
"gelecek" Arama Sonuçları

Emperyalizmin taşeronluğunu yapan sözüm ona Müslüman devletçiklere gelecek olursak; bunların Ashabı Uhdud kıssasında Allah’ın lanetlediği grubu teşkil ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü bugün Filistin genelinde ve Gazze özelinde yaşananlara tamamen ortaktır bu devletçikler ve başındaki yöneticiler. Daha da ötesi tüm İslam beldelerinde dökülen kanların birinci sorumlusu bunlar.

Abluka nedeniyle seyahat hürriyeti olmayan yaklaşık 2 milyon Filistinli Müslüman, çok istisnai durumlar hariç Gazze dışına çıkamıyor. Gazze’ye gelecek mal ve hizmetler ise ancak siyonist rejimin uygun gördüğü ve izin verdiği kadar oluyor.

Çin için işler pek de sorunsuz ilerlemeyecek. Yeni güvenlik düzenlemeleri ülkenin değerli “tarafsızlığını” zora sokacak ve bölgesel dramlara karışmaktan uzak durmaya çalışmak neredeyse imkânsız hale gelecek. Ve Çin, ABD’nin (ya da dolayısıyla Avrupa’nın) geçmişte gösterdiği türden bir liderlik sunacak donanıma sahip değil. Kaynak: Çin'in İslam coğrafyasına artan ilgisi ne anlama geliyor?

Suriye'de Beşşar Esed rejimi güçlerince 11 yıl önce alıkonulan babalarını ancak fotoğraflardan tanıyan Halepli kardeşler, umutla babalarından gelecek bir haberi ve onun evine döneceği günü bekliyorlar.

Kendi gündemini belirleyemeyen, akıl üstü olmayan, vahye dayanmayan bir hedef geleceğe de yürüyemez. Kültürler üstü olmayan bir gelecek günümüzde olduğu gibi iç çatışmalardan yakasını da kurtaramaz.

Bugün bu üç büyük gücün hepsi mutlak çöküş veya belirli derecede parçalanma ihtimallerinin bir kenara atılamayacağı belirsiz geleceklerle karşı karşıyadır. Hepsinin önündeki sorunlar her ne kadar farklı farklı olsa da her birinin karşısına dikilen zorluklar ellerinde tuttukları gücün bizatihi varlığından kaynaklanan temel meselelerdir.

İslam'ın Gelecek Tasavvuru - Hüseyin Güzel - Kur'an Nesli İlim Merkezi - Salı Sohbetleri

Belki ilginç gelecektir ama Türkiye’de çok nadir gerçekleşen bir toplumsal mutabakatla yaklaşık yirmi yıldır iktidarda olan AKP sadece toplumun zinde güçleri değil, bizzat kendi (muhafazakâr) seçmen kitlesi tarafından da laikliği dışlayan değil, benimseyen kimliğinden dolayı tasvip görmüştür.

İngiliz BBC kanalına konuşan Taliban’ın sözcüsü Süheyl Şahin, Afganistan’da barışçıl bir iktidar geçişi beklediklerini belirterek, “Gelecekte tüm Afganların katılımının olacağı kapsayıcı bir Afgan İslami hükümetine sahip olacağız.” dedi.

Ben öyle hissediyor ve öyle İnanıyorum ki, Allah’ın izni ile TÜM ŞARTLAR BİR ARAYA GETİRİLDİĞİNDE bu hesap pek yakında görülecektir. Elbette bir gün nefesimizi tüketiriz, ancak küçücük bir “Filizin”kanlarıyla suladığı ağaçlar mutlaka ama mutlaka ayakta ölür.

Kadınlara ‘’güç’’ altın tabakta öyle sunuluyor ki güçlü olmak eşittir mutlu olmak gibi algılanıyor. Güç gelirken mutluluk da tıpış tıpış peşinden gelecek havası çiziliyor. Fakat çoğu zaman ‘’güç’’ yalnız geliyor, gelirken de mutluluğu beraberinde getirmiyor, hatta kimilerinde var olan mutluluğu da götürebiliyor.

İslâmî mücadelenin öncüleri tek tek fertlere ve topluma yönelik tebliğlerinde nasıl söz söyleyeceklerine dikkat etmek zorundadırlar. Söz ile amel arasındaki ilişkiyi de doğru kurmak elzemdir. Meselâ, pratik üretmeden proje üretmeye kalkmak, kitleler adına söz söyleyip aktif bir mücadele içinde bulunmamak “hariçten gazel okumak” anlamına gelecektir.

Anadolu Ajansı'na verdiği röportajda Prof. Dr. Erol Göka, "Kalabalıklar” artık uzun süre korku yaratacak, dijital sosyalleşme yöntemleri, internet ve sosyal medya kullanımı artacak. Toplu taşıma birçokları için çekinilecek bir hale gelecek…" diyor.

Mustafa Akgül, TRT 1'de Ak Parti iktidarına çağrıda bulunarak, “Ne olur kısa zamanda İstanbul Sözleşmesi ile zinanın suç olmaktan çıkarılması kararını iptal edin. Gelecek neslimizi kurtaralım.” dedi.

AK Parti eski milletvekili Mehmet Metiner, İstanbul Sözleşmesinin meclisten geçirilmesinde hatalı olduklarını ve Ahmet Davutoğlu Genel Başkanımız/Başbakanımız iken kendi partilerinin Meclis’e getirdiğini belirtti. Gelecek partisinden ise cevap gecikmedi.

Salih Karaduman “virüs-sonrası” dünyanın daha şimdiden nasıl şekillen(diril)diği ve sonrasında bizi nasıl bir dünyanın beklediği hakkında ekonomi-politik güç ilişkilerine projeksiyon tutuyor.

Hz. Peygamber (s.a.s.) “Hastalık gelmeden sağlığın kıymetini biliniz” (Müslim, İmare 46) buyuruyor. Bu hadis-i şerifte önemli bir uyarma bulunmaktadır. Çünkü hastalık gelmeden, sıhhatin değerini bilmek, gelecek hastalıklara karşı korunma tedbirleri almayı gerektirir.

CHP genel başkanı K.Kılıçdaroğlu dün "İdlib'den gelecek olanların tamamı eli kanlı olan insanlar, terör örgütü üyeleri. Bu bir milyon kişi Türkiye'ye gelirse asıl felaketi ülke o zaman yaşar" şeklinde vicdansızca, alçakça bir açıklamaya imza attı.

Havle Kadın Derneği 2018’in Ekim ayında "Müslüman" - Feminist bir grubun bir araya gelmesiyle kuruldu. Bir internet sitesi, isimlerinin Mücadele Süresi'nden geldiğini ifade eden Havle’nin kadınlarıyla dernekleşme süreçlerini, Müslümanlık ve feminizm kavramlarının ilişkilendirilmesini ve derneğin gelecek planlarını konuştu. "Müsüman" feministler, temel amaçlarının feminist harekete Müslüman kadınların dahiliyetini artırmak olduğunu söylüyor.

Çin’den kaçarak Türkiye’ye sığınan ve burada kendine yeni bir hata kurmaya çalışan bazı Uygur Türkleri oturma izni alamadıkları için endişeli olduklarını söylüyor. Uygur Türkleri başka ülkelere gidebilmek için ihtiyaç duydukları Çin pasaportlarını da yenileyemiyor.
Makaleler
Hava Durumu