
"Kelam" Arama Sonuçları

Her başörtülü, bilincinde olsun ya da olmasın Allah’ın emirlerine olan aidiyeti imgeler. Eşcinsellik ise başörtüsüne tamamen zıt bir kavram. Neden? Çünkü Allah’ın kelamından ilham almadığı gibi ona meydan okuyan bir tavır.

Allah’ın kelamı hem içine doğduğu zamana konuşur hem de başka zamanlara. Geçmiş, gelecek ve şimdi gibi üç bağlamla sınırlanan zaman bilinci beşeridir. Tanrı’nın zaman bilinci bunların çok fevkindedir.

Eşsiz sahabe neslinin üstlendiği görevi yüklenmeye çalışan kimseler için tek çare; onların yoluna girip Kur’an’la ve Kur’an için yaşamaktır. Öyle ki akıl ve kalplerine, Kur’an’dan başka hiçbir beşer kelamı karışmayacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cem Küçük adlı necis şahsın "Mavi Marmara'daki gibi, kafadan İsrail düşmanı, kafadan batı düşmanı manyak tipler var. Erdoğan'ın partinin başına geçtiğinde bu manyak tiplerle yolunu ayırması gerekir" sözleri sonucu, Ak Parti destekçisi "İslamcı" çevrelerle pelikan çetesi arasında başlayan "parti içi tartışmaya" son noktayı koydu.

OHAL'de ne yapılır ne yapılmaz. Allah'ımızın kelamı Kur'andan önemli öğütler:

“Benim bütün Müslüman gençlere nasihatim en başta İslam ahlakıyla ahlaklanmalarıdır. Doğruluk, güvenilirlik, ahde vefa, sevgi, kararlılık, çalışma ve üründe ihlas, Müslümanlarla yardımlaşmak ve onların dertleriyle dertlenmek de İslam ahlakının gereklerindendir. Allah yolunda cihad ve Allahu Teala’nın kelamının en yüce olması için başkalarıyla yardımlaşmakda İslam ahlakının gereklerinden biridir. Müslümanlara da ilme önem vermelerini tavsiye ediyorum. İlim gelecekte bizim düşmanımıza karşı zafer elde etmekte kullanacağımız silahımız olacak. Cehaletle zafer elde edemeyiz. Dini, dünyayı ve ahireti kuşatacak bir ilimle ancak zafer elde edebiliriz.”

Kamusal alana çıktıkça özgür bireyler olacaktık! Ne cemaat ne parti ne örgüt ne siyasal otorite bizi kendine râm edemeyecekti. Tüm geleneksel bağlardan sıyrılıp dinin de, modernliğin de, tüm özgürlüklerin de temsil edildiği bir konuma yükselecektik. Terketmiştik nasılsa mutlak olanı kendi içimizde; kamusal alanda içimize hapsettiğimiz, evin duvarına astığımız kelam-ı kadim gibi… Her şey göreceliydi, göreceli bir gerçeklik içinde bize de bir alan açılsın istiyorduk…

"Ruhlarına ırkçılık virüsü musallat olmuş Türkler ve Kürtler de, böyle yapıyor, Kürt sorununu konuşurken. Ve düşünürken. İslam’ı kilitliyor, kelepçeliyor. Ağzını burnunu bantlıyor. Bir kelam ettirmiyor. Bir sürü, ırkçı, faşist edebiyat ürettikten sonra, mevzu kapandıktan sonra, gökyüzüne bakarken, Allah’ı hatırlıyor. O zaman, secdeye varıyor. Kürt sorununa, Allahu Teala’yı hiç karıştırtmıyor."

Kalem kalbin sesidir bilirsin. Acının bembeyaz sayfadaki şahididir. Mektupların ve mahkumların yüreğine tercümandır. Ey rüzgar! Kalem kırılınca kalp sessiz kalır. Kalbin sessiz kalması ölümü haber verir. Kalem ile kelam etmek istiyorum ve birkaç sual edip seni fazlaca meşgul etmeden ayrılmak istiyorum.

Ve'l hâsıl-ı kelâm: Bunların "özgürlük, kardeşlik, eşitlik" sloganı da, cumhuriyetçiliği de, demokratlığı da, sosyalistliği de, hümanistliği de, laikliği de hikâye! Bildiğiniz "Frenk" bunlar. 1096'daki ilk Haçlı Seferi'nden beri hiç değişmeyen –yahut sözde değişse de özde değişmeyen- "Frenk".

Yoğun İngiliz baskısına ve Osmanlı İmparatorluğu'nda görülen çözülmenin Hind yarımadasındaki etkilerine rağmen Azad'ın hayatı yılmayan bir mücadeleyle geçti. Dönemindeki Sir Seyyid Ahmed Han ve yandaşlarının gösterdiği İngiliz bağımlısı politikayı yoğun eleştirilere tabi tutan Azad, İngilizler'e karşı savaşta halkın direnişine öncülük etti. Azad'ın taviz vermeyen bu mücadeleci kimliği, döneminde Hindistan'da görülen İslami canlılıkta önemli paya sahipken, kendisinden sonraki nesillere de örneklik etti.

İbn Teymiyye, İslam'ın tasavvuf, panteizm (vahdet-i vücut), kelam, felsefe ve tüm batıl itikatlarla aslından uzaklaştırıldığı kanaatinde idi.
Makaleler
Hava Durumu