
"dindir" Arama Sonuçları

İslam tabiatı icabı siyasî bir dindir. Daha doğrusu İslam “siyasîdir” demeye layık tek dindir. Çünkü Allah katında İslam’dan başka din yoktur. İnsanları hak ile yönetmeye ehil olan da sadece bu dindir. İslam’ın gönderiliş amacı insanı Allah’ın boyasıyla boyamaktır. Gökler ve yeryüzü (kâinat) nasıl yaratılış yasaları gereği mutlak bir teslimiyetle Allah’a teslim olmuşlarsa, insan da aklını kullanarak Allah’a mutlak surette boyun eğmeli, gönülden teslim olmalıdır.

Dini Allah'a has kılmak, müminlere özgü bir iştir. Allah'a has kılınan din, hayata müdahale eden dindir. Şu haram şu da helaldir; şunlar Allah'ın hudududur. Sakın Allah'ın hududunu aşmayın, zulüm işlemiş olursunuz diyebilmektir. İnsanlara Allah'ın ahkamını hatırlatmaktır.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Afganistan ziyaretinin ardından yaptığı yazılı açıklamada, ülkeye ilişkin gözlemlerini paylaştı, Afgan halkının ekonomik sıkıntılarının dindirilmesi için, ABD tarafından dondurulan milyarlarca doların serbest bırakılmasını istedi.

İslam’a teslim olanlar tavrını Allah’tan yana koyanlardır. Batı ile işbirliği yapmayan, onun tüm düşünme biçimlerine karşı duran, kendi inancına yaslanan ve İslam’ın yeryüzüne hakim olmasını isteyen kimselerdir. Küfrün düzenine çanak tutmayan, kendi mahallesine küfrederek öteki mahalleye yaranmaya çalışmayan kimselerdir.

İslam’ın değerleri ‘kutsal’ sözcüğüyle de ifade edilmez. İslam akidesi, hükümleri (ahkamı), haramı-helali, sevabı-günahı olan bir dindir. İslam’ın ‘kutsalları’na saldırının olmadığı bir tek an ve saldırıdan muaf bir tek ‘kutsal’ var mıdır? İlk saldırı, Allah’ın ilah ve rab sıfatınadır. Arzın dört bir yanı, Allah’ın yerine ikame edilen bin bir türlü rabler ve ilahlara doluyken, bu ‘görmedim-duymadım-bilmedim’ tiyatrosunu ustalıkla oynayanlar herkesi kandırabilirlerse de, Allah’ı kandıramazlar.

Kur'an, kadim cahiliye kültürlerinin ortak özelliği olan "mübarek gün ve geceler dini" anlayışını ortadan kaldırıp, tüm gün ve gecelerin Allah'a ibadet/itaat üzere yaşanması, dolayısıyla tüm gün ve gecelerin mübarek kılınması için inzal edilmiştir.

Hutbe: Nisa 59. Ayet Bağlamında: Din İtaattir, İtaat Dindir - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim Merkezi - 18 Safer 1441 / 18 Ekim 2019

İslâm hukukunda hiç kimsenin bir ayrıcalığı yoktur. Onun için İslâm barış, esenlik, mutluluk getiren bir dindir. İslâm’ın olduğu yerde adâlet vardır. İslâm’ın olmadığı yerde ise zulüm vardır.

Cumhuriyeti kutlayanlar, dinî bir âyin ve bir ibadet yaptıklarının farkındadırlar herhalde. Çünkü bir dinî günü kutluyorlar. Cumhuriyetin bugünkü Türkiye’deki anlamı ve uygulaması bir dindir. Türkiye Cumhuriyeti, bir din devletidir. Okullara ve her türden resmî kurumlara baktığınızda bunu kabullenmek zorunluluğu var. Kemalizm dini, tek dindir ve kimse Atatürk’e hiçbir şeyi ortak koşamaz.

İslam dini; sabitelerini Allah’ın belirlediği bir dindir. Allah’ın dini olması hasebiyle, bu dinin hiçbir zaman değiştirilmesi mümkün olmayan ilke ve prensiplerini belirleme hakkı da Allah (c.c)’a aittir. Rabbimiz olan Allah (c.c.), İslam’ın değiştirilemez, bütün iman eden kimseler tarafından kabul edilmesi gereken, kişilere muhayyerlik hakkının verilmediği prensipleri Kur’an’ı Kerim’de bizlere bildirilmiştir.

Yargıtay üyesi Abdullah Yaman: Öteden beri Kemalizm’in bir ideoloji olduğu söylenir ama esasında kendine özgü ritüel, ayin ve törenleri olan bir dindir, tespitinde bulunsak yanlış tanımlamış olmayız, herhalde… Hemde hiçbir dine nasip olmayan “resmi devlet dini” olma ayrıcalığını da bünyesinde barındırarak…

Fransız istihbaratının çöktüğü Paris’teki saldırılar sonrasında DAEŞ’in Suriye’deki hedeflerine yönelik hava operasyonları düzenleyen Fransa, sivilleri katlediyor. Ülke içindeki tepkileri dindirmek için yalnızca 3 bin DAEŞ militanının bulunduğu Rakka’ya saldıran Fransız jetleri, 700 bini aşkın sivilin yaşadığı bölgedeki bir hastane ve müzeyi bombalayarak kullanılamaz hale getirdi.

Demokrasi, tanım(lar)ından da anlaşılacağı üzere, -içi boş bir iddia olsa da- halkın iradesini esas alan bir yönetim şeklidir. Oysa demokrasilerde hiçbir zaman halkın iradesi esas alınmamıştır. Demokrasilerde esas olan irade bir avuç güçlü, elitist azınlığın iradesidir. Demokrasilerde ister halkın iradesi, isterse bir avuç azınlığın iradesi esas alınsın, her iki halde de hüküm koymada İlahi Vahiy değil, halkın iradesi esas alınmaktadır. Bu ise halkın iradesinin ilahlaştırılması anlamına gelmektedir. Oysa İslami hükümleri esas alan sistemlerde ilahi vahiy esas alınmaktadır. Demokrasiler, çoğunluğun (aslında küçük, ama güçlü kapitalist/sermayedar bir grubun) görüşünü, İslami sistemler ise, -çoğunluk ya da azınlık fark etmez- Allah’ın hükümlerini esas alır. Yani helal ve haramı tayinde, hele kanun ve şeriat vaz’ etmede ‘çoğunluk’ kavramının hiçbir anlamı ve önemi yoktur.

Sabiha Ateş Alpat: İslam dini, hayatın tamamına tüm katmanlarına söz söyleyen bir dindir. İnsanı hiçbir alanda başıboş bırakmamıştır. Mümin bir kadının en yakınından başlayarak çevresiyle ilişkilerini “haklar” konusuyla Rabbimiz belirlemiştir. En yakın çevresi ailesidir. Eşiyle, çocuklarıyla ve akrabalarıyla vahyin gölgesinde ilişkilerini kurmalı ve güçlü bir iletişime sahip olmalıdır. Sosyal alanda yerini alırken yine vahyin öğretisi ve ölçüleri doğrultusunda hareket etmelidir. Sosyal alana çıkarken önce Ahzap Suresi 59. ayet gereği, tesettür farz olduğu için farzı tarzına değil kendini farza uydurarak kıyafet hassasiyetini taşımalı! Ayet-i Kerime gereği ziynetlerini örtmeli, göstermemelidir. “Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah`a ve Resulüne itaat edin. (Ahzab / 33) Kısacası tesettür; konuşmak, bakmak, yürümek gibi bütün davranışları ve giyinmeyi içerisine alan bütün bir ibadettir. Ayet gereği, konuşurken konuşmasına dikkat etmelidir, yürürken yürüyüşüne dikkat etmelidir.

İLKAV'ın panelinde ortak kanaat: Kısa vadede kan dökülmesini ve acıları dindirmek suretiyle, mazlum halka bir miktar nefes aldırmak bakımından seküler sistem içi çözüm gerekli olmakla beraber, gerçek adil çözüm ancak İslam’la mümkündür.

Emperyalizmin kanlı savaş ve işgal örgütü NATO'nun, İran'ı hedef aldığı bilinen "füze kalkanı projesi" onaylandı. Türkiye'nin de üyesi olduğu işgal örgütü NATO'nun bu kararına onay veren Türkiye Dışişleri Bakanlığı, taleplerinin karşılandığı açıklamasıyla kamuoyunun tepkilerini dindirme gayretinde.
Makaleler
Hava Durumu