO)

Mehmet Pamak yazdı: Zina ve Eşcinselliğe Karşı Mücadeleye Çağıran Diyanet Başkanı ve Ona Destek Çıkan AKP İktidarı, Ne Kadar Samimi ve Tutarlıdır?

İLKAV ve KALEMDER, Diyanet İşleri Başkanının eşcinsel sapkınlığıyla ilgili hutbesi ve bazı sapkın kesimlerce bu hutbeye gösterilen tepkilere dair açıklama yaptı.

ABD merkezli dijital ahlaksızlık yayan Netflix, “Osman” isimli cinsel sapkın bir karakterin olduğu diziyi Ramazan ayında yayına sokarak ahlaksızlığı özendirmeye çalışacak.

İslam’ın ağır şekilde sakındırıp, yasakladığı eşcinsel sapkınlığı, özgürlükler kapsamında muhafaza eden “Demokrasinin” verdiği yetki ile mahkeme, LGBTİ derneklerinin düzenleyeceği etkinliklere yönelik yasağı kaldırdı.

İstanbul Tabip Odası, "Cinselliği Hastalıklardan Korunarak Keyifli Yaşamak" konulu panel adı altında sapkınlığa özendiren ve eşcinselliği meşrulaştırma gayreti güden çirkin bir afişle tanıttığı çalışması tepki topluyor.

Modern tuğyan sapkınlık ve azgınlıkta, Lut (a.s.)'ın kavmini geçmiş durumda. ABD'nin Nebraska eyaletinde 61 yaşındaki Cecile Eledge, oğlu ve "oğlunun kocası" için taşıyıcı anne olarak kendi torununu doğurdu.

Diyanet İşleri Başkanlığı çeşitli yerlerde görev yapacak manevi danışmanlar için bazı talimatlar hazırladı. Talimatlar arasındaki cinsel yönelimlere saygı duyulması gerektiği belirtildi.

Hani ne idi onun ülkeye gösterdiği hedef: Muâsır medeniyet seviyesi. Günümüz Türkçesi ile çağdaş uygarlık seviyesi. Avrupa Birliğine kabul etmeseler de, Avrupa ve Amerika’daki cinsel suçlara hayli yaklaştı bu ülke. Tâciz ve tecavüzde, kadına karşı şiddet uygulamada Batı standartlarını yakaladı sayılır. İşte, çağdaş uygarlık hedefine ulaşıldı. Bir başlık da bu konuda açılmış olsaydı, Avrupa Kirliliğine hemen alırlardı.

Yemen hapishanelerinde kalan bir mahkumun yaptığı çizimler, Birleşik Arap Emirlikleri'nin ülkede kurduğu Ebu Gureyb benzeri işkence üslerinde yaptığı insanlık dışı uygulamaları ortaya çıkardı. İsmi açıklanmayan mahkumun çizimlerinde cinsel tacize maruz bırakıldığı da gözlemlendi.

İngiliz Oxfam’dan sonra adı ‘yardım karşılığı cinsel ilişki’ skandalına karışan ikinci yardım kuruluşu ABD’li World Vision oldu. ABD merkezli World Vision adlı "insani yardım" kuruluşunun bazı çalışanlarının, Haiti’de 2010 yılındaki depremin ardından ‘vicdanları sızlatan’ bir skandala karıştıkları, para ve yiyecek sağlama karşılığında yardıma gittikleri depremzedelerle cinsel ilişkiye girdikleri tespit edildi.

Medya organalrının gayr-i ahlaki yayınları başta olmak üzere cinselliği teşvik ve tahkir eden hakim kültürün etkisinin olumsuz yanı sıra son yıllarda AB politikaları çerçevesinde çıkarılan yasalar da aile kurumunu tehdit etmeye devam ediyor. Kadını erkeğin tam karşısında konumlandırarak, erkeği ötekileştiren yaklaşımın, son 10 yılda rekor seviyeye ulaşan boşanma oranlarında da ciddi etkisi olduğu belirtiliyor.

Batının kasıtlı ve proje ürünü olarak hatta karşılıksız fon desteği sağlayarak ülkemizde aldatma ve eşcinsellik temasını işleyen dizileri desteklediğini biliyor muydunuz? Çünkü biliyorlar ki bir toplumu bozmak için önce kadını sonra da aileyi bozmak yeterlidir. Bu oyuna gelmeyelim. Batının kanalizasyon boruları hükmünde olan, kendi medeniyet fantazilerini, iğrençliklerini, pis kültürlerini bize akıtan birer kanalizasyon borusu hükmündeki televizyonların imha olma vakti sizce de çoktan gelmedi mi?
Makaleler
Hava Durumu