
"hepimizi" Arama Sonuçları

Müslümanlar tarafından 63 yıllık zalim Esed tağutizminden kurtarılan Şam, Müslümanların tarihi ve bugünü açısından muhakkak ki önemli bir belde. Her şeyden önce Şam, Kudüs'ün kapısı mahiyetinde. Tarihsel süreçte Kudüs'ün fethi hep Şam'dan geçmiştir. Dolayısıyla Şam'ın fethi hepimizi sevindirdi ve umutlandırdı. Bununla birlikte Şam'dan kişisel yayın yapan bazı Müslümanların "Şam'ın faziletleri" söylemini dillendirmeye başladığı görülüyor ki, işte biz bu konuda karınca kararınca bir pencere açmak istedik. 2012 yılında kaleme alınıp yayınlanan bu makaleyi ilginize sunuyoruz.

Gazze hepimizi sınıyor. Zalimlere meylediyor muyuz, mazlumdan yana mıyız? Elimizden bir şey gelmiyorsa bari zalimler gibi konuşmayalım. Susmayalım, gündemimizi Gazze’ye sabitleyelim. Haykıralım, belki Rabbimiz katında mazeretimiz olur.

Bütün yol, yöntem ve vasıtalarla hayattan men ettikleri İslam'ın yerine laikliği ikame edenlerin niyetleri -Bebek’teki mücrimlerin çıplaklığı misali- bütün çıplaklığı ile hala tebarüz etmediyse, bunun artık kalplerin mühürlenmesi, gözlerin perdelenmesi ve kulaklara ağırlık vurulmasından başka bir izahı yoktur. Laiklik Allah'ın günah saydığı, haram kıldığı bütün cürümler için alan açmakta, korumalık yapmakta, haramı teşvik etmektedir.

Evet, maalesef bu hakikat biz Müslümanlar içinde de tezahür etmekte ve kardeşlerimizin Allah’ın bu emrini yerine getirmelerine tahammül edemeyip dışlayıcı ve irtibatı koparıcı tepkiler verebilmekteyiz. Bu husus hepimizi çokça düşündürmeli ve İslamî ölçü ve ahlakla bağdaşmayan bu yanlıştan bir an önce kurtulma çabası içine girmeli değil miyiz?

Günümüz şartlarında da bâtılla mücadelenin kapsamını büyük oranda sosyal medyaya hasretmiş durumdayız. Daha doğrusu sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, hatta eşle dostla paylaşmadıklarımızı bile burada paylaşmaya alıştığımız için cihadımızı da buraya taşıdık gibi gözüküyor. Hepimizin samimâne, hâlisâne bir çaba içinde olduğumuz varsayımıyla konuşacak olursak dahi bize acilen bir "sosyal medyada bâtılla mücadele rehberi" gerekiyor

Hepimizin bildiği değişmez bir gerçek bu, hatta kötü örnekler için de ne deriz; “su testisi su yolunda kırılır”. Yani yaşadığı gibi sonuçlandı sonu. Ancak bazı filmler başladığı gibi bitmez. İnsan değişken bir varlıktır. Zamana-mekâna ve şartlara göre davranışlarında değişkenlik gösterebilen bir varlıktır. Size şimdi hayatı başladığı gibi bitmeyen iki kişiden bahsedeceğim.

Suriye’nin Hama şehri 1982 tarihinde baba Esed tarafından on binlerce Müslüman katliâmdan geçirilirken Âh Hama! Nidâları hepimizin içinin yandığının, Müslümanların çaresizliğinin bir göstergesi olarak yürekleri yakan bir ifade idi.

Yaşımız kaç olursa olsun, statümüz ne olursa olsun, kadın da olsak erkek de yaşlı da olsak genç de hepimizin içine işlemiş, damarlarında dolanan bir virüstür mal sevdası. Erkeklerin daha çok araba, arsa, altın şeklinde büyük meblağdaki mallara merakı, kadınların ise özellikle giyim kuşama, süse, mobilyaya ve mutfak gereçlerine olan düşkünlüğü vardır.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, korku politikalarının 2015'te tüm dünya hükümetlerinin insan haklarını geriletmesine yol açtığını bildirdi. Raporda ayrıca İslam düşmanlığının arttığına dikkat çekildi.

Mısır'ın yeni lideri Muhammed Mursi, Bağlantısızlar Hareketi için bulunduğu Tahran zirvesindeki konuşmasına Dört Halife'ye rahmet okuyarak başladı. Mursi, İranlı yetkililere bakarak iki defa 'Suriye'de dökülen kanların vebali hepimizin boynundadır, Yeni özgür bir Suriye istiyoruz' dedi.Mursi Suriye hakkinda konusmaya baslayinca, Suriye Delegasyonu salonu terketti. .

Durmuş, hemen hepimizin siyasal okumalar içinde adeta kaybolduğumuzu, oysa ne tür okuma yaparsak yapalım, Allah adıyla kalplerimizin ürpermesi gerektiğini Kur'an'ın hatırlattığını söyledi. “Ahlak olmadan asla!” diyen Durmuş, devlet yıkıp devlet kursak bile, ahlakı önemsemedikçe bunun bir öneminin olmayacağını ifade etti.

Azerbaycan'da hicab yasağına karşı çıkmasından dolayı İslam Partisi başkanı Samedov'un tutuklanması hicab direnişini güçlendirdi.

Tüm Müslümanları, sahip çıkıp savunmak hepimizin imani sorumluluğu olan tevhid, adalet, velayet, hâkimiyet gibi temel İslami kavramların yanlış algılanmasına yol açacak girişimlere karşı, vahyi ölçüleri hatırlatıp Hakkı ikame mücadelesinde muhterem Pamak’la dayanışmaya davet ediyoruz. Bunun için de, muhterem Pamak’ın sitemizde şimdilik 2 bölümü yayınlanan söyleşisinin daha çok insana ulaşması için yayıan organlarında paylaşılması ve daha çok insana ulaştırılması yönünde kardeşlerimizi duyarlılığa davet ediyoruz.

Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Naim Kasım "Filistin davası, hepimizi ilgilendiren merkezi bir davadır. Denizinden nehrine kadar eksiltme olmaksızın toprağının her bir zerresini özgürleştirmekten hepimizin sorumluyuz" diye konuştu.

Karamehmet grubunun gazetesi Akşam'ın genel yayın yönetmeni ve başyazarı olan Serdar Turgut Aydın Doğan'ı medya faşisti ilan etti. "Hepimizin gözünün önünde gücü büyük olan bir medya faşisti ite kaka yaratılıyor. İşte, "Aydın Doğan şu anda Türk demokrasisinin önündeki en büyük tehdidi oluşturuyor" diye yazan Turgut'un, Doğan grubuna yönelik zehir zemberek yazısı:
Makaleler
Hava Durumu