
"Tevbe" Arama Sonuçları

Kısacası tarihsel anlayış ve kimlikler üzere rekabet yerine, Kitab-ı Kerim'in öğrettiği velayet bilinci (Bkz: Tevbe 71. ayet) üzere hareket etmekten başka çıkar yol yoktur.

Cuma sohbeti: Tevbe Frenini Aktif Tutmak | İsmail Hakkı Güleç I Kur'an Nesli İlim Merkezi

Türkiye toplumu, böyle hep ağlamak yerine dünyada da ahirette de yüzünün gülmesini istiyorsa, bir asırlık Kemalizm irtidatından tevbe edip İslam'a dönmelidir.

İktibas’ın 532. sayısı olan Nisan sayısı, içinde bulunduğumuz Ramazan ayının anlam ve önemine dikkat çeken bir gündem ile çıktı. Namaza ve tefekküre vurgu yapan bir fotoğrafın yer aldığı bu sayının kapağında “Ramazan, muhasebe ve tevbe ayımız olmalı” çağrısı yapıldı.

Evet, hepinizin de takip ettiğiniz üzere, tevhidî uyanış süreci bakiyesi grupların savrulması ve ortak birikimimizi laik bir iktidara destek uğruna harcamaları yüzünden büyük bir yozlaşma yaşanıyor. Onlar yanlıştan dönüp tevbe ederek eski istikametlerine yönelerek ıslah çabası göstermeden susmak hem onlara hem de Allah’ın dinine zulümdür ve büyük vebale ortak olmaktır.

Cuma hutbesi: Ramazan ve Tevbe Bilinci - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim Merkezi - 7 Ramazan 1443 / 8 Nisan 2022

Cuma hutbesi: Tevbe 33. Ayet Çerçevesinde Bir 28 Şubat Muhasebesi - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim Merkezi - 1 Şaban Recep 1443 / 4 Mart 2022

Öncelikle samimi bir tevbe gereklidir. Tevbe: günahlarımızdan, isyan, yanlış ve suçlarımızdan pişman olup onları yapmaktan vazgeçip o yoldan doğruya, Allâh’a dönmemizdir. Hiçbir zaman murakabeden (kulun, sürekli biçimde Allah'ın gözetimi altında bulunduğunun şuur ve idrakinde olması) geri durmamalıyız.

Nasihat sözcüğüyle ilgili olan nasuh; halislik ve sâfîlik anlamı taşıdığı gibi, söküğü dikmek, yırtığı yamamak suretiyle onarmak anlamlarına da gelir. Yani mübâlağa kalıbından olan nasuh, çok ıslah edici, hiçbir kir bırakmayıcı ve hiçbir gedik-yırtık bırakmayacak şekilde onarıcı demektir. Tevbe-i nasuh da, günahtan kalpte bir karaltı bırakmayacak şekilde hem kalbi temizleme hem de günahın kalpte açtığı yarayı tedavi etme, imanda meydana getirdiği açığı kapama olmaktadır.

Küfre, şirke ve ifsada karşı tevhid ve ıslah mücadelemizde, bizzat Müslümanların nefsanîyet konusunda, ilkesel eksende, birbirine ve çevreye güven veren eminlik ve Kur’an ahlakını temsil bağlamında içine düştükleri zaaflardan kaynaklanan engeller olmasaydı, Allah’ın rahmeti üzerimize yağar ve bugün çok daha iyi bir konumda olurduk.

Tüm bu kesimler, ölüm gelmeden önce hallerini, sorduğumuz sorular çerçevesinde sorgulayarak kendilerini hesaba çekmeli ve ıslah ederek Kur’an merkezli ve sünnet eksenli sahih İslam’a ulaşmalı ve tevhidi bir iman üzere hayatlarını salih amellerle ibadet kılarak Allah’ı razı etmek suretiyle, Müslim olarak yaşayıp Müslim olarak ölmeye çalışmalıdırlar.

Somali asıllı Halima Aden, ABD'de yaşıyor. Müslüman bir ailede doğup büyüyen Aden, modellik yapan ilk "tesettürlü" olmuştu. Dünya markalarıyla çalışan Aden, koronavirüs sürecinden dolayı sektörden uzak durdu. 19 Eylül 1997 doğumlu Aden, tesettürü moda dünyasına karıştırdığı için pişman olduğunu belirtti.

İslami dâvet çalışmalarıyla tanınan bir grup mü'min, "Koronavirüs" gündemini değerlendirip, bu virüsün verdiği mesajlar üzerinden insanlığa mevcut istiğna, istikbar ve tuğyan halini sorgulama ve halini ıslah etme çağrısı içeren bir metin yayınladı. "Bizim insanlığa çağrımız, bu virüs musibetine köklü bir muhasebe ve özeleştiri ile yaklaşmak, insanların dünya ve âhiret saadetini harap eden, başta şirk ve tuğyan olmak üzere her türlü pisliklerden imana ve onun gerektirdiği takvaya hicret etmeye gayret etmektir. Nasuh bir tevbeyle İslâmî hayata topluca yönelmek ve yeryüzünde İslâm nizamını egemen kılma gayretine sarılmaktır" ifadelerine yer verilen metni ve bu metne göre hazırlanan videoyu dikkatlerinize sunuyoruz:

Koronadan kurtulmak için Allah’a yönelip tevbe etmemiz, kendimizi hesaba çekmemiz gerektiği unutuluyor, unutturuluyor. Korona insanın en fazla dünyasını mahveder, öldürür. Şirk virüsü ise, dünyada rezil bir hayata sebep olduğu gibi âhiretini tümüyle mahveder.

Hutbe: Tevbe 71. Ayet Bağlamında Kadın-Erkek İlişkilerinde Rekabet Değil Velayet - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim Merkezi - 20 Muharrem 1441 / 20 Eylül 2019

İtidal ve denge üzere olmamız... İfrat ve tefrite girmememiz… İstişare, murakabe ve muhasebeyi gözetip kardeşliği tesis etmemiz… Gözyaşı pişmanlık ve tevbeyle beraber secdelerde arınmamız… Kul hakkını Allah’ın hakkıyla karıştırmamamız, Allah(cc)’ın hatırını her hatırdan üstün/öncelikli bilip, tercih etmemiz… Rızık kaygısı taşımayıp sadece ilâhi rızayı kazanma endişesiyle yaşamamız… Duasıyla

Hutbe: Şükrü Hüseyinoğlu / Kur'an Nesli İlim Merkezi Tevbe 61. Ayet Bağlamında, (Lafzen) "İman Edilen" Yani Güvenilen Mü'minler Olma Sorumluluğumuz

Kur'an Nesli İlim ve Dâvet Merkezi - Cuma Hutbesi - Tevbe Suresi 71. Ayet Bağlamında İslam'da Kadın-Erkek İlişkilerinin Niteliği ve Modern Cahiliyenin Bu Konudaki Tuğyanı Üzerine - Şükrü Hüseyinoğlu - 8 Receb 1440 / 15 Mart 2019 Cuma

Cin ve insan şeytanlarının, Allah’ın ihlâslı kullarını hâkimiyetleri altına almaya güçleri yetmez. Bu sebeple, ihlâs sahibi kullardan da zaman zaman günaha meyledenler olsa bile, bunlar günahta ısrar etmek yerine büyük bir pişmanlıkla hemen tevbe edip Allah’a sığınırlar. Şeytanların güçleri, ancak kendilerine meyleden ve kendiliğinden şeytana uymaya yönelen azgınları etki altına almaya yeter. Dünyada olduğu gibi hesap günü de kendi aralarında dayanışma gösteren cin şeytanları ile müstekbir insan şeytanları, kandırdıkları zayıf ve güçsüz kesimlerin ise ahirette kendilerini suçlamalarına ve kendilerinden şikâyetçi olmalarına muhatap olacaklardır.
Makaleler
Hava Durumu