
"istedik" Arama Sonuçları

Müslümanlar tarafından 63 yıllık zalim Esed tağutizminden kurtarılan Şam, Müslümanların tarihi ve bugünü açısından muhakkak ki önemli bir belde. Her şeyden önce Şam, Kudüs'ün kapısı mahiyetinde. Tarihsel süreçte Kudüs'ün fethi hep Şam'dan geçmiştir. Dolayısıyla Şam'ın fethi hepimizi sevindirdi ve umutlandırdı. Bununla birlikte Şam'dan kişisel yayın yapan bazı Müslümanların "Şam'ın faziletleri" söylemini dillendirmeye başladığı görülüyor ki, işte biz bu konuda karınca kararınca bir pencere açmak istedik. 2012 yılında kaleme alınıp yayınlanan bu makaleyi ilginize sunuyoruz.

“Alt akıl” toplum mühendisleri boş durmuyor. Dönüştürme projeleri devam etmekte, sinsi, sinsi ve bir birini takib eden adımlar ile acele etmeden hareket etmekteler. Çünkü acele ettiklerinde baskı ve basınçla yol almak zorunda kalırlar bu da elde etmek istedikleri gönüllü bir dönüştürmenin tabiatına aykırıdır.

Yargıtay Üyesi Abdullah Yaman, 2017 yılı 10 Kasım'ı öncesi, “Zorunlu ibadete hayır” ifadeleriyle uzun bir yazı paylaşmıştı. Yaman, Anıtkabir ziyaretlerini türbeciliğe benzetmişti. Kemalist vesayetin toplumun üzerine daha koyu şekilde çökmekte olduğu bu dönemde, söz konusu yazıyı tekrar hatırlatmak istedik.

Her an, aklımızın başımızda bulunduğu her dakika Allah’ı razı etmeyi düşünecek ve öyle davranacağız. Ki bu İslâm’ı bir bütün olarak algılamak ve yaşamak demektir. Küçük büyük demeden Allah’ın tüm emirlerini yerine getirmek, kaçındırmak istediklerinden kaçınmakla Müslüman olunur.

Mehmet Pamak'ın bir yıl önce yazmış olduğu makaleyi tam da yaşadığımız sürece hitap etmesi sebebiyle tekrar paylaşmak istedik. Rabbimiz, ibret alıp sorumluluklarımızı idrak etmeyi ve gereğince amel edip mübarek rızasını kazanmayı hepimize nasip etsin İnşaAllah.

Afrika, Asya ve Yakındoğu ülkelerini sömürmek ile trafik kurallarına uymamak aynı şekilde 1 puan mı?! Batı'nın sömürmek istedikleri ülkelerde çıkardıkları savaşlarda milyonlarca insanın katledilmesi, milyonlarca insanın mülteci durumuna düşmesi ve yüzbinlerce insanın sakat kalması ile caddelerinin temiz olması 1'er puan mıdır?!

2011 Arap Baharı sonrasında İslam coğrafyasında çıkan iç savaşlar yüzbinlerce can kaybına yol açtı. Milyonlarca insan evini terk etmek zorunda kaldı. Bu acımazsız savaşlar ayrıca medeniyetlerin beşiği olan Ortadoğu’nun tarihi ve kültürel mirasını da tahrip etti. Yüzlerce tarihi eser hasar gördü, bazıları tamamen yıkıldı. Zarar gören veya yıkılan eserlerden bazılarını tanıyalım istedik.

Büyük şeytan ABD'nin işgal topraklarındaki elçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşımasının yeniden gündeme geldiği bugünlerde, Mehmet Pamak'ın 2000 yılında muhacir olarak bulunduğu Almanya'da Kudüs ve Mescid-i Aksa'ya dair yazdığı mısraları paylaşmak istedik...

"Pelikan Bildirisi" ile başlayan ve Davutoğlu'nun Kongre ve aday olmama kararıyla bir saray darbesine sahne olan gelişmeler yankısını sürdürürken, Yıldıray Oğur yakın tarihten ilginç bir örnek vererek tartışmayı sürdürdü. Oğur'un aktardığı hadiseden de anlaşılıyor ki M. Kemal'in de "pelikanları" vardı ve o da tasfiye etmek istediklerine "pelikanlarını" musallat ediyordu. Yıldıray Oğur'un yazısını birlikte okuyalım:

Hacc ibadetinin eda edildiği ve Kurban Bayramını karşılamaya hazırlandığımız bu günlerde Hacc ve Kurban'ın anlamı üzerinde düşünmeli, bu ibadetlerin neye tekabül ettiği, insana hangi mesajı/mesajları taşıdığı üzerinde tefekkür etmeliyiz. Ali Şeriati'nin "Hacc" isimli eserinden, Hacc ve Kurban'ın anlamıyla ilgili ufuk açan, bilinç aşılayan cümleleri sizlerle paylaşmak istedik:

Antalya'da 1500 Suriyeliye kenti terk etmeleri için tebligat yapıldı. Kenti Suriyeliler için bir cazibe merkezi olmaktan çıkarmak istediklerini söyleyen Antalya Valisi Muammer Türker, "Prensip olarak Suriyelilerin Antalya'da kalıcı olmaması planlanıyor" dedi.

Beyaz Saray, Başbakan Erdoğan’ın Yalta’da yaptığı, İslam ülkelerinde Hz. Muhammed aleyhine çekilen film nedeniyle başlayan şiddet olaylarını kınadığı konuşmayı Erdoğan’dan ABD Başkanı Obama’nın rica ettiğini açıkladı.

Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanı, TSK'nın istedikleri belgeleri göndermediğini söyledi.

Programda Ahmet Hakan’ın Hüsnü Mahli’ye sorduğu, göstericilere neden ateşle karşılık veriliyor sorusuna Hüsnü Mahli’nin, “Biber gazı yok, İngiltere’den istedik vermediler” sözü programa damga vurdu.

Diyarbakır'da Ofis semtinde bir araya gelen Müslümanlar okudukları bildiride Baas zulmünü lanetlerken emperyalist müdahaleye karşı da çık tavır koydular: ABD-NATO-Batı dünyasının "insancıl" güçleri, Suriye için hiç de acele etmiyorlar, kendi istedikleri noktaya gelinmesi için konunun kendi kontrollerinde iyice olgunlaşmasını ve sahneye bir "kurtarıcı" olarak fırlayabilecekleri ânı beklemekteler.

Dünyaya meydan okuyanların aslında kaybettiklerini, şok dalgasının yok etmek istedikleri coğrafyayı yüz yıllık uykusundan uyandırdığını, yeni bir yükseliş çağının kapılarını araladığını gördük.

"Merhaba, ben David. Fransa'dan arıyorum. Televizyon programcısıyım." dedi telefondaki ses. "11 Eylül'den sonra Fransa'da Müslüman olanların sayısı arttı. Bunu araştırıyoruz, sizinle röportaj yapmak istedik." diye devam etti. İlginç bir tespitti bu. Sanki tam tersini bekliyordu insan. 11 Eylül'le birlikte bir taraftan İslamofobi yükseliyor, diğer taraftan Müslüman olanların sayısı artıyordu.

Hamas sözcüsü Sami Ebu Zuhri, siyonist işgal rejiminin uyguladığı ablukanın tamamen kaldırılmasını istediklerini belirti.
Makaleler
Hava Durumu