
"oluyoruz" Arama Sonuçları

Özellikle de "Teknoloji market" olarak nitelendirilen mağazaların açılışlarında gerçekleştiirlen indirim kampanyaları sırasında yaşanıyor bu kahredici "ucuzluk". Ürünlerle birlikte insanlığın da nasıl ucuzlatıldığına tanık oluyoruz.

Bu akşam (20 Aralık 2020) 19.30'da inşallah 92.1 Radyo Denge ile İLKAV ve Kur'an Nesli Tv Youtube kanallarında canlı yayın ile, İntifada önderi Ahmed Yasin'in Gazze'deki evine konuk oluyoruz. Programa ilginizi bekliyoruz.

Yukarıda Amerikan uçakları, aşağıda İran uşakları el ele Felluce'ye saldırıyor. Bölgeyi kana ve gözyaşına boğan Washington–Tahran işbirliğinin yeni bir faslına şahit oluyoruz. Felluce'yi hedef alan saldırılara Irak ordusu ve Şii milis gruplarının yanında "Sünni aşiret güçleri" de katılıyor.

Radyo Denge'ye Gazze'ye yönelik son siyonist işgal girişimini değerlendiren Mehmet Pamak: Bizler esas meseleye yoğunlaşıp halimizi ıslah etmeyi, terk edilmiş bırakılan Kur'an'a tekrar dönerek vahiyle ümmeti yeniden inşa etmeyi ve böylece Allah'ın vaadi olan yardımını hak etmeyi hedeflemek yerine, sadece işgal ve katliamların tırmandığı süreçlerde meydanlara çıkıp slogan atarak zalimleri tel'in ediyor, zulme uğrayan kardeşlerimize yardım ve dua için seferber oluyoruz. Şüphesiz ki bunlar önemli ve gerekli, ama o süreç geçince yeni bir katliama kadar esas sorumluluğumuzu, kalıcı ve kesin çözümü gündeme getirecek çabalara yoğunlaşmadan zaman geçiriyoruz. Baskısı ve kuşatması altında bulunulan sistemleri değiştirmek ve bunun için öncelikle içinde yaşadığımız cahiliye toplumlarını vahiyle dönüştürmeye yoğunlaşmak yerine, cahiliye sistemleri içinde görece imkanlara kavuşmak adına oyalanıyor ve tevhidi mücadele stratejisinde ısrar etmek yerine istikameti koruma zaafı içine düşerek sistem içi siyasetlere eklemleniyoruz. Sonra yeni bir katliam sürecinde yine sokaklara çıkıp "kahrolsunlar" diye bağırıp slogan atmaya tekrar başlıyoruz.

Ümmet bilincimiz, yıllarca dilimize doladığımız kelimelerin sınavını veriyor. Dimağlarımız her zamankinden daha fazla işgal altında. Romantik rüyalar eşliğinde, tek taraflı bir muharebenin muhatapları oluyoruz. ‘Gardaş’ız derken, düşman buluyoruz kendimizi. Sinir uçlarımızla oynayanlar, büyük bir iştah ile ğayb olan duyarlılıklarımızı seyrediyorlar. Kitle iletişim araçları, dezenformasyon saçarak bizleri ‘ümmet’ten ‘kitle’ye dönüştürüyor. Bu zihnî hercümerç içerisinde, mezhepsel reflekslerimiz kendine alan açmaya başladı.

Günümüzde, namaz için yüzünü secdeye kapamaktan utanan; ama iş yoga yapmaya gelince yerde her türlü ilginç hareketi severek yapan birçok insan var. Benim anlamadığım şey, biz Allah’ı razı etmek için ibadet edince, secdeye kapanınca “yobaz” oluyoruz; kendileri iç huzurlarına kavuşmak veya üç gram yağ vermek için yerlerde sürünüyorlar ve adları “modern/çağdaş” oluyor. Bu ne yaman çelişki?

Baas rejiminin medya propagandasını çok iyi kullandığını ve insanlara salınan korkunun çok güçlü olduğuna şahit oluyoruz. “Ne zaman geri döneceksiniz?” sorusuna verilen cevaplar Suriye’nin geleceğini çok net anlatıyor. Beşşar Esat ailesi gitmeden asla! Biz o aileye nasıl güvenebiliriz ki, on bir yıldır tüm dünyayı kandırdı.

Özellikle de "Teknoloji market" olarak nitelendirilen mağazaların açılışlarında gerçekleştiirlen indirim kampanyaları sırasında yaşanıyor bu kahredici "ucuzluk". Ürünlerle birlikte insanlığın da nasıl ucuzlatıldığına tanık oluyoruz.

Hz. Peygamber de aynı “kutsa ve rafa kaldır” mantığının kurbanı olmuştur. Rabbimiz, Hz. Peygamber’i, insanlar kendisi gibi olsunlar, O’nu örnek edinsinler diye göndermiş iken, tarihsel süreçte, “Biz kim oluyoruz ki O’nun gibi olabilelim” hurafesi üretilmiş, böylece kılıçla, okla engellenemeyen Nebevi mesaj, bu yaklaşımla hayattan koparılıp, efsanelere boğdurulmuştur.

Birlikte aşağı indiğimiz Cihan Haber Ajansı Muhabiri İsmail Hamdi Köseoğlu, tüneli 'diri diri toprağa gömülmek' olarak açıklıyor. Tünelden tekrar yukarı çekildiğimizde sanki hayata yeniden dönmüş gibi oluyoruz.

İbrahimi ve İsmaili teslimiyetin, alemlerin Rabbi için adayış ve adanışın sevinç günleri olan Kurban Bayramı'nın diriltici havasını soluyoruz. Kurban ibadetimizi, bizi Rabbimize yaklaştıracak bir bilinçle eda etmeliyiz.

Rabbimiz, Hz. Peygamber’i, insanlar kendisi gibi olsunlar, O’nu örnek edinsinler diye göndermiş iken, tarihsel süreçte, “Biz kim oluyoruz ki O’nun gibi olabilelim” hurafesi üretilmiş, böylece kılıçla, okla engellenemeyen Nebevi mesaj, bu yaklaşımla hayattan koparılıp, efsanelere boğdurulmuştur.
Makaleler
Hava Durumu