
"Rabbin" Arama Sonuçları

Oysa biz Müslümanlara bu yarışı sonlandırmamız ve yaradan Rabbe kulluk yarışı emredilmişti. Biz yaradan, tek olan Rabbin rızası için mi yarışıyoruz yoksa şeytanın güzel gösterdikleri için mi? Oysa okuduğumuz kitap bize yarışacağımız bir yol sunmuştu, takvada yarışın diyordu. Biz takvayı mı yanlış anladık acaba!

Erdemlilik, bizi yaratan ve yaşatan Rabbimize nankör olmayı değil, O’na şükreden kullar olmayı gerektirir. Rabbine vefası olmayanın başka hiç kimseye gerçek anlamda vefasından söz edilemez. Ki vefalı olmak, erdemli olmanın çok mühim bir cüzüdür.

Cuma hutbesi: "Ey Gazze, Sen ve Rabbin Gidin Savaşın" Mı Diyeceğiz? I Şükrü Hüseyinoğlu I Kur'an Nesli İlim Merkezi

Allah’ı yok sayan, sadece O’nun adını kullanarak kendisine meşruiyet ve halk desteği sağlayan bu sisteme dahil olduğu, verdiği oylar ile şu veya bu kişinin, partinin, görüşün iktidara gelmesine sebep olduğu için Rabbine ne cevap verebilecektir insan. Din konusunda ehven-i şer diye bir kuralın olmadığını bildiği halde kendisini bununla mı savunabilecektir.

Yaratmanın ve emretmenin elinde olduğu Rabbimizin farzına uymak yerine, çağın dayattığı tarzların peşisıra koşuşturmanız, Rabbinizin emirlerine tâbi olarak anlamlı bir hayatın öznesi olmak varken, modernizmin iğvasına kapılarak tüketilen, tüketen ve tükenen bir hayat anlayışının nesnesi olmanız, siz farkında olmasanız bile biz mü’minleri fazlasıyla üzmektedir.

Kur’an’da kırk üç yerde geçmekte olan hamd kelimesi sözlükte sena, yüceltme, fazilet ve üstünlükle övme anlamlarına gelir. “Hamd sadece âlemlerin Rabbinedir.” (1/2)

Dik dur, Rabbin Allah'ın sana ‘baş’ yaptığı uzvun, O’ndan başka kimsenin önünde eğilmesin. Dünya metaına meylederek yüzünü yanlış yöne çevirme, başını yanlış makama eğme ey insan...

Cuma hutbesi: Rabbin Kimdir Sorusuna Cevabımızı Her An Hayatımızla Veriyoruz - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim Merkezi - 18 Cemaziyelahir 1443 - 21 Ocak 2021

Bugün de, egemenlerin ve kitlelerin Allah’a dair algı ve inanışları ile, Kitab-ı Kerim’de bize isim ve sıfatlarıyla bizatihi kendisi tarafından tanıtılan Allah inancı arasında dağlar kadar fark vardır.

Geçtiğimiz hafta Rabbine uğurladığımız Ahmed Kalkan hoca ile, "Dâvet" kitabı çerçevesinde 2018 yılında İktibas dergisi için bir söyleşi gerçekleştirmiştik. Söyleşiyi, faydalı olacağı kanaatiyle okurlarımızın dikkatine sunuyoruz:

Mehmed Durmuş, Türkiyeli Müslümanların çok önemli bir değeri olan ve birkaç gün önce Rabbine uğurladığımız Ahmed Kalkan hocaya dair şahitliğini kaleme aldı...

İlmi ve duruşu ile Türkiyeli Müslümanlar için önemli bir değer olan Ahmed Kalkan hoca, dün Kayışdağı Mehmet Uslu Camii'nde kılınan cenaze namazı sonrası, Hekimbaşı mezarlığında toprağa verildi. Bizler, kendisinin Allah'tan ve dininden razı olduğuna şahidiz, Rabbimizin de kendisinden razı olduğunu umuyoruz.

Güncel Boyutlarıyla, Rabbin Hükmüne Sabretmek - Rıdvan Dinçer - Kur'an Nesli İlim VE Dâvet Merkezi - 3 Safer 1443 - 10 Eylül 2021

Şeyh Ahmet Yasin’in ümmetin suskunluğunu Allah’a şikâyet eden haykırışı kıyamete kadar kulaklarımızda çınlayacak ve Filistinli kardeşlerimize adeta, “Siz ve Rabbiniz gidin Siyonistlere karşı savaşın, biz burada oturuyoruz” diyerek kendi hallerine terk edişimizin utancını unutturmayacaktır.

Mavi Marmara gemisine yapılan siyonist saldırıda inşaallah şehadetle Rabbine kavuşan Cevdet Kılıçlar'ın Halepçe katliamı üzerine Sirvan Abdussamid Abid ile yaptığı söyleşiyi dikkatlerinize sunuyoruz...

En büyük vefâkârlık, yaratanını tanımak, O’na şirk koşmadan kulluk görevlerini yapmak, verdiği nimetlerin kıymetini bilmektir. En büyük nankörlük de kulun, Rabbini inkâr etmesi, O’na şirk koşması, O’nun yüceliğini tanımamasıdır.

“Bak gurban olmadığım sofi” dedim. Öncelikle Hud suresinin 11/123. Ayetini senin bir kez daha okumanı tavsiye ederim “Göklerin ve yerin gaybı sadece ALLAH’A (CC) AİTTİR. Ve tüm iş/oluş yalnızca O’na döndürülür. O halde O’na kulluk et, O’na dayanıp güven. Rabbin, yapmakta olduklarınızdan gafil (habersiz, duyarsız) değildir.”

Mavi Marmara gemisine yapılan siyonist saldırıda inşaallah şehadetle Rabbine kavuşan Cevdet Kılıçlar'ın Halepçe katliamı üzerine Sirvan Abdussamid Abid ile yaptığı söyleşiyi dikkatlerinize sunuyoruz...

Bozulma ve menfi manada dönüşümün yaşanmaması ve her şartta istikametin korunması için yapılması gerekenler, Kur’an’da gösterilmiş ve Rasûlün önderliğindeki ilk örnek nesil tarafından da pratize edilmiş bulunmaktadır. Arınmak, korunmak ve sırat-ı müstakim üzere bir hayatı yaşamak için, Allah’a, Rasûlüne ve indirdiği Kitaba imanın ve teslimiyetin gereği olarak, hayatın (kamusal-özel, bireysel-toplumsal) hiçbir alanında, hiçbir zaman ve hiçbir sebeple Allah unutulmayacak ve Allah yokmuş gibi davranılmayacaktır. Aksi takdirde, hayatında Allah’ın zikrini hâkim kılmayan insan, Rabbine ve kendisine yabancılaşıp şeytanın yoluna girmekte, hayatını hevasının ve şeytanın arzularına göre düzenleyerek yozlaşmaya, savrulma ve dönüşüm sürecini yaşamaya başlamaktadır. Üstelik zamanla kanıksanarak ilerleyen bu taviz ve yozlaşma sürecindeki büyük dönüşümünü fark bile edemeyip hâlâ kendisini Hak yolda zannedebilmektedir.
Makaleler
Hava Durumu