
"dine" Arama Sonuçları

İnananların sayısı, tüm Rasuller ve Nebiler dönemlerinde tarih boyunca genelde azınlık olarak kalmıştır. Ancak Rabbimizin hiçbir buyruğunda kemiyeti, Allah’a ‘gönülden’ boyun eğen az sayıdaki kimselere tercih ettiğine dair bir delil yoktur.

Ez cümle, Osmanlı "hilafeti", olması gerektiği gibi Rasulullah'ın yönetimine halef olma, onu temsil etme niteliğine sahip değildi. Ancak, sembolik de olsa, Ümmet birliğini temsil etmesi önemli idi. Islah edilerek sürdürülmesi gerekiyordu.

Eğer yeryüzünde gücü elinde bulunduranlar Allah’a (cc) ve Resülüne itiat etmez ve dini Yalnızca Allah’a (cc) has kılmazlar ise; siyasette, ekonomide, sanatta, askeri alanda…Yani hayatın her alanında çağın gerekliliğine değil, Çağlar ötesinden gelen İlahi vahye tabi olmadıkça; Yeryüzünde bu bozgun devam edecektir.

İran’ın İsrail’e müteveccihen bir avuç barut patlatmasını müteakiben ekranlarına ‘İsrail’in sonu’ diye yazan bazı yayın organlarının tutumları bizi acı acı gülümsetse de, müminler olarak İsrail’in sonunun bir gün geleceğine olan inancımız tamdır.

Geçtiğimiz pazar günü İktibas’a konuk olan Dr. Zehra Betül Güney, Seyyid Kutub’un döneminin diğer İslamcılarından hangi yönleriyle ayrıldığını ele aldı. Ayrıca Vahiy İslamı ile liberallik, cahiliyye ve tekfircilik arasındaki farklara da değinen Güney, Seyyid Kutub’un din-siyaset bağlamındaki başarısını da değerlendirdi.

Ben Înâs’ı çok sevdim. Sizlerin de seveceğine inanıyorum. Înâs hiçbir çekince gütmeden, tam tersine büyük bir güven ve istekle her eve girdirilebilecek bir misafir. İslam’la tanışmasını istediğimiz her insanın eline tutuşturabileceğiniz bir risale. Bayramda-seyranda verilebilecek güzel bir hediye.

Ercümend Özkan: Türklük veya Arablık bir dünya görüşü ve yaşam biçimi değildir ki, İslâm gibi kendine mahsus bir dünya görüşü ve yaşam biçimi ile birleşmesi (sentezi) mümkün olsun veya söz konusu bulunsun. Bu, esas itibariyle mümkün değildir.

Sağlık Bakanlığı yaptığı son açıklamada siyonist işgal güçlerinin Gazze'yi hedef alan ve 21 günden beridir devam eden saldırılarında şehit edilenlerin sayısının 7326'yı bulduğunu, bunlardan 3038'inin çocuk, 1726'sının kadın, 414'ünün yaşlı olduğunu, yaralıların sayısının ise 18967'ye ulaştığını duyurdu. Siyonist işgal çetesinin dün geceki ağır bombardımanında ise yüzlerce Gazzelinin katledildiğine dair haberler geliyor.

Bu sancak, Mekke’de düşmeyecek, Medine’de… ve nihayetinde Kudüs’te de düşmeyecektir. Düştüğü yerden onu kaldırmasını bilen bir inanç sisteminin neferi olmaktan biz Müslümanlar şeref duyarız.

Küresel sistemin refah ve mutluluk vaadine rağmen dünya çapında yardıma muhtaç insanların sayısı 2022’de 324,3 milyon iken Ağustos 2023 itibarıyla 363,3 milyona yükseldiği bildirildi. İhtiyaç içindeki en çok insanın bulunduğu ülkeler ise, Afganistan, Etiyopya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC), Sudan, Yemen, Pakistan, Myanmar, Ukrayna, Suriye ve Güney Sudan olarak sıralandı.

Rasulullah (a.s.)'ın Mekke'den Medine'ye hicreti milat alınarak Ömer (r.a.) döneminde belirlenen hicri takvimde 1445. yıla girmiş bulunuyoruz. Rabbimizden yeni yılın tüm Müslümanlara ve insanlığa hayır getirmesini niyaz ediyoruz.

NATO üyesi Türkiye, bir süredir İsveç adlı alçak ülkenin NATO üyeliği konuusnda ayak diriyor imajı vermekte ve dahası bu konuda NATO'ya ve NATO'nun efendisi büyük şeytan ABD'ye efeleniyor görünmekteydi. Kaçınılmaz final dün Litvanya'daki finalde gerçekleşti ve Türkiye, İsveç'in NATO üyeliğine evet dedi.

Şimdi sen ey Müslüman! Kurban Bayramı için bıçağını bileme derdine düşecek yerde, bilincini bilemeyi öncelemelisin. Bıçağı bilemek, kurbanlık alıp boğazlamak vs bunlar işin madde ve biçim boyutları. Kurbanın neye tekabül ediyor, hayatında Allah için feda edeceğin hangi vazgeçilmezini sembolize ediyor? İşin bu anlam ve bilinç kısımlarına odaklan ve bilincini bilemeye bak.

Aslında Yusuf (a.s.)'ın Mısır'ın başına geçmesiyle, Rasulullah (a.s.)'ın Yesrib'in (Medine'nin) başına geçmesi süreçleri ilkesel olarak aynıdır. Barışçıl bir süreçte toplum ve idarecilerin İslam'a tâbi olması ve İslam'ın kesin egemenliğinin kurulması.

İktibas Dergisine konuk olan Kürşad Atalar, siyasetin ve seçimin özellikleri ile Müslümanların bu kavramların pratik durumları karşısındaki pozisyonunu tartıştı. Atalar yaklaşık iki saat süren konuşmasında, Türkiye’deki seçimleri anlamak için hangi noktalara dikkat edilmesi gerektiğine ilişkin de görüşlerini paylaştı. Kürşad Atalar’ın konuşmasının kaydınız paylaşıyoruz:

Müslümanlar açıklıkla insanları Allah’ın dinine çağırır, İslam’dan başka hiçbir düzen, sistem, ideoloji ve yaşama biçiminin yeryüzüne hayır, bereket, kardeşlik, saygı ve sevgi getiremeyeceğini, avazları çıktığı kadar söyleyebilirlerse, o zaman bir şahitlikten bahsedilebilir. Yoksa mevcut siyasi partilerden birine eklemlenip, rejimin ‘güvenlikli’ mekanlarını siper edinerek, sisteme göz kırpan aktivitelerle şahitlik yapmak pek sahici görünmemektedir.

Gelin sevgilerin neden azalıp ve neticede neden bittiğine bakalım. Sevgi kalbi ve en önemlisi Rahmânî bir duygu değil mi ya da ruhumuzla alakalı bir duygu değil mi?

Evet, hak asıl bâtıl arızidir. Âlemlerin Rabbi’ne itaat, emirlerine ittiba asıl, tuğyan arızidir. Namazın ikamesi asıl, namazsızlık arızidir. İffet asıl, iffetsizlik arızidir. Tesettür asıl, tesettürsüzlük arizidir. İnsanların asıldan ziyade arızi olana rağbet etmeleri, asıl olanı arızi, arızi olanı asıl yapmaz.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi futbolizmin “haccı” niteliğine haiz bu organizasyon sona erdiğinde, kendilerini İslam dâvâsına nispet ettikleri halde, futbolizm ve din kavramı konusunda futbolizmin “baş rahibi” konumundaki FIFA Başkanı kadar dahi bir kavrayış düzeyine sahip olmayanlara, kendilerine takdim edilen “futbolizm üstü hadis” paketine fit olmalarının utancı kalacak.
Makaleler
Hava Durumu