
"Haram" Arama Sonuçları

“Siyaseti dinin dışında görmek” demek, siyasetle dinin –İslam’ın- arasını açmak, siyasete dini, dinin sahibi Allah’ı, Allah’ın Resulünü, dinin hükümlerini, dinin kabullerini, haram ve helallerini karıştırmamaktır.

Hele hele bu mağdurlar, çocuklar, yaşlılar ve kadınlar olunca, zaman durur ve artık lanet yasası devreye girer. Lanetliler ile hayat boyu ilişkiler ve tavırlarda sorumluluk yasası bağlayıcı olur. Lanetliler ile oturmak kalkmak ticari ilişkiler… Anlaşmalar yapmak haram olur, bunun ferdi olması ile uluslararası olması durumu değiştirmez.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, "Filistinliler topraklarını sattı" iddiasına ilişkin, "Filistinliler topraklarını satmadığı gibi Yahudiler topraklarına işgalci olarak girmeye başladığında fetvalar çıkartılmış ve 'Yahudi'ye arazi satmanın haram olduğu' konusunda yaygın bir kanaat oluşturulmuştur. 'Filistinliler topraklarını sattı' iddiası bir siyonist propagandasıdır ve vicdansızlıktır. Ne tarihi gerçekler ne vicdan ne de rakamlar bu iddiayı kabul etmemektedir." dedi.

İslâm dininde teşhircilik haramdır. İslâm bunun için işe hâin bakışların önüne geçerek başlıyor. Sonra hem kadını, hem erkeği, hem nesli korumak için erkeğe ve kadına tesettürü emrediyor. İslâm dini dünya ve ahiret saadeti için kurallar koymuştur. Tesettür de bu kurallardan birdir.

Terörün, yani (ölçüsüz) şiddetin esas itibariyle İslâm’da yeri yoktur. İslâm kendisini kabul ettirmek için kesinlikle şiddetten medet ummaz, ummamıştır da. Aynı zamanda terör, ikrahın en yüksek boyutlusudur ki, İslâm ikrahın en küçüğünden, en büyüğüne kadar hiçbir boyutta olanına yer vermemektedir.

Kur'an Nesli TV'de, Osman Yıldız'ın yöneticiliğinde Ali Kaçar, Yalçın İçyer ve Şükrü Hüseyinoğlu'nun konuşmacı olarak katıldıkları canlı yayın "Harameyn'in Siyonistlere Açılması İhaneti ve Sorumluluklarımız" panelinin video kaydını dikkatlerinize sunuyoruz...

Kur'an Nesli TV'de bu akşam "Harameyn'in Siyonistlere Açılması İhaneti ve Sorumluluklarımız" paneli düzenleniyor. Osman Yıldız'ın yöneticiliğinde Ali Kaçar, Yalçın İç.yer ve Şükrü Hüseyinoğlu'nun konuşmacı olarak katılacakları panel, inşallah saat 21.00'da Kur'an Nesli Tv youtube kanalında canlı yayında.

Cuma hutbesi: Harameyn'e Sahip Çıkma Yükümlülüğümüz - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim Merkezi - 23 Zilhicce 1443 / 22 Temmuz 2022

Bütün yol, yöntem ve vasıtalarla hayattan men ettikleri İslam'ın yerine laikliği ikame edenlerin niyetleri -Bebek’teki mücrimlerin çıplaklığı misali- bütün çıplaklığı ile hala tebarüz etmediyse, bunun artık kalplerin mühürlenmesi, gözlerin perdelenmesi ve kulaklara ağırlık vurulmasından başka bir izahı yoktur. Laiklik Allah'ın günah saydığı, haram kıldığı bütün cürümler için alan açmakta, korumalık yapmakta, haramı teşvik etmektedir.

Dini Allah'a has kılmak, müminlere özgü bir iştir. Allah'a has kılınan din, hayata müdahale eden dindir. Şu haram şu da helaldir; şunlar Allah'ın hudududur. Sakın Allah'ın hududunu aşmayın, zulüm işlemiş olursunuz diyebilmektir. İnsanlara Allah'ın ahkamını hatırlatmaktır.

Helal Asıl, Haram Arızidir - Şükrü Hüseyinoğlu / Rıdvan Dinçer - Haftanın Hasbihali

İslam’ın değerleri ‘kutsal’ sözcüğüyle de ifade edilmez. İslam akidesi, hükümleri (ahkamı), haramı-helali, sevabı-günahı olan bir dindir. İslam’ın ‘kutsalları’na saldırının olmadığı bir tek an ve saldırıdan muaf bir tek ‘kutsal’ var mıdır? İlk saldırı, Allah’ın ilah ve rab sıfatınadır. Arzın dört bir yanı, Allah’ın yerine ikame edilen bin bir türlü rabler ve ilahlara doluyken, bu ‘görmedim-duymadım-bilmedim’ tiyatrosunu ustalıkla oynayanlar herkesi kandırabilirlerse de, Allah’ı kandıramazlar.

Şimdi de, Millî Mücadele sırasında Kuva-yı Millîyecilerle beraberken sonra Kemalist Ankara rejimiyle anlaşamayan, önce Türkiye’de, sonra yurt dışında “Yeni Dünya” ve “Yarın” gazetelerini çıkaran devrin gazetecisi Arif Oruç’tan 1923 sonrası Ankara’sını okuyalım: “Millet Meclisinde bir silahşörler ve tufeyliler istibdadı başladı. Bir meclis ki, her türlü meziyetlerden âri âzâsı aç çekirge sürüleri gibi Ankara’ya üşüşmüşler, hidemat-ı umumiyeye (genel hizmetler) ait büyük nafia (bayındırlık) işlerini paylaşmaya başlamışlardı. Bu çekirgelerin ayak bastıkları yeşil vatan tarlasında bittabi ot bitmez oldu”

“Hakka uygunluk” açısından ne yapılıp edilenlerin, ne yapılması gerekirken yapılmayanların, ne de konuşulanların ve konuşulmayanların geçer not alması mümkün değildir! Allah’ın ahkamı, yasama-yargı-yürütmede Allah’ın sınırları, her iş ve işleyişte Allah’ın ve hatırının/hatırlattıklarının birinci sıraya alınmıyor oluşları başka söze hacet bırakmıyor ki! Düşününüz “haram ama yasal” meşhur sözünü, te’vil gerekiyor mu?

Karşımızda alelade bir düşman değil, bizi iyi tanıyan bir düşman var. Geçmişimizi biliyor, zaafımızı biliyor, yaptığımız kötü günahları hatırlatır, umutsuzluğa düşürür. Göremediğimiz yerden insana gelir. Sağından, solundan, alttan üsten, arkadan kötülük düşündüğünde, malayani (boş) işlerde, harama meylederken, umutsuzluk aşılamada ve daha birçok meselede gelir ve günahı süsler.

Kapitalist yığma ve yağma çarkının kurulumunun yapılıp işler hale getirilmesinde, Rabbimizin bildirdiği faizin haramlığı ilkesinin ortadan kaldırılması ne kadar gerekli bir adım olarak görülmüşse, mahremiyeti koruyan ve kadının, dişiliği üzerinden bir enstrüman haline getirilmesine engel teşkil eden tesettürün yok edilmesi de aynı şekilde gerekli görülmüştür.

Moritanya'da 200 alim, Filistin topraklarını gasbeden siyonist işgal rejimiyle normalleşmeyi yasaklayan bir fetva yayınladı.

Bu din, Helal ve Haram kılma yetkisinin Allah’a ait olduğu hakikatini yerleştiriyor. Çünkü bu ikisi, ilah olmanın en başta gelen özelliklerindendir. Helal ve Haram kılma yetkisi kimseye verilmemiştir. Burada çokça altını çizeceğimiz Helal ve Haram konusu sadece fıkhî manada bir hüküm değil, yönetim konusundaki yasak koyma ve serbest bırakmayı da içerir.
Makaleler
Hava Durumu